Ana Sayfa / Çeviriler / Haber Çevirileri / Amerika / Venezuela’nın Göç Krizi: Yeterli Önlem Alınıyor mu?

Venezuela’nın Göç Krizi: Yeterli Önlem Alınıyor mu?

Kriz, Latin Amerika tarihinin en kötü göç krizlerinden birisi sayıldı. Birleşmiş Milletler, krizin 2015 Akdeniz kriziyle karşılaştırıldığında ‘‘kriz noktasına’’ çıkabileceğini söyledi. Brezilya Cumhurbaşkanı Michel Temer ise, krizin Güney Amerika barışına bir tehdit olabileceği konusunda uyardı.

BBC Güney Amerika muhabiri Katy Watson, krizle nasıl başa çıkıldığını ve daha nelerin yapılabileceğini araştırdı.

Venezuela’nın komşuları krizle nasıl başa çıkıyor?

Venezuela’nın komşuları arasında tansiyon yükseliyor. Ağustos’ta Brezilya-Venezuela sınırında göçmenlerle yerliler arasında çatışmalar vardı.

Ekvador ve Peru pasaport sahibi Venezuelalılara girişi sınırlandırdı ancak Ekvador’un aldığı bu karar bir yargıç tarafından bozuldu. Bu en çok Kolombiya’dan tepki çekti. Ekvador ayrıca göçmenlerden en çok etkilenen bölgelerde olağanüstü hâl ilan etti.

Tüm bu olaylar, Venezuelalıların yardıma en çok ihtiyaç duydukları bir zamanda, insanlarda bölgenin gelişimini durduracağı endişelerine neden oldu. Ama uzmanlar, geçen birkaç haftanın bağlama konulması gerektiğini söylüyor.

Washington DC’deki Woodrow Wilson Merkezi’nden Benjamin Gedan ‘‘Gerçek olan şey şu ki, Güney Amerika ülkeleri hiçbir önlem almadan 2 milyondan fazla Venezuelalı’yı göçmen olarak ülkelerine kabul etti.’’ diyor ve ekliyor:

‘‘Şimdi kapasitelerinin sınırına ulaşıyorlar ve siyasi sistemleri buna tepki gösteriyor. Bu bölge, dünyanın geri kalan bölgelerinden daha fazla cömert.’’

Bölgedeki ülkeler ne yapıyor?

Bazıları bölgesel tepkiyi ‘‘plansız ve gelişigüzel’’ olarak eleştirdi. Ama son haftalarda Latin Amerikalı milletler birlikte çalışıyor gibi görünüyor.

Brezilya, daha rahat iş bulabilmeleri ve yerleşebilmeleri için Venezuelalıları izole kuzey bölgesinden Rio de Janeiro ve São Paulo gibi büyük kentlere nakletmek için çalışmalarını hızlandırıyor.

Eylül başlarında, Ekvador 11 ülkeyle beraber varılan 18 maddelik deklarasyonla sonuçlanan bir zirveye ev sahipliği yaptı.

Bildiride daha fazla iş birliği ve bilgi paylaşımının yanı sıra Kolombiya gibi göçten en çok etkilenen ülkelere daha fazla destek konusunda uzlaşıldı.

Göçmenler yeterince korunuyor mu?

Göçmenler ve sığınmacılar konusunda Latin Amerika, dünyada en gelişmiş kanunlara sahip.

Göçün endişe kaynağı olmadığı zamanlarda bölge ülkelerinin çoğu kanunları oluşturdu – özellikle insanların Avrupa ve ABD için bölgeyi terk ettiği zamanlarda. Ama o zamanlar Venezuela kriziyle değişti.

Peru’daki Pasifik Üniversitesi’nden Feline Freier, ‘‘Venezuela krizini bölgedeki göçmen ve mülteci kanunlarının özgürleşmesinin ilk sınavı olarak görüyorum.’’ diyor.

Çoğu ülke sığınmacıları tanımlamak için 1951 Sığınmacılar Konvansiyonu’nu esas alırken, Latin Amerika ülkeleri 1984 Cartagena Sığınmacılar Antlaşması’nın daha geniş tanımını esas alıyor.

Antlaşma, yaygınlaşan şiddet ve geniş insan hakları ihlallerinden dolayı ülkelerini terk edenleri de sığınmacı kapsamında değerlendiriyor – Freier, Cartagena kapsamında Venezuelalıların da sığınmacı olarak değerlendirilebileceğini söylüyor.

Durumu tam olarak bir göçmen krizi olarak değerlendirme konusunda hala bir isteksizlik var çünkü durum, göçmen krizinden daha fazla sorumluluk getiriyor.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, durumu göçmenlerin ve sığınmacıların ‘‘karışık akışı’’ olarak değerlendirdi.

Bölge Venezuelalıları göçmen olarak saymaktan ziyade topluma entegre etmeyi tercih etti.

AB ve ABD Venezuela’ya ambargo koydu, ama BM değil – bu durum değişebilir mi?

Geçen hafta ABD’nin BM Temsilcisi Nikki Haley, BM Güvenlik Konseyi üyelerini Venezuela’ya karşı daha sert adımlar atmaya çağırdı.

Ama kalıcı üyeler Rusya ve Çin hala Venezuela’nın müttefikleri, dolayısıyla Konsey üyeleri arasındaki anlaşma umudu az. Buna ilaveten BMGK’nın eyleme geçebilmesi için belli şartların sağlanması gerekiyor.

São Paulo’daki Getúlio Vargas Kuruluşu’ndan Marcos Tourinho, ‘‘Venezuela’da, dünya barışına ve güvenliğine tehdit olarak kolayca gösterilebilecek seviyede bir şiddet sarmalı yok.’’ diyor ve ekliyor:

‘‘Kriz şimdikinden daha fazla uluslararası hale gelirse, komşu devletlerden BMGK’nın eyleme geçmesi için bir baskı görebileceğinizi düşünüyorum. Ama henüz o noktaya gelinmedi.’’

ABD yardım edebilir mi?

ABD Başkanı Donald Trump askeri müdahaleyle tehdit etti ama çoğu ülke bunu kınadı.

Bu hafta sonu Latin Amerika ülkelerinden oluşan Lima Grubu, Amerikan Devletleri Örgütü Başkanı Luis Almagro’nun askeri müdahalenin göz ardı edilmemesi gerektiği beyanına karşı endişelerini dile getirdi.

ABD 46 milyon dolardan fazla insani yardım yaptı ama uzmanlar, bu konudaki ABD liderliğinin olası olmadığını söylüyor.

Benjamin Gedan ‘‘ABD geleneksel olarak Batı’da insani konularda, özellikle sığınmacılar konusunda liderdir.’’ diyor ve ekliyor:

‘‘ABD’nin lider rolünü oynaması onun için iyi bir şey olsa da sığınmacılar ve mülteciler konusunda sınırlayıcı politikaları olan ABD’nin bölgede Venezuelalı sığınmacılar için bölge ülkelerine yardım etmesi son derece gülünç ve samimiyetten uzak olurdu.’’

‘‘ABD bu konudaki güvenilirliğini kaybetti.’’

Kaynak: https://www.bbc.com/news/world-latin-america-45546650

Çevirmen Hakkında

Sinan KARAOĞLU / TESA İngilizce Çevirmeni

Sabancı Üniversitesi

Siyaset Bilimi & Uluslararası Çalışmalar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir