savaş sanatı
İş Kültür'den alınmıştır.

“Savaş Sanatı” Kitap Analizi

Künye

Kitap Adı: Savaş Sanatı

Orijinal Adı: Bing Fa

Yazar: Sun Zi (Sun Tzu)

Çeviren: Pulat Otkan, Giray Fidan

Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Basım Yılı: 2020

 

Yazar ve Eser Hakkında

Sun Zi (Sun Tzu) hakkında bilinenler tarih kayıtlarında bulunan bilgiler dışında oldukça kısıtlıdır. Sun Zi’nin doğum ve ölüm tarihleri tam olarak bilinmemektedir. Kaynaklar Sun Zi’nin yaşadığı dönemi genellikle MÖ. 6. yüzyıl olarak kabul eder. Bazı kaynaklar ise bu tarihi MÖ. 545-470 olarak göstermektedir.[1] Sun Zi ismi “Ustanın Güneşi” anlamına gelmektedir. Tarihi kaynaklarda adının Wu Devleti olarak geçtiği günümüz Çin topraklarında doğduğu ve yaşadığı bilinmektedir.[2] Bazı kaynaklarda gerçek adının Sun Wu olduğu ifade edilmektedir.[3] Orijinal adıyla Bing Fa olan Savaş Sanatı, askeri belge ve bilgilerin temel kaynaklarından biri olarak değerlendirilebilir. Kitap on üç bölümden oluşmaktadır. Çince aslından olan çeviri Pulat Otkan ve Giray Fidan tarafından tercüme edilmiştir. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından on altıncı basım ile okuyucuya sunulmaktadır.

 

Giriş

Savaşın bir devletin başka bir devlete üstünlüğünü sağlayan temel bir unsur olduğu ifade edilebilir. Car Von Clausewitz “Savaş Üzerine” adlı eserinde savaşı özü itibariyle bir düelloya benzetmektedir ve savaşın çok daha büyük çapta olmak üzere düellodan başka bir şey olmadığını ifade etmektedir. Bir savaşı oluşturan sayısız kişisel düellolar tek bir kavram içerisinde toplanırsa iki güreşçiyi düşünmek uygun olabilir. Her biri fiziki gücü sayesinde, diğerini iradesine boyun eğdirmeye çalışır; en yakın amacı hasmını alt etmek, yıkmak böylece tüm direnişi yok etmektir. Yani Clausewitz, savaşı özü itibariyle hasmı iradeyi yerine getirmeye zorlayan bir şiddet hareketi olduğunu ifade etmektedir.[4] Clausewitz, savaş kavramını daha detaylandırdığında savaşın politik ilişkilerin başka araçların desteği ile sürdürülmesinden başka bir şey olmadığını ifade etmektedir.[5] Genel bir ifadeyle savaşı; devletler veya devlet grupları tarafından, millî güç unsurlarının tamamının veya bir kısmının kullanılması suretiyle icra edilen ve taraflarca savaş niteliği kabul edilen, kuvvet kullanılmasını içeren, düşmanca niyet ve/veya eylem olarak tanımlamak mümkündür.[6] Savaş kavramını ifade etmek üzere yapılan tanımlamalara bakıldığında savaşın bir güç gösterisi olduğu anlaşılmaktadır. Bu güç gösterisini kazanmak için ne yapılması gerektiğini Sun Zi “Savaş Sanatı” adlı eserinde anlatmaktadır. On üç bölümden oluşan eserin başlıkları Hesaplaşma, Savaş, Taktik Saldırı, Duruş (Konuşlanış), Güç (Vaziyet), Zayıflık- Güçlülük, Harekât, Dokuz Değişken: On Bir Olasılık, Arazi, Dokuz Arazi, Ateşle Saldırı, Casus Kullanma şeklindedir.

 

Kitap Analizi

Savaş Sanatı, Sun Zi’nin ölümünden sonra bile yıllara meydan okuyan büyük bir strateji kaynağıdır. Savaş Sanatı adlı bu kitap günümüzde birçok alanda araştırma ve inceleme konusu olmuştur. Strateji üzerine oldukça faydalı bilgiler veren kitap, bir savaşın nasıl ve ne şartlar altında kazanılacağının temel noktalarına değinmektedir.

1. Hesaplaşma

Sun Zi’ye göre savaş; bir ülkenin baş sorunu, ölüm kalım yeri, var olma ya da yok olma yoludur. Sun Zi savaşın muhasebesiz yapılmaması gerektiğini düşünmektedir. Sun Zi savaşabilmek için beş hususun iyi bilinmesi gerektiğini ifade etmektedir. Bu beş husus ise şunlardır; yol, gök, yer, komutan ve kural. Sun Zi’ye göre bu beş noktayı bilen savaşı kazanır, bilmeyen ise kaybeder. Yol; halkı, yöneticisi ile aynı düşünceyi paylaştırır. Gök; karanlık-aydınlık, soğuk-sıcak, zaman-mevsimi gibi kavramları ifade etmektedir. Yer; uzaklık-yakınlık, tehlikelilik-güvenlilik, genişlik-darlık demektir. Komutan; erdemlilik, güvenilirlik, insancıllık, cesaret ve ciddiyettir. Kural; askeri birliklerin örgütlenme biçimi, subaylara verilen rütbeler, ikmal yolları ve askeri harcamalardır. Savaşı kazanabilmek için önce artılar dikkate alınarak değerlendirme yapılmalı, sonra değerlendirme dışında hareket edilebilir. Durumu değerlendirmek demek; fırsatları kullanarak harekete geçmek, elde olan tüm imkânları avantajlı bir şekilde kullanmak demektir. Savaş kandırmacalı bir iştir. Bu duruma Büyük İskender’in Hydaspes Nehri Savaşı’nda (MÖ. Mayıs 326) Hintli Kral Poros ile savaşırken uyguladığı taktikler örnek verilebilir.[7] Vurabilecekken vurmayacakmış gibi göstermek, yaklaşırken uzaklaşıyormuş gibi göstermek gerekir. Özetlemek gerekirse yemle ve kandır, kargaşa çıkart ve ele geçir, dirençliyse ona göre hazırlan, güçlüyse ondan sakın, sinirliyse onu kızdır, tevazu göster ki gerçek sanıp mağrurlansın, dinleniyorsa rahatsız et, aralarında birlik varsa ayır, beklemediği anda ortaya çık. Kısacası düşmanı ummadığı yerden vurmak gerekir. Bunlar savaş erbabının başarı sırlarıdır. Ancak bu sırlara vakıf olan başarıyı elde edebilir.

2. Savaş

Savaşa girmek için savaş teçhizatının tam donanımlı olması gerekir. Savaşın sonucu zafer olsa bile uzun vadede yapılan bir savaş askerlerin yorgunluk duymasına neden olabilir. Büyük İskender’in M.Ö. 326 yılında Hintli Paurava Kralı Poros ile yaptığı Hydaspes Nehri Savaşı’ndan Makedon Kralı zaferinin ardından ilerleyişine devam etmek istemiş lakin askerler yorgun düştüklerinden ve birçoğu da artık evlerine dönmek istediğinden daha fazla ilerlemek istememişlerdir.[8] Kent ve kalelere yapılan saldırılar askerlerin gücünü tüketir. Askerin uzun süre dışarda olması ülke ekonomisini de oldukça zorlayacaktır. Bu durum sonucunda yerel beyler ayaklanabilirler. Bu nedenle savaşta hız oldukça önemlidir.  Savaşta zaman kaybetmek bir ülkeye yararlı değildir. Sun Zi’ye göre savaşın getireceği zararı bilmeyen yararı da bilemeyecektir. Askerlikte esas olan galibiyettir, oyalanmak değil!

3. Taktik Saldırı

Savaş stratejisinde önemli olan ülkeyi sağlam ele geçirmektir. Öncelikli olan çökertilmiş ordudan ziyade bütün bir orduyu ele geçirmektir. En iyisi savaşmadan baş eğdirmektir. Bu nedenle en iyi askeri stratejiler; taktik saldırı, askeri güce saldırı ve kentlere saldırır. Askerlikten anlayan biri düşman askerlerine savaşmadan baş eğdirir, düşman kentini saldırmadan ele geçirir. Mutlak zafer peşinde koşulacağından ordu zayiat vermez ve tam bir başarı elde edilir. İşte bu taktik saldırıdır. Kısacası taktik saldırı ordu içinde fazla zayiat vermeden düşman kuvvetini ele geçirip savaşı kazanmaktır. Askerlikte kural; on katıysan kuşat, beş katıysan saldır, bir katıysan dağıt, denksen hakkından gel, zayıfsan kapışmaktan kaçın. Zayıf bir ordu bilinçsizce direnirse güçlü düşmanın tutsağı olur. Eğer bilinçli bir şekilde karşılık verirse savaşı kazanma ihtimali artmaya başlar. Yine bu duruma Büyük İskender’in Perslerle yaptığı savaş örnek verilebilir. Büyük İskender’in ordusunun Perslerin beşte biri olmasına rağmen uyguladığı taktikler ile savaş kazanılmıştır.[9] Büyük İskender, Pers Kralı’na karşı başarılı bir savaş taktiği uygulayarak büyük bir zafer kazandı.[10] Bir hükümdar üç durumda askerin başını derde sokar. 1) Askerlerin ilerleyemeyeceğini bilmeden ilerlemesini söylemek. 2) Askerin geri çekilmesini bilmeden geri çekilmesini söylemek için verilen emirler. Bu maddeler akla Antoine de Saint-Exupery’nin yazdığı Küçük Prens’teki şu cümleleri akla getirmektedir; “Eğer bir generale deniz kuşuna dönüşmesini emredersen ve general emre uymazsa bu generalin hatası olmaz benim hatam olur.”[11] Bu ifade savaşta askerine yapamayacağı emri veren bir komutanı anımsatabilir. 3) Askerin dizginlenmesini gerçekleştirememek. Askerin kuşku duyup kafası karışmaya başlarsa yerel beyler bu durumdan faydalanır ve yenilgiye sebep olur. Sun Zi kazancın beş noktada öngörülebilir olduğunu ifade etmektedir. Bu beş nokta şunlardır; savaşacağını ya da savaşamayacağını bilen kazanır, sayısal farkı değerlendiren kazanır, astı üstü tek yürek olan kazanır, hazırlıklı olup hazırlıksız olanı bekleyen kazanır. Yetenekli komutanına karışmayan hükümdar kazanır.

4. Duruş (Konuşlanış)

Bu bölüm zaferin kazanılmasında duruşun çok önemli olduğunu ifade etmektedir. Muzaffer olacak bir ordu önce zafer kazanacağı bir ortam yaratır, sonra düşmanla savaşa girişir; yenilecek ordu önce düşmana savaş açar, sonra da savaş sırasında galip gelecek bir şans doğmasını bekler. Savaşı hakkıyla sevk ve idare etmesini bilen kişi, ahlaki kurallara ve disipline bağlı kalır. Böylelikle zafer ve yenilginin kaderi belirlenmiş olur. Savaşan askerin, askerliği esnasında bazı kuralları olmalıdır. Bu kurallarının birincisi; ölçü, ikincisi; nicelik, üçüncüsü; hesaplama, dördüncüsü; tartı, beşincisi; zaferdir. Toprak; ölçüyü, ölçü; niceliği, nicelik; hesabı, hesap ise zaferi tayin eder.

5. Güç (Vaziyet)

Sayıca çok askeri yönetmek, sayıca az askeri yönetmek gibidir. Yani çokla savaşmak azla savaşmak gibidir. Orduyu yenilmez kılan cepheden yapacağı sürpriz manevralardır. Savaş, cephe ve sürpriz manevralardan oluşmaktaysa cephe ve sürpriz manevralarının bileşimi sonsuz olmalıdır. İyi savaşanlar indirici ve atik olmalıdır. Büyük İskender ve Hintli Kral Poros’un Hydaspes Nehri Savaşı’nda uyguladığı çeşitli manevralar Sun Zi’nin anlatmak istediği manevraya iyi bir örnek olacaktır. Hydaspes Nehri civarında her iki ordu da karşılıklı biçimde konumlanmıştı. Bu savaşta Hintli Kral Poros, nehrin eriyen Himalaya karları ve muson yağmurları nedeniyle güçlü bir akıntıya sahip olacağını düşündüğünden ve aynı zamanda ordusundaki fillere de güvendiğinden zafer şansını İskender’inkinden daha fazla görüyordu. Nehrin güçlü bir akıntıya sahip oluşu, düşmanı yenip ilerleyişe devam etmek durumunda olan Makedonlara elbette zorlayıcı bir durum olacaktı. Ancak İskender daha fazla beklemenin büyük ihtimalle zaman kaybı olduğunu düşündüğünden Poros’un karşısında yeterli sayıda birlik bırakıp nehrin yukarısındaki elverişli bir noktadan beraberindekilerle karşıya geçti. Bu şüphesiz, Paurava Kralı’nın beklemediği bir hamleydi ve bu sebeple Poros ani bir strateji değişikliği yapmak zorunda kaldı.[12] Poros’un yaptığı hiçbir manevra Büyük İskender’in savaşı kazanmasına engel olamamıştır. Sun Zi’ye göre; savaş bir karışıklıktır gelişi güzel olmamalıdır. İyi savaşanlara durum değerlendirilmesi yapılarak sorumluluk yüklenir veya yüklenmez. Duruma uygun adamlar seçilerek görevlendirmeler yapılmalıdır. Büyük İskender’in Pers savaşında uyguladığı taktikler ve manevralar bu duruma iyi bir örnek olacaktır.

6. Zayıflık-Güçlülük

Savaş meydanına yerleşen düşmanı bekler ve rahat eder, savaş meydanına sonradan yerleşen yorulur. Sun Zi burada savaş meydanının önemini vurgulamaktadır. Düşmanın üstüne gelmesini isterse onu yemler, düşmanının üstüne gelmemesini isterse ona zarar verir. Düşman dinleniyorsa yorar, toksa aç bırakır, yerleşmişse yerinden eder. Bu saldırıdaki amaç, düşman askerini yıpratarak yormaktır. Böylece savaşı kazanmak daha da kolaylaşır. Savunma olmayan yere saldırılır. Saldırısında hiçbir direnişle karşılaşmayan karşısındakinin boşluğuna hamle yapmalıdır. Geri çekilişte sürat hızlıysa takip edilmemelidir. Sayısını azaltan olası saldırılara karşı savunmaya geçecek demektir. Sayısını çoğaltan karşısındakinin savunmaya geçmesini sağlayandır. Savaşın yeri ve zamanı bilinmesi savaşı kazanmak açısından çok önemlidir. Zafere giden stratejinin tekrarlamaması gerekir. Yönetimin sonsuz çeşitlilikte olması sağlanmalıdır. Askeri konuşlanma ile birlikte savaş, düşmanın durumuna göre zafer tayin eder. Düşmanın değişen hareketlerine rağmen muzaffer olana akıllı komutan denir.

7. Harekât

Harekâtın zor olanı; dolambaçlı olanı düze, dezavantajı avantaja çevirmektir. Sun Zi bu bölümde askeri harekâtların hangi durumlarda ve düşman davranışlarının karşısında askerlerin neler yapması gerektiğini öğütlemektedir. Savaşın hızı rüzgâr gibi olmalı, ateş gibi saldırıp yağmalamalı, dağ gibi kıpırdamaz olmalıdır. Bir yerleşim yeri talan edildiğinde bu, askerlerin arasında paylaştırılmalıdır. Bunun nedeninin ise oluşacak herhangi bir isyanın önüne geçmek için olduğu söylenilebilir. Harekete geçmeden önce hesap iyi yapılmalıdır. Dolambaçlı ve düz yolu önceden öğrenen ve planlama yapan savaşı kazanır. Bu, askeri harekâtın kuralıdır. Askeri harekât yöntemleri; düşmana yamaç yukarı saldırmamalıdır, yamaçtan aşağı gelen düşmanın önünde durulmamalıdır, kaçıyormuş gibi yapan düşmanın peşinden gidilmemelidir, sıkı askerlerin üzerine yürümek doğru olmayacaktır, düşmanın yemine dikkat edilmeli, geri çekilenlere müdahale edilmemeli, düşmanı kuşattığında ona kaçabileceği alan bırakılmalı, köşeye sıkışmış düşmana baskı yapılmamalıdır. İşte tüm bunlar savaş sanatıdır.

8. Dokuz Değişken: Bin Bir Olasılık

Dokuz değişken: Bin bir olasılık başlığı ile Sun Zi, avantajların ve dezavantajların yapılan planlamalarla birlikte hesaba katılması gerektiğini ifade etmektedir. Komutan bu planlama ve hesaplamayı yapabiliyorsa akıllı komutandır. Sun Zi’ye göre akıllı komutan avantaj ve dezavantajları şu şekilde planlayabilir: Doğal koşulları riskli olan yerlerde konaklamamalıdır. Hareket imkânı olmayan tehlikeli yerlerde beklemek hatalı bir hareket olabilir. Kuşatma yapılacak yerlerde strateji oluşturulmalıdır. Girilmemesi gereken yollar vardır ve bu konuda dikkatli olması gerekir. Üzerine gidilmemesi gereken askerler vardır. Mücadeleye gerek olmayan yerler vardır. Üzerine saldırılmaması gereken kentler ve yerine getirilmeyecek hükümdar emirleri vardır. Bu olasılıkları hesaplayan ve savaşı yönetmeyi bilen komutandır. Bazı komutanların beş tehlikeli hatası savaşı felakete sürükleyebilir. Bu beş hata şunlardır; ölümüne savaşırsa düşman tarafından yok edilebilir, korkaklık tutsaklık demektir, çok mağrur olur kendine güvenirse sonunda utanç duyacak bir duruma düşebilir, paniğe kapılıp kaçmak aşağılanmak demektir, adamlarına fazla düşkün olursa zor durumda kalabilir. Akıllı komutan, elinde ki avantajları bilse dahi olasılıkları yönetme sanatını bilmiyorsa orduyu yönetemez. Bu nedenle akıllı komutan yaptığı planlarda avantaj ve dezavantajların ne olduğunu iyi bilmelidir.

9. Orduyu Harekete Geçirme (Yürüyüş)

Sun Zi bu bölümde ilk olarak mevzilenme hakkında öğütlerde bulunmaktadır. İkinci öğüt noktasında ise asker ve komutanlar arasındaki disiplin ilişkisinden bahsetmektedir ve disiplinin önemini vurgulamaktadır. Dağlık alanlarda, ırmak bölgelerinde, bataklık bölgelerinde ve düzlük alanlarda avantajlar iyi kullanılırsa düşman yenilgiye uğrar. Askerin bölge içerisindeki tercihi zafer için büyük bir etkendir. Dağlık bölgelerden geçilirken vadilere yakın olunması, askeri kamp yerleri için yüksek ve güneşe karşı yerler seçilmesi öğütlenmektedir. Sel oluşursa suyun durulması beklenmelidir. Dik ve sarp kayalıklardan, çukurlardan özellikle tuzak olma ihtimalinde dolayı uzak durulmalıdır. Düşman askerlerinin ve komutanlarının davranışlarından ve konuşmalarından yapacağı hamleler öngörülebilir. Örneğin; düşman konuşmalarında alttan alıyorsa saldırmak için hazırlık yapıyor demektir. Hafif savaş arabaları öne çıkmış ve askerler her iki tarafa sıralanmışsa bu saldırı demektir.  Sun Zi insanca ama disiplinle yönetmenin kesin başarı getireceğine inanmaktadır.

10. Arazi

Bu bölümde savaş esnasında karşılaşılan arazi çeşitlerinden bahsedilmektedir. Arazinin kolay geçileni, kolay girilip zor çıkılanı, dolambaçlısı, geçit vermeyeni, sarp ve uzak olanı vardır. Bu altı araziden en iyi şekilde faydalanmanın yollarından bahsedilmektedir. Plan yapılırken hesaba mutlaka katılmalıdır. Eğer hesaba katılmadan plan yapılırsa oluşacak sorunlardan komutan suçlu olur. Arazi savaşta en önemli destektir. Düşmanın durumunu gözetlemek, zafer kazanacak stratejiyi belirlemek, tehlike ve zorluğu, uzaklık ve yakınlığı hesaplamak akıllı komutanın işidir. Böyle komutanlar ülkenin hazinesidir.

11. Dokuz Arazi

Sun Zi bu bölümde dokuz arazinin öneminden bahsetmektedir. Bu araziler şu şekildedir; dağınık, sınır, çekişmeli, açık, merkezi, önemli, zor, kuşatılmış ve çaresiz arazilerdir. Sun Zi bu araziler için şu nasihatlerde bulunmaktadır; dağınık arazide savaşa girilmemelidir. Sınır arazide asla duraklama yapılmamalıdır. Çekişmeli araziye düşman önce ulaşmışsa saldırı yapılmamalıdır. Açık arazide ordunun iletişimin kesilmesine izin verilmemelidir. Merkezi arazide yerel unsurlarla güç birliği yapılmalıdır. Önemli arazide düşmanın iaşesi yağmalanmalıdır. Zor araziden hızla uzaklaşmaya çalışılmadır. Kuşatılmış araziden çıkmak için strateji geliştirilmelidir. Çaresiz arazide tüm güçle savaşılmalıdır.  Savaşta en önemli unsur sürattir. Düşman hazırlıksızken harekete geçilmeli, öngöremediği yoldan gidilmeli, beklemediği anda vurulmalıdır. Sun Zi’ye göre arazi şartlarını iyi değerlendiren komutan ve asker savaşı kazanabilir. Arazilerde askerlerin konuşlanması oldukça önemlidir. Dokuz arazide değişik taktikler oluşturmalı, avantaj elde etmek için ilerlemeyi veya geri çekilmeyi ve bunların yanında askerin durumu gözetilip ona göre hesap yapılmalıdır.

12. Ateşle Saldırı

Sun Zi bu bölümde ateşli saldırılarda dikkat edilmesi gereken huşulardan bahsetmektedir. Ateşle saldırmanın düşmanın birliklerine, iaşe malzemelerine, at arabalarına, depolarına, ikmal yollarına olmak üzere beş çeşidi vardır. Ateşle saldırılarda beş çeşit değişikliğe karşı hazır olmak gerekir. Düşmanın kamp kurduğu yerin içine ateşle saldırıldığında en kısa zamanda dışarıdan müdahaleye hazır şekilde beklenmelidir. Yangın çıktığı halde düşman askeri sessizse durmalı ve saldırmamalı, ateşin yayılması beklenmeli, saldırmak mümkün olursa hemen saldırılmalıdır. Saldırmak mümkün değilse saldırı harekâtı yapılmamalıdır. Düşmanın kamp kurduğu yerin dışında ateşle saldırma durumu var ise ateşin içine yayılmasını beklemeye gerek yoktur, uygun zamanda hücum edilmelidir. Rüzgâr karşıdan esiyorsa ateşle saldırmamalıdır. Rüzgâr gündüz esmeye devam ederse gece duracaktır. Saldırılar bu bilgilere göre yapılmalıdır. Bu bölümde anlaşıldığı üzere ateşin doğru kullanımı gerçekleşirse eğer savaşı kazanmakta önemli bir etken olabileceği görülmektedir.

13. Casus Kullanma

Bu bölümde yerel casus, düşmanın içindeki casus, taraf değiştirmiş casus, ölü casus, canlı casus olmak üzere beş çeşit casustan bahsedilmektedir. Bu casusları kullanmak hikmettir ve hükümdarın hazinesi olabilir. Sun Zi bu casusları şu şekilde tanımlamaktadır. Yerel casuslar, düşman toprağında yaşayan yerli kişilerdendir. Düşmanın içindeki casus, düşman içindeki subay memurlardandır. Taraf değiştirmiş casus, düşmanın bize çalışan casuslarıdır. Ölü casus, düşmana yanlış bilgi veren, bizim verdiğimiz yanlış bilgiyi düşman casusuna ulaştırandır. Canlı casus, düşmandan doğrudan bilgi getiren casustur. Sun Zi’ye bilge olmayan hiçbir komutan ve hükümdar casus kullanamaz, insancıl ve adil olmayanlar casustan faydalanamaz, zeki olmayanlar casusun getirdiği bilgiden yararlanamaz. Casusun kullanılmayacağı bir yer yoktur. Casus deşifre olmuşsa öldürülmelidir. Savaşta yapılacak herhangi bir adımda casustan gelecek olan bilgi oldukça önemlidir ve hemen öğrenilmelidir. Bu nedenle sadece akıllı hükümdar ve erdemli komutan üstün ve zeki kişileri casusları yapar ve büyük başarılar elde eder. Bu savaşta çok önemlidir. Ordu buna dayanarak hareket eder. Casus kullanımı günümüzde de oldukça önemli bir istihbarat kaynağı olduğu ve birçok ülkenin birçok ülkede casus kullandığı söylenilebilir.

Sonuç

Tarih, bugüne kadar yapılan savaşların nasıl ve ne şartlar altında yapıldığına birçok kez şahit olmuştur. Yapılan bu savaşlarda bazı komutanların, devlet adamlarının veya devletin ileri gelenlerinin bazı önerilerde bulunduğu söylenilebilir. Bu önerilerden biri de bugüne kadar birçok strateji ve araştırma konusuna kaynaklık eden Sun Zi’nin yazdığı Savaş Sanatı olmuştur. Sun Zi’nin, savaşı kazanmanın yollarını dönemin şartlarını da göz önünde bulundurularak oldukça açıklayıcı bir şekilde öğütlediği görülmektedir. Bu öğütler günümüzde her ne kadar cephe kavramı değişse dahi dikkatli yapılacak bir inceleme ile günümüze de uyarlanabilir. Sun Zi yazdığı bu eserinde savaşı adeta sanatsallaştırarak öğütlerde bulunmuştur.

Tarihteki bazı komutanların girdikleri savaşta uyguladığı taktiklere bakıldığında Sun Zi’nin öğütlerine çok yakın olduğu söylenilebilir. Bu komutanlardan biri de Büyük İskender’dir. Büyük İskender tahta çıkışından itibaren yaptığı tüm savaşları adeta savaşı sanatsallaştırarak kazanmıştır. Büyük İskender, Hintli Kral Peros ve Pers Hükümdarı Daryus ile yaptığı savaşlarda uyguladığı taktikler ve manevralar, bilinen dünyanın yarısından fazlasına hükmetmesi için kazanç sağlamıştır.

Sun Zi’nin de dediği gibi iyi bir komutan; savaşın arazi şartlarını, mevsim koşullarını, taktik ve saldırılarını, savunma durumlarını ve manevralarını, orduda bulunan asker sayısını ve casus kullanımını çok iyi bir şekilde kullanan ve durumu yönetendir. Eğer savaşı kurallarına ve duruma göre yönetirseniz kazanma payı da o kadar artacaktır.

 


Kaynakça

Aksu, Halil İbrahim, İskender’in Hayatı,  (Lisans Tezi), T.C. Adnan Menderes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü, 2017, https://adnanmenderes.academia.edu/HalilIbrahimAksu (E.T.15.05.2020)

Clausewitz, Car Von, Savaş Üzerine,(çev. Şiar Yalçın), Eriş Yayınları, İstanbul, 2003

Demirbilek, Salih, Sun Zi’nin Savaş Sanatı ile Orhon Yazıtları Arasındaki İlişki Üzerine, Jots, 2/1, 2018, s. 24-37, https://www.academia.edu/35841420/Sun_Zinin_Sava%C5%9F_Sanat%C4%B1_ile_Orhon_Yaz%C4%B1tlar%C4%B1_Aras%C4%B1ndaki  (E.T.13.05.2020)

Exupery, Antoine de Saint, Küçük Prens, (çev. Zeynep ece), martı yayıncılık, İstanbul, 2019

Özveren, Mert, Büyük İskender’in Siyasi ve Kültürel Karakterine Etki Eden Faktörler, (Lisans Tezi),

T.C. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü, 2019, https://www.academia.edu/41486682/B%C3%BCy%C3%BCk_%C4%B0skender_Lisans_Tezim (E.T.10.05.2020)

Varlık, Ali Bilgin, Savaşı Tanımlamak: Terminolojik Bir Yaklaşım, Avrasya Terim Dergisi, 2013,1(2):114-129, https://www.researchgate.net/publication/325264020_SAVASI_TANIMLAMAK_TERMINOLOJIK_BIR_YAKLASIM (E.T.15.05.2020)

Zi, Sun, Savaş Sanatı, (Çev. Pulat Otkan, Giray Fidan), Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul,

Milattan Önceki Savaşlar: İskender, https://www.history.com/topics/ancient-history/alexander-the-great /https://www.dailymotion.com/video/xncssc, (E.T. 21.05.2020)

Sun Zi Kimdir? https://www.biyografi.net.tr/sun-tzu-kimdir/ (E.T.15.05.2020)

 

Dipnotlar

[1]B. Okay, Et Ali Sun Zi: Savaş Sanatı, Modern Muharebe Kavramlarıyla Yeni Bir Bakış, Bilge Kültür Sanat Yayınları, İstanbul, 2016, s.26, Salih Demirbilek, Sun Zi’nin Savaş Sanatı ile Orhon Yazıtları Arasındaki İlişki Üzerine, Jots, 2/1, 2018: 24-37, https://www.academia.edu/35841420/Sun_Zinin_Sava%C5%9F_Sanat%C4%B1_ile_Orhon_Yaz%C4%B1tlar%C4%B1_Aras%C4%B1ndaki, (E.T.13.05.2020), s.25

[2]Sun Zi Kimdir? https://www.biyografi.net.tr/sun-tzu-kimdir/ (E.T.15.05.2020)

[3]Sun Zi, Savaş Sanatı, (Çev. Pulat Otkan, Giray Fidan), Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2020

[4]Car Von Clausewitz, Savaş Üzerine,(çev. Şiar Yalçın), Eriş Yayınları, İstanbul, 2003, s.13-14

[5]A.g.e., s.244

[6]Ali Bilgin Varlık, Savaşı Tanımlamak: Terminolojik Bir Yaklaşım, Avrasya Terim Dergisi, 2013,1(2):114-129,https://www.researchgate.net/publication/325264020_SAVASI_TANIMLAMAK_TERMINOLOJIK_BIR_YAKLASIM, (E.T.15.05.2020), s.119,

[7]Milattan Önceki Savaşlar: İskender, https://www.history.com/topics/ancient-history/alexander-the-great /https://www.dailymotion.com/video/xncssc, (E.T. 21.05.2020)

[8]Mert Özveren, Büyük İskender’in Siyasi ve Kültürel Karakterine Etki Eden Faktörler, (Lisans Tezi), T.C. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü, 2019, https://www.academia.edu/41486682/B%C3%BCy%C3%BCk_%C4%B0skender_Lisans_Tezim, (E.T.10.05.2020), s.61

[9]Milattan Önceki Savaşlar: İskender, https://www.history.com/topics/ancient-history/alexander-the-great /https://www.dailymotion.com/video/xncssc, (E.T.21.05.2020).

[10]Halil İbrahim Aksu, İskender’in Hayatı,  (Lisans Tezi), T.C. Adnan Menderes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü, 2017, https://adnanmenderes.academia.edu/HalilIbrahimAksu, (E.T.15.05.2020),  s.23

[11]Antoine de Saint-Exupery, Küçük Prens, (çev. Zeynep ece), Martı Yayıncılık, İstanbul, 2019, s.49

[12]A.g.e. Mert Özveren, s. 60