Ana Sayfa / Çeviriler / Makale Çevirileri / Güç ve Uluslararası İlişkiler / David A. Baldwin 5. Bölüm

Güç ve Uluslararası İlişkiler / David A. Baldwin 5. Bölüm

İngilizce aslından çeviren: Feyza Nur Atabay

Gücü ölçmeden önce, bir güç kavramına sahip olmalısınız. Uluslararası ilişkiler alanında, devletlerin sıralanmasına izin verecek tek bir boyut üzerinden gücü ölçme arzusu, sıklıkla kavramsal analiz yoluyla ya da kavramsal analizden önce gerçekleşir. Frey (1989), gücü ölçmenin zorluğunun, araştırmacıları, sıklıkla çalışmayı daha kolaylaştırmak amacıyla gücü yeniden tanımlaya yönelttiğini belirtiyor.

Gücü Ölçme Problemi

Gücü ölçmeden önce, bir güç kavramına sahip olmalısınız. Uluslararası ilişkiler alanında, devletlerin sıralanmasına izin verecek tek bir boyut üzerinden gücü ölçme arzusu, sıklıkla kavramsal analiz yoluyla ya da kavramsal analizden önce gerçekleşir. Frey (1989), gücü ölçmenin zorluğunun, araştırmacıları, sıklıkla çalışmayı daha kolaylaştırmak amacıyla gücü yeniden tanımlaya yönelttiğini belirtiyor. Bu eğilimde, güç çoğu zaman varsayılan kaynaklar açısından tanımlanmaktadır – örneğin, kaynakları seferber edebilme yeteneği, kaynaklara sahip olma ve Elster’in (1976: 252) “genelleştirilmiş fetişist teoriler”- yani ilişkilere mal/mülk gözüyle bakan teoriler- dediği şeyin diğer formları (Frey, 1989: 7-8). Dahl (1984: 21), “güçle kaynakların karıştırılmasını” güç analizindeki bir yanlışlık olarak tanımlıyorken bir başka yazar bunu “araç yanlışlığı” olarak sınıflandırıyor(Morris, 2002: 18-19).

Yukarda ifade edildiği gibi, para gibi bir araç siyasal alanda bulunmuyor. Gücün çeşitli boyutlarını tek bir boyuta indirgemeyi sağlayacak standart bir ölçü yok. Fakat gücü ölçme arzusu, bu durumu sıkıntılı bir gerçeğe dönüştürüyor:

Bir ulusal güç endeksine ulaşma uğraşı, büyük ölçüde siyasetin para birimini (the currency of politics) bulmanın arzu edilir ve mümkün olduğu varsayımına dayandırılır. Ekonomistler, paranın standartlaştırılmış bir birimi açısından ekonomik işlerin tüm türlerini ve tüm seviyelerini inceliyorken, siyaset bilimciler, ulus-devletlerin gücünü değerlendireceği mutlak bir ölçüt bulmalıdır( Merritt ve Zinnes, 1988: 142).

Uluslararası ilişkiler akademisyenlerinin en yüksekten en düşüğe devletlerin toplam gücünü sıralama arzusu, en zor ölçüm problemlerini üreten faktördür. Bu durum, üzerinde uzlaşılmış herhangi bir yol olmaksızın güç ilişkilerinin farklı boyutlarını kıyaslamayı gerektirir. Bazı akademisyenler, “kim birinci?” sorusunun sporda olduğu kadar uluslararası ilişkiler içinde kullanışlı olduğunu iddia ediyorlar( Ray, ve Vural; 1986). Bununla birlikte, bu soruyu sormanın spor alanında bile anlamlı ya da kullanışlı olduğu açık değildir. Atletik aktivitelerin belirli bir grubuna referans vermeksizin atletik yeteneği değerlendirme kapsam ve alana referans vermeksizin gücü değerlendirmeye benzer. Gofçü, yüzücü, okçu, koşucu ve halterciyi birisi nasıl kıyaslayabilir? Dahl ( [1963, 1984], 1991: 27) “belirli bir alan ve kapsam içerisinde göreceli etkiyi tahmin etmenin yeterince zor olduğunu; toplam ya da bütün etkiye ulaşmak için birçok alan ve kapsam üzerine nasıl etki “ekleyebileceğimiz” katiyen açık olmadığını ifade etmektedir. Bu durum, aynı derecede atletik başarıları, farklı spor dallarıyla kıyaslama ve “ekleme” teşebbüsleri için de geçerlidir.

Toplam ulusal gücün çoğu endeksleri, öncelikle gayrisafi milli hâsılaya dayanır, ama bazen demografik ve askeri ölçütlerle tamamlanır (Merritt ve Zinnes, 1988). Bunların en iyi bilineni Savaş Korelâsyonları Projesi tarafından geliştirilendir (Singer, 1988). Böyle ölçütler, uygun politika-beklenti çerçevesi içinde kurulurlarsa kullanışlı olabilirler. Savaş Korelâsyonları güç endeksini, böyle çoğu endeksten daha kullanışlı yapan şey, onun askeri bir bağlam içinde geliştirilmiş ve askeri bir bağlam içinde uygulanıyor olmasıdır. Bununla birlikte, askeri kapasitelerin bile bir politika-beklenti çerçevesinden diğerine geniş ölçüde değişebileceği akılda tutulmalıdır. Örneğin, nükleer silahlar, saldırıları caydırmada kullanışlı olabilirler ama bir ayaklanmaya karşı koyma durumunda geçerliliği yoktur ya da çok azdır.

Kaynakların güçle karıştırılmamasına rağmen, kaynaklar gücü ölçmede kullanışlı olabilirler. Örneğin, yüksek gayri safi yurtiçi hasılaya sahip ülkelerin, daha düşük gayri safi yurtiçi hasılaya sahip ülkelerden, daha fazla konuya ilişkin daha fazla insanı etkileyebilmesi muhtemeldir. B (alan) ve C (kapsam)’ye ilişkin A’nın gücünün başka bir ölçümü, aşağıdaki boyutlar üzerinden yapılabilir: (1) B’nin uyumluluk ihtimali (2) B’nin uyum hızı (3) C’nin içerdiği konuların sayısı (4) A’nın yaptırımlarının pozitif ya da negatif büyüklüğü (5) A’ya maliyetleri (6) B’ye maliyetleri (7) B’nin erişilebilir seçeneklerinin sayısı (Dahl, 1968; Frey, 1985, 1989). Eğer uluslararası ilişkiler araştırmacıları ulusal gücün evrensel olarak geçerli bir ölçütünü aramayı bırakırlarsa, çoğu kullanışlı araştırma, belirli kapsamlar ve alanlar içerisinde güç dağılımını ölçmeye odaklanabilir.

Çevirmen Hakkında

Feyza Nur Atabay

Marmara Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölümü Mezunu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir