Size daha iyi hizmet verebilmek adına sitemizde çerezler bulundurmaktayız. Gizlilik Politikamızı öğrenmek için tıklayınız. Ayrıca kişisel verilerin koruması kanunu kapsamında TESAD ile iletişime geçen her birey, iletişim verilerinin paylaşılmasını ve ilgili TESAD birimlerince kullanılmasını kabul beyan ve taahhüt eder.
sanat
Guerilla Girls Met. Museum Afiş. (Kaynak: Artfulliving)

Toplumsal Cinsiyetin Sanattaki Yansımaları

GİRİŞ

Toplumsal cinsiyet (gender) atanmış cinsiyetten farklı olarak kişinin toplum içinde kendini ifade ettiği cinsiyeti ve toplumun birey üzerindeki beklentilerini ifade eden kavramdır. Bu beklentiler; bireyin giyeceği kıyafeti, seçeceği mesleği, duygusal ve cinsel olarak ilgi duyacağı kişiyi ve hatta bebekken oynayacağı oyuncağı bile belirlemektedir. Toplumsal cinsiyet, feminizm, queer, etnik köken, ırk farklılığı gibi konuları da içinde barındırır. Günümüzde toplumsal cinsiyet tartışmaları oldukça yaygın olup, bireyler arası eşitliğin sağlanabilmesi için birçok alanda çalışmalar yapılmaktadır. Farkındalığın gelişmesi için çalışma yapılan alanlardan biri de sanattır. Bu yazıda toplumsal cinsiyetin sanat alanındaki yansımaları işlenecektir.

1. Toplumsal Cinsiyet Eşitsizlikleri Feminist Sanatı Doğurdu

Toplumsal cinsiyet kavramı, feminist düşünce tarafından ortaya atılmasıyla birlikte çatı bir kavram oluşturmuş, içinde birçok pratiği barındırmaya başlamıştır. Bu çerçevede yer alan birçok pratiğin amacı ise erkek egemen yapılanmış alanlardaki eşitsizliklerin giderilmesi için farkındalık sağlamaktır, Toplumsal cinsiyet tartışmalarının sanattaki yansımalarını incelemek için kavramı ortaya atan feminist düşüncenin, bu alandaki gelişimini incelemek gerekmektedir.

Düşüncesinin daha eskiye dayandığı feminist eylemlerin, 1960’lı yıllarda hareketlenmeye başlamasıyla birlikte kadınların bilimde, sanatta, siyasette ve iş hayatındaki görünürlükleri tartışılmaya başlanmıştır. Kamusal ve özel hayatta görünürlüğü tartışmaya açılan kadınların, çeşitli alanlarda başlattığı eylemler sayesinde birçok hak elde edilmiştir. Ancak, hukuk üzerinde elde edilen hakların kamusal ve özel hayattaki yansımaları tartışma konusu olmuştur. Özellikle bilim, siyaset ve sanat alanlarındaki görünürlük hala hiyerarşik yapılanmış ikili cinsiyet sisteminin tepe noktası tarafından kontrol edilmektedir.

Sanat alanında feminist düşünce tartışmaları, 1971 yılında Linda Nochlin’in Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Yok? adlı ses getiren makalesiyle birlikte hareketlenmeye başlamıştır.[1] Buradaki amaç, erkek egemen sanat dünyasında görünür olmaktan ziyade feminist eleştiri ile yeni bir tarih yazmaktır.

Bu çerçevede feminist sanat pratiğinin öncülerinden biri olarak Judy Chicago’nun 1973-1979 yılları arasındaki Yemek Daveti adlı enstalasyonu, ilk eserlerden biri olarak kabul edilmektedir.[2]

sanat
Yemek Daveti (Kaynak: Brooklynmuseum)

Sanatçı Chicago’nun Yemek Daveti isimli dev enstalasyonunda vajina şeklindeki tabaklarla sanat tarihinde ve hatta toplumsal hayatın tüm alanlarında geri plana atılmış kadınların bir temsili yapılmaktadır. Zira, sanat tarihinde genel olarak kadın sanatçılara yer verilmeyip, Van Gogh, Picasso, Rembrandt, da Vinci gibi erkek sanatçıların isimleri geçmektedir. Bununla birlikte, birçok alanda olduğu gibi kadınlar sanatta da erkeğin yanındaki figür olarak yer almaktadır. Popüler kültür öğesi haline gelen Frida Kahlo yaptığı resimlerden ziyade kocası Diego ile yaşadığı aşk ile anılmaktadır. Burada sorgulanması gereken; herhangi bir erkek ressamın yapıtlarına yönelik yorum yapılırken, kadın ressamın hayatının, magazine edilerek yapıtlarının önüne geçirilmesidir. Bu durum, eril yapılanmış iktidar mekanizmalarının, kolektif bilinci bu algıyla yeniden ürettiğinin sanat alanındaki yansımasıdır. Örneğin; sanat tarihçi Gombrich, kadın sanatçıları sanat tarihine girebilecek kadar önemli işler yapamaması sebebiyle kitabında hiçbir kadın sanatçıya yer vermeyerek dışlamaktadır. [3] Sanat tarihinde ve genel olarak tarihte kadınlara yer verilmemesi toplumda, kadınların kamusal hayatta “hiçbir şey yapamadıkları” algısını oluşturmaktadır.

Feminist hareketin sanat alanındaki stratejilerinden biri olarak; sanat tarihini kadın bakış açısıyla yeniden gözden geçirerek, bütün toplumsal cinsiyet kodlarını reddetmek, kadın ya da erkek sanatçı gibi cinsiyet kavramlarının önemsiz bir olgu olduğunu ortaya koymaktır. [4] Bu bakış açısıyla; sanat tarihi sorulduğunda popüler figür Frida Kahlo dışında bir ismin söylenememesi gibi kadınların sanattaki temsili de oldukça sorunludur.

Resim sanatı göz önüne alındığında orta çağda en çok işlenen ikonografilerden biri kadınların erkeğe zarar verecek, aldatacak, yoldan çıkaracak bir bakış açısıyla erkeği ikaz eden ve mesajlar taşıyan İncil tasvirlerinin resmedilmesidir. 16. ve 17. yüzyıllarında sıkça işlenen bir konu olarak ise; kadının cinsel bir önem taşıyan kışkırtıcı, baştan çıkarıcı bir üslupla resmedildiği görülmektedir. İkinci bir tasvir durumu kadının naif, kırılgan ve güçsüz yansıtılmasıdır.[5] Genel olarak resimlerdeki kadınların erkek bakış açısıyla izlenen, cinselliğiyle öne çıkan bir obje durumunda oldukları aşikârdır.

Sanattaki toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri söz konusu olduğunda kadın temsili kadar LGBTİ+ bireyler de oldukça sıkıntılı bir pozisyondadır. Kadınların aksine LGBTİ+ bireyler çoğunlukla eserlerde görünür olamamıştır. Günümüzde feminist sanat gibi toplumsal cinsiyet farkındalığı yaratmaya çalışan diğer bir hareketin üretimi olarak Queer sanat mevcuttur. Çoğunlukla queer işler LGBTİ+ temalı üretimler olarak tanımlanmaktadır. Tüm bu pratikler geçmişe doğru bir tarama yaptıklarında kadın ve LGBTİ+ temalı üretilen yapıtlar henüz fark edilmektedir. Buna örnek olarak;Henri Toulouse Lautrec tarafından 19. yüzyılda üretilen lezbiyen temalı işler, Oscar Wilde’ın queer görünümlü portresi ve George Catlin’in Dance to Berdache adlı eseri [6]verilebilmektedir.

2. Toplumsal Cinsiyet Temsilleri

sanat
Georgo Catlin – Dance to berdache (Kaynak: GMAG)

1861 – 1869 arası döneme ait Dance to Berdache adlı eser, “çok ruhlu” insanları kutsamak için yapılan bir eğlenceyi tasvir etmektedir. Çok ruhluluk, cinsiyetin akışkan olduğu durumlarda kullanılmaktadır. Dance to Berdache, toplumsal cinsiyet eşitliğinin tasvir edildiği ilk çalışma olarak bilinmektedir.

sanat
Oscar Wilde (Kaynak: Argonotlar)

Queer sanatı, erkek bakışlı sanat anlayışında aşk ve cinsellik konularının işlenmesinde yeni bir ifade olanağı tanımıştır. Feminist ve queer temalı işler, kadın ve LGBTİ+ birey görünürlüğünün yanı sıra resimlerde sunulan şehvetin sadece heteroseksüel beyaz erkeğin bakışıyla algılanmadığını da göstermektedir.

sanat
Guerilla Girls Met. Museum Afiş. (Kaynak: Artfulliving)

1985 yılında kurulan Guerilla Girls isimli bir grup anonim sanatçı kadın, kamusal alanda goril maskeleri takarak feminist sanat pratiğini devam ettirmektedir. Grup içerisindeki kadınlar, sanat tarihinde adı duyulmamış kadınların ismini kullanarak, zekice düşünülmüş esprilerle sanat, sinema, politika ve kültür çalışmalarındaki cinsiyet ayrımcılığını, ırkçılığı ve yozlaşmayı çeşitli kamusal projelere dönüştürmektedir.[7] Posterde görüldüğü üzere Guerilla Girls’ün konu ettiği çalışmalardan biri kadınların sanattaki temsilidir. “Neden hiç büyük kadın sanatçı yok?” sorusu gibi kalıplaşan diğer bir soru ise; “Kadınlar Metropolitan Müzesi’ne Girebilmek İçin Hâlâ mı Çıplak Olmalılar?” olmuştur. Guerilla Girls, günümüzde hâlâ sanatta idealleştirilmiş beyaz heteroseksüel erkeğin konumunu ve bu durumu destekleyen iktidar mekanizmalarını açıkça eleştirmektedir.

Geçmişten günümüze feminist sanatın temsil alanları oldukça genişlemiştir. Resim, heykel, video, performans, dans ve tiyatro disiplinlerinde toplumsal cinsiyet bakışıyla işler üretilmektedir. Özellikle, performans sanatın katılımıyla beden algısı oldukça eleştirilmeye başlanmıştır. Performans ya da “beden sanatının” öncülerinden Marina Abromovic, 1974 yılındaki deneysel Ryhthm 0 adlı çalışmasıyla bedenini bir nesne olarak sunmuştur. İzleyiciler, masanın üzerinde yer alan nesneleri kullanarak Abromovic’in bedeniyle 6 saat boyunca etkileşim kurmuştur. Masanın üzerinde şeker, gül ve bal gibi zevk çağrışımı yapan nesneler olduğu gibi bıçak, makas, kırbaç gibi işkence aletleri de bulunmaktaydı. Seyirciler arasında sanatçıya su içirip, bal yedirenlerle birlikte kesici aletlerle zarar verenler de olmuştur. Tüm bu etkileşimler esnasında Abromovic tepkisiz bir şekilde durmuştur.[8]. Bu performansta Abromovic’in dayanıklılığı test edilirken, izleyicilerin kadın bir sanatçı karşısındaki bilinçaltı, yaptıkları eylemlerle ortaya çıkmıştır.

3. Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Sanatı

sanat
Nil Yalter “Göbek Dansı” (Kaynak: Galerist)

Toplumsal cinsiyet eleştirisi taşıyan sanat yapıtları konusunda Türkiye’ye bakılacak olursa; birçok sanatçı toplumsal cinsiyet bakış açısıyla kadın, aile, beden, cinsiyet, göç temalı işler yapmaktadır. Türkiye’deki feminist sanatın 1970’lerde öncüleri olarak; Nil Yalter’in Başsız Kadın, Göbek Dansı ve Nur Koçak’ın Fetiş Nesneler işleri kabul edilmektedir. Yalter ve Koçak’ın işlerinde kadın, fetiş bir obje olarak değil, sosyal, ideolojik, psikolojik yapılar çerçevesinde konumlanan bir bellek olarak yer almaktadır. [9] Bu noktada, sanat tarihinin kadına karşı üstten ve cinsiyetçi bakışı yeni temsillerle dönüştürülmektedir.

sanat
Nur Koçak “Fetiş Nesneler” serisinden. (Kaynak: Salt)

Türkiye’de günümüzde toplumsal cinsiyet temalı üretim yapan diğer sanatçılar; Neriman Polat, Canan, Şükran Moral, İpek Duben, Sena, Nezaket Ekici’dir. Aynı zamanda Taner Ceylan ve Erinç Seymen’in işleri de queer sanat tanımına girmektedir.

SONUÇ

Dünya’da ve Türkiye’de eril iktidar mekanizmaların sanattaki kadın ve LGBTİ+ temaları üzerinden yarattığı temsile karşı çıkan bireyler, toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığını sağlayabilmek amacıyla feminist ve queer bakış açısıyla sanat üretmeye başlamışlardır. Tüm bu pratiklerin çatı kavramı olarak toplumsal cinsiyet genel kabul görmektedir. Geçmişte sanatın, kilise ve diğer iktidar sahipleri tarafından propaganda aracı olarak kullanılması örneğinde olduğu gibi sanat, yaşanılan zamanın sosyolojik, siyasi, ekonomik bir yansıması olarak kabul edilip, aynı zamanda kolektif bilinci etkileyen bir olgudur. Bu sebeple, günümüzde daha da alevlenmiş olan toplumsal cinsiyet tartışmaları konusunda farkındalık sağlamak amacıyla üretilen yapıtlar hem günümüze hem de geçmişe bir ayna tutmaktadır.

Kusurlu Sanat: Kintsugi


KAYNAKÇA

İnternet Kaynakları

Bu Tarihi Resim, Toplumsal Cinsiyet Çeşitliliğinin Kutlamasını Gösteren İlk Çalışma. Erişim Tarihi: 29.06.2021, https://gmag.com.tr/tarihi-resim-toplumsal-cinsiyet-cesitliliginin-kutlamasini-gosteren-ilk-calisma/

Brooklyn Museum. Erişim Tarihi: 28.06.2021, https://www.brooklynmuseum.org/exhibitions/dinner_party

Galerist, Erişim Tarihi: 29.06.2021 https://www.galerist.com.tr/tr/nil-yalter-14

Guerilla Girls. Erişim Tarihi: 29.06.2021, http://www.gaiagallery.com/guerrilla-girls-2/ Kalkan, Kübra Nur. Feminist Sanat, Erişim Tarihi: 04.07.2021, https://www.tarihlisanat.com/feminist-sanat/

Kaprol, Tuğçe. Guerrilla Girls Soruyor: Avrupa’da Daha mı Kötü?  Erişim Tarihi: 29.06.2021, https://www.artfulliving.com.tr/sanat/guerrilla-girls-soruyor-avrupada-daha-mi-kotu-i-12430

Nur Koçak ile Söyleşi. Erişim Tarihi: 29.06.2021, https://saltonline.org/tr/2139/nur-kocak-ile-soylesi

Öztürk, Yıldız. Sanatta Feminist Eleştiri. Erişim Tarihi: 27 Mayıs 2021, https://sanathayatsanat.com/2019/02/02/__trashed/

Salt Online. (Erişim Tarihi: 05.07.2021), https://saltonline.org/tr/738/rhythm-0-marina-abramovic

Queer Sanat: Bir Giriş, Erişim Tarihi: 29.06.2021, https://argonotlar.com/queer-sanat-bir-giris/

Makaleler

Boyacı, Sibel, Sanatta Kadın Temsiliyeti ve Göstergeler Üzerinden Yeni İfade Olanaklarının Araştırılması (Yüksek Lisans Tezi), Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Heykel Ana sanat Dalı, Hacettepe Üniversitesi, 2018.

Ulusoy, Demet, Plastik Sanatlarda Toplumsal Cinsiyet, “Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi”, cilt 16., sayı 02., Erişim Tarihi: 28.06.2021, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/596990

 Dipnotlar

[1] Kübra Nur Kalkan. (2018). Feminist Sanat, (Erişim Tarihi: 04.07.2021), Tarihli Sanat Ağ Sitesi: https://www.tarihlisanat.com/feminist-sanat/

[2] Yıldız Öztürk. (2013). Sanatta Feminist Eleştiri. (Erişim Tarihi: 27 Mayıs 2021), Sanat Hayat Sanat Ağ Sitesi: https://sanathayatsanat.com/2019/02/02/__trashed/

[3] Sibel Boyacı, Sanatta Kadın Temsiliyeti ve Göstergeler Üzerinden Yeni İfade Olanaklarının Araştırılması, (Yüksek Lisans Tezi), (Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Heykel Ana Sanat Dalı, 2018), 20

[4] A.g.e. Yıldız Öztürk.

[5] Demet Ulusoy, Plastik Sanatlarda Toplumsal Cinsiyet, “Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi”, cilt 16, sayı 02, (Erişim Tarihi: 28.06.2021), https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/596990

[6] Bu Tarihi Resim, Toplumsal Cinsiyet Çeşitliliğinin Kutlamasını Gösteren İlk Çalışma. (Erişim Tarihi: 29.06.2021), https://gmag.com.tr/tarihi-resim-toplumsal-cinsiyet-cesitliliginin-kutlamasini-gosteren-ilk-calisma/

[7] Guerilla Girls. (Erişim Tarihi: 29.06.2021), Gaia Galeri Ağ sitesi: http://www.gaiagallery.com/guerrilla-girls-2/

[8] Salt Online. (2014), (Erişim Tarihi: 05.07.2021), https://saltonline.org/tr/738/rhythm-0-marina-abramovic

[9] Galerist. (2019), (Erişim Tarihi: 29.06.2021), https://www.galerist.com.tr/tr/nil-yalter-14