Ana Sayfa / Çeviriler / Haber Çevirileri / TÜRKİYE, AMERİKA’NIN IŞİD’E KARŞI SAVAŞTAKİ EN İYİ MÜTTEFİKİNİ TERK ETMESİ İÇİN DİPLOMATİK BİR DANSA DAHİL OLDU!

TÜRKİYE, AMERİKA’NIN IŞİD’E KARŞI SAVAŞTAKİ EN İYİ MÜTTEFİKİNİ TERK ETMESİ İÇİN DİPLOMATİK BİR DANSA DAHİL OLDU!

Aylardır süren baskılar sonucunda Amerika önderliğinde İŞİD’e karşı yürütülen hava saldırılarına destek veren ve İncirlik Askeri Hava Üssü’nü NATO ’ya açan Türkiye, yaptığı bu hamle sonrasında Batı’dan hemen övgüler almaya başlamıştı. Fakat şuana kadar ki yapılan hava saldırıları bize gösterdi ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İŞİD’den ziyade Kürt Militanlarını ülkenin geleceği için asıl tehlike olarak görüyor ve militanları bölgeden çıkarmaya kararlı bir profil çiziyor.

Amerikan cephesinden yapılan açıklamalar bize Obama yönetiminin Ankara’nın bu yaklaşımına bardağın dolu tarafından bakmaya çalıştıklarını gösteriyor.

Dış İşleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, Türkiye’nin yasadışı PKK’nın Kuzey Irak’taki yerleşim yerlerini bombaladıktan sonra yaptığı açıklamada “Türkiye ,PKK [Kürdistan İşçi Partisi] tarafından tekrar saldırıya uğramaya başladı ve onların bu ataklara karşı kendi sınırlarını savunma hakkını tanıyoruz. Fakat PKK, İŞİD’e karşı savaşan en önemli gruplardan bir tanesiydi ama bu durum onların yabancı bir terörist organizasyonu olduğunu değiştirmiyor ve İŞİD’e karşı savaşımızda herhangi bir iletişimimiz onlar ile şuana kadar olmadı ve olmayacaktır.” açıklamasında bulundu.

Türkiye ve PKK arasındaki savaşın 2 yıl süren barış görüşmelerinden sonra tekrardan başlaması Obama yönetiminin İŞİD’e karşı savaşını daha da zorlaştırıyor.Kuzey Irak’a yapılan saldıralar bir diğer taraftan ise Amerika’nın müttefiki olan hem Bağdat’ı hem de Iraklı Kürtlerin Başkenti Erbil’i kızdırmış durumda. Saldırılar ayrıcı İŞİD’e karşı savaşta en etkili grup olan ABD’nin en önemli müttefiki YPG ‘yi de kızdırmışa benziyor. YPG Ankara tarafından PKK’nin bir kolu olarak tanınırken , Amerika YPG’yi terör örgütü olarak görmüyor.

Tüm bunlar göz önünde olurken, her zamanki gibi arka planda ise çok daha önemli şeyler olmaya devam ediyor. Amerika ile ilişkileri kontrol edebilmek ve iyileştirebilmek için Türkiye, çok iyi bir şekilde düzenlenmiş kampanya yürütüyor .Kampanya; yıllık 3 milyon $ bütçesiyle , son yıllarda daha da şiddetlenen ve aralıksız devam eden Kongre ve Obama yönetimi arasındaki anlaşmazlıkların Türkiye’ye vereceği zararı en aza indirmeye çalışıyor .Ayrıca Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetimi altında otokratik bir dönüşüm geçirmesi ve Suriye’ye el altından yaptığı yardımların artmasıyla iki ülke arasında tırmanan gerginliği de kontrol etmeye çalışıyor.

Türk Lobisi olarak adlandırılan bu topluluğa ,Temsilciler Meclisi’ndeki eski çoğunluk lideri Richard Gephardt ve onun Gephardt Group’u liderlik ediyor. Grup ve onun alt yüklenicilerinin Türkiye’deki hesaplarına yıllık 1.5 milyon $ ödeniyor.

Ankara Nisan ayında başarılı bir harekette bulundu ve bu alt yüklenici firmalardan biri olan Dicstein Shapiro ; ticaret ,enerji güvenliği, terörizm karşıtlığı gibi konularda ülkeye yardımcı olması ve ülkenin sınırlarında istikrarı sağlaması için geniş bir çevresi bulunan ve bu durumun yardımcı olabileceği düşüncesiyle eski CIA yönetici Porter Goos’i kiraladı.

Washington’daki Türk büyükelçiliği ise bu sırada eski Türk ulusal yüzme şampiyonu Huma Gruaz ve onun Chicago merkezli “Alpaytuc Halkla İlişkiler” firmasını yıllık 1.4 milyon dolara kiraladı. Bu yardım aslında 1.4 milyon doların halkla ilişkiler ve iletişim servisi için kullandığını kanıtlamak içindi.

Hükümetin sahip olduğu STM Savunma Şirketi , yeni iş olanakları ve Türkiye savunma endüstrisi için yeni iş olanakları yaratmak için Virginia merkezli şirket sahibi olan Ferah Özbek ,Savunma Bakanlığı hazinesinden geçen sene 98 bin dolar aldı.Ayrıca Türkiye bir başka yardımı da Amerika Türk Koalisyonu’ndan alıyor.

Özel olarak fon yardımı yapılan grup, direk olarak Türk Hükümeti için çalışmazken yaklaşık olarak 500 bin Türk -Amerikan’ın endişe hissettiği konularda onlara yardımcı olmaya çalışıyor. Organizasyon ayrıca geziler için en büyük sponsor konumunda yer alırken avukatlara, onların çalışanlarına 2007’den beri yaklaşık 1.13 milyon $ değerinde 178 gezi düzenledi.30 Haziran’a kadar geçen 6 aylık sürede “Politik Aksiyon Komitesi” federal politikacı adaylara 64.100 $ verdi .

Türk Amerikan Koalisyonu, “Massachusetts Mikroçip” milyoneri Yalçın Ayalsi tarafından 2007 yılında kuruldu. Ayalsi ailesi Amerika-Türkiye İlişkileri ve Türk ve Amerikanlar grubunun 144 yönetim kurulu üyesine şuana kadar milyarlarca dolar politik yardımcı bulundu.

Lobby’nin şuan ki amacı ise özellikle İŞİD’e karşı yaptığı başarılı askeri girişimlerden sonra tüm dünya tarafından övülen Kürtlerin geniş bir çevre tarafından desteklenmesinin önünü kesmek.

Senato’dan, temmuz ayı içinde Iraklı Kürtlere doğrudan askeri yardım yapılması için yıllık savunma bütçesinin değiştirilmesi amacıyla yapılan oylamada 54-45 ‘lik bir hayır kararı çıktı. Ayrıca Temsilciler Meclisi Dış İşleri Sorumlusu Ed Royce’de benzer girişimlerinden hiçbir sonuç alamadı. Irak hükemeti açık bir şekilde bu girişime karşı iken, Türkiye ise gizli bir rol oynuyor.

Hiç kuşku yok ki Amerika’da bu seneyi Türkiye’nin en büyük lobisi kazandı.1915 Ermeni Katliamının yüzüncü yılında Türkler, kampanyasında söz verdiği halde Başkan Barack Obama’nın “Soykırım” demesine engel oldular. Temsilciler Meclisi ve Senato liderleri lobinin girişimleriyle asla soykırım çözümünü gün yüzüne çıkaramadılar. Lobi , bu konuda her şeyi bir kenara bırakıp Ermenilerin Rusya ve İran ile arkadaş olduğuna dikkat çekmek için girişimde bulunuyor.

Ayrıca Ankara’da askeri desteğin arttırılmasından kazanç sağlayacak.Obama yönetimi zorunlu olarak Türkiye’nin güvenli bölge isteğini desteklemek zorunda kaldı. Kürtler ise bu önerinin aslında onların özerk devlet kurmasına karşı bir hamle olduğunu

Ülkenin iç sorunlarından dolayı mesele daha da karmaşık bir hal alıyor. Erdoğan’ın PKK’ya karşı baskısına gelen eleştiriler genelde partisinin haziran ayında çoğunluğu kaybetmesine sebep olan HDP’yi güçsüzleştirmek olduğunu söylenebilir.

Çekimserlik ,otoriter lideri her geçen gün köşeye sıkıştırıyor. Kongre, Türkiye ile daha güçlü iş birliği yapabilmek için fikir ayrılıkları konusundaki yaklaşımını değiştirdi. Mart ayında, Dış İşleri Komitesi üyesi Bill Keating, Ankara ile güçlendirilmiş siyası özgürlük konusunda resmi diyalog gerçekleştirdiğini açıkladı.Tüm her şeye sessiz kalmamız ,olan her şeyi kabul ediyoruz gibi durabilir ama biz bunu kabul etmiyoruz.

Kaynak: http://www.al-monitor.com/pulse/originals/2015/07/turkey-lobbies-congress.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir