Size daha iyi hizmet verebilmek adına sitemizde çerezler bulundurmaktayız. Gizlilik Politikamızı öğrenmek için tıklayınız. Ayrıca kişisel verilerin koruması kanunu kapsamında TESAD ile iletişime geçen her birey, iletişim verilerinin paylaşılmasını ve ilgili TESAD birimlerince kullanılmasını kabul beyan ve taahhüt eder.
popülizm
İletişim'den alınmıştır.

Popülizm Nedir Kitap Analizi

Künye

Kitabın adı: Popülizm nedir?

Kitabın yazarı: Jan-Werner Müller

Yayın evi: İletişim

Basım tarihi ve yeri :  3. Baskı, İstanbul

Çeviren: Onur Yıldız

Sayfa Sayısı:121

Giriş

Popülist partilerin yükseldiği bir döneme şahit oluyoruz söylemlerinin hakim olduğu bir dönemdeyiz. Peki popülizm nedir? Popülist partiler iktidara gelebilir mi? Popülist liderleri diğer liderlerden ayıran karakteristik özellikler var mıdır?

Siyaset teorilerinin son dönem popüler tartışmalarından olan popülizm, tanımının ya da amacının ne olduğu konusunda tartışmalara ve akademik çalışmalara konu olmuştur.  Jan -Werner Müller tarafından kaleme alınmış ve popülizmin ne olduğuna dair bir deneme olarak yazılmış olan kitabın sonlarında yazar tespitlerini yedi temel maddede özetleyerek  okuyucuyu bilgilendirmeye, günümüz politik sorunlarına, çözüm fikirlerine yardımcı olmaya çalışmıştır.

Okuyacağınız yazı daha çok temsiliyet sistemi ve popülizm ilişkisi üzerinden kitap incelemesi yapacak olmakla birlikte popülist lider ya da parti incelemesi yapmayacak olup seçimler ve siyaset üzerine dair kısa bir örnek değerlendirmesi içermektedir.

Popülist Aktörler

Birçok  siyaset teorisi spesifik tanımlara sahip olsa da popülizm teorisinin spesifik bir tanımını yapmak sanıldığı kadar kolay değildir. Genelde popülistlerin seçkin eleştirisi yapan kişiler olduğuna dair bir tanımlama vardır.  Hangi tür aktörlerin popülist olarak sayılacağına dair cevap yazar tarafından şu şekilde ifade edilmiştir: ‘‘Popülist sayılmak için seçkinlere dair eleştirel tutum almanın gerekli bir ön koşul olduğunu ama yeterli bir koşul olmadığını iddia eder.’’[1] Yazara göre sadece seçkin eleştirisi yapmak ile tanımlanırsa popülist olmayan fakat seçkin eleştirisi yapan diğer birçok parti lideri de popülist olma ile itham edilebilir. Dolayısıyla buna ek olarak çoğulculuk eleştirisinin de popülist aktörleri tanımlamakta dikkate alınması gerektiğini belirtir. Popülistler iktidarda bulunan ya da çoğunlukmuş gibi gözükenlerin aslında gerçek halk ile ilgisi olmadığını söyleyerek kendilerinin gerçek halkın temsilcisi olduklarını iddia ederler. ‘‘Popülistler biz %99’ uz değil, biz %100’ üz derler.’’[2]

‘‘Bir siyasal aktör ya da hareketin popülist olabilmesi için halkın bir bölümünün Halk olduğunu iddia etmesi; sadece kendisinin bu halk ile esaslı bir biçimde özdeşleştiği veya sadece kendisinin bu gerçek doğru halkı temsil ettiğini ileri sürmesi gerekir.’’[3]

Temsiliyet

Antik Yunan’ da ortaya çıkan ve gelişen demokrasi kavramı halkın halk tarafından yönetilmesi olarak tanımlanmıştır. Halk yasa yapma sürecine bizzat kendisi dahil olmuştur. Fakat ulus devletlerin oluşması halk ya da yurttaş tanımlarının genişlemesi daha büyük çoğunlukları kapsamasıyla buna ek olarak büyüyen sınırlar da eklenince Antik Yunan’daki şehir devletlerinde uygulanan demokrasi kavramının uygulanma ihtimali giderek azalmıştır. Liberal teorinin ortaya çıkması ve gelişmesiyle ve liberal demokrasi kavramının oluşmasıyla meydana gelen temsiliyet sistemiyle halkın siyasal alana katılımı temsilciler aracılığıyla sağlanmaya çalışılmıştır.[4] ‘‘Doğrudan demokrasi, yönetim görevlerine, yurttaşların doğrudan, aracısız ve sürekli olarak katılımına dayanmaktadır. Yönetim ile yönetilenler ve devlet ile sivil toplum arasındaki ayrımı geçersiz kılmaktadır; demokrasi halkçı bir kendini yönetim sistemidir.’’[5] ‘‘Temsili demokrasi sınırlı ve dolaylı bir demokrasi biçimidir.’’[6] Temsiliyet sisteminde genellikle çoğunluğu sağlayanlar temsil hakkı kazanır ve onların temsilcileri politik eylemlerde bulunma yetkisine sahip olur.

Popülistlerin iktidara gelebilmesi için ise temsiliyet sistemi gerekli bir ön koşuldur demek yanlış olmaz çünkü  popülistler  çoğunluğa sahip olup devlet kurumlarında görev yapma, karar verme yetkisini elinde bulunduran temsilcilerin gerçek halkı temsil etmediklerini eleştirerek söylemlerini gerçekleştirirler. Ayrıca kendilerinin iktidar gücüne sahip olabilmek için ise temsiliyet sisteminde seçimleri kazanarak birer temsilci olması gerekmektedir.

Popülist olmayanlar genelde popülist partileri muhalefet olarak görür, iktidara gelme olasılığının düşük olduğunu düşünürlerdi. Lakin görünür şudur ki popülist partilerin meclislerde yavaş yavaş yer almaya başlaması, popülist liderlerin iktidara gelmesi günümüz dünyasında giderek artmaktadır.

Muhalefet Olarak Popülistler

Partiler seçimleri kazanmak için kampanyalar yaparlar. Negatif kampanyalar genellikle rakiplerini eleştirerek seçmenlerin, rakiplerinizin yerine size oy vermenizi sağlamaya çalışmak amaçlı tasarlanmış kampanyalardır. Negatif kampanyalarda rakibinizin ya politikalarını, yaptıklarını eleştirir ya da karakter odaklı eleştiriler yaparsınız. Her tür siyasi parti negatif kampanya kullanabilir. Diğer siyasal partiler gibi popülist partiler de negatif kampanyaları yoğun olarak kullanırlar. Bu kampanyalarda hem iktidarı hem de diğer muhalefetleri eleştirirler. ‘‘Popülistler muhalefette oldukları sürece ve kamuoyu yoklamalarının gerçek halkın görüşlerini yansıtmadığını iddia ettikleri durumlar sonrasında, her zaman, seçim kazanarak bulundukları makamlara gelmiş yöneticilerin varoluşsal olarak karşısında yer alan, ‘‘dışarıdaki’’ harekete geçmemiş halka başvuracaklardır.’’[7]

İktidar Olarak Popülistler

Popülistler mevcut yönetimi eleştirirler fakat yönetime kendileri geçtiğinde bunu yapmazlar  şeklinde düşünceler hâkim olabilir. Fakat Popülistler iktidara geldiğinde hala elit, seçkin eleştirisi yapmaya devam edebilirler. Her ne kadar iktidar sahibi olsalar da devletin diğer kurumlarında onların tarafında olmayan seçkinlerin, elitlerin varlığından ve yapılması gerekeni yapmadıkları gibi şeylerle eleştirilerini devam ettirebilirler. ‘‘Pek çok popülist iktidara geldiklerinde mağduru oynamaya devam eder. Çoğunluklar, mağdur azınlıklar gibi davranır.’’[8] ‘‘Devletin yönetilmesinde devletin sömürgeleştirilmesi, kitlesel kayırmacılık ve sivil toplumun sistematik olarak bastırılması pratiklerini kullanır bunları yaparken davranışlarını ahlaki ve meşru olma temellerine oturturlar.’’[9]

Müller, iktidardaki popülizmi liberal olmayan bir demokrasi olup olmadığı yönünden değerlendirir. İktidara gelen popülistlerin sınırları zorladığını fakat otoriter bir rejim kurmanın maliyeti arttıracağını, üstelik uluslararası kamuoyunda eleştiriye tabi tutulacağı gibi sebeplerle yapılmadığını söyler. Yazara göre ‘‘yeterli güce sahip popülistler yeni bir anayasa yazmayı isteyeceklerdir.’’[10] ‘‘Popülist anayasalar, iktidara gelmeleri halinde popülist olmayanların gücünü sınırlandırmak için tasarlanmıştır. Anayasalar siyaset için bir çerçeve oluşturma özelliğini yitirir ve iktidarı elde etmek için kullanılan bir araca dönecektir.’’[11]

Popülizmin siyaset ve seçimlere etkisine dair bir örnek

Popülist partiler bir seçimi hatta bir ülkenin geleceğini etkiler mi? Brexit olayları daha gündeme gelmemiş, referandum yapılmamıştı.  Bu sürecin yaşanmasında, gelişmesinde elbette birden fazla nedenden bahsetmek mümkündür. Fakat bu yazıda popülist bir partinin diğer partinin seçim politikalarına etkisinden kısaca bahsedilecektir.

Avrupa Birliğine şüpheyle bakan kesimlerin ve popülist dalgaların olduğu Avrupa’da genellikle popülist sağ bir parti olarak bilinen UKIP, yani Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi’nin yavaş yavaş meclise girmesinin, giderek oylarını arttırmasının farkına varılması sonrasında Muhafazakar Parti seçim tabanındaki oyları kaybetmemek, oyların UKIP’e geçmemesini de düşünerek bir sonraki seçim vaatlerini hesapladı denilebilir. Dolayısıyla David Cameron, 2015 seçimleri kampanyasında Avrupa Birliği’nde kalıp kalmamak ile ilgili bir referandum vaadinde bulundu. 2015 seçimlerinde başarılı bir sonuç elde etti. Bu seçimden sonra İngiltere’nin hem iç politikasında hem de dış politikasında çeşitli gelişmeler oldu. (Örneğin  bu süreçte ‘‘David Cameron  yerini Theresa May’e, Theresa May de Boris Johnson’a  bırakmıştır. )

Daha birçok farklı sebeplere dayandırılabilir olsa da Brexit sürecinin ortaya çıkması, yaşanan diğer gelişmelerde bu durumun da etkisinden söz edilebilir. Popülist bir partinin mecliste temsiliyet hakkı kazanması bir ülkenin, bir topluluğun geleceğini etkileyecek olaylar zincirinin bir halkası olabilir mi sorusunu sormak yanlış olmayacaktır.

Sonuç

Antik Yunan’da ortaya çıkan ve halk tarafından uygulanan demokrasi kavramından sonra, temsilciler aracılığıyla yönetimi tanımlayan günümüz demokrasisinde genellikle çoğunlukçu demokrasi temsilciler aracılığıyla, yani çoğunluğu kazanan tarafın iktidara sahip olduğu görülmektedir. Siyaset teorisi ve demokrasi tartışmalarında çoğulcululuk ve çoğulcu demokrasi kavramlarına da rastlamak mümkündür. ‘‘Siyasal çoğulculuk, seçmen tercihinin ve rekabetçi bir parti sisteminin varlığını simgelemektedir.’’[12] ‘‘Siyasal çoğulculuk, hem seçmenlerin bağımsız görüşler ifade etmelerine izin vermesi, hem de seçmenlere halkçı olmayan yönetimleri görevden alabilme olanağı tanıyan bir mekanizma vermesi nedeniyle yaygın biçimde liberal demokrasinin anahtar özelliği olarak görülmektedir.’’[13] Müller kitabında çoğulculuk, liberalizm ve demokrasi kavramlarının altını çizer ve  popülizmin çoğulculuk karşıtlığının eleştirisini ise şu şekilde yapar: ‘‘Popülizmin çeşitliliğe karşı olmasındaki esas sorun, bu çeşitlilik karşