Yakın Zamanda Yaşayan Ekonomistler
Medium'dan alınmıştır.

Yakın Zamanda Yaşayan Ekonomistler

Bugün bizi endişelendiren şeyler nelerdir? Çoğu insan para için endişeleniyor ve faturalarını nasıl ödeyeceğini düşünüyor. Sahip oldukları eğitimin aldıkları paraya değip değmeyeceğini düşünen insanlar ihtiyaç duydukları parayı kazanabilmek için bir işe giriyor. Bazı insanlar masada bulunan yemekleri düşünürken bazı insanlar finansal piyasaların istediklerini yapmalarına izin vermeyeceklerinden endişelenmektedir. Her birimizin kendi endişeleri var fakat bu ekonomistler günümüzde endişe verici soruların cevaplarını araştırıyorlar.

1. Kenneth Arrow (1921-2017)

Nobel ödüllü Amerikalı bir ekonomist olan Kenneth Arrow İmkansızlık Teoremi ile bilinmektedir. İmkansızlık teoremi veya Arrow’un paradoksu oylama sistemlerinde, dereceli tercihlere dayanan ve üç ya da daha fazla seçenek sunan hiçbir oylama sisteminin belli bir takım mantıklı kıstasları aynı anda sağlayamayacağını gösterir. Bu kıstaslar kısıtlanmamış alan, dayatmama, diktatörsüzlük, tekdüzelik ve ilgisiz alternatiflerin bağımsızlığı kıstaslarıdır. Arrow piyasaların eksiksiz olamayacağını ifade etmiş ve geçmiş gelecek görüsüne ihtiyaç duyulduğunu değerlendirmiştir. Tam bilgiye sahip piyasaya tam piyasa denir. Hiçbir piyasa tam piyasa değildir. Arrow’un yayımlanmış 12 kitabı ve 150’nin üzerinde makalesi vardır. 1951’de yayımlanan “Toplumsal Seçenek ve Bireysel Değerler” kitabında kişisel tercihlerle doğrusal ilişkili bir sosyal refah fonksiyonu çizmenin olanaksızlığını matematiksel olarak kanıtlamıştır.

Kenneth Arrow
Quora’dan alınmıştır.

2. Gary Becker(1930-2014)

Mikroekonomik anlamda insan davranışları, insanlar arasındaki etkileşim ve piyasa dışı etkinlikler konularında yaptığı çalışmalardan dolayı 1992 yılında Nobel ödülüne layık görülmüştür. Becker’in ekonomi alanına ilk önemli katkısı 1957 yılında verdiği “Ayrımcılığın Ekonomisi” başlıklı doktora tezidir. Bu çalışmada sözü geçen ayrımcılık, “ırkçılık” konusudur. İlk başlarda ırkçılığın ekonominin konusu olmadığına dair eleştiriler gelmiş olsa da, zamanla bunun ekonomi alanı için de bir problem olduğu kabul görmüş ve bu çalışmanın değeri anlaşılmıştır. Günümüzde de bu konu üzerine geniş bir literatür vardır. Becker’in bir başka katkısı da insan sermayesi konusu üzerinedir. Bu konuda yazdığı kitabı “Human Capital’in” ilk baskısı 1964 yılında çıkmıştır. İnsan sermayesi şirketler için önemlidir. İşçisinden yönetimine her kademede çalışanlar üzerine yapılan yatırım büyük bir maliyettir. Ancak; üretimini arttırmak, kalite düzeyini daha yüksek düzeye çıkarmak, teknolojisini geliştirmek isteyen şirketler bu maliyete katlanmak zorundadırlar. Becker, insan sermayesi üzerine yaptığı çalışmalarda eğitim ve tecrübe düzeylerinin iktisadi davranışlara etkisi olmadığında ne olacağını incelemiştir. Böyle bir durum olmayacağını biliyordur fakat tecrübenin tüketici davranışlarına etkisini vurgulamak için bu varsayımı yapmıştır. Becker’in diğer bir çalışması ‘‘suç ve ceza’’ üzerinedir. Bu çalışma, ekonomi alanında yapılan ilginç araştırmalardan biridir. Burada Becker, yasaların ve suçlular için optimum ceza seviyesinin uygulanabilmesi için kaynakların optimum kullanımının nasıl olacağını sorgulamaktadır.

Gary Becker
Medium’dan alınmıştır.

3. Barbara Bergmann (1927-2015)

ABD’li bir ekonomist olan Bergmann toplumsal cinsiyete dayalı ekonomi alanında çalıştı. Borç ve yapısal işsizlik gibi konular üzerine yazılar yazdı ancak özellikle kadınların ve azınlıkların sorunlarına yoğunlaştı. “The economic Emergence of Women” adında etkili bir kitap yazdı. Bergmann Uluslararası Feminist İktisat derneğinin kurucu ortaklarından biriydi. Feminist iktisatçıların sorduğu soruların bir kısmı bakım ve çocukla ilişkilidir. Barbara Bergmann feminist iktisatçıların, çocuk bakımı kaynaklarını ekonominin nasıl temin ettiği ve birçok durumda da nasıl temin etmediği konusuna gittikçe artarak ilgi duyduklarını belirtmiştir. Ev işleri için ücret kampanyacılarının hülyalarına karşın, devlet, bazı güvenilir hesaplamalara göre, iş gücü içerisinde yer alan kadınların maaşlarını iki ya da üç kat geçecek olan bir maaşı ev kadınlarına ödeyerek batma niyetinde değildi. Bergmann’a göre, Devlet yapsa yapsa, evli erkeklere özel vergi yüklemek ve bu vergiler toplandıktan sonra Dâhili Gelir Hizmetleri birimi aracılığıyla bunları eşlerine dağıtmak olabilir.

Barbara Bergmann
Wadsam’dan alınmıştır.

4. Hernando de Soto (1941)

Hernando de Soto, merkezi Peru’da bulunan ve The Economist tarafından dünyadaki en önemli ikinci düşünce kuruluşu olarak addedilen Özgürlük ve Demokrasi Enstitüsü’nün başkanıdır. Time’a göre Latin Amerika’nın son zamanlarda gelişimine öncülük eden beş isimden birisidir. Peru Başkanı’nın kişisel temsilcisi ve baş danışmanıyken ülkenin ekonomik ve politik reformlarını başlatmıştır. Kitabı “The Other Path” Latin Amerika’nın yanı sıra Washington’da da en çok satan kitaplardan birisidir. Sermayenin sırrı adlı kitabında “ kapitalizmin en büyük zaferini kazandığı an krize dönüştüğü andır. Berlin Duvarı’nın yıkılması kapitalizm ile komünizm arasında bir yüzyıldan fazladır devam eden siyasî rekabetin sonu olmuştur. Artık, kapitalizm, modern bir ekonomiyi rasyonel bir şekilde örgütlemenin tek yolu olarak görünmektedir. Tarihin bu anında, sorumluluk duygusuna sahip bir ulusun başka seçeneği kalmamıştır. Netice itibariyle, hepsi aynı derecede istekli olmasalar da, üçüncü dünya ülkeleri ve eski komünist uluslar, bütçelerini dengelemiş, sübvansiyonları kısmış, yabancı sermayeye kucak açmış ve gümrük duvarlarını yıkmak zorunda kalmışlardır.” demektedir.

Hernando de Soto
Wikipedia’dan alınmıştır.

5. Ernst Fehr (1956)

Ernst Fehr, 1994’ten beri Zürih Üniversitesi’nde Mikroekonomi ve Deneysel İktisat Profesörüdür. İktisatta Ampirik Araştırma Enstitüsü Müdürü ve Zürih Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı olarak görev yaptı. Halen UBS Uluslararası Ekonomi Merkezi’nin Toplumdaki Direktörü olarak görev yapmaktadır. Ernst Fehr, 1956’da Hard’ta doğdu. Daha sonra doktora derecesini alarak Viyana Üniversitesi’nde Ekonomi okudu. Ernst Fehr, Bilim, Doğa, Nöron, Üç Aylık Ekonomi Dergisi, Amerikan Ekonomi Dergisi, Econometrica, Politik Ekonomi Dergisi ve Psikoloji Bilimi gibi uluslararası dergilerde sayısız yayına sahiptir. Sosyal tercihlerin rekabet, işbirliği ve teşviklerin psikolojik temelleri üzerindeki etkisi hakkında kapsamlı araştırmalar yaptı. Yakın zamanda, rasyonelliğin sınırlarını stratejik etkileşimlerdeki rolü ve sosyal ve ekonomik davranışların nörobiyolojik temelleri üzerinde çalıştı. Standart ekonomik teorinin çoğu uygulaması, bireylerin sadece kendi refahına dikkat ettiğini, diğerlerine yardım için fedakârlık yapmadıklarını varsaymaktadır. Nash dengesi de rasyonel insanın bir diğerine güvenmeyeceğini öngörmektedir. Halbuki ültimatom oyununda veya Ernst Fehr ve Klaus M. Schmidt (1999) gibi oyuncunun faydasının bütün oyuncuların parasal ödemesine bağlı olduğu belirtilen çeşitli laboratuvar deneylerinde, bireylerin diğer kişiler için fedakarlık yaptıkları belirlenerek, sosyal fayda ortaya konmuştur.

Ernst Fehr
Quora’dan alınmıştır.

6. Francis Fukuyama (1952)

Siyaset bilimi profesörüdür. Fukuyama, kalkınma ve uluslararası politika konularında geniş kapsamlı yazılar yazdı. Tarihin Sonu ve Son Adam adlı kitabı, 1992’de yayımlandı ve yirmiden fazla yabancı basımda yer aldı. Diğer kitaplar arasında Kavşakta Amerika: Demokrasi, Güç ve Yeni Muhafazakâr Miras, Postthuman Geleceğimiz: Biyoteknoloji Devrimi’nin Sonuçları, Güven: Sosyal Erdemler ve Refahın Yaratılışı ve Siyasi Düzen ve Siyasi Çürüme. Eylül 2018’de yeni bir kimlik, Kimlik: İtibar Talebi ve Kıtlık Politikaları yayınlandı. Fukuyama’nın tarihin sonu tezi, liberalizmin Marksizme karşı elde ettiği tarihsel zaferi kalıcı bir zafer olarak sunmakta, böylece tarihsel olaylar sonrasında reel sosyalist rejimlerin mevcut olduğu ülkelerde gerekse batıda büyük bir güç kaybeden Marksizme öldürücü darbeler vurarak düşman ideolojinin moralsiz temsilcilerinin teslim alınmasını hedeflemektedir. Aynı zamanda dünyanın geri kalan bölümünün sermayenin sosyal evrenine eklemlenmesini içeren yenidünya düzeni, küreselleşme gibi emperyal projelerin entelektüel temellerinin ve moral altyapısının oluşturulmasına yönelik bir işleve sahiptir. Bu yanıyla Fukuyama’nın tezi, tarih kuramlarının egemenler için araçsallığının önemli bir örneğini oluşturmakta, kapitalist gerçekliği çarpıtıp küresel saldırganlığa verdiği destekle önemli bir ideolojik işlev taşımaktadır.

Francis Fukuyama
Prospectmagazine’den alınmıştır.

7. Alan Greenspan (1926)

Alan Greenspan Amerikalı bir ekonomisttir. New York Üniversitesi’nde ekonomi okudu ve ekonomist ve gelecekteki Federal Rezerv Kurulu başkanı Arthur F. Burns altında Columbia Üniversitesi’nde doktora çalışmasına başladı. Greenspan 1953’te Columbia’dan ayrıldı ve New York’ta ekonomik bir danışmanlık şirketi olan Townsend-Greenspan & Co., Inc.’i kurdu. Cumhurbaşkanı Ronald Reagan tarafından Paul A. Volcker’ın Federal Rezerv Kurulu başkanı olarak görevini yerine getirmesi için atanan Greenspan, 11 Ağustos 1987’de göreve başladı. Asya ülkeleri 1997’den başlayarak finansal kriz ve ekonomik kriz geçirdiğinde (bakınız Asya finansal kriz), ekonomiyi yumuşatmak için ABD faiz oranlarını düşürdü. Asya ekonomileri düzelirken ve ABD ekonomisi sağlam genişlemesine devam ederken, Haziran 1999’da bir dizi faiz artırımı başlattı.

Alan Greenspan
Debate’den alınmıştır.

8. Daniel Kahneman (1934)

İsrail doğumlu psikolog, 2002’de psikolojik araştırmaları ekonomi bilimine dâhil etmesiyle Nobel Ekonomi Ödülü’nü aldı. Çalışmasında belirsizlik altında insanın yargı ve karar vermesini inceledi. Kahneman ödülü Amerikalı ekonomist Vernon L. Smith ile paylaştı. İnsanların nasıl ekonomik kararlar aldıklarının anlaşılmasını artırmak için, yargıların oluşturulmasında ve seçimlerin yapılmasında kullanılan zihinsel süreçlerle ilgili bilişsel psikoloji üzerine çalıştı. Kahneman’ın Amos Tversky’nin belirsizlik altında karar vermesi üzerine yaptığı araştırma, “Prospekt Teorisi: Risk Altındaki Kararların Analizi” başlıklı makalesinde konu olan yeni bir ekonomi dalının, olasılık teorisinin formülasyonuyla sonuçlandı. Önceden, ekonomistler, insanların kararlarının, her olası gelecekteki senaryodan beklenen kazanımlarla belirlendiğine inanıyorlardı, ancak insanlar bazı senaryolara diğerlerinden daha fazla ağırlık vererek mantıklı bir yargıya varırlarsa, kararları farklı olacaktır. Kahneman’ın araştırması (anket ve deneylere dayanarak), konularının gelecekteki sonuçları belirsiz olduğunda karmaşık karar durumlarını analiz edemediklerini gösterdi.

Daniel Kahneman
Telegraph’dan alınmıştır.

9. Lawrence Robert Klein

Amerikan ekonomisti olan Lawrence ulusal, bölgesel ve dünya için makroekonomik modeller geliştirme çalışmalarını sürdürdü. 1980’de Nobel Ekonomi Bilimleri Ödülü’nü kazandı. İlk başarılarından biri, II. Dünya Savaşı’nın sonunda ekonomik koşulları tahmin etmekti. Pek çok iktisatçı savaşın sonunun başka bir depresyon getireceğini tahmin etmesine rağmen, Klein, savaş boyunca tüketici mallarına yönelik memnuniyetsiz talebin, geri dönen askerlerin satın alma gücü ile birlikte bir depresyonun önleneceğini öngördü; Onun tahmini haklıydı. Özellikle, ekonometrik ve istatistik metotlar, ekonomik konjonktür ve ekonomik tahminleme alanlarında çalışmalar yapmıştır. Arthur Goldberger ile birlikte ile çalışarak ABD için yeni bir ekonometrik tahmin modeli olan Klein-Goldberger modelini geliştirmişlerdir. Klein, 1960’li yıllar başında ABD ekonomisinin kısa dönem tahmini için çok ayrıntılı bir ekonometrik model kurmak ve işletmek için Brookings-SSRC Projesi lideri olmuştur.

Lawrence Robert Klein
Turkiyegazetesi’nden alınmıştır.

10. Arthur Laffer (1940)

Arthur Laffer Amerikalı bir ekonomist olup vergi oranlarının düşürülmesinin daha fazla gelir getirebileceği fikrini öne sürdü. Vergi konusundaki teorisi, 1980’lerde ABD ekonomik politikasını etkiledi. Laffer, sıfır vergi oranından başlayarak vergi oranlarındaki artışların hükümetin vergi gelirini artıracağını, ancak bir noktada oranların yeterince yükseldiği durumlarda vergi oranlarındaki artışın geliri azaltacağını gösteren ünlü Laffer eğrisi buldu. “Arz-Yönlü İktisat” ya da “Arz-Yönlü Vergi Politikası”  ekonomik büyümenin arttırılması için vergi indirimlerini öneren bir iktisat teorisidir. Arz-yönlü iktisadın başlıca iktisat politikası aracı vergi indirimleridir. Arz-yönlü iktisat teorisi içerisinde yer alan Laffer Etkisi, vergi oranları ile vergi gelirleri arasındaki ilişkiyi analiz etmektedir.  Laffer’in önerisi daha önce 1371 yılında İbni Haldun’un Mukaddime adlı eserinde açık biçimde ifade edilmiştir.

Arthur Laffer
Wadsam’dan alınmıştır.


Kaynakça

Campbell, D.E., Kelly, J.S., “A simple characterization of majority rule”, Economic Theory 15 (2000), ss. 689–700.

Can Okay, Eleştirel – Yaratıcı Düşünme ve Davranış Araştırmaları Laboratuvar, Gary Becker’in iktisadi Modelleri Üzerine

Rosemarie Putnam, Feminist Düşünce, Çeviren:Prof. Dr. Zafer Cirhinlioğlu, Gündoğan Yayınları

Doç.Dr.Ömer EROĞLU ve Ruhan İŞLER, İktisat Düşüncesinde Kadının Konumu ve Feminist İktisat, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Araştırma Merkezi Konferansları 46. Seri / Yıl 2004

Hernando de Soto,  Sermayenin Sırrı, Liberte Yayınları

Rüya ESER ve Davletkan TOIGONBAEVA, Psikoloji ve İktisadın Birleşimi Olarak Davranışsal İktisat, ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ İİBF DERGİSİ, NİSAN 2011, 6(1), 287‐321

Bülent TURAN, Fukuyama’nın Tarihin Sonu Tezi, Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl: 3, Sayı: 21, Aralık 2015, s. 485-502

Encyclopedia, The Editors of Encyclopaedia Britannica, https://www.britannica.com/biography/Alan-Greenspan

Encyclopedia, The Editors of Encyclopaedia Britannica, https://www.britannica.com/biography/Daniel-Kahneman

Encyclopedia, The Editors of Encyclopaedia Britannica, https://www.britannica.com/biography/Lawrence-Klein

Encyclopedia, The Editors of Encyclopaedia Britannica, https://www.britannica.com/biography/Arthur-B-Laffer

Coşkun Can Aktan, Ekonomi Bilimleri Dergisi Cilt 1, No 2, 2009  ISSN:  1309-8020, Arz – Yönlü İktisat Teorisi Ve Haldun – Laffer Etkisi