İşgücüne
StartupDostu'ndan Alınmıştır.

Türk Ekonomisinin Açmazları (2): Kadının İşgücüne Olan Katılımı

Giriş

İşgücüne katılım, bireyin toplumdaki yerini belirleyen en önemli unsurlardan birisidir. Çalışan, gelişen ve geliştiren bireyler toplumda saygın bir statü kazanmakla beraber kendisini özgüvenli, kendi ayakları üzerinde durabilen bir birey olarak görür ve bu duygu kişiye ileri dönük dinamizm katar. Bu bağlamda dünyada kadının işgücüne olan katılımını destekleyen kurumlar, örgütler ve bireyler düzeyinde birçok etkinlik düzenlenmektedir. Kadının işgücüne ve dolayısıyla da topluma kazandırılması ülke ekonomisinden kültürel gelişime kadar birçok kalkınmanın dayanak noktasını oluşturur. Bunu öteki ülkelere nazaran başarabilen ülkelerin istisnasız tümü gelişmiş ülke statüsündedirler ki günümüzde hala bu konuda gelişmiş ülkeler düzeyinde de eksiklikler mevcuttur.

Türkiye’de de kadının işgücüne kazandırılması noktasında çalışmalar düzenlenmekle birlikte hala ne mevcut atılımlar ve teşvikler yeterli düzeydedir ne de işgücüne katılan kadın oranı. Bu bağlamda bu yazının amacı Türkiye’deki kadınları eğitim ve kültürel kapsamda değerlendirip bu mefhumlarda sahip olunan düzeylerle işgücüne katılım arasındaki ilişkiyi aktarmaya çalışmaktır. Yapılacak olan ilişkisel saptamalar sorunların birer tespiti olmakla beraber aynı zamanda yapılması gerekenlerin de reçetesi niteliği taşıyacaktır. Bu bağlamda kadının işgücüne katılımının ekonomik açıdan önemi öyledir ki Türkiye’deki mevcut kadın istihdam oranında OECD ortalaması yakalandığı taktirde bunun GSYH’ye katkısı oldukça yüksek olacak ki bu durumda da Türkiye daha sosyal bir devlet olmakla beraber askeri harcamalara, eğitime, kültürel faaliyetlere ve daha birçok alana yeterli bütçe ayırabilir kabiliyete erişip hedef alanlarda gayet tatmin edici bir skala yakalayabilecektir.

Aynı zamanda işgücüne katılımın doğal olarak insana kazandıracağı bireysel değerler ileride doğacak olan bireylerin çok daha bilinçli, üretken, kültür düzeyi yüksek ve katma değer üretebilen nesiller meydana getirecektir ki bu da ekonomik ve kültürel açıdan Türkiye’yi daha bayındır bir yapıya bürüyecektir. Bununla birlikte yazıda öncelikle ülkemizde kadınların çalışma hayatındaki yeri eğitim gibi başlıca unsurlar dikkate alınarak incelenecek ve farklı ülkelerle kıyaslamaya tabi tutulacaktır. Sonrasında iş kollarına göre kadın istihdam oranına değinilip son olarak gereklilikler yerine getirildiği takdirde kadın istihdamının Türk ekonomisine olan katkısı incelenecektir.

1. Çalışma Yaşamında Kadın

Günümüzde bütün dünyada kadınların iş hayatına ve sosyal yaşama entegre edilmesi yönünde birçok faaliyet yürütülmektedir. İstatistikler dünya çapında bir iyileşme gösterse de gelişimin yavaş ilerlediği aşikardır. Bu noktada Türkiye özeline dönülecek olursa ülkemizin geçmişten gelen kültürel bağlarından toplumsal cinsiyet kavramının hayatımızdaki rolüne kadar birçok etmen ülkemizde kadına verilen önemin dünya standartlarının oldukça altında olduğunu göstermektedir. Aşağıdaki gösterge[1] World Economic Forum’un düzenlediği Global Gender Gap 2017 raporunu işaret etmektedir. Rapor 144 ülkenin verilerini konuya dahil etmekle beraber göstergeler ilgili ülkelerin sağlık, ekonomik, eğitim ve siyaset olmak üzere başlıca 4 ana unsurunu baz alarak düzenlenmektedir. Rapora göre Türkiye 144 ülkenin içerisinde bulunduğu araştırma notunda 131. sırada yer alıp cinsiyet eşitliği konusunda ülkemizin kadına verdiği önemin dünyada gelinen noktaya kıyasla ne kadar alt bir kategoride olduğunu gözler önüne sermektedir.[2]

Bununla beraber gelişim açısından baktığımızda ise, Türkiye 2006 yılında sahip olduğu 105. sırayı 2017 yılında 131. sıraya geriletmiştir. Burada ufak bir noktaya değinmekte fayda var ki göstergeler 2006 yılına göre Türkiye’de kadının siyasal katılımdan ekonomik aktivitelerdeki oynadığı role kadar çoğu göstergede geçmişe kıyasla daha iyi bir konumda olduğu dikkat çekmektedir. Türkiye’nin ilgili raporda konum kaybetmesinin sebebini diğer ülkelere kıyasla cinsiyet eşitliği noktasında sahip olduğu ivmenin yetersizliğine bağlamak pekâlâ mümkün olabilir.

Tablo 1: 2017 Küresel Cinsiyet Eşitliği Raporu

2017 Küresel Cinsiyet Eşitliği Raporuna Göre İşgücüne Katılım

Kaynak: KA.DER, Kadın Adayları Destekleme Derneği, 7 Kasım 2017, https://twitter.com/ka_der_/status/927978623591698432, (ET:16/10/2019).

Raporda yer alan sıralama Türkiye’de kadına verilmesi gereken önemin hiçbir anlam ifade etmeyen bir konumda olduğunu göstermektedir ki 16 veya 17 yaşında evlenen kız çocuklarının 2016’da 27.637 erkeklerin ise, 1318 olması Türk toplumunda kadına biçilen rolü ve kadınla erkek arasındaki cinsiyet ayrımcılığının ne düzeylerde olduğunu açıkça göstermektedir[3] ve bunun gibi birçok gösterge World Economic Forum’un raporunu doğrular niteliktedir. Oluşan bu tablonun sebeplerini eğitim eksiklikleri, ataerkil toplum yapısı, çevresel faktörler, kadına biçilen rol ve uygulanması gereken politikalardaki eksikliklerde aramak pekâlâ mümkündür. Türkiye ve diğer ülkeler kıyaslandığında kadınlarla erkeklerin işgücüne katılımı arasındaki farkın üçte biri eğitim farklılıklarından kaynaklanmaktadır. Geri kalan fark ise, ataerkil toplum yapısı, çevresel etmenler gibi kültürel faktörlerden oluşmaktadırlar.[4]

Ülkelere göre bir kıyaslama yapıldığında ise, değişmeyen unsur eğitim seviyesinin ve okullaşma oranının artması kadının toplumda sahip olduğu konum ve işgücüne olan katılımıyla doğru orantılı olduğu gerçeğidir. Buna göre Yunanistan ile Türkiye örneği üzerinden gidilecek olursa Yunanistan’da ilköğretim mezunlarının %40’ı lise mezunlarının %57,7’si üniversite mezunlarının ise %85’i iş hayatındadır. Türkiye’de ise bu rakamlar sırasıyla 22, 33 ve 70 oranlarına denk düşmektedir.[5] Görüldüğü gibi eğitim seviyesi arttıkça işgücüne katılım da belirgin bir şekilde artmaktadır. Ülkelere göre eğitim seviyesindeki artışla kadınların işgücüne olan katılımları arasındaki belirgin fark toplum yapısı gibi eğitim dışı faktörlerden kaynaklanmaktadır. Türkiye’de kadınların yalnızca %30’unun işgücünde olduğunu göz önünde bulundurursak bu oran İngiltere’de %50 İtalya’da %65 Almanya’da %70 ve Hollanda’da  %70’in üzerindedir.[6]

Dolayısıyla Türkiye’de eğitim eksikliklerinden kaynaklanan unsurlar bir kenara bırakıldığında bile kültürel faktörlerin ne kadar etkili olduğu dişe dokunur bir düzeydedir. Aşağıdaki grafik cinsiyete eğitim seviyesinin istihdama etkisini Türkiye özelinde göstermektedir. Buna göre lise ve yükseköğretim kurumlarından özellikle yükseköğretim kurumlarından mezun olanların işgücüne katılımlarındaki belirgin fark bize eğitim seviyesinin ne denli önemli olduğunu göstermektedir.

Tablo 2: Eğitim Seviyesine Göre İstihdam Oranı

Eğitim Seviyesine Göre İstihdam Oranı ve İşgücüne Katılım

Kaynak: Verda Uyar, Doğruluk Payı, 2018’de kadın istatistikleri, 7 Mart 2018, https://www.dogrulukpayi.com/bulten/2018-de-kadin-istatistikleri, (ET:16/10/2019).

Türkiye’de bölgelere göre eğitim düzeylerinde ciddi farklılıklar mevcuttur. Aşağıdaki grafikler bize ortaöğretim düzeyinde kız çocuklarının okullaşma oranlarındaki bölgelere göre olan farklılıkları göstermektedir. Grafiğe göre doğu bölgelerindeki kız çocuklarının okullaşma oranlarındaki Türkiye ortalamasına kıyasla sahip olduğu düşüklük dikkat çekmektedir. Bu durum hem doğu bölgelerinde hala uygulanmakta olan bazı kültürel adetlerden, insana yüklenen anlamdan hem de o bölgedeki sosyal imkanların batı bölgelerinin çok gerisinde olmasından kaynaklanmaktadır.

Bu bağlamda doğu illerindeki eğitime teşvik toplumsal bilinç düzeyi gibi konulara yönelik olarak uygulanacak müspet politikalar uzun vadede kadın istihdamını arttıracak olup aynı zamanda eğitim seviyesi yükselen bireyler gelecek nesilleri de daha bilinçli ve ülke ekonomisine katkıda bulunabilecek kültür seviyesi yüksek bireyler olarak yetiştireceklerdir.

Tablo 3: İllere Göre Kızların Liseye Yerleşme Oranı

İllere Göre Kızların Liseye Yerleşme Oranı

Kaynak: Ekonomi dünya, Türkiye’de Kadın, 5 Mart 2017, https://www.ekonomidunya.com/turkiye-de-kadin/11441/, (ET:17/10/2019).

Tablo 4: Bölgelere Göre Ortaöğretimde Kız Çocuklarındaki Okullaşma Oranı

Bölgelere Göre Ortaöğretimde Kız Çocuklarındaki Okullaşma Oranı

Kaynak: BBC News, Türkiye’de Grafiklerle Kız Çocuklarının Eğitim Hayatına Katılımı, 11 Ekim 2018, https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-41581524, (ET:17/10/2019).

2. Alanlara Göre Kadın İstihdamı

Bu kısımda iş kollarındaki cinsiyete göre dağılım incelenecektir. Böylelikle Türkiye’de iş kollarındaki cinsiyet eşitliği görünümü çerçevesinde bir tablo çizilemeye çalışılacaktır. Türkiye’nin istihdam tablosuna genel olarak bakıldığında kadınların yoğunlaştığı sektörlerde hizmet ve tarım sektörü başı çekiyor fakat tarım sektöründe çalışan kadınların %93’ünün kayıt dışı olarak çalışması da aslında hizmet sektörünü kadının olağan şartlarda çalıştığı tek sektör yapıyor ki tarım dışı istihdamda da kayıt dışılılık kadınlarda %24,7 ile son derece yüksek bir orana karşılık gelmektedir. Aslına bakılacak olarak kayıt dışılılık Türk ekonomisi için büyük bir sorun teşkil etmektedir çünkü tarım dışı istihdamda kayıt dışılılık erkeklerde de %21 ile gayet çarpıcı bir oranı işaret ediyor.[7]

