çocuk
Kaynak: UNICEF

Ülkeler Çocukların Refahını Arttırmak İçin Neler Yapabilir?

*Bu metin, UNICEF’in “Worlds of Influence: Understanding What Shapes Child Well-being in Rich Countries” raporunun sonuç bölümünün tercümesidir.

Kaynak: UNICEF Raporu

Dünyadaki en zengin ülkeler dahi çocukların güzel bir çocukluk geçirmesini sağlamakta başarısız olabiliyor. Bu noksanlık ülkeden ülkeye değişmekle beraber, kötü akli ve fiziksel sağlık ile tatmin edici akademik veya sosyal yeteneklerin eksikliği neredeyse her ülkenin çocuklarında görülüyor. Bu grafik, ülkelerin COVID-19 krizinin başında çocukların refahını nasıl sağlamaya çalıştığına dair bir temel oluşturuyor. Ulusal bağlamdan çocuğun etrafındaki dünyaya doğru akan kuramsal çerçeve, COVID-19’un çocukların refahına olan etkilerini anlamamızı sağlıyor.

COVID-19 Krizinin Ulusal Koşullar Üzerindeki Etkileri

Ekonomi

En iyi korunan ülkelerde dahi GSYİH’de düşüş yaşanacaktır. Virüsün şok etkileri ekonomilere yansıyacak ve çocuk refahını destekleyen fonlamaları zorlayacak.

Toplum

Krizin etkileri eşit olmayan bir şekilde hissedilecek, etkisini toplumun üzerinde arttırıp güveni azaltacak ve gerilimler meydana çıkartacaktır.

Çevre

İnsan kaynaklı kirliliğin karantina döneminin başlarında düşüş göstermesi doğal ortamın geçici de olsa nefes almasını sağladı. Bu düşüşün devamlılık göstermesi pek de olası değil. Karantina dönemindeki kaybı telafi etmek isteyen ekonomiler ile çevresel zararlar artış gösterebilir.

Sağlık

COVID-19 krizi zarfında sağlık hizmetlerine olan devasa talebin diğer sağlık ihtiyaçlarına yer bırakmadığı ve özellikle düşük kaynaklı sağlık hizmetlerine sahip ülkelerdeki sağlık sistemini zayıflattığı görülebilir.

Eğitim

Bu raporda yer alan neredeyse her ülkede, COVID-19’u kontrol altında tutmak adına okullar kapatıldı. Uzaktan eğitim ise hem olumlu hem de olumsuz sonuçları beraberinde getirdi.

Sosyal Koruma

Artan işsizlik ve iş güvencesinin olmaması pek çok aileyi hem finansal hem de psikolojik açıdan zorlayacaktır. Ekonomik durgunluk sırasında sosyal korumayı arttırmak zor olabilir ancak sosyal korumaya asıl bu dönemlerde ihtiyaç duyulur.

Çocuklar üzerindeki etkileri

Beden Sağlığı

Çocukların bedensel sağlığı hem kısa hem de uzun vadede etkilenecektir. Kısa vadede krizden dolayı zorlanan sağlık sistemleri, rutin immünizasyonun (bağışıklık kazandırma) veya kronik sağlık sorunlarının tedavisinin önceliğini azaltabilir. Uzun vadede ise artan yoksulluk seviyesi, beslenme, barınma ve yaşam koşulları açısından çocuğun sağlığını negatif yönde etkileyebilir.

Akıl Sağlığı

Çocuklarda halihazırda mevcut olan akıl sağlığı sorunları muhtemelen şiddetlenecektir. Karantina, ölüm ve ekonomik belirsizliklerden kaynaklanan aile içindeki gerginlikler gibi çeşitli deneyimler, birçok çocuğun akıl sağlığını etkileyebilir. Çocuklar kaygılı, geleceğe karşı güvensiz ve endişeli olabilir.

Beceriler

Pek çok ülkede, çocuklar aylarca süren eğitimden ve akran etkileşiminden mahrum kaldı. Önceki krizlerin de gösterdiği üzere, çok sayıda çocuk bu öğrenim kaybını telafi edemeyecek. Bu durumun da onların hayatına ve içinde yaşadığı topluma uzun vadede etkisi olacak.

Artan Eşitsizlikler

COVID-19 krizinin etkileri eşit olmayan bir şekilde dağılacaktır. Karantina sürecinde halihazırda cinsiyet temelli şiddette artış görüldü. Uzaktan eğitimin ve çocuk bakımının yeni yükleri kadınlara orantısız bir şekilde dağıldı. Krizin ilk etkileri de sektörler arasında eşit olmayan bir dağılım gösterdi. Ofis ortamında daha iyi para kazanan çalışanların çoğu, evden çalışmaya geçerek aynı miktarı kazanmaya devam etti. Devlet yardım programlarına bağlı kol gücü ile iş yapan işçilerin birçoğu için ise bu durum geçerli olmadı. Kayıt dışı ekonomi çalışanları en şiddetli hasarı alırken çalışanlardan bazıları finansal destek alma konusunda engellere takıldı.

Krizin çocuklara olan etkileri muhtemelen artan eşitsizlik senaryosu ile benzerlik gösterecektir. Hali vakti yerinde olan ve uzaktan eğitim sürecini destekleyebilecek öz güvene, zamana ve becerilere sahip bir ailede yaşayan, kendi odası ve iyi bir internet bağlantısı olan bir çocuk, daha zayıf materyal ve kaynağa sahip olan bir ailede büyüyen çocuğa kıyasla okulun kapanmasından daha az etkilenecektir. Çocuğun etrafındaki dünya, genel olarak dünyada olup bitenlerin etkisini hafifletebilir veya yoğunlaştırabilir.

Bu sebeple COVID-19 krizi, çocukların refahını arttırma ve sürdürme kapsamında hükümetlere ve uluslara üç konuda zorluk oluşturuyor:

  1. COVID-19 krizinin çocuklar üzerindeki etkisini en aza indirmek.
  2. Olumsuz etkilerden muzdarip olan çocuklara etkili destek sağlamak.
  3. Bu eylemlerin eşitsizlikleri en aza indirgediğinden emin olmak.

Politikalar

Bu raporda sunulan deliller ışığında UNICEF, bütün yüksek gelirli ülkelerin şu üç konuda harekete geçmesine çağrıda bulunuyor:

Çocuklara Danışın: Düşünce Değişikliği Yoluyla Çocukların Refahını Arttırın

Her çocuğun iyi bir çocukluk geçirmesini sağlamak, öncelikle “refah”ın ne anlama geldiğine dair düşünceleri değiştirmekten geçer. Çocukların ve gençlerin refaha dair fikirleri, her zaman yetişkinlerin fikirleri ile eşleşmez. Bu durum, çevrenin geleceğine dair ciddi kaygı, kaliteli ilişkilere biçtikleri değer ve kişisel özerklik gibi raporda da yer alan konulara dair görüşlerinde görülebilir.  Ebeveynlerden siyasilere kadar her kesimden yetişkin karar mercileri bu bakış açılarına kulak vermeye gönüllü olmalı ve kaynak ayırırken veya politika tasarlarken bunları göz önüne almalı. Hükümetler, çocukların seslerinin sistematik olarak duyulmasını sağlamalıdır. Bu da çocukların haklarını bilmelerini sağlayarak ve okullarda, topluluklarda ve ülkelerde çocukların görüşlerini dikkate almanın yeni yollarını yaratarak, çocuklara uyumlu kamu düzeni danışmanlığı ile gerçekleşebilir.  Çocukların topluma katılımı, nesiller arasındaki fikir birliğinin bir parçasıdır.

Politikaları İlişkilendirin: Bütüncül Bir Yaklaşım ile Çocuk Refahını Arttırın

Çocuk refahına yönelik bütüncül bir yaklaşım göstermek, çocuk refahının sonuçları ile ulusal koşullar arasındaki bağları ve etkileşimi kabul etmek ve kamu politikalarını uygun şekilde koordine etmek anlamına gelir. Rapor, bir çocuğun dünyasının farklı seviyelerinde yer alan koşulların, onun refahı ile nasıl bir etkileşimde bulunduğunu gösteriyor. İstihdam düzenlemeleri buna iyi bir örnektir. Çocukların kişisel mutlulukları aile ilişkileri ile bağlantılıdır. Ancak uzun mesai saatlerine sahip ebeveynler iş ile aile arasında bir denge kurmakta zorlanıyor. İstihdam politikaları, yüksek gelirli ülkelerdeki milyonlarca ailenin onaylayabileceği bir unsur olarak çocuk refahıyla bağlantılıdır. Etkili olmaları adına çocuk refahına yönelik girişimler, belli bir seviyedeki politika eylemlerinin diğer seviyeleri nasıl etkileyeceğini bilen bütüncül bir yaklaşım  içermelidir. Hükümetler genellikle mevzuat ve politikaların ekonomik etkisini değerlendirir. Bunun yanı sıra, hükümetler bu mevzuat ve politikaların çocukların refahına olan etkisini rutin olarak değerlendirmeyi de göz önünde bulundurmalı.

Güçlü Temeller Oluşturun: Çocuk Refahının Gelecekte de Korunması Adına İyileştirmeleri Sürdürün

Hükümetler çocuk refahına dair iyileştirmelerin gelecekte de sürdürülmesini sağlamak için planlar yapmalı. Bu da çocuklar ve bütünüyle toplum için güçlü temeller atan politikaları seçmek demektir. Sürdürülebilir Gelişim Hedefleri, çocuk refahına dair iyileştirmelerin küresel olarak sürdürülmesine ve arttırılmasına dair harika bir örnek oluşturuyor. Rapordaki bulgular, bu hedefleri başarmak için gerekli olan bir dizi eylemi öne sürüyor:

  1. Gelir eşitsizliğini ve yoksulluğunu azaltmak için yeni ve kapsayıcı hareketlerde bulunmak ve çocukların ihtiyaç duydukları kaynaklara erişimini sağlamak.
  2. Uygun fiyatlı ve yüksek kaliteli erken yaş çocuk bakımına erişimi kolaylaştırmak.
  3. Çocuklar ve yetişkinler için akıl sağlığı hizmetlerini geliştirmek.
  4. İş yeri ile ilgili aile dostu politikaların uygulanması ve olan politikaların kapsamının genişletilmesi.
  5. Doğal ortamı korumak adına bir dizi önlemin yanı sıra yüksek seviyedeki hava kirliliğini azaltmak.
  6. Çoğu ülkede son zamanlarda azalan kızamık aşılaması gibi çocukları önlenebilir hastalıklardan korumaya yönelik çabaları güçlendirmek.

Bunlar, günümüzde ve gelecekte çocukların hayatlarını iyileştirmek adına her hükümetin alabileceği önlemlerdir. Her çocuk iyi bir çocukluğu hak eder.

Kaynak: UNICEF