Yeni-sosyalliğin İnsan İnşası: Bağımlılık, Umursamazlık – Bencillik ve Ben – sevicilik (Narsisizm) Durumları Bağlamında Sosyal Medya ve Modern İnsan İlişkisi

De Te Fabula Narratur

Marx.

Öz 

Modern toplum için, iddialı bir söylem de olsa, artık sosyal medya üzerinden şekilleniyor diyebiliriz. Orada, sosyal medyada, farklı ortamlarda üzerinde konuşulması gerektiği vurgusu yapılan konular hakkında düşünüyor ve fikirler beyan ediyoruz. Fikirleri bir küçük kırmızı kalp imgesinin sayısı ile değer kazanan kişileri hayatımızın neredeyse en önemli alanı olan düşün dünyamıza alıyor ve bu kişilere başat roller kesiyoruz. Bu dünyada, sosyal medya dünyası, eleştireceğimiz kişiler, düşüncemizin seyri, üslubumuz, her şeyimiz şekilleniyor/şekillendiriliyor. Peki,bu bireyi ve toplumu nasıl etkiliyor? Bu küçük deneme-makale çalışmasında kısmi nitelikte de olsa bunu anlamaya çalışacağız. Temel hipotez, sosyal medyanın yeni bir sosyallik oluşturduğu ve bunun “yeni-sosyal insanı” bağımlılık, bencillik ve narsisizm boyutlarında etkilediği yönünde. Bu bir deneme-makale, dolayısıyla fikirlerin fazlaca bir bağlayıcılığı mevcut değil. Fakat üzerinde durulmasının gerekli olduğunu düşündüğümüz hususların beyanı niteliğinde bir yazı çalışması aynı zamanda.Farkında olmak, anlamak ve davranmak niyetiyle.

 

Giriş

Bir şeyler yazar, çizer, inşa ederken önce bir iskelet oluşturmak gerekir, denebilir. Bu yazıda iskeletin baş kısmı sosyallik durumu ve bunun değişimi terkibinden oluşuyor. Bu başa bağlı olarak yeniden düzenlenen/şekillenen insanın gövde kısmı bağımlılık, umursamazlık ve ben-sevicilik kavramlarından oluşuyor.

Yeni sosyallik kısmında literatürün sosyallik tanımları verilecek ve genel mahiyette bir değerlendirme-tartışma yapılacak daha sonra yeni-sosyallik kavramı tarif olunacak; daha sonra yeni-sosyallik nazarında bağımlılık durumu iki başlık altında sathen değerlendirilecek; ve yine bu şekilde ikişer başlık altında yeni-sosyallikle ilgili olduğunu düşündüğümüz umursamazlık ve ben-sevicilik kavramları hakkında konuşulacak ve nihayet çalışma genel bir tartışmayla sonlandırılacaktır.

1.Yeni-Sosyallik

1.1. Sosyallik

Sosyallik kavramına ilişkin literatürde muhtelif tanımlamaların var olmasıyla beraber bunların maksutları birdir, denebilir.  Altunay, sosyalleşmeyi, bireyin kişilik kazanması; toplumsal çevreye hazırlanması; toplumla bütünleşmesi süreci olarak ifade etmiştir.[1] Bu bağlamda sosyalleşme sürecinin vukuf hali olan sosyallik, kişiliğini kazanmış/kazanmakta olan bireyin, toplumsal çevreyle etkileşim halinde oluşunu ve toplumun içerisinde var oluşunu ifade eder. Aslan’dan rivayetle[2] Bozyiğit[3] sosyalleşmeyi “kişiler üzerinde eylemde bulunan, kişilere toplumun ve kültürün sürekliliği için gerekli olan davranış biçimlerini temin eden, grup yaşamında düzenlilik sağlayan, toplum açısından bir sosyal kontrol sürecidir,” şeklinde ifade etmiştir. Bir başka araştırmacının ifadesiyle sosyalleşme, doğuştan getirilen zekâ ve beceri potansiyelinin, davranış boyutuna tekabülünü sağlayan sosyal ortam içerisinde gerçekleşen yaşamı kuşatıcı öğrenme sürecidir.[4] Kağıtçıbaşı’ndan muktebes[5] olduğu halde Kaymak’a göre toplumsallaşma, insan yavrusunun zamanla toplumsal bir ferdiyet oluşturmasını sağlayan araçtır.[6]

Tanımlarda da görülmesi mümkün olduğu üzere sosyallik ve sosyalleşme durumları hakkında genel mahiyetiyle:

  • Bireyin kişilik ve karakter gelişimine etki etmesi,
  • Sosyal çevre etkileşimini vurgulaması,
  • Kültürel sürekliliğin sağlayıcısı ve aracısı olan bireyin sosyalleşme ile inşa edilmesi,
  • Yaşam boyu berdevam oluşu,
  • Sosyal bir kontrol mekanizması olması gibi unsurlar sosyallik ve sosyalleşmenin akla gelen öğeleridirler.

Sosyal oluş, bir Kartezyen üzerinde değerlendirildiğinde canlılık yatay düzleminden beşer/insan dikey düzlemine geçişi sağlayan bir vesiledir. Aquinas’ın, Aristo’ya mebniyyetle söylediği insanın sosyal bir hayvan olduğuna dair sözleri bu bağlamda değerlendirilebilir. İnsan, sosyal oluşu itibarıyla, topluluklar oluşturması, onları etkilemesi ve onlardan etkilenmesi, kendini sosyal bir bağlamın referansıyla var etmesi itibarıyla, canlılık sıfatından insan sıfatına evrilir. Sosyal olma durumuna muhtelif türlerde de rastlanır fakat bu mezkûr ifadeyi bozmaz. İnsan, ferdiyetini toplum referansıyla oluşturur.

Bu başlığın atılmasındaki temel amaç, sosyalliğin/sosyalleşmenin ömür boyu sürüyor olması ve bireyin benliğini şekillendirmesi dolayısıyla kültür aktarımı gibi mühim bir görev için vasıta olan insanı yapılandıran, şekillendiren bir mekanizma olmasının vurgulanmasıdır.

Sosyallik, tüm mekanizmalarıyla bireyi kavrar, sarar. Bireyi kendi içerisinde var eder. Birey ve sosyal oluş bir etkileşim içerisinde birbirlerini gerçekleştirirler. Burada bireyde meydana gelen değişmeler, onun sosyalleşme tarzına, sosyal oluş durumuna etki edecek, dolayısıyla sosyallik mefhumu üzerinde bir etkileyici konumunda olacaklardır. Dolayısıyla sosyallik, bireyleri etkilemekle, onları şekillendirmekle birlikte, onlardan etkilenmekte ve onlara referansla değişmektedir. 

 

1.2. Sosyalliğin Evrimi: Yeni, Sanal Sosyallik

Girişte ifade edildiği üzere bu yazının üzerinde temellendiği nokta sosyallik/sosyalleşmenin bir değişim geçirdiği ve bununla yeni bir sosyallik durumunun mevzu bahis olduğudur. [7] Burada, sosyallik değişimi üzerinde durulacaktır.

Değişim, daimidir.[8] Bir toplumun kendini devam ettirmesi adına her zaman gerçekleşen/gerçekleşmekte olan bir olgudur. Toplum, değişmekle berdevamdır. Toplumlardaki bu değişmeler, bireylerin yaşam stilleri ve sosyalleşme tarzları üzerinde de etkilidirler.[9] Karagülle ve Çaycı, sanayileşme ve kentleşmenin bir etkisi olarak bireyselleşen insanın toplumdan uzak, yalıtılmış ve yalnız bir hale geldiklerini ve yalnızlık duygularının izalesi için toplumdaki diğer bireylerle iletişim kurmanın icbariyetini ifade etmişlerdir. Buradan isnatla gerçekleştirilecek ufak bir uslamlama faaliyeti ile bireyselleşen toplumun üyelerinin yalnızlık hissini gidermek için klasik manada anladığımız sosyalleşmeden uzak alternatif bir sosyalleşme mekanizması kuracak oldukları düşüncesine ulaşılabilir.

Sosyal medya, bu noktada sosyalleşmenin/sosyalliğin yeni bir mecrası haline gelmektedir. Bireyselleşen ve yalnızlaşan insan, bu duygularla baş edebilmek adına modernist bir biçimde kolaya kaçmakta ve suni bir sosyalleşme imkânı bulmakta/oluşturmaktadır. Buradan hareketle modern bireyin yeni bir sosyalleşme ortamı yarattığı ve farklı bir toplumsallaşma metodu edindiği düşünülebilir. Sosyal oluş, mezkûr değişimle beraber gerçek dünya bağlamından ekranlar içerisindeki sanal, suni bağlama geçmiştir.[10]

Bu bağlam geçişi, yeni bir sosyalliğin ortaya çıkması olarak değerlendirilebilir. Bir sistemin kendine özgü olma durumu özgün kavramlarla örülü oluşuyla ilişkilidir. Öyle ki yeni sosyal oluşun kendine özgü kavramları mevcuttur. Buna örnek olarak klasik olarak nitelendirilebilecek sosyalleşmenin eş, dost, ahbap kavramının boyut ve isim değiştirerek kendini yeni sosyallik düzeni içerisinde takipçi olarak bulmuş olması verilebilir.

Sosyal oluş, sosyallik, içinde bulunduğumuz teknoloji, bilişim döneminin etkisiyle yeni bir forma evrilmiştir. Elimizde, kendine ait kültürel kodları, kendi cemaatleri, kendine ait bir jargonu olan hususileşmiş bir yeni-sosyallik vardır.

 

2. Bağımlı yeni-sosyal insan

Yeni-sosyalliğin izahı yukarıda verilmiştir. Bu ve ileriki başlıklarda yeni-sosyal oluş durumundan neşet ettiği düşünülen muhtelif kavramlar tartışılacaktır.

2.1. Bağımlılık

Bağımlılık, TDK’nin Bilim ve Sanat Terimleri Sözlüğünün Ruhbilim Terimleri Sözlüğünde bireyin istek ve gereklerini karşılamada yetersiz oluşu ifadesiyle; TDK BSTS Felsefe Terimleri Sözlüğünde bir başka şeye koşullu olma şeklinde ve yine TDK BSTS Toplumbilim Terimleri Sözlüğünde “Bir kişinin, toplumsal küme ya da toplumun siyasal, ekonomik, ekinsel vb. durumları bakımlarından başka kişi, küme ya da toplumların güdüm ve yönetimi altına girmesi durumu,” olarak ifade edilmiştir.[11]

Bağımlılık, kişi, grup, nesne, meta, eylem vb. şeye karşı geliştirilen ve o şeyden istifadeyi zedeleyen, onun üzerinde kontrol sağlamanın mümkün olmadığı ve onsuz bir yaşam devam ettirememe algısı oluşturan bir durumdur.[12] Bağımlı kişi, bağımlı olduğu şeyin bir aracı, tâbisi, merbutu haline gelmiş bir durumda bulunmaktadır. O şey ile istediğinden fazla meşgul olmakta, kullanma durumunu kısıtlamayı arzulamakta fakat her defasında başarısızlıkla sonuçlanan girişimlerde bulunmaktadır.[13]

2.1.1. Sosyal Medya Bağımlılığı

Verilen bağımlılık tanımları göz önüne alındığında ve değişen sosyallik durumu ile bir değerlendirmeye alındığında sosyal medya da bağımlılık nesneleri arasında kabul edilebilir. Sosyal medya, kolay erişim imkânı sağlaması, kısmi de olsa özgürlük tanıması, anonim kalmanın mümkün olması gibi sebeplerden dolayı; muhtelif nedenlerle yalnızlaşan ve bireyselleşme içerisinde olan insan için suni bir sosyalleşme olanağı tanımaktadır.

Yalnızlık gibi varoluşsal nitelikteki bir duyguyla baş edebilme imkânı sağlaması sosyal medyaya yönelimi arttırmaktadır.[14] Sosyal medya, yalnızlık, beğeni isteği, kendini gösterme arzusu gibi gerilim oluşturucu duyguların kolaylıkla giderilmesine imkân tanıyor olması dolayısıyla bağımlılık oluşturmaktadır.

Tarif olunan yeni-sosyallik, sosyal medya bağımlılığını beraberinde getirmekte ve modern insan için, yalnızlık bir pranga niteliği taşımaktadır. Yeni-sosyallik ve sosyal medya birey ile etkileşimini bir tarafın bağımlılık, bir tarafın gerçek etkileşim olduğu bıçak bir düzen içerisinde gerçekleştirmektedir.

Kırık,[15] Şenormancı ve arkadaşlarının[16] Young’tan referansla gösterdikleri internet bağımlılığı tanı ölçütlerinin sosyal medya bağımlılığı açısından da kullanılmasının mümkün olduğunu ifade etmiştir. Bu ölçütler:

  • Sosyal medya aktivitelerinin planlanması ve sürekli olarak çevrimiçi olma arzusu,
  • Keyif, eğlence ve sıkılma durumlarının giderilmesi maksadıyla sosyal medyada bulunma isteği,
  • Sosyal medyada bulunma isteğini kontrol altında tutamama,
  • Sosyal medyaya erişimin mümkün olmadığı durumlarda yoksunluk belirtileri yaşama,
  • Sosyal medya platformlarında düşünülenden daha uzun süre geçirme,
  • Bu sebeple, günlük ilişkilerde sorun yaşama,
  • Sosyal medyaya erişim için veya kullanma gayesiyle yalan söyleme davranışı sergileme,
  • Huzursuzluk ve olumsuz duygu durumlarıyla baş etme mekanizması olarak sosyal medyayı kullanma.

Yeni-sosyallik ve sosyal oluş, kendi sistemi içerisinde “sosyal”; klasik sosyallik sisteminde ise bağımlı bireyler oluşturmaktadır. Yeni-sosyal modern insanın bu bağlamda bir vasfı bağımlılıktır, denebilir.

 

3. Umursamaz-bencil Yeni-Sosyal İnsan

İçinde bulunduğumuz çağ için enformasyon çağı, bilgi temelli çağ denebilir. Teknolojik gelişmeler, bilginin erişebilirliğini kolaylaştırmıştır. Bu ifadelere içinde yaşadığımız dönemi anlatan birçok kitapta/makalede rastlamak mümkündür.  Fakat bu ifadeler için de bir değişim veya ilerleme söz konusudur, denebilir. Mevcut düzende bilgiye erişme imkânı problemi yerini bilgiden kurtulma veya bilgi ayıklama problemine bırakmıştır. Bilgi ayıklama, gerekliyle gereksizi, ciddi ile gayr-ı ciddiyi tasnif etme probleminin ism-i izahıdır. İçinde bulunduğumuz çağ bilgiye doyduğumuz ve hatta onunla boğulduğumuz bir vasıf taşımaktadır.

 

3.1. Sosyal Medyanın Umursamaz, Bencil Özneler Yaratımı

Bilgi akışının gerçekleştiği, temel ve başat mecralar arasında sosyal medya yer almaktadır. Sosyal medya, izahı geçtiği üzere her türlü sosyalleşme mekanizmasına sahip bir yeni-sosyal alandır. Tarif olunan yeni-sosyal insan, sosyalleşmesini bilgi akışının yoğunluğunun fazla olduğu sosyal medyada gerçekleştirmesi dolayısıyla bilgi yorgunluğu yaşamaktadır. Bilgi, sıradanlaşmaktadır. Belki bunun en güzel örneği sık sık duyduğumuz ve artık nerdeyse aldırış etmediğimiz, belki bir tweet ile geçiştirdiğimiz, şehit haberleridir.

Bilgi yoğunluğu ve kirliliği, yeni-sosyal insanı umursamaz, salt kendini, kendi ferdiyetini ilgilendiren konulara odaklı bir varlık haline getirmiştir.[17]

 

4. Ben-sevici Yeni-Sosyal İnsan

4.1. Ben-sevicilik (narsisizm)

Antik Yunan mit figürü olan Narkissos’tan esinlenilerek psikoloji literatürüne Havelack Ellis tarafından dâhil edilen narsisizm kavramı sevgi nesnesinin, kendiliğe yönelmesi şeklinde sathi manada izah edilebilecek bir bozukluktur.[18] Narkissos, suda yansıyan görüntüsüne âşık olmakla lanetlenmiş bir figürdür. Bu haliyle o, kendine mahkûmdur. Narsist, bu anlamıyla Narkissos ile ilişkilendirilir. Onun için çevre yoktur ve yahut sadece kendi kendiliğinin referansı olarak vardır. Bu bağlamda, narsist kendine mahkûmdur. İçinde yaşadığı dünyada salt kendi ve kendine müstenit kıldığı kişiler veya daha uygun bir ifadeyle şeyler vardır.[19]

Narsisizm, sevgi nesnesini kendine yöneltmiş ve bununla çevresini salt kendine refere değerleyen ruhsal bozukluğa sahip bireyi ifade eden bir terimdir.

 

4.2. Sosyal Medyanın İyilik Değeri, Narsisizm: Ben-Seviciliğin İyi Olmasının Kabulü

Yeni-sosyalliğin icra mekânı olan sosyal medya için narsistik karakter özelliklerinin yansıtılmasının kolayca gerçekleştirildiği bir ortam olduğu söylenebilir.[20] Sosyal medya, elinde bulundurduğu, istenilen benliğin hızlıca elde edilmesi, küresel güzellik kabulüne uygun olarak gönderilerin düzenlenmesi olanağı, “kötü” olanın kolaylıkla “dislike edilmesi(!)”[21]imkânları ile yapay benlik inşaası sağlamaktadır.[22]  Bu durum varoluşunun farkına varmak arzusunda olan birey için diğerlerine hitap ettiği bir varoluş şekli oluşturmaktadır.[23] Günümüz Narkissos’u sosyal medya çevresini, yüzünün yansıdığı dere olarak vasıflandırmaktadır.

Sosyal medyanın sistemi ve etkileşim modeli narsist benliklerin şekillenmesine olanak ve kolaylık sağlamaktadır. Ünlü kabul edilen kişilerin umuma açık hesapları ve buralardaki gönderilerin içerikleri, sosyal medyanın temel kültürü olan teşhircilik, kolay etkilenebilir yaştaki bireylerin sosyal medya erişiminin mümkün olması, takipçilerin kontrolünün bireyin kontrolünde olması gibi sıralanabilecek unsurlar belirtilen kolaylaştırıcılığın mekanizmalarıdır.

Sosyal medyanın, bireyleri narsist olmaya sevk etmesi ve bunun bir olur olarak nitelendirilmesine örnek olarak dipnotta verilen linkin açılmasının faydalı olacağı düşünülmektedir.[24]Videoda bir kız çocuğu Siriyle kendisinin ne kadar eşsiz olduğu hususunda konuşmakta ve bu durum sosyal medya kullanıcıları tarafından komik, tatlı ve hoş gibi olumlu sıfatlarla tavsif olunmaktadır. Bu durum sosyal medyanın narsist kimseler oluşturmadaki ve bunu bir kabul noktasına getirmedeki başarısını çok açık bir şekilde göstermektedir.

Yeni-sosyal insan için, mahalle mesabesinde olan sosyal medya platformlarında ben-sevicilik bir kabul ve istendik bir durumdur. Yeni-sosyal insan için, sosyal medya yaratısı bir modern Narkissos ifadesi kullanılsa yeridir.

 

5. Son Tahlil: Yeni-Sosyallik Yaratısı Bağımlı, Umursamaz-Bencil ve Narsist Yeni-Sosyal İnsan

Girişte ifade edildiği gibi bu basit çalışmanın temel dayanak noktası sosyallik ve sosyal oluşun, sosyal medyanın gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla birlikte değişmesi ve bir evrim geçirerek sanal-merkez bir hal almasının yeni bir sosyallik oluşturduğudur. Bu sosyal oluşun mahallesini sosyal medya platformları oluşturmaktadır.

Sosyal medya platformları insanların yalnızlık duygularıyla etkin olmayan baş etme olanakları sağlar. Yalnızlıkla –ve benzeri varoluşsal duygularla- baş etmenin kolaylığının fark edilmesi tolerans değeri yüksek bir bağımlılık mekanizması oluşturur. Bu durumda sosyal medya mahallesinin üyesi olan yeni-sosyal insan, sosyal oluş ile genelde internet, özelde sosyal medya bağımlılığı ile iç içe yaşamaktadır. Modern yeni-sosyal insan, bağımlı potansiyeli yüksek bir modeldir.

Yeni-sosyallik sisteminin, en değerli mekanizması olan sosyal medyanın başat metası bilgidir. Bilgi olmak durumundan çöp, çerez olma durumuna dereke etmiş bir bilgi. Bu denli yoğun bir bilgi akışı içerisinde kendi sosyalliğini yaşamaya çalışan yeni-sosyal tip bilgi ayıklayıcı bir mekanizma geliştirecek ve salt kendine matuf olana odaklanmış olacaktır. Bu durum, modern yeni-sosyal tipin umursamazlık vasfını oluşturur.

Her yönüyle kendini açmak, ifade etmek, kendine ait olanı vurgulamak gibi kendi kelimesi üzerine kurulu bir evren oluşturan sosyal medya bu özelliğiyle çağdaş Narkissos’un yüzünü seyre daldığı batağı/deresidir. Sosyal medya, narsisizmin süper yayıcıları arasında değerlendirilebilir.[25]Çalışmanın başından itibaren anlatılmaya çalışıldığı üzere sosyal medya sosyalliği, bireyi narsist, bencil, umursamaz ve bağımlı hale getirme potansiyeline fazlasıyla sahip bir sosyallik aracıdır.

 

Sonuç

Dönüşüm ve değişim kaçınılmazdır. Hali üzere sosyallik ve sosyal oluş da form değiştirebilir. Bireyler, bu dönüşümlerin hem müteharrikleri hem de tâbileridir. Fakat eğer dönüşümler sancılı bir hale gidiyorsa bunun farkına varmak ve dönüşümü değiştirmek icap eder. Burada bu müteharrik ve tâbilere dönüşümü değiştirmek mükellefiyeti meydana gelir. Modern dönemin etkilerinden kurtulmak, sosyallik kazanmak adına insanın insan oluşunda büyük öneme sahip unsurlar arasında yer alan hürriyet, akılcı altruizm ve alçak gönüllük gibi değerler yerlerini hilaflarına bırakıyorsa bir düşünüp değişim başlatmak fikirlerinin uyanmaya başlaması icap eder. Anlamak ve davranmak isteği ve dileğiyle.

 


Kaynakça

Abdülvahap, Ö. (2010). Ailede Demokratik Sosyalleşme. Aile ve Toplum, 5(11).

Ağyar Bakır, B., & Uzun, B. (2018). Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği’nin geliştirilmesi: Geçerlik ve güvenirlik çalışmaları. Addicta: The Turkish Journal on Addictions(5), 507-525. doi:http://dx.doi.org/10.15805/addicta.2018.5.3.0046

Ali Murat, K. (2013). Gelişen Web Teknolojileri ve Sosyal Medya Bağımlılığı. A. M. Kırık, & A. Büyükaslan içinde, Sosyalleşen Birey: Sosyal Medya Araştırmaları-1. Çizgi Kitabevi.

