Tarım Ekonomisi
İklimhaber'den Alınmıştır.

Tarım Küçülürken Tarım Bakanlığı Büyüyor!

Türkiye ekonomisinde tarım; nüfus ve istihdam, beslenme, tarımsal üretim, yurt içi tüketim, tarımın sanayiye olan katkısı, milli gelir ve ödemeler dengesi açsından önemini sürekli koruyan bir sektör konumundadır.

Türkiye sahip olduğu coğrafik konum, iklim yapısı ve ürün çeşitliliği açısından zengin bir tarımsal potansiyele sahiptir. Fakat üretimin sağlıklı kayıt altına alınmaması, üretici örgütlerinin yeterince aktif olmaması, istikrarlı olmayan tarım politikaları ve planlı olmayan üretim modelleri sektörde önemli problemlere sebep olmaktadır. İç ve dış talebe uygun planlı bir üretim modelinin benimsenmemesi bazı ürünlerde arz fazlası oluşturup üretici fiyatlarının düşmesine neden olurken bazı ürünlerde arz açığı olması ve bu açığın ithalat yoluyla kapatılmasına neden olmaktadır.

Ülke ekonomisi içerisinde tarımın payı giderek azalmaktadır. Aşağıdaki tablodan görüleceği üzere 2000 yılında GSYİH’daki payı % 10 iken günümüzde bu pay % 5,7’ye kadar düşmüştür.

Tablo 1: 2000-2019 Yılları Arası GSYİH ve Tarımın Payı

GSYİH ve TARIMIN PAYI
YıllarDöviz Kuru (TL)Tarım*
(Bin $)
Tarımın Payı (%)Türkiye
(Bin $)
20000,62827.398.26110,1271.767.759
20011,22117.796.0838,8200.998.669
20021,52124.268.79710,3230.494.220
20051,34846.262.4039,3499.876.787
20101,50269.714.3259,0772.366.615
20152,71359.499.6096,9861.879.256
20163,02453.414.8026,2862.744.000
20173,64852.209.3266,1851.490.804
2018-9 Aylık4,49131.236.6235,7597.954.174

Kaynak: TÜİK, Konularına Göre İstatistikler, Yıllık Hesaplar, Yıllık Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, http://www.tuik.gov.tr/PreTablo.do?alt_id=1108

İlk nüfus sayımının yapıldığı 1927 yılından itibaren toplam nüfus ve toplam nüfus içerisinde şehirli nüfus olarak adlandırabileceğimiz il ve ilçe nüfusunun, kırsal nüfus olarak adlandırdığımız belde ve köy nüfusunun payı aşağıdaki tabloda verilmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında nüfusun % 76’sı kırsal bölgelerde yaşarken, 1950’li yıllardan itibaren kırsal nüfusun payı giderek azalmaya başlamış, 1980’li yıllardan itibaren azalma hızlanmış, 2000’li yılların başında %35’e, 2010 yılında % 24’e inmiş, 2015 yılında ise %8’e inmiştir. 2015 yılındaki bu hızlı düşüşte şehirlerin ve köylerin idari bölünüşünde yapılan değişiklik rol oynamıştır. Ve halen de bu seviyelerde gerçekleşmeye devam etmektedir.

Tablo 2: 1927-2018 Yılları Arası Şehir ve Köy Nüfusu

Yıllara göre şehir ve köy nüfusu, 1927-2018
YılŞehirKırsalToplamKırsal (%)
19273.305.87910.342.39113.648.27076
19404.346.24913.474.70117.820.95076
19505.244.33715.702.85120.947.18875
19608.859.73118.895.08927.754.82068
197013.691.10121.914.07535.605.17662
198019.645.00725.091.95044.736.95756
199033.326.35123.146.68456.473.03541
200044.006.27423.797.65367.803.92735
201056.222.35617.500.63273.722.98824
201572.523.1346.217.91978.741.0538
201673.671.7486.143.12379.814.8718
201774.761.1326.049.39380.810.5257
201875.666.4976.337.38582.003.8828

Kaynak: TÜİK, Temel İstatistikler, Yıllara ve Cinsiyete Göre İl / İlçe Merkezleri ve Belde / Köy Nüfusu, Genel Nüfus Sayımları – ADNKS, http://www.tuik.gov.tr/UstMenu.do?metod=temelist

Türkiye’de istihdamın yapısı incelendiğinde tarım sektörünün her zaman önemli olduğu görülmektedir. Yıllar itibariyle toplam nüfus içerisinde kırsal nüfusun payı, toplam istihdam içerisinde ise tarımsal istihdamın payının giderek düştüğü görülmektedir. Nitekim 2000’li yıllarda tarımsal istihdamın payı %36 iken, 2015 yılında bu pay % 25’e bugün ise % 18’e düşmüştür.

Tablo 3: 2000-2018 Yılları Arası Toplam İstihdam ve Tarımsal İstihdam

Toplam İstihdam, Tarımsal İstihdam ve Payı
YıllarToplam İstihdamTarımsal İstihdamTarımsal İstihdam (%)
200021.5807.76936
200221.3547.45834,9
200520.0675.15425,7
201022.5945.68325,2
2015 26 621 5 48320,6
2016 27 205 5 30519,5
2017 28 189 5 46419,4
2018 28 870 5 34718,5

Kaynak: TÜİK, Konularına Göre İstatistikler, İşgücü İstatistikleri, http://www.tuik.gov.tr/PreTablo.do?alt_id=1007

Türkiye’de tarım sektörü içinde yer alan bütün bitkisel ürünler tarla bitkileri ve bahçe bitkileri olarak iki grupta toplanır. Bahçe bitkileri ise, meyve, sebze ve süs bitkilerinden oluşurken tahıllardan yem bitkilerine kadar olan bütün ürünler de tarla bitkileri olarak değerlendirilmektedir.

Ülkemizdeki tarım alanı, tahıllar ve diğer bitkisel ürünler ekilen alanı, sebze bahçeleri ile örtü altı üretim alanlarındaki değişim değerlendirildiğinde; tarım alanlarında 2001 yılına göre %7, tahıllar ve diğer bitkisel ürünler ikim alanında %13, sebze ekim alanında %12 azalış meydana gelirken, sadece örtü altı tarım alanında 260 bin dekar artış meydana gelmiştir.

Tablo 4: 2001-2017 Tarım Alanı İstatistikleri

YılTarım Alanı (Bin Hektar)Tahıllar ve Diğer Bitkisel Ürünler Ekilen Alan (Bin Hektar)Sebze Bahçeleri (Bin Hektar)ÖRTÜ ALTI (Dekar)
200140 96717 917909431 387
200241 19617 935930536 030
200541 22318 005894467 540
201039 01116 333802563 805
201538 55115 723808660 265
201638 32815 575804691 724
201738 00215 536798752 168

Kaynak: TÜİK, Konularına Göre İstatistikler, Bitkisel Üretim İstatistikleri, http://www.tuik.gov.tr/PreTablo.do?alt_id=1001 

Ülkemizde çiftçi kayıt sistemine kayıtlı çiftçi sayısı 2002 yılında 2 Milyon 588 Bin iken, 2017 yılında bu sayı yarım milyon yani % 18 azalarak 2 Milyon 132 Bine inmiştir. Tarım Bakanlığı’na 2002-2014 yıllarında 27.614 personel ataması yapılmış, 2015 yılında 53.332 olan personel sayısı 2016 yılında 57.175’e, 2017 yılında ise bağlı kuruluşları (TKDK, ESK, TMO, TİGEM, ÇAYKUR, AOÇ) ile birlikte personel sayısı 76.364’e ulaşmıştır. Bu demektir ki, 2015 yılında 41 çiftçiye 1 Tarım Bakanlığı personeli düşerken, 2017 yılında 28 çiftçiye 1 Bakanlık personeli düşer hâle gelmiştir. Bu sayının içerisine 14 Tarım Satış Kooperatifi’ndeki 4.173 personel, Tarım Kredi Kooperatifleri ve Bağlı Şirketleri’ndeki 8.246 personel ile Pancar Ekicileri Kooperatifi, Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri (KÖY-KOOP, TAR-KOOP, HAY-KOOP, OR-KOOP, ÇAY-KOOP),Üretici Birlikleri(Süt, Yumurta, Meyve, Bal, Tarla, Kırmızı Et Üretici Birlikleri ile Su Ürünleri, Deniz Ürünleri, Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Merkez Birlikleri),Islah Amaçlı Birlikler(Arı, Damızlık Koyun-Keçi, Manda ve Sığır Yetiştiricileri Birlikleri),Tohumculuk(Türkiye Tohumcular Birliği, Bitki Islahçıları, Fide, Fidan, Süt Bitkileri Üretici Birlikleri ile Tohum Dağıtıcıları, Tohum Sanayicileri ve Üreticileri, Tohum Yetiştiricileri Alt Birlikleri), Ziraat Odaları gibi Tarımsal Örgütlerde çalışan personellerin de dikkate alınması halinde 20 çiftçiye 1 personel düşmesi gibi bir oran ortaya çıkacaktır. Böyle bir orana dünyanın başka bir ülkesinde karşılaşma imkânı olmamasına karşın, tarımımızın düştüğü durum içler acısıdır.

Cumhurbaşkanımızın büyük önem verdiği çiftçiye hizmetin yerinde verilmesi, çiftçinin yerinde bilgilendirilmesi ve böylece çiftçinin gelir düzeyinin yükseltilmesi amacı ile Ziraat Mühendisi ve Veteriner Hekimlerden oluşan kamuoyunda bilinen adıyla “1000 köye 1000 Tarım Gönüllüsü” projesi Şubat 2016 tarihinde Tarım Bakanının imzası ile 12 yıl sonra yürürlükten kaldırılarak 10 binin üzerindeki Ziraat Mühendisi ve Veteriner Tarım İl ya da İlçe Müdürlüklerine çekilmiştir. Yürürlükten kaldırılan bu uygulama ile çiftçinin ayağında hizmet alma imkânı ortadan kaldırılmış, zaten çok sayıda personelin bulunduğu, hatta personelin oturacağı masa dahi bulunmayan Tarım İl Müdürlükleri ve İlçe Müdürlüklerine atanmışlardır.

2015 yılında 100 Milyon Dolar maliyetle Tarım Sektörü Entegre Yönetim Bilgi Sistemi kısaca TARBİL olarak ifade edilen proje oluşturulmuştur. Tarım Bakanlığı’nın sahadaki 10 bin personeli tarafından bilgi girişi yapılarak, Anadolu’ya yayılmış bin 200 gözlem istasyonu ile topraktan sofraya, her türlü (bitkisel/hayvansal/meteorolojik) tarımsal veri “Tarım Bilişim Bulutu”nda toplanacaktı. Sistem tam 42 ayrı veri kaynağını entegre ederek, Tarım Bakanlığı ile TÜİK’e iletilip, orada değerlendirilecek verilerle elde edilecek istatistikler doğrultusunda doğru tarım ve hayvancılık stratejisi belirlenecekti. Yaşadıklarımızda anlıyoruz ki, TARBİL projesi de başarıya ulaşamadı.

Tarım Bakanlığı’nın 2018 yılında uygulamaya başladığı Genç Çiftçi Projesi kapsamında çiftçilere dağıtılan hayvanlarda yaşananlar kamuoyunun gündemine yansımıştır. Projenin uygulama aşamasında belirli yanlışlıklar yapılmasından dolayı bu proje hayvan dağıtılan çiftçilere pek de katkı sağlamamıştır.

Netice-i kelam, olup bitenler karşısında Tarım Bakanlığı, sonuç bakımından verimi daha yüksek uygulamalara yönelmelidir.