Ana Sayfa / Yazılarımız / Siyaset / Riyad’da Bir Marvel Filmi: “Yeni Tasfiye Memuru Geldi”

Riyad’da Bir Marvel Filmi: “Yeni Tasfiye Memuru Geldi”

Yazan: Ertuğrul Gazi Kefinsiz

      ABD Başkanı Donald Trump, göreve başladıktan sonraki ilk yurt dışı gezisini İslam, Yahudilik ve Hristiyanlığın merkezine yaptı. Gerek Avrupa medyası olsun gerek Türk medyası bu geziyi çok yakından takip etti. Özellikle Türk medyası gezinin magazinsel boyutu üzerinde daha çok durdu.

“Riyad’a vardıklarında Trump’ın karısı Melenia’nın başı açıkmış, Vatikan’da kapalı, elbisesi şık ve siyahmış. ABD Başkanı ve Suudi Kral kılıçla raks etmişler. Melenia kocasının elini karşılama töreninde tutmamış. Trump’ın kızı Ivanka bütün güzelliği ile Suudların aklını başlarından almış.”.

Sıcağı sıcağına medyada ancak bu kadar ciddi bir yankı uyandıran geziyi değerlendirmek için taşların yerine oturmasını bekledim desem yanlış olmaz. Değerlendirmeme en son söyleyeceğimi başta söyleyerek başlamak istiyorum ki nereye gideceğimizi bilelim. ABD Başkanı’nın Riyad ziyaretinde yapılan silah anlaşmaları sonrası ABD Dışişleri Bakanı  Rex Tillerson’un “ İran’ın bölgedeki kötü etkileri ve Suudi Arabistan sınırlarının her tarafındaki İran tehdidine karşı yapıldığı”  demecini vermesi ve ayrıca “İran’ın dünyadaki en büyük terör şebekesine sahip olduğunu” belirtmesi. Masaya yatırılan konuların başında İran yayılmacılığına karşı odaklanıldığını gösteriyor. Bu konuşma İran’da Ruhani’nin seçilmesini kutlayan Avrupa Birliği ile tezatlık gösteriyor. Ancak daha büyük bir tezatlığı ABD kendisi ile çelişerek gösteriyor. Oysa ki 2003 yılındaki Irak’ı işgal hareketiyle İran’ın bölgesel güç olmasını sağlayan körfezde petrol şirketlerinde ortaklık kuran yine ABD’nin kendisiydi. Sünni Saddam’ın devrilmesiyle nüfus çoğunluğu  Şii olan Irak’ın, İran’ın etkisi altına gireceği belliydi ve zamanında ABD’li yetkililere belirtilmişti. Özellikle 2014-2016 yılları arasında ABD eski  Başkanı Obama, İran’a yönelik ambargoların kaldırılmasını ve nükleer çalışmaların meşrulaştırılması yönünde aşırı çalışmalar yapmıştı.

Büyüyen İran yayılmacılığı, Suudilerin Asya devletleri ile yapmış oldukları yeni anlaşmalar, ekonomik kaynakları petrolün tekelinden çıkararak yeni çeşitli kaynaklar aramaya girişmeleri, teknoloji transferleri aramaları. Ortadoğu’da bölgesel stratejik öneme sahip miğfer devletlerin Doğu’ya yönelmeleri, ABD Başkanı’nın ilk ziyaret yerini bu bölge yaptırmıştır. Rahatlıkla söyleyebileceğimiz bir şey var ki ABD’nin Suudilere bu kadar yakınlaşmasının nedeni dünyada artık Amerikan Hegemonyası’nın bitmiş olması ve çok kutuplu bir ilişki ağının oluşmuş olmasıdır.

İran’a karşı İsrail ile yakınlaşmayı tercih eden Suudiler, ABD ile 10 yıl içerisinde 300 milyar doları aşabilecek 110 milyar dolarlık silah anlaşması imzaladılar. Kesin olarak 110 milyar doların 12,5 milyar doları net malzeme siparişidir. Üzerinde görüşülen konular THAAD füze sistemleri, savaş gemileri ve askeri teknoloji alanındadır. Ortadoğu’da işler artık eskisi gibi olmayacaktır. Ortadoğu’da sil baştan düzenlemeye girişilmiştir. Kykes-Picot hileleri kaldığı yerden devam etmekte bu karışıklıklar uzlaşmaları daha da zor kılmaktadır. Sürekli yeni ve değişken ittifaklar görülmeye devam edecektir. Nükleer müzakerelerde yanında olduğumuz İran’ın Türkiye etrafındaki Pers yayılmacılığında Suudilerle birlikte olacağız. Astana’da İran’la birlikte olacağız. Suriye’de terör destekçisi İran ve Rusya ile çatışacağız, ancak bu çatışmalar muhtelif konularda uzlaşamayacağımız anlamına gelmeyecek. Suriye’de, Türkiye ile birlikte Esed’e karşı birlikte hareket eden Suudiler ABD’ye: “Bu silahları sizden alırız, ancak Suriye’de terör örgütlerini desteklemeyeceksin.” dememiştir. Çünkü Türkiye’nin Cibuti’de bulunan üslerinden ciddi rahatsızlık duymaktadır. Artık bütün devletler çok yönlü dış politika izlemek zorunda, sistem bunu gerekli kılıyor. Dost veya düşman ilişkisinden ziyade rakip mantığı yerini alıyor ve çıkarları doğrultusunda herkes herkesle uzlaşmaya gidebiliyor.

İşte bütün bu ayrıntılar Arabistan’ın baş şehri Riyad’da sihirli küre etrafında ellerinde kılıçla Suudi Kralı ile Mısır’ın diktatörünü buluşturup dans ettirebiliyor. Yapılan devasa anlaşmalar yeni “Ortadoğu çıkmazı” fotoğrafını veriyor.

Suudilerin ABD’den silah almasını ve ABD’nin Ortadoğu’da olmasını eleştiren Müslümanlara da bu konu özelinde belirtmek istediğim birkaç nokta var. Siyaset olması gerekeni değil, mümkün olanın en iyisini yapma sanatıdır. Suudi Kral’ın tutumu bu doğrultuda açıklanabilir. Özellikle Türkiye gibi ülkelerin savunma sanayi alanında yapacağı hamleler bu noktada çok önemlidir. Elzem bir şekilde savunma sanayi geliştirilmelidir ve ondan sonra diğer Müslüman ülkeler savunma ihtiyaçlarını bizden karşılamazlarsa eleştirilmelidir. Bugünün üzerine koyarak vizyonlarımıza ulaşmalıyız.

Diplomasi pasta gibidir amaç en büyük payı almak değildir, rakipleri şeker hastası yapıp pastadan kendilerince vazgeçmelerini sağlamaktır. Amerika’nın Ortadoğu’daki tutumu bu şekildedir.

Olayları iyi okuyup akıl süzgecinden geçirerek, ona göre politikalar izleyerek, bu doğrultuda çalışmalar yapmak zorundayız. Bir asır önce bıraktığımız mirası birilerinin hisselere ayırma ve bölgeyi tasfiye etme çabalarını bir idrak edebilsek…

 

NATO Zirvesi

     ABD Başkanı Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve İngiltere Başbakanı May’in ilk kez katıldığı NATO zirvesinde DAEŞ ile mücadele, Türkiye’nin AB ile ilişkileri, İncirlik tartışmaları, FETÖ ve PKK-PYD sorunu görüşüldü. (Sabah, 2017)

Daha çok DAEŞ ile mücadele konusu üzerinde durulan zirvede Kuzey Atlantik Paktı’nın terörle mücadele için bir istihbarat merkezi kuracağı ve DAEŞ’e karşı daha etkin rol alınabilmesi için küresel koalisyona katılacağı kararı alındı. Ancak NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in yapmış olduğu açıklamada gözetim uçaklarıyla koalisyona lojistik destek sağlamanın daha uzun sürede havada kalabilen uçaklar ile yakıt ikmali ve NATO’nun savaş rolü oynamayıp eğitim vererek kapasiteyi arttıracağını belirtti. (EUNews, 2017)

Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere NATO, her ne kadar terör ile mücadelede aktif rol oynayacağını açıklamış olsa da karada asker bulundurmayarak, İngiltere saldırıları sonrası sembolik, katılmış olmak için katılınmış olan bir koalisyon ortağı olarak kalacaktır.

Zirvede değinilen bir başka konu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Almanya Başbakanı Angela Merkel arasında görüşülen İncirlik sorunudur. 15 Temmuz sonrası Türkiye’den kaçan darbeciler, Almanya’dan sığınma hakkı talep etmişler ve kabul edilmişlerdi. Ardından Türkiye’nin bütün diplomatik uğraşlarına rağmen geri verilmeleri noktasındaki görüşmeler sonuçsuz kalmıştı. Akabinde Mayıs ayının ortalarında İncirlik’i ziyaret etmek isteyen Alman milletvekillerinin üsse girişini yasaklayarak bu duruma misilleme yapan Türkiye, NATO Zirvesi’nde yapılan görüşmeler ile bu soruna bir açıklık getirememiştir. (Milliyet, 2017)

Daha önceleri Avrupa karşısında her denileni yapan bir Türkiye vardı. Artık yok. Hatta bölgede yaşanan krizler ve istikrarsızlıklar sonucunda bölgesel güç olmanın getirdiği sorumlulukları yerine getirmeye çalışan bir Türkiye var. Müzakere tehdidinde de, İncirlik restinde de aynı tutumu sergilen Türkiye’ye Avrupa alışmak zorunda.

Ulusal çıkarları doğrultusunda hareket eden Türkiye, Avusturya meselesinde de aynı tavrı sergiledi. Türkiye karşıtı kampanyalar yürüten, terör örgütlerine destek veren, NATO üyesi olmadığı halde NATO projelerinde yer alan Avusturya’nın vetosunu gündeme getirerek diplomasi yoluyla yanıt verdi. NATO ise bu krizi, her üye ülkenin ayrı ayrı diğer ülkelerle anlaşma yapabileceğine dair kararla atlatmayı planlıyor.

Zirvede, NATO’nun 1.1 Milyar Euro değerinde olan yeni karargâhının da açılışı gerçekleştirildi.

Toplantı sonrası NATO Genel Sekreteri: “İlk olarak, müttefikler gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 2’sini savunmaya harcama taahhüdünü yerine getirme niyetinde. Bu harcamaların yüzde 20’si büyük çaplı askeri ekipmanlara ayrılmalı. İkincisi ise gerekli görülen kilit bölgelere nasıl fazladan yatırım yapılacağı. Üçüncüsü olaraksa üyelerin NATO misyonlarına, operasyonlarına ve diğer faaliyetlerine nasıl katkıda bulunacağı.” şeklinde raporlarda görülmek istenen maddeleri sıralayarak zirveye son verdi. (EUNews, NATO Zirvesi Yeni Karagahın Açılışıyla Sona Erdi: EU News, 2017)

 

Başvurular

EUNews. (2017, mayıs). NATO Zİrvesi Sona Erdi: EU News. EU News Web Sitesi: http://tr.euronews.com adresinden alındı

EUNews. (2017, Mayıs). NATO Zirvesi Yeni Karagahın Açılışıyla Sona Erdi: EU News. EU News Web Sitesi: http://tr.euronews.com adresinden alındı

Milliyet. (2017). İncirlik Satrancı: Milliyet Gazetesi. Milliyet gazetesi Web Sayfası: http://www.milliyet.com.tr adresinden alındı

Sabah. (2017, mayıs). 10 Soruda NATO Zirvesi: Sabah gazetesi. Sabah Gazetesi Web Sİtesi: http://www.sabah.com.tr adresinden alındı

 

 

Yazar Hakkında

Ertuğrul Gazi Kefinsiz

Karabük Üniversitesi Uluslararası ilişkiler Öğrencisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir