hukuk

Uluslararası Hukukta Diplomatların Dokunulmazlıkları ve Bağışıklığı

Özet

Bu çalışmada karar alıcıların(devletlerin), izledikleri diplomatik süreçler (müzakereler, söylemler vb.) ve bu süreçlerin işletilebilmesinde veya çıkarların yerine getirilebilmesinde belirlenen temsilcilerin haklarının devletler nezdinde korunması işlenmiştir. Diplomatik ilişkilerin güvenilir bir ortamda inşa edilebilmesi gerekmektedir. Diplomatların/diplomatik temsilcilerin kendi devletlerini temsil edebilmelerindeki engellerin ortadan kaldırılmasından ziyade temsilcinin kendi kişisel dokunulmazlıkları, idari ve hukuki davalardan bakımından dokunulmazlıkları vardır. Uluslararası hukuk ve Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi çerçevesinde hakların karşılanabilmesi için, devlet temsilcilerinin dokunulmazlıkları ve bağışıklıkları üzerine durulmuştur.                                                      

Anahtar Kelimeler: Diplomasi, Diplomasi Temsilcileri, 1961 Viyana Sözleşmesi, Diplomatik Dokunulmazlık ve Bağışıklık, Persona-non grata

 

Giriş

Çalışmamıza başlamadan önce diplomat kavramının ne anlama geldiğini bilmekte yarar vardır. Diplomat, gönderilmiş olduğu devlet tarafından yetkili kılınan, ülkesini yabancı bir ülkede veya uluslararası görüşmelerde temsil eden görevlidir.[1] Diplomatların devletler nezdinde önemli bir yeri olduğundan dolayıdır ki, devletler bu statünün kendilerini temsil ettiklerinden ötürü diplomatlara birtakım görevler ve sorumluluklar yüklemektedir. Diplomatların veya diplomat statüsündekilerin, dokunulmazlık ve yargı bağışıklığından yararlanmasını sağlayan sözleşme akdedilmiştir. Bu bahsettiğimiz sözleşme Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi, diplomatların görevli bulundukları ülkelerdeki diplomatik ilişkilerini, ayrıcalıklarını ve dokunulmazlıklarını belirleyen uluslararası bir anlaşmadır. Viyana‘da 2 Mart14 Nisan 1961 tarihleri arasında düzenlenen “Birleşmiş Milletler Diplomatik İlişkiler ve Dokunulmazlıklar” konferansında alınan kararlarla çerçevesi belirlenmiştir. Konferansta ayrıca, milliyetin kazanımına ilişkin seçmeli protokol, anlaşmazlıkların zorunlu uzlaşımına ilişkin seçmeli protokol ve son kararla birleşik dört önerge de kabul edilmiştir. 24 Nisan 1964 de resmen yürürlüğe girmiştir.

Uluslararası dokunulmazlık ve bağışıklık kavramlarını incelemeden önce gelin dokunulmazlık ve bağışıklık(yargı) kavramlarının Türk Dil Kurumu’ndaki (TDK) karşılığına bakalım.

Dokunulmazlık; (1) dokunulmaz, ilişilmez, karışılmaz olma durumu, masuniyet.(2) anayasa veya uluslararası gelenekler gereğince, kişilere tanınan ilişilmez olma durumu. [2]

1961 Viyana Sözleşmesi’nde düzenlenen diplomatik dokunulmazlık ve bağışıklıklar, diplomasi temsilcilerine görevlerini gereği gibi yapabilmeleri amacıyla verilmiştir. Esasen devletler arasında ilişkilerin barışçıl bir şekilde sürdürülmesi amacına hizmet eden diplomatik dokunulmazlık ve bağışıklıklar, sürdürülebilir bir uluslararası ilişkiler bağın oluşturulabilmesi için elzemdir.

Bağışıklık kavramına geçmeden önce aşağıda verilen bağışıklık kavramı birinci anlamı (immünite) ile kullanılmamıştır. Aşağıdaki ‘bağışıklık’ kavramı yargı bağışıklığı (yargı dokunulmazlığı) nezdinde açıklanmıştır.

Bağışıklık; uluslararası hukukta yabancı ülkelerde bulunan diplomasi temsilcilerine ve yabancı ülkelerde belirli bir konumda bulunan yabancılara tanınan yasal dokunulmazlık hakkı.

“Diplomatik Đlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi”nin 1’inci maddesinde “diplomatik ajan”ın misyon şefi ve misyonun diplomatik kadrosunun bir üyesi olarak tanımı yapılmış olup, kişisel dokunulmazlığı düzenleyen 29’uncu maddesi ise; “Diplomatik ajanın şahsî dokunulmazlığı vardır. Hiçbir şekilde tutuklanamaz veya gözaltına alınamaz. Kabul eden Devlet, diplomatik ajana gereken saygıyı göstermek ve şahsına, özgürlüğüne ve onuruna yönelik herhangi bir saldırıyı önlemek için uygun tüm önlemleri alacaktır” hükmünü içermekte olup, 31’inci madde ise, diplomatik ajanın kabul eden Devletin (Türkiye’nin) cezaî yargısından bağışıklığı olduğunu açıklamaktadır.[3]

Uluslararası hukuk bağlamında Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi’nin 31.Md.’si gereğince diplomatik personel, kabul eden devletin ülkesinde yargı bağışıklığından yararlanmaktadır. Bu anlamda, diplomatik personelin ceza davaları itibarıyla yargı bağışıklığı veya dokunulmazlığı tam olmaktadır. Bu durumda diplomatik personel, ceza  kovuşturmasına ve yargılanmasına tabi tutulamamakta ve tanıklık yapma[4] zorunluluğu bulunmamaktadır.[5]

Kabul eden devletin yargısından bağışıklık diplomatik personeli/ajanı, gönderen devletin yargısından bağışık kılmamaktadır[6]. Kabul eden devlette suç işleyen veya suç işlediğine dair güçlü deliller bulunan diplomatik personelin yargı bağışıklığının olması nedeniyle, kabul eden devlet, gönderen devletten bu personelini çekmesini veya geri çağırmasını isteyebilmektedir. Bu çağrıya uyulmadığı takdirde, kabul eden devlet ilgili diplomatik personeli istenmeyen kişi (persona-non grata) ilan edebilmektedir. Bu durumda, bahsi geçen personel yirmi dört saat ile kırksekiz saat içerisinde kabul eden devletin ülkesini terk etmek zorundadır. Aksi takdirde kendisine yönelik yargı bağışıklığının kalkması nedeniyle, gözaltına alınması, tutuklanması, yargılanması ve hakkında verilen hükmün infazı mümkün olabilmektedir. Eğer, gönderen devlet ilgili diplomatik personeli geri çağırırsa veya persona non grata süreci sonucunda diplomatik personel ülkesine geri dönerse, gönderen devletin ülkesinde işlemiş olduğu suçlar nedeniyle kendi ülkesinde yargılanması söz konusu olabilecektir.[7]

Görüldüğü üzere diplomatik personel hukuki ve yönetsel davalar açısından da ilkesel olarak yargı bağışıklığına sahip olmaktadır. Diplomatik personel şu durumlarda yargı bağışıklığından yararlanmamaktadır:[8]

  1. Kabul eden devletin ülkesinde bulunan özel bir taşınmazla ilgili bir ayni hak davasında (gönderen devlet adına ve misyon amaçları için kullanılmak üzere diplomatik ajanın tasarrufunda bulunmaması kaydıyla);
  2. Diplomatik personelin, gönderen, devlet adına değil de bir özel kişi olarak vasiyeti tenfiz memuru, mirasın idarecisi, mirasçı veya vasiyet olunan kişi sıfatıyla ilgili bulunduğu mirasa ilişkin bir davada;
  3. Diplomatik personelin kabul eden devlet dahilinde resmi görevleri dışında icra ettiği herhangi bir mesleki veya ticari faaliyet ile ilgili bi davada[9].

Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi’nin 42. Md.’sine göre diplomatik personelin ve aile mensuplarının resmi görevinin dışında herhangi bir mesleki veya ticari faaliyette bulunmamaları gerekmektedir. Ancak, bu tür faaliyetlerin yapılması halinde ve bu faaliyetlerle ilgili olarak yargı bağışıklığından yararlanmak mümkün olmamaktadır[10].  Diplomatik dokunulmazlık, bazı yabancı devlet memurlarının yerel mahkemelerin ve diğer yetkililerin yetki alanına tabi olmadıkları uluslararası hukuk ilkesidir. Bağışıklık kavramı eski kabilelerle başladı. Bilgi alışverişinde bulunmak için, habercilerin zulüm korkusu olmaksızın kabileden kabile hareket etmelerine izin verildi. Kötü haberler getirdiklerinde bile korunmuşlardı. Bugün, dokunulmazlık diplomatik iletişim kanallarını diplomatikleri yerel yargı yetkisinden muaf tutarak korumakta ve böylece görevlerini özgürlük, bağımsızlık ve güvenlikle yerine getirebilmektedir.

Diplomatik dokunulmazlık bireylere kişisel olarak yarar sağlamaya yönelik değildir; Yabancı yetkililerin işlerini yapabilmelerini sağlamak içindir. Diplomatik dokunulmazlık da dahil olmak üzere çoğu modern diplomatik ve konsolosluk uygulamalarını kodladı. Bu anlaşmalara 160’dan fazla ülke taraf oldu. Sözleşmeler, kişilere diplomatik misyon veya konsolosluk görevi sırasındaki derecelerine göre ve görevlerini yerine getirirken dokunulmazlık ihtiyacına göre dokunulmazlık sağlar. Örneğin, diplomatik ajanlar ve yakın ailelerinin üyeleri, tüm cezai kovuşturmalardan ve çoğu medeni hukuk davalarından muaftır. Büyükelçiliklerin idari ve teknik personeli daha düşük bir bağışıklığa sahiptir. Ülke çapında konsolosluklarda görev yapan konsolosluk görevlileri daha düşük bir bağışıklık seviyesine sahiptir. Büyükelçilik üyeleri diplomatların ev sahibi ülkenin cezai, hukuki ve idari yargı yetkisinden muaf olduğu doğrudur. Ancak, bu muafiyet kendi ülkeleri tarafından feragat edilebilir. Ayrıca, bir diplomatın ev sahibi ülkenin yetkisinden bağışıklığı, kendi ülkesinin yargı yetkisinden muaf değildir.

Aynı zamanda, ev sahibi ülkenin diplomatik personelinin herhangi bir misyonunun kasti olmayan (veya istenmeyen kişi) şahsiyetini beyan etmesi takdir yetkisi dahilindedir. Bu herhangi bir zamanda yapılabilir ve böyle bir kararı açıklama yükümlülüğü yoktur. Bu durumlarda, anavatan, bir kural olarak, kişiyi geri çağırır veya görevini görevle sonlandırır.

Viyana Sözleşmesi, diplomatik ayrıcalıkların ve dokunulmazlıkların kötüye kullanılması veya kötüye kullanılması hallerinde, hem ev sahibi hem de ev sahibi ülkeler tarafından alınabilecek özel önlemler sağlamaktadır. Genel olarak, diplomatik ayrıcalıklar ve dokunulmazlık, Devletler arasındaki ilişkileri kolaylaştıran etkili araçlar olarak hizmet etmiştir. Hiçbir BM Üyesi Devlet, Sözleşme’yi feshetmeyi veya hükümlerini yeniden düzenlemeyi önermemiştir.[11] Diplomatik ayrıcalıklar ve dokunulmazlıklar, diplomatik ajanların veya yakın aile üyelerinin üyelerini garanti eder:

  1. Tutuklanamaz veya gözaltına alınamaz.
  2. Konutları girilip aranamayabilir.
  3. Tanık olarak itiraz edilmeyebilir.
  4. Kovuşturulmayabilir.

Uluslararası hukukta diplomatların dokunulmazlığı ikiye ayrılır; temsilcilik açısından dokunulmazlık ve görevler açısından dokunulmazlıktır.

 

1. Diplomasi Temsilciliği Açısından Dokunulmazlıklar

  • Elçilik Binasının ve Araçlarının Dokunulmazlığı

Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi’nin 22. Md.’si gereğince, diplomatik misyon binaları dokunulmazdır. Kabul eden devletin yetkilerinin misyon şefinin rızası olmadıkça, bu binalara çeşitli nedenlerle (icra, haciz, tutuklama gibi) girmeleri söz konusu değildir. Diplomatik misyon binalarının içindeki (bahçelerdeki eşyalar da dahil olmak üzere) eşyalar ve diğer malların, elçiliğin nakil araçları el konulmadan ve hacizden bağışık olmaktadır.[12] Diplomatik misyona ait binalar, diplomatik misyonun belirtilen görevleri veya diğer genel mahiyetteki uluslararası hukuk normları veya gönderen ve kabul eden devletler arasında yürürlükte olan özel uluslararası andlaşmalar/anlaşmalar ile uyumlu olacak şekilde kullanılmaları gerekmektedir[13]

  • Elçilik Arşivlerin Dokunulmazlığı

Diplomatik misyon arşivleri ve evrakları nerede bulunursa bulunsunlar daima dokunulmazlığa sahiptirler[14]. Arşivlerin dokunulmazlığını delici herhangi bir adım atılırsa gönderen devletin ve kabul eden devlet arasında gizlilik esasına ilişkin maddelere uyulmadığı gerekçesiyle uluslararası sorumluluk doğurabilmektedir.

  • Elçiliğin Haberleşme Özgürlüğü/Dokunulmazlığı

Kabul eden devlet, gönderen devletin diplomatik misyonunun her türlü resmi amaç için serbestçe haberleşmesine izin vermekte ve bunu korumaktadır. Gönderen devletin hükümeti ve diplomatik misyonu nerede bulunursa bulunsun, diğer diplomatik misyonları ve konsoloslukları ile haberleşme esnasında, diplomatik kuryeler ve kodlu veya şifreli mesajlar dahil olmak üzere, uygun bütün haberleşme araçlarını (telefon, posta, telefaks, telgraf, elektronik posta vb.) kullanılabilmektedir. Böyle olmakla birlikte, diplomatik misyon, telsiz alıcısını ve vericisini ancak kabul eden devletin rızası/onayı ile kurabilmekte ve kullanabilmektedir[15].

  • Elçiliğin Vergi Ayrıcalığı

Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi’nin 23. Md.’si gereğince gönderen devletin diplomatik misyonu, yerine getirilen belirli hizmetlerin bedeli olan ödemelerin dışında (örneğin binanın aydınlatılması, temizliği vb. hususlar için yapılan ödemeler), ister malik, ister kiracı olsun misyon binaları bakımından bütün milli, bölgesel (federal yapılı devletlerde federe devletlerin uyguladığı vergiler) veya yerel (belediyelerin tatbik ettiği vergiler) vergi ve misyon şefi ile akit yapan şahısların bu akit gereğince kabul eden devletin iç mevzuatına göre ödemeleri gereken vergi ve resimlere uygulanmamaktadır[16]

  • Elçiliğin Gümrük Ayrıcalığı

Kabul eden devlet, iç mevzuatına uygun olarak, diplomatik misyonun resmi kullanımına ait maddelerin girişine izin vermekte ve depolama, taşıma ve benzeri hizmetlere ait ücretler dışında, bu maddeleri bütün gümrük vergilerinden ve ilgili ücretlerden bağışık tutmaktadır.

 

2. Diplomasi Temsilcileri ve Görevleri Açısından Dokunulmazlık

  • Kişi Dokunulmazlığı

Kişi dokunulmazlığının iki yönü vardır. Bunlardan birincisi, kabul eden devlet makamlarının, diplomasi temsilcilerine yönelik fiillerine ilişkindir. İkincisi ise, üçüncü şahısların fiillerine karşı, kabul eden devletin makamlarının yükümlülüklerine ilişkindir. Başka bir ifadeyle, kişi dokunulmazlığı, bu kişilerin tutuklama veya gözaltına alınma gibi zorlayıcı tedbirlerin konusunu oluşturmamalarının yanı sıra; şahıslarına, özgürlüklerine ve onurlarına yönelik saldırıların önlenmesi için, uygun tüm önlemlerin alınmasını içermektedir[17]. Diplomatik temsilcilerin kişisel dokunulmazlığı vardır. Hiçbir şekilde tutuklanamaz veya gözaltına alınamaz. Kabul eden devlet diplomatik temsilciye gereken saygıyı gösterecek ve şahsına, özgürlüğüne ve onuruna yönelik herhangi bir saldırıyı önlemek için uygun tüm önlemleri alacaktır[18].

  • Konut, Belge ve Eşya Dokunulmazlığı

Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi’nin 30. Md.’sinin 1.Prg.’ı ve 37. Md.’sinin 2. Prg.’ında belirtildiği gibi diplomatik, idari ve teknik personelin özel konutu diplomatik misyonun binaları gibi aynı dokunulmazlık ve korumadan yararlanmaktadır. Bu sözleşmeye göre diplomatik, idari ve teknik personel ile her  iki grubun aile mensuplarının belgeleri, yazışmaları ve Diplomatik İlişkiler Hakkındaki Viyana Sözleşmesi’nin 31. Md.’sinin 3. Prg.’ındaki yargı bağışıklığına ilişkin kuraldışılıklar saklı kalmak kaydıyla, eşyaları ve malları (özel araçlar da bu kategoride değerlendirilmektedir) da dokunulmazlık kategorisinin içerisinde bulunmaktadır.[19]

 

SONUÇ

Şüphesiz, Uluslararası hukukta diplomatların dokunulmazlıkları ve bağışıklıkları her devletin çıkarları ve temsiliyeti için önemlidir. Bu hususta kabul eden devlet ile gönderen devlet arasında birtakım protokoller imzalanmaktadır. Taraflar mutabık kaldıkları protokoller ilgili (18 Nisan 1961) Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi’ne dayanmaktadır. Dolayısıyla genel olarak, diplomatik ayrıcalıklar ve dokunulmazlık, Devletler arasındaki ilişkileri kolaylaştıran etkili araçlar olarak hizmet etmiş ve etmeye devam etmektedir. Diplomatik dokunulmazlıklar ve bağışıklıklar amacının dışında kullanılırsa, gönderen ve kabul eden devlet arasında diplomatik krizlere sebebiyet vermektedir. Bunun sonucunda diplomatlar ve onun eşgüdümünde olan diğer diplomatik temsilciler persona-non grata (istenmeyen kişi) olarak ilan edilebilmektedir. Günümüz koşullarında istihbaratın çıkarlar için çok büyük bir öneme sahip olduğunu bilinmektedir. Bu vesileyle çıkarların korunması ve çıkarlara hizmet etmek için her iki tarafında sözleşmelere mutabık kalmaları gerekmektedir. Fakat unutmamak gerekir ki, kabul eden devlet gerekçesini açıklamaksızın gönderen devletin diplomatik temsilcisini persona-non grata ilan edebilir. Buna ek olarak, uluslararası arena 21.yüzyılın en çalkantılı dönemi yaşaması hasebiyle, devletlerin diplomatların dokunulmazlık ve bağışıklıklarında hassas olmaları gerekmektedir.

 


KAYNAKLAR

1.Kitaplar
REÇBER, Kamuran, Uluslararası Hukuk ‘’Devletler Nezdindeki Sürekli Diplomasi Temsilcilerinin Dokunulmazlık ve Ayrıcalıkları’’, (Dora Yay., Bursa 2016)
Pazarcı, Hüseyin, Uluslararası Hukuk Dersleri, 3. Kitap (Gözden Geçirilmiş 4. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2005).

2. İnternet
http://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/3.5.859898.pdf (ET:02.12.2018).
http://www.ediplomat.com/np/ (ET:11.12.2018).
https://www.tbmm.gov.tr/tutanaklar/KANUNLAR_KARARLAR/kanuntbmmc068/kanuntbmmc068/ka
nuntbmmc06803042.pdf (ET: 05.12.2018).
https://uluslararasihukukcalismalari.wordpress.com (ET:08.12.2018).
http://www.tdk.gov.tr/ (ET: 09.12.2018).

3.Makale
Gözlügöl, Vakkas Said, “Diplomatik Dokunulmazlık ve Ayrıcalıkların Kötüye Kullanılması”, Marmara Üniversitesi, İstanbul 2013,
http://dspace.marmara.edu.tr/bitstream/handle/11424/5972/makale%204.pdf?sequence=1&isAllowed=y, (ET:
06.12.2018).

DİPNOTLAR

[1] ÖZDAL Barış, KARACA Kutay, Osmanlı Diplomasi Tarihi, ‘’Diplomasiye İlişkin Bazı Temel Kavramlar’’., Dora Yay., Bursa 2018, s.48.

[2] TDK, http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.5c223a2b0b0982.75513501 ET: 25.12.2018

[3]Bkz., Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi’nin 31. Md.’si

[4] Bkz., Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi’nin 31. Md.’sinin 2. Prg.’ı.

[5] REÇBER Kamuran, Uluslararası Hukuk, Dora Yay., Bursa 2016, s.355-356.

[6] Bkz., Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi’nin 31. Md.’sinin 4. Prg.’ı.

[7] REÇBER Kamuran, Uluslararası Hukuk, Bursa 2016, s.355-356.

[8] REÇBER Kamuran, Uluslararası Hukuk, Dora Yay., Bursa 2016, s.357.

[9] Bkz., Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi’nin 31. Md.’sinin 3.Prg.’ı.

[10] Bkz., Pazarcı, III. Kitap, op.cit., s.97.

[11] e-Diplomat, Global Portal for Diplomats, http://www.ediplomat.com/nd/diplomatic_immunity.htm (ET:11.12.2018).

[12] REÇBER Kamuran, Uluslararası Hukuk, Bursa 2016, s.347.

[13] Bkz., Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi’nin 41.Md.’sinin 3. Prg.’ı.

[14] Bkz., Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi’nin 24.Md.’si.

[15] REÇBER Kamuran, Uluslararası Hukuk,  Dora Yay., Bursa 2016, s.348.

[16] REÇBER Kamuran, Uluslararası Hukuk, Bursa 2016, s.351.

[17] PAZARCI, s.94.

[18] Bkz., Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi’nin 29.Md.’si.

[19] Bkz., Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi’nin 31.Md.’sinin 2. Prg.’ı.