Alper, A. (2015). Bir Sosyalleşme Aracı Olarak Yeni Medya. Sellçuk İletişim, 9(1), 410-428.

Ayan, G. (2016). Tüketim Kültürü Bağlamında Kimlik İnşasının Sosyal Medyada Kullanımı: Instagram Örneği. . Ankara: Başkent Üniversitesi SBE.

Gülsüm, K. (2012). Sanal Topluluklardaki Sosyal Ağlarda Sosyalleşme ve Güven Sorunsalı: Ereğli Örneği. Konya: Selçuk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Karagülle, A., & Çaycı, B. (2014). Ağ Toplumunda Sosyalleşme ve Yabancılaşma. The Turkish Online Journal of Design, Art and Communication-TOJDAC, 4(1), 1-9.

Lütfü, S. (2017). Toplumsal Değişme: Kuramsal ve Kavramsal Bir Çerçeve. Toplumsal Değişme Kuramları (s. 3-31). içinde Eskişehir: Anadolu Üniversitesi AÖF Yayınları.

Nacakcı, B. (2018). Sosyal Medyanın İnşaa Ettiği Narsisist kişilikler . ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ INTERNATIONAL JOURNAL OF SOCIAL SCIENCES, 1(2).

Oğuz, T. (2016). Çağdaş Narkissos’lar: Facebook Kullanım Alışkanlıkları ve Narsisizm. Selçuk İletişim, 9(2), 51-68. doi:10.18094/si.33596

Sezen, B. (2015). Üniversite Öğrencilerinin Tüketim Sürecine Etki Eden Sosyalleşme Aracılarının Öğrencilerin Materyalist Eğilimi ve Marka Bilinci Üzerindeki Etkisine Yönelik Pilot Bir Çalışma. Ç.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 24(2), 295-302.

TDK. (tarih yok). Türrkçe Sözlük. 12 8, 2018 tarihinde http://www.tdk.gov.tr: http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_bts&arama=kelime&guid=TDK.GTS.5c0d4f716b8ed8.63393975 adresinden alındı

Twenge, J., & Campbell, W. (2010). Asrın Vebası: Narsisizm İlleti. (Ö. Korkmaz, Çev.) İstanbul: Kaknüs Yayınları.

YouTube. (tarih yok). 12 9, 2018 tarihinde https://www.youtube.com/watch?v=q wmCUl5enY adresinden alındı

Dipnotlar

[1] Altunay, Alper. Bir Sosyalleşme Aracı Olarak Yeni Medya. Selçuk İletişim, 2015, 9 (1): 410-428.

[2]Aslan, C. Sosyolojiye giriş kavramlar ve kullanımları, 2001.  Karahan Kitabevi: Adana.

[3]Bozyiğit, Sezen.Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt 24, Sayı 2, 2015, Sayfa 295-302.

[4] Özpolat, Aldülvahap. Aile ve Toplum Yıl: 11 Cilt: 5 Sayı: 20 Ocak-Şubat-Mart 2010. ISSN: 1303-0256.

[5]Kağıtçıbaşı, Ç.Yeni İnsan ve İnsanlar.2005. İstanbul: Sistem Yayınları.

[6] Kaymak, Gülsüm. Yüksek Lisans Tezi. Selçuk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü. Konya, 2012.(Lütfü, 2017)

[7] Burada belirtilmesi gereken husus, bunun şimdilik salt bir söylemden öteye geçmiyor oluşudur.

[8]Sunar, Lütfü. (2017). Toplumsal Değişme: Kuramsal ve Kavramsal Bir Çerçeve. Toplumsal Değişme kuramları içinde (s. 3-31). Eskişehir: Anadolu Üniversitesi AÖF Yayınları.

[9] Karagülle, Ayşegül, Elif. & Çaycı, Berk. The Turkish Online Journal of Design, Art and Communication – TOJDAC, 2014. Sayı, 4. Cilt, 1. S. 1-9.

[10] Tam manasıyla olmasa da durum buna evrilmektedir. Detay için Jean M. Twenge’in Ben Nesli, Narsisizm İlleti ve İ-Nesli isimleriyle Türkçeye geçen kitaplarına bakılabilir. Ayrıca bununla alakalı bir distopya örneği olarak Dave Eggers’ın Çember isimli romanı bu bağlamda incelenebilir.

[11]TDK,“Sözlük”,8.12.2018, 20:31,

http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_bts&arama=kelime&guid=TDK.GTS.5c0d4f716b8ed8.63393975

[12]Ağyar Bakır, B. & Uzun, B. (2018). Addicta: The Turkish Journal on Addictions, 5, 507‒525. http://dx.doi.org/10.15805/addicta.2018.5.3.0046(Ali Murat, 2013)

[13]Kubey, R., & Csikszentmihalyi, M. (2002). Television addiction. Scientific American, 286(2), 74–81.’den Ağyar Bakır, B. & Uzun, B. (2018). Agm.

[14] Kırık, Ali, Murat. Gelişen Web Teknolojileri ve Sosyal Medya Bağımlılığı. Sosyalleşen Birey: Sosyal Medya Araştırmaları-1. Ed. Ali Murat Kırık&Ali Büyükaslan, Çizgi Kitabevi, 2013.

[15] Kırık, Ali, Murat. Agm.

[16]Şenormancı, Ömer vd. (2010), “İnternet Bağımlılığı ve Bilişsel DavranışçıTerapisi”, Anadolu Psikiyatri Dergisi, Sayı:11.

[17] Özür: Basit bir çalışma olması ve zaman eksikliği gibi mazeretlerin beyanıyla bu ifadelerin denenmiş, sınanmış veya herhangi bir bilimsel çalışma altında incelenmiş olmadığını ifade etmek icap etmektedir. Bunlar salt fikirlerdir, bağlayıcılığı olmamakla beraber yazar tarafından önemli olduğu düşünülmektedir.

[18] Oğuz, Tarkan. Çağdaş Narkissos’lar: Facebook Kullanım Alışkanlıkları ve Narsisizm. Selçuk İletişim, 2016, 9 (2): 51- 68. doi: 10.18094/si.33596.

[19]Twenge, J.M., Campbell, W.K. (2010). Asrın Vebası: Narsisizm İlleti. (Çev. Özlem Korkmaz). İstanbul: Kaknüs Yayınları.

[20]Ayan, G. (2016). Tüketim Kültürü Bağlamında Kimlik İnşasının Sosyal Medyada Kullanımı: Instagram Örneği. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Başkent Üniversitesi SBE, Ankara. ‘den aktaran Nacakcı, Betül. Sosyal Medyanın İnşaa Ettiği Narsisist kişilikler. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMLER DERGİSİINTERNATIONAL JOURNAL OF SOCIAL SCIENCESCilt / Vol.: 1, Sayı / Is.: 2, Yıl / Year: 2018

[21] Sosyal medyanın bir getirisi de İngilizceleşen bir Türkçe kullanımına doğru evrilmemizdir.

[22]Uğurlu, Ö. (2015). Kadının Benlik Sunumunun Güncel Bir Aracı Olarak Sosyal Ağlar Bir Tasarım Unsuru: ‘Kusursuzlaştırma’. Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi. 1, 231- 248.’den aktaran Ayan, G. A.g.e.

[23]Su, S. (2017). Selfie: Narsisizm Kültürünün Bir Semptomu. ‘an aktaranAyan, G. Agm.

[24] “Siri ve küçük kızın komik muhabbeti J” https://www.youtube.com/watch?v=q_wmCUl5enY

[25] Twenge, J. & Campbell. A.g.e.