Ana Sayfa / Yazılarımız / Siyaset / Yusuf Atılgan-Anayurt Oteli Kitap Analizi

Yusuf Atılgan-Anayurt Oteli Kitap Analizi

Yazan: Ceren ERCAN

KİTAP VE YAZAR HAKKINDA

Yusuf Atılgan tarafından postmodern çizgide kaleme alınan Anayurt Oteli 1973 yılında yayınlanmıştır.Yazar yalnızlık, bunalım ve psikolojik yabancılaşma temalarını işlemiş ve romanı içe dönük bir karakter olan Zebercet etrafında kurgulamıştır.

Bodur Minareden Öte adlı öyküsünden sonra uzun bir süre yazı yayımlamayan Yusuf Atılgan’a neden yeni bir şey yazmadığını soranlara bunalımda  olduğunu söyleyen yazar, Anayurt Oteli’nde bunalımlarının bir kısmını Zebercet’e aktarmıştır.

Kitap, 1986 yılında Ömer Kavur tarafından sinemaya uyarlanmıştır.2008’de müstehcen ifadeler içermesi sebebiyle 100 temel eser listesinden çıkarılmış ve yerine Tarık Buğra’nın Osmancık adlı kitabı eklenmiştir.

DÖNEMİN SİYASİ DURUMU VE ETKİLERİ

Kitabın yayınlandığı 70’li yıllar siyasi çalkantıların yoğun olduğu yıllardır.Bu dönemde edebiyatçılar baskılara direnerek siyasi içerikli kitaplar yazmalarına rağmen Anayurt Oteli’nde bu izlere rastlayamayız.

Yusuf Atılgan üniversite yıllarında katıldığı Komünist Parti ile ilişkisi yüzünden öğretmenlik mesleği elinden alınır ve 10 ay hapse mahkum edilir.Bu olaydan sonra memleketi Manisa’ya dönen yazar hayatına çiftçilik yaparak devam ederken burada taşra kasabasının yalnızlığını, sinmişliğini ve ahlaki çöküntülerini yakından gözlemleme fırsatı bulmuştur.Kitabında siyasi izler bulunmamasını şehir yaşamından uzak kalmasıyla ilişkilendirebiliriz.
Yusuf Atılgan, kitabı o günün siyasetinden uzak kalarak kaleme alsa da bazı önemli tarihlere vurgu yapmaktan geri durmamıştır:”Anayurt Oteli’nin konak olarak yapılış tarihi 1839’dur.Bu da Tanzimat’ın ilan edildiği tarihtir.Aslında otelin doğumu, o zamanın Osmanlısının yüzünü Batı’ya doğru dönmeye başladığını ve yeni bir “doğum”u işaret etmektedir.Konağın otel şeklini alma zamanı ise 1923’tür ki bu da Cumhuriyet’in ilan edildiği yıldır.Zebercet, kendisini 10 Kasım’da, Mustafa Kemal Atatürk’ün vefat gününde asmıştır.Tüm bu tarihlerin birer gönderme olduğu açıktır fakat yalnızlık, iletişimsizlik ve bunalım kavramları, bu tarihlerden çok daha baskındır.Dolayısıyla bu tarihsel göndermeler, romanda geri planda kalmıştır.”[1]

KARAKTERLER HAKKINDA

Zebercet:Romanın başkahramanı olan Zebercet babasından kalma bir otel -eskiden konakmış- olan Anayurt Oteli’nin katipliğini yapmaktadır.Zebercet yalnızlığa mahkum, takıntılı ve monoton bir hayat sürmektedir.Zorunlu olmadıkça otelin dışına çıkmaz ve insanlarla iletişim kurmaz; silik bir kişiliğe sahiptir.Doğup büyüdüğü Anayurt Oteli’nden başka hayatı yoktur.

Otelde kalan müşterileri gözlemleyerek tahminlerde bulunur, bazen gözlem işini abartarak müşterilerin odalarını bile dinler.Yalnız sürdürdüğü yaşamında, hissettiği sevgi boşluğunu doldurmasa da cinsel açlını gidermek için kimi zaman Zeynep’in koynuna girer.

Zebercet, otelin sahibi Haşim Bey’in beslemesine tecavüz etmesi sonucu dünyaya gelmiştir.Hayatını yaşanamaz hale getiren nedenlerden biri de budur Zebercet’in.Bu gibi durumlara romanında yer veren Yusuf Atılgan taşradaki ahlaki çöküntüye dikkat çekmek istemiştir.

Zeynep:Otelin temizlik işlerinden sorumlu Zeynep -yazar genelde ortalıkçı kadın diye bahseder- zor bir hayat geçirmiştir.İki evlilik yapmış; birinci kocası bakire olmadığı için, ikinci kocası ise çok uyuduğu için onu başlamıştır.

Kadın uykudayken Zebercet’in onunla ilişkiye girmesine ses çıkarmaz.Bir gece Zebercet ilişkiye girmek için onu uyandırmaya çalışırken, kadının”Geldin mi dayı?” diye sayıklaması daha önce de cinsel istismara maruz kaldığını gösterir bize.

Gecikmeli Ankara treniyle gelen kadın:Hakkında bir şey bilmememize rağmen romanda önemli yer tutar.Otelde bir gece kalıp yakınlardaki bir köye gider.Zebercet’in bu kadından etkilenmesi Anayurt Oteli’ndeki havayı değiştirir.

 

ROMANIN KONUSU

Gecikmeli Ankara treniyle gelen kadının bir gece otelde konaklamasıyla Anayurt Oteli’ndeki rutin hayat sekteye uğrar:Gecikmeli Ankara treniyle gelen kadın tekrar döneceğini söyleyerek gittikten sonra Zebercet onun dönüşünü dört gözle beklemeye başlar.

Kadının kaldığı odayı onun bıraktığı gibi  tutmaya çalışır.Var olup olmadığına karar veremediği bıyığını her zamankinden farklı bir berbere kestirir, üstüne yeni bir takım ve ayakkabı alır.Onunla konuştuğunu ve ilişkiye girdiğini hayal eder.Kadının uyandırdığı etki Zebercet’in hayatını resmen değiştirmiştir.

Zebercet’in bekleyişi boşunadır.O da bunu anladığında otele artık müşteri kabul etmemeye, günlük fişlere de hayali isimler yazmaya başlar.Yalnızlıktan bunaldığı hayata veda etmeden önce belki de dış dünyanın tadına bakmak amacıyla yıllardır uzak durduğu insanların arasına karışır:Lokantada yemek yer, horoz dövüşüne katılır ve burada tanıştığı bir gençle sinemaya gider.

Kendisi gibi “Ne ölü ne sağ” bir yaşam süren ortalıkçı kadını ve otelin kedisini bir gece öldürür.Bu aslında Zebercet’in kendi sonuna da yaklaştığının göstergesidir.

Ölümü için, katıldığı bir mahkemeden esinlenerek belirlediği tarih olan 28 Kasım’ı -aynı zamanda doğum günü- beklerken günlerini dışarıda geçiriyordur.Ama bu tarihe 18 gün kala beklemenin anlamsız olduğunu düşünerek kendini asar.

Yusuf Atılgan, aile yaşamındaki sıkıntıların yol açtığı güvensizliğin, bir hayatı nasıl da yaşanamaz bir hale getirdiğini bu eserinde etkileyici bir üslupla anlatmıştır.Romanda Zebercet’e yüklenen güvensizlik problemi aslında tüm kasabaya hakimdir:”Kapının üstündeki kemerde koyu yeşil üstüne ak yazılı büyük teneke levha:ANAYURT OTELİ.(Düşman elindeyken belirli bir direnme göstermemiş kasaba ya da kentlerde kurtuluşun ilk yıllarındaki utançlı yurtseverlik coşkusunun etkisi belki.)”[2]

Her okunduğunda farklı yorumlamanıza sebep olan bu kitap kısa olmasına rağmen akılda kalıcı bir psikolojik yoğunluğa sahip.

 

[1]http://sanatkaravani.com/intihar-bazen-de-varolustur-anayurt-otelinde-modernizm/

[2]Yusuf Atılgan, Anayurt Oteli, s.11, 2016, İstanbul

 

 

Yazar Hakkında

Ceren Ercan

İstanbul Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir