Libya Ulusal Ordusu kuvvetleri, Trablus’a ilerlemek için Bingazi’den yola çıkıyor. (Esam Omran Al-Fetori/Reuters)

Trablus Savaşı, Libya ve Bölge İçin Ne Anlama Geliyor?

Halife Hafter, önemli sonuçlara yol açabilecek şekilde başkente doğru ilerliyor.

Yazan: Patrick Wintour

Libya, iki rakip silahlı gücün bir araya gelmesi için yıllardır sürdürülen diplomatik çabaları ortadan kaldıracak bir iç savaşın eşiğinde. Ülkenin doğusundaki ordunun komutanı Halife Hafter’in ilerleyişi, diplomatları ve BM’yi büyük bir çabayla ateşkes sağlamaya itiyor. Hafter’e yakın konumdaki Fransız hükümeti, Hafter’in Trablus’a ilerleyişinden çok önce haberi olmadığını söylüyor. Sonuç sadece Libya’nın siyasetini değil ama aynı zamanda Akdeniz’in güvenliğini ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da demokrasinin durumunu şekillendirebilir.

Libya haberlerde neden arka planda?

3 ay önce Libya Ulusal Ordusu’nun 75 yaşındaki kaçak generali Halife Hafter, kontrolü elinde tuttuğu Libya’nın doğusundan, ki buna güneyde önemli bir petrol yatağı da dahil, bir dizi saldırı başlattı. Bu hareketi, Libya’nın rakip gücüne saldırıların habercisi olarak görüldü: ülkenin batısında Trablus merkezli BM tarafından tanınmış ama kırılgan bir hükümet. Trablus saldırısı yolda.

Sonuç, ülkenin bölünmüş kurumlarını BM çatısı altındaki demokrasi yolunda birleştirecek bir yolda mı kalacağı ya da onun yerine Mısır’daki gibi askeri bir yönetimde mi kalacağını kesinleştirecek. BM, 14-15 Nisan tarihlerinde uzlaşma ve seçim haritasını belirleyecek bir konferans organize etmişti. Bundan dolayı Hafter, konferanstan çıkacak kararlar öncesi hamlelerini yapmaya çalışıyor olabilir.

Ülkeyi kim kontrol ediyor?

Haziran 2014 seçimleri sonrası milletvekilleri Tobruk’a çekildiği ve birkaç lider Trablus’ta rakip bir yönetim kurdukları için ülke parçalandı. Bölünüş, Libya’nın Sireneyka (Bingazi’nin doğusu) ve Trablusgarp (ülkenin batısı) bölgeleri arasındaki tarihsel bölünmeyi de yansıtıyor. Ama iktidar çoğunlukla kıyı şehirleri, aşiretler ve bazıları İslamcı, diğerleri türlü fraksiyonlar olan silahlı gruplar arasında bölünmüş. Sadece Trablus’ta 4 milis grubu var. Ülkedeki en güçlü kurum, petrol üretimini yavaşça artıran ve zenginliğin kaynağı Ulusal Petrol Şirketi.

Halife Hafter ve destekçileri kimdir?

Hafter, Kaddafi’yi iktidara taşıyan 1969 darbesine katılan ve Kaddafi’ye sadık bir general olarak dikkatleri çekti. 1987’de Kaddafi’yle arası bozuldu ve 20 yılını ABD’de sürgünde geçirdi ama 2011’de Kaddafi’yi iktidardan uzaklaştıran NATO destekli güçlere yardım için geri döndü. Demokrasiden ziyade güvenlik odaklı bir anlayışı olduğu söyleniyor. Ordusunda karışıklıklar var ve bazı muhalifleri, onu Derna ve Bingazi gibi şehirlerde protestoları bitirmek için şiddetli yöntemler kullandığını ve Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından savaş suçlarından dolayı aranan suçluları korumakla suçluyor. Sınır komşusu Mısır, ülkeye düzen getirebileceğini ve Müslüman Kardeşler’in etkisini sonlandırabileceğini umuyor.

İşler nasıl kötüleşti?

Ülke bir demokratik bir geleneğe sahip değil ve İtalyan sömürgesinden Kral İdris yönetimindeki zayıf bir monarşiye, oradan da 42 yıllık Kaddafi diktatörlüğü arasında el değiştirdi. Arap Baharı sırasında İngiltere ve Fransa destekli uluslararası askeri müdahale Kaddafi’yi hedef aldı ve Kaddafi Ekim 2011’de öldürüldü ama sonrasında NATO’nun demokrasi kurma çabaları sonuçsuz kaldı.

Ambargoya rağmen silahlanma arttı. Barack Obama durumu “saçma bir gösteri” olarak nitelendirdi ve David Cameron da dahil olmak üzere Avrupalı müttefiklerini, ülkeye düzen getirme çabalarına yeterince yardım etmemekle suçladı. BM’nin farklı fraksiyonları bir araya getirme çabaları, güç paylaşımı ve askeriyenin bağımsızlığı konularındaki anlaşmazlıklardan dolayı başarısız oldu.

Libya vatandaşları için hayat nasıl?

Siviller yıllarca yüksek enflasyon, dalgalanan para birimi, elektrik kesintileri, banka kuyrukları ve şiddeti yaşadı. Anketler, özellikle genç Libyalılar’ın savaşın biteceğinden umutsuz olduğunu gösteriyor. İstikrarsızlık arasında insan kaçakçılığı ekonomisi güçlendi ve her ne kadar İtalya’ya göçmen akışı yavaşladıysa da binlerce mülteci, işkence ve cinsel şiddete maruz kaldığı aşağılayıcı toplama kamplarında tutuluyor.

Diplomatik açıdan neler yapılıyor?

Suriye ve Yemen’de olduğu gibi Libya’ya da bölgesel güçler tarafından yardım edilmiyor. Türkiye ve Katar çoğunlukla ülkenin batısındaki güçleri desteklerken BAE, Suudi Arabistan ve Mısır, Fransızlar’dan gelen örtük destekle beraber doğudaki güçleri destekliyor. İtalya, Fransa ve BM; arada ticari çıkarları yansıtan barış süreçleri yürüttü. Rusya daha bağımsız bir rol oynuyor ve şu anda Batı’nın amacı, planlanmış BM konferansını desteklemek ve Hafter’i uyarmak. Ama bu durum, ona en yakın siyasi müttefiklerinin Hafter’e bu tatsız açıklamayı iletmesini gerektiriyor. Önümüzdeki günler ve savaş, Hafter’in bu açıklamaları dinlemeye ihtiyacı olup olmadığını belirleyecek.

[toggle title=”Kaynak” state=”close”]

https://www.theguardian.com/world/2019/apr/08/what-does-the-battle-for-tripoli-mean-for-libya-and-the-region

[/toggle]