Aşağıdaki tabloda akademide çalışanların cinsiyete göre dağılımı verilmektedir. Akademide kadın istihdamının toplam istihdama oranı endişe edilecek bir seviyede olmamakla beraber burada araştırma görevlilerindeki kadın istihdam oranı dengeleyici bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Araştırma görevlilerini bir kenara bırakırsak akademideki profesör ve doçent vasfındaki toplam istihdamın cinsiyete göre dağılımı son derece dengesiz düzeylerdedir.

Tablo 5: Akademide Cinsiyete Göre İstihdam Düzeyi

Akademide Cinsiyete Göre İstihdam Düzeyi ve İşgücüne Katılım

Kaynak: Verda Uyar, 2018’de kadın istatistikleri, Doğruluk Payı, 7 Mart 2018, https://www.dogrulukpayi.com/bulten/2018-de-kadin-istatistikleri, (ET:17/10/2019).

Aşağıda mecliste kadın milletvekillerinin oranı belirtilmektedir. Buna göre geçmişten bugüne kadınların siyasal temsiliyeti artmakla birlikte hala %17 gibi yetersiz bir oranda seyretmektedir. Bu oran meclisteki kadın milletvekili sayısının 104 olduğu anlamına geliyor. Bu sayının ileriki dönemde arttırılması mecliste kadın temsiliyetini arttıracak ve kadın-erkek istihdamını dengelemek için gerekli politika paketlerinin hayata geçirilmesine yardımcı olacaktır. Hukuksal alanda ise hakim ve savcıların %30 diplomatların ise %20’ye yakını kadınlardan oluşmaktadır. Öğretmenlik ve mimarlık gibi bazı meslek gruplarında ise kadın erkek oranı neredeyse yarı yarıyadır ki bu da toplam kamu istihdamındaki kadın oranının %38 olmasındaki dengeleyici bir unsur olarak ortaya çıkıyor.[8]

Tablo 6: Türkiye Cumhuriyeti Tarihinde Meclisteki Kadın Milletvekili Sayısı

Türkiye Cumhuriyeti Tarihinde Meclisteki Kadın Milletvekili Sayısı ve İşgücüne Katılımı

Kaynak: KADER, Kadın Adayları Destekleme Derneği, Kütüphane, Kadın İstatistikleri, http://ka-der.org.tr/kadin-istatistikleri/, (ET:18/10/2019).

Sonuç

Dünyadaki gelişmiş ekonomilerin ekserisinde kadınların işgücüne katılımı erkeklerle paralellik göstermektedir. Ekonomiye kazandırılacak insan sayısı beraberinde katma değer ve ekonomik canlılık getirir. Şuanda kadının işgücüne katılım oranı %30 olan Türkiye’de gereklilikler yerine getirilip bu oran OECD ortalaması olan %63 düzeylerine çıkartıldığı takdirde bu getirinin Türkiye ekonomisine olacak olan katkısı 2025 için %20’dir ki bu da miktar bazında 250 milyar dolar anlamına gelmektedir.[9]Ayrıca ailelerin daha yüksek gelir gruplarına sahip olması konut, otomotiv gibi alanlardaki satışları arttırıcı etki yapıp ekonomideki dinamizmi koruyacaktır. Ayrıca doğacak olan çocuklar için daha iyi eğitim imkanları ve daha yüksek hayat standartlarına kapı aralayacaktır.

Geçmişten günümüze Türkiye’de tüm alanlarda kadın istihdamı ve hakları pozitif yönde gelişim kaydetse de yıllara göre değişime bakıldığında Türkiye çağın gerektirdiği ivmeyi yakalamakta güçlük çekmektedir. Geçmiş 20 seneye bakıldığında toplam kadın istihdamındaki artış %50leri bulmuş toplam işgücüne katılımdaki kadın oranları %20’lerden %30’lar düzeyine çıkmıştır. Bu oranlarda güzel bir seviye yakalanmakla beraber özellikle doğu bölgelerinde gerçekleştirilecek politikalar o bölgelerdeki toplumsal bilinç düzeylerini arttıracak; çağın gerekliliklerinin farkında olan, ekonomik ve siyasal okuryazarlık kazanmış bireylerin olduğu bir doğu toplumu yaratacaktır.

Türk Ekonomisinin Açmazları (1) İçin:  https://www.tesadernegi.org/turk-ekonomisinin-acmazlari-1-borcluluk-sorunu.html?cd7406&cd7406

 

 


KAYNAKÇA

Uyar Verda, Doğruluk Payı, 2018’de Kadın İstatistikleri, 7 Mart 2018, https://www.dogrulukpayi.com/bulten/2018-de-kadin-istatistikleri, (ET:16/10/2019).

GETÜRKİYEBLOG, 2018’de Ekonomik Büyüme İçin Kadın İşgücü, 5 Mart 2018, https://geturkiyeblog.com/2018de-ekonomik-buyume-icin-kadin-is-gucu-i/ (ET: 16/10/2019).

Gürsel Seyfettin, Gökçe Uysal ve Ayşenur Acar, Türkiye Ekonomisinde Büyüme ve Yapısal Sorunlar, Bahçeşehir Üniversitesi Yayınları, 20/05/2011.

DÜNYA, Erdoğan Kamu İstihdamında kadın oranı %38, 23 Kasım 2018, https://www.dunya.com/gundem/erdogan-kamu-istihdaminda-kadin-orani-yuzde-38-haberi-433048, (ET:18/10/2019).

KA.DER, Kadın Adayları Destekleme Derneği, 7 Kasım 2017, https://twitter.com/ka_der_/status/927978623591698432, (ET:16/10/2019).

Ekonomi Dünya, Türkiye’de Kadın, 5 Mart 2017, https://www.ekonomidunya.com/turkiye-de-kadin/11441/, (ET:17/10/2019).

BBC News, Türkiye’de Grafiklerle Kız Çocuklarının Eğitim Hayatına Katılımı, 11 Ekim 2018, https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-41581524, (ET:17/10/2019).

KADER, Kadın Adayları Destekleme Derneği, Kütüphane, Kadın İstatistikleri, http://ka-der.org.tr/kadin-istatistikleri/, (ET:18/10/2019).

Dipnotlar

[1] Verda Uyar, Doğruluk Payı, 2018’de Kadın İstatistikleri, 7 Mart 2018, https://www.dogrulukpayi.com/bulten/2018-de-kadin-istatistikleri, (ET:16/10/2019).

[2] GETÜRKİYEBLOG, 2018’de Ekonomik Büyüme İçin Kadın İşgücü, 5 Mart 2018, https://geturkiyeblog.com/2018de-ekonomik-buyume-icin-kadin-is-gucu-i/ (ET: 16/10/2019).

[3] A.g.e., Verda Uyar.

[4] Seyfettin Gürsel, Gökçe Uysal, Ayşenur Acar, Türkiye Ekonomisinde Büyüme ve Yapısal Sorunlar, Bahçeşehir Üniversitesi Yayınları, 20/05/2011, s. 195.

[5] A.g.e., s. 198.

[6]A.g.e., s. 197.

[7] A.g.e., Verda Uyar.

[8] DÜNYA, Erdoğan Kamu İstihdamında kadın oranı %38, 23 Kasım 2018, https://www.dunya.com/gundem/erdogan-kamu-istihdaminda-kadin-orani-yuzde-38-haberi-433048, (ET:18/10/2019)

[9]A.g.e., GETÜRKİYEBLOG.