Voleybol iki yüzyılın ve bir milenyumun başlangıcını gördü. Şu anda 5 büyük uluslararası sporlardan biri.
Kaynak: Rocky Mount

Voleybolun Tarihi

William G. Morgan 1870 yılında Lockport / New York’ta doğdu. Çocukluk yıllarında devlet okuluna gitti; Old Erie Kanalı’nda, babasının tersanesinde çalıştı. 1891 yılında Northfield / Massachusetts’teki Mt. Herman Hazırlık Okulu’na girdi. İşte tam da bu okul, basketbolun kurucusu olacak olan James A. Naismith ile arkadaşlık kuracağı yerdi. Naismith genç Morgan’ın atletik yetenekleriyle etkilenmişti, bu yüzden de Morgan’ı eğitimini Springfield / Massachusetts’teki Genç Hıristiyan Erkekler Birliği Eğitim Okulu’nda (Şu anki Springfield Üniversitesi’nde) devam etmeye teşvik etti. Morgan, Springfield’de okulun şampiyonluğa oynayan ve futbol tarihinde büyük bir yere sahip olan Alonzo A. Stagg liderliğindeki meşhur futbol takımında oynadı. 1894 yılında mezun olduktan sonra Auburn / Maine’deki Genç Hristiyan Erkekler Birliği fiziksel direktörlük görevine atandı. Ertesi yıl Holyoke/Massachusetts’te benzer bir göreve atandı. Voleybolun hikâyesi işte burada başlayacaktı.

Voleybolun Ortaya Çıkışı

1895 yılında William G. Morgan bir problemle karşı karşıyaydı. Yeni yeni ortaya çıkan basketbol, çocuklar arasında popüler bir oyunken yerli iş adamları için bir hayli yorucuydu. Alternatif bir oyuna ihtiyaç vardı. Yetişkin bireylerin de oynayabileceği, çok fazla “hoplayıp zıplama”, “sarsma” içermeyen bir oyuna…

Fiziksel bir oyun olması gerekiyordu ama çok da sert olmamalıydı- işten sonra ve öğle aralarında oynanan oyunun antrenman rolünü oynaması bekleniyordu fakat aynı zamanda oyuncuları da rahatlatmalıydı.

Morgan “Fiziksel bir temas içermeyen, sportif bir dürtüyü uyandıran bir spor olmalıydı.” dedi.

Sonra basketboldan topu ve tenisten fileyi aldı. Hentboldan elleri kullanma ve açık alanda oynanabilme özelliğini aldı. Beysboldan da vuruş sırası kavramını aldı.

Yeni oyuna “Mintonette” adını verdi. Oyunda eksik noktaların olduğu aşikârdı ancak buna rağmen oyun, bir sonraki yıl Springfield’da düzenlenecek Genç Hıristiyan Erkekler Birliği Fiziksel Direktörler Konferansı’nda kendine seyirci bulabilme başarısını gösterebildi.

Springfield Üniversitesi’nden profesör Dr. Alfred Halstead, düzenlenen konferansta iki kelimeden oluşan bir isim önerisinde bulundu “Voleybol (Volley Ball)”

Ve ismi böyle kaldı.

Voleybol, alışık olduğumuz oyun tarzından kat kat daha farklıydı. Daha küçük bir alanda (25X50’) oynanıyordu. 2 metrelik filelerin her iki tarafında sınırsız sayıda oyuncu, topa istediği vurabiliyordu. İşler sarpa sarmaya başlıyordu.

Her oyun 9 atışa bölündü; her atış 3 çıkıştan, “servis” ten oluşmaktaydı. Servis atan oyuncu topu fileye atamazsa ikinci bir oyuncu yardım ediyordu.

Basketbol topu köken itibariyle biraz ağırdı, içindeki lastiğin sürekli kullanımıyla da çok hafif kalıyordu. Morgan, yerel spor malzemeleri üreticisi A.G. Spalding ile irtibata geçmiş ve bu sonuca ulaşmıştı. A. G. Spalding özel bir top tasarladı. Topun içindeki kısım lastiktendi ve çevresi deriyle kaplandı.

Hala gelişme aşamasında olsa da spor yavaş yavaş gelişme gösteriyordu. Morgan, Genç Hıristiyan Erkekler Birliği’nin ipleri eline alınca voleybolun insanları eğlendirmeye ve Genç Hıristiyan Erkekler Birliği’nin erkeklerini rahatlatmaya devam edeceğine inanıyordu.

Farkında olmadığı şey şuydu: Ortaya çıkardığı bu spor, dünyadaki en popüler takım oyunlarının ikincisi olacaktı.

Dünyaya Yayılma Süreci

İki profesyonel jimnastik okulu Springfield Üniversitesi ve Chicago’daki George Williams Üniversitesi (Şu anda Downers Grove / Illinois’te) tarafından desteklenen Genç Hıristiyan Erkekler Birliği direktörleri, Birleşik Devletler ve Kanada’da ve diğer birçok ülkede (Kanada 1900 yılında oyunu benimseyen ilk yabancı ülke oldu.) voleybolu topluma kazandırmıştı: Filipinler’de Elwood S. Brown (1910), Çin’de J. Howard Crocker, Japonya’da Franklin H. Brown(1908), Birmanya’da, Çin’de ve Hindistan’da Dr. J. H. Gray,  Meksika’daki diğerleri, Güney Amerika, Avrupa ve Afrika ülkeleri…

1913 yılında voleybolun gelişimi, Asya kıtasında bir kesinlik kazandı. Çünkü oyun, Manila’da düzenlenen ilk Uzak-Doğu Oyunları’nda bir programa dahil edildi. Gözden kaçırılmaması gereken detay, uzun bir süre için Asya’da voleybol’un “Brown” kurallarına göre oynanmasıydı, ki bu kurallar maçlara geniş bir katılımı sağlamak için 16 oyuncuya kadar izin veriyordu.

Voleybolun Birleşik Devletler’deki gelişimini gösteren izlere 1916’da yayınlanan the Spalding Voleybol Rehberi’nde yer alan bir makalede rastlanılır. Makaleyi Robert C. Cubbon yazmıştı. Cubbon, makalesinde oyuncu sayısının 200.000’i geçtiğini ve bu oyuncuların şu şekilde bölümlere ayrıldığını öne sürmüştür: Genç Hıristiyan Erkekler Birliği’nde (çocuklar, genç erkekler, yaşlı erkekler) 70.000, Genç Hıristiyan Kadınlar Birliği’nde (kızlar ve kadınlar) 50.000, okullarda (erkek çocuklar ve kızlar) 25.000, ve üniversitelerde (genç erkekler) 10.000.

1916’da Genç Hıristiyan Erkekler Birliği, Ulusal Üniversite Spor Birliği’ni kurallarını ve bir dizi makalelerini yayınlatmaya ikna etti. Bu da genç üniversite öğrencileri arasında voleybolun yayılmasına katkıda bulundu. 1918’de takımların oyuncu sayıları 6 ile sınırlandırıldı. 1922’de ise topa temas sayısı üçe çekildi.

1930’lara kadar voleybol büyük bir ölçüde eğlence ve dinlenme amacıyla oynanıyordu ve sadece birkaç sayıda uluslararası aktivite ve yarışma vardı. Dünyanın farklı bölgelerinde farklı kuralları vardı. Birçok ülkede, ulusal şampiyonalar düzenleniyordu. (örneğin, oynama seviyesinin göze çarpan bir seviyeye ulaştığı yer olan Doğu Avrupa’da)

Böylelikle, voleybol yüksek fiziksel ve teknik güç isteyen, daha rekabete dayalı bir spor haline geldi.

Uluslararası Voleybol Federasyonu (FIVB)

Voleybol iki yüzyılın ve bir milenyumun başlangıcını gördü. Şu anda 5 büyük uluslararası sporlardan biridir. Kendine bağlı 220 ulusal federasyonla Uluslararası Voleybol Federasyonu, dünyadaki en büyük uluslararası spor federasyonudur.

Voleybol geçtiğimiz on yılda eşi benzeri görülmemiş bir yükselişe şahitlik etti. Uluslararası Voleybol Federasyonu Dünya Şampiyonası, Uluslararası Voleybol Federasyonu Dünya Klasmanı, Uluslararası Voleybol Federasyonu Dünya Grand Prix, Uluslararası Voleybol Federasyonu Dünya Kupası, Uluslararası Voleybol Federasyonu Şampiyonlar Kupası ve de Olimpiyatlar gibi dünya çapındaki turnuvaların gösterdiği büyük başarıyla beraber, uluslararası seviyede katılım yüzdesi katlanarak artmaya devam ediyor.

Plaj voleybolu da şaşırtmaya devam ediyor. Plaj Voleybolu’nun 1996’da Atlanta’daki Olimpiyatlar’da tanıtılmasından beri süregelen ezici sayıda izleyici ve televizyon kitlesi başarısı ve Uluslararası Voleybol Federasyonu Swatch Dünya Turu ve Dünya Şampiyonası’nın göze çarpan başarısı voleybolu tamamen yeni bir pazara sokmuş oldu.

Kaynak: https://www.volleyhall.org/page/show/3821594-history-of-volleyball

*Futbolun tarihini de merak ediyorsanız buraya tıklayın.