Ana Sayfa / Yazılarımız / SIRADANLAŞTIRAMADIKLARIMIZDAN MISINIZ ?

SIRADANLAŞTIRAMADIKLARIMIZDAN MISINIZ ?

Sürü zayıf olanı her zaman içine alır ve her zaman önce onları kurban verir. Güçlü olanlar sürüye karşı olabilir, ya da aptal olanlar…

Kalabalıkların bizleri yutmaya çalıştığı bir çağdayız ve farklı olmak en göze batan durum. Nitekim benim içinde farklı olmaya çalışmak hoş bir tavır değil.Yaptığınız hareketin amacı buysa eğer… Peki ya farklı doğanlar için ne söyleyebiliriz. Çirkin ördek yavrusunun hikayesini hepiniz bilirsiniz.Ya da şirin civcivlerin arasında ki yavru kartal. Peki insanlar için ne demeliyiz. Sanıldığı kadar homojen midir insan? Dış görünüş, zeka, karakter… Elbette bizi birleştiren birçok ortak payda var. Ancak herhangi bir konuda fazlasıyla yetenekli olan ve bu durumun,onları toplumdan soyutlamasına neden olan bazı insanlar… Yani demem o ki Einstein ve siz aynı ırktansınız evet ama müzik dersinde bir Tesla hayal edin ya da kimya dersinde bir Mozart. Sanırım şimdi ne anlatmak istediğimi daha iyi anlamışsınızdır. Gayem o dur ki şu farklı insanlar hakkında birkaç kelam edelim ve bu konuda birkaç filmden yararlanalım.

‘İmitation Game’ ile başlamak bence harika olur. Benedict Cumberbatch’ın harika oyunculuğu,  izleyenlere bizim dehamız olan Alan Turing’in çektiği sıkıntıları anlatabilir. Sahip olduğu üstün matematiksel zekası onu küçük yaştan beri insanlardan uzak tutan bir unsur oldu. Eşcinsel olduğu için tutuklandığında ise farkındalığı resmileşmiş oluyordu ne yazık ki. Nitekim kendisi bu duruma dayanamadı ve o meşhur elmayı yiyerek intihar etti. Ölümü bugün dahi şüpheli durumda. Apple şirketinin kullandığı ve LGBT renkleri taşıyan ısırılmış elma ambleminin,  bu büyük dehaya duyulan saygıdan kaynaklandığı düşünülmekte.

Russell Crowe’un bu fotoğrafına bakan ve sinema kültürü belirli bir seviyenin üstünde olan herkes bu filmi hatırlayacaktır elbette. ‘Akıl Oyunları’, bir başka matematik dehası olan ve yakın tarihte kaybettiğimiz John Nash’in hayatını anlatmakta. Orjinal fotoğraflarını koymadığım için bağışlayın beni ancak amacım ilginizi yüksek tutmak olduğu için filmlerden yararlanıyorum. “Mutlu olmak her şeyin yolunda olması demek değildir. Mutlu olmak görmezden gelme konusunda ustalaşmak demektir. “Sanırım filmi ve Nash’i en iyi anlatan replik bu olmalı. Üstün zekası onu toplumdan soyutlarken, şizofrenisi kendisini gerçekten soyutluyor. Yine filmden bir replikle: “onlar hala varlar ama görmezden gelebilirim…”

Evet August Rush bu liste için anlamsız gelebilir size. Ancak bu filmi Mozart ile bağlantısı yüzünden seçtim. Ailesini hiç tanımamış bu miniğimiz, sahip olduğu üstün müzik yeteneği ile insanlar tarafından çabuk fark ediliyor. Nitekim o duyabiliyor, diğerlerinden farklı olarak. Filmden bir replik ile anlatırsak: “Ben müziğe inanıyorum, bazılarının peri masallarına inandığı gibi”. Mozart’ı anlattığı söylenen bu harika film, bir müzik dehası için hayatın nasıl olduğu hakkında bizlere fikir veriyor.

Uzun lafın kısası ister kabul edin ister kabul etmeyin. Bazı insanlar, topluma göre daha üstündür ve genelde bunun bedelini yalnız kalarak öderler. Eğer bir dehaya soru sormak fırsatına erişşeydim, soracağım soru: Sıradan birisi olmak ister miydiniz olurdu. Çünkü hiçbirisinin tam manası ile mutlu olduğunu sanmıyorum. Zaten neyin mutluluk vereceğini de sıradan insanlar belirlerken, buna pek şaşmamak gerek. İnsanlar farklı olana uyguladıkları bu tahammülsüzlük kültüründen artık vazgeçmeli. Farklı olan herkes bir süper deha değil elbette ki bana göre de farklılık tüm insanlar için geçerli. Ancak insanlar farklılığı bizlere göre daha belirgin olan insanların yaşadığı yalnızlık ve mutsuzluktan çekinip sürüye yani sıradanlığa karışmakta. Her şeye rağmen yaşadığınız hayat sizlerin ve karışmak gibi bir lüksüm yok. Ancak sıradanlaşmak sizi belki mutlu yapabilir veya böyle hissettirebilir ama söylemek zorundayım ki sizi siz olmaktan uzaklaştıracaktır. Eğer dediklerim size saçma geliyorsa bir köşeye çekilin ve ruhsuzlar sürüsüne bir selam çakın. Sonrasında onlara katılmak ya da, ya da’sı size kalmış…

Yazan Hakkında

Hasan Ali Hamarat
İstanbul Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir