Ana Sayfa / Yazılarımız / Siyaset / Film Analizi / The Imitation Game: Enigma / Film Analizi

The Imitation Game: Enigma / Film Analizi

“Dikkatini veriyor musun? Güzel. Çünkü eğer dikkatli dinlemiyorsan bazı şeyleri kaçıracaksın. Önemli şeyler.”. Bu sözlerle daha en başında bizi içine çeken film dünyanın gördüğü en büyük ve en kanlı savaşta stratejinin ve büyük resmi görmenin önemini gözler önüne seriyor.

2. Dünya Savaşı döneminde Nazi Almanyası’nın saldırılarını öncesinde tespit edebilmek için İngiliz hükümetinin Enigma tarafından oluşturulan kodlamaları çözebilme arayışına girmesini konu alan filmde; İngiliz matematikçi Alan Turing’i Benedict Cumberbatch canlandırarak başrolü üstleniyor.

Kendisine eşlik eden oyuncular arasında Keira Knightley, Matthew Goode, Rory Kinnear ve Allen Leech gibi isimleri görmek mümkün.

Filmde Almanların kendi aralarında haberleşme aracı olarak geliştirip kullandıkları ve o dönem oluşturduğu şifrelerin kırılamaz olduğu düşünülen, Enigma adlı makinenin bütün dünyada; özellikle de İngiltere’de oluşturduğu gerilim, baskı ve çözüm arayışları oldukça güzel işlenmiş. Savaşın kaderini belirleyen bu oldukça güçlü olan ve gizli tutulan şifrelemeleri açığa çıkarabilmek demek, hedef alınan yerlerin tespit edilmesi ve o bölgede tedbir alınabilmesi demekti ve hayati önem taşıyordu. Fakat uğraşlarının bir türlü sonuç vermemesi, İngiliz istihbaratında ve müttefiklerinde Enigma’nın kırılamaz olduğu algısı yaratmıştır. Buna karşın hükümet arayışlarını sürdürürerek ülkedeki dehalardan ve en zeki kriptoloji uzmanlarından yararlanır. İşte tam bu noktada filmde Alan Turing karakterini canlandıran Benedict Cumberbatch karşımıza o ana kadar düşünülmemiş olan sıradışı ve savaştaki dengeleri alt üst edecek fikriyle karşımıza çıkıyor.

Savaşın Yön Değiştirmesi

Kod Naziler tarafından her 18 saatte bir değiştirilmekteydi ve bunun anlamı da 159 000 000 000 000 000 000 tane olasılıktan bir tanesinin kodu kırabileceği ve sonuç olarak sadece o günün kurtarılabileceği anlamına geliyordu. Herkes her bir olasılığın tek tek hesaplanıp, denenip şifreyi kırması içinse şanslarının yaver gitmesini beklemeye odaklanmışken Alan Turing bunun işe yaramaz boş bir uğraş olduğunu bilmektedir. Bundan dolayıdır ki sonrasında sayısız insanın hayatının kurtulmasını sağlayacak olan o dahice planına başlar; Enigma’nın oluşturduğu kodu kırabilecek yeni bir makine üretmek.

Bu sayede insan gücüyle tek bir Enigma kodunun kırılması 20 milyon yıl gibi devasa bir zamana tekabül ederken icat edeceği bu makine ile olasılıklar hızlı bir şekilde hesaplananarak şifre kırılabilecek ve gerekli önlemler aynı gün içinde alınmış olacaktır. Nitekim öyle de olur. Alan Turing, makineyi oluştururken filmde Joan Clarke karakterini eşsiz oyunculuğuyla bizlere yansıtan Keira Knightley’ı ve Alan’a her konuda nasıl yardımcı olduğunu görüyoruz. Bir kadın olarak zekasının küçümsenmesine aldırış etmeyen Clarke, pes etmemekte kararlıdır ve Alan Turing ile her konuda birbirlerine destek olurlar.

İcat ettiği bu yeni makine, savaşın seyrini Almanların aleyhinde ilerletmiş ve bugün kullandığımız bilgisayarların da temelini oluşturmuştur.

Savaşı matematiksel zekasını kullanarak bambaşka bir boyuta taşıyan Alan Turing, birçok zorlukla da karşılaşmıştır.

Karşılaştığı Zorluklar

Alan Turing’in karşılaştığı zorluklar daha küçük bir çocukken baş göstermiştir. Filmde ara ara Alan’ın gençlik çağlarından verilen kesitlerde diğerlerinden farklı olması gerekçesiyle maruz kaldığı zorbalıklar izleciye yansıtılıyor. Bu dönemde Alan’ın en yakın arkadaşı ve destekçisi Christopher’ı görüyoruz. Zamanla Christopher’a olan hisleri ve sevgisi artmış fakat bunu ona söyleme fırsatını bulamamıştır çünkü Christopher tüberküloz hastalığından dolayı ölür.  Bu olay Alan’ı derinden etkiler.

Alan Turing’in eşcinsel olması ve bu gerçeği yasak olduğu için açıkça ifade edememesi onu duygusal açıdan yıpratan durumlardan biri olmuştur. Makineyi icat ettikten ve bu sayede İngiltere’ye savaşta olağanüstü hamleler yapabilme imkanı sunduktan sonra ülkesi ona eşcinsel olması nedeniyle cezalandırılması gerektiğini bildirerek teşekkür etmiştir(!). Bunun için de önüne iki seçenek sunulmuştur: uzun süreli bir hapis cezası ya da hormonal tedavi içeren bir iyileşme süreci. Tedaviyi kabul eden Alan Turing bu süreçte düşünme yetisini kaybetmeye başladığını görüp duruma daha fazla katlanamaz ve 41 yaşında intihar eder.

Alan Mathison Turing’in Hayatına ilişkin Kısaca

Bazı kaynaklara göre neredeyse tek başına savaşın iki yıl daha erken bitmesini sağlaması ve on milyonlarca hayatın onun sayesinde kurtarılmış olmasına karşın yapmış olduğu bu kahramanlığın gizlenmesi ve ölümünden ancak 50 yıl sonra açığa çıkmış olması düşünüldüğünde Alan Turing’in mezar taşında yazanlar durumu daha iyi anlatamazdı sanırım:“Bilgisayar bilimlerinin babası, matematikçi, mantıkçı, savaş zamanı şifre çözücü, önyargı kurbanı”…

Yaşadığı süre zarfında gösterilmemiş olan saygı ölümünün üzerinden yaklaşık 60 yıl geçtikten sonra sonunda gösterilmiş ve 10 Eylül 2009 tarihinde Başbakan Gordon Brown, İngiltere hükümeti adına Turing’e yapılmış olan muamele adına özür dilemiştir. Homoseksüel olduğu için aldığı mahkumiyetin kaldırılması ve itibarının iadesi için 2011 Aralık ayında yeni bir kampanya başlatılmış ve 2012 Turing’in doğumunun 100. yılı olması nedeniyle Turing yılı olarak kutlanmıştır. 2013 yılında Kraliçe 2. Elizabeth, Turing’e kraliyet affı bahşederek başarılarını onurlandırmıştır.

Değerinin daha fazla gizli tutulamayacak kadar büyük oluşu onu tarihin tozlu sayfalarından çekip bizimle buluşturmuş ve analizini yapmış olduğum bu film için de ilham kaynağı olmasını sağlamıştır.

Yazımı film esnasında beni en çok etkisi altına alan repliği paylaşarak bitirmek istiyorum: “Siz çilek seversiniz, ben buz pateninden nefret ederim, siz duygusal filmlerde ağlarsınız, bense polene alerjiğimdir. Beynimizin farklı çalıştığı, farklı düşündüğümüz anlamına gelmiyorsa farklı zevkler, farklı tercihlerdeki amaç nedir?”

Reyyan Esen/ TESA Siyaset Masası Araştırmacı Yazarı

İstanbul Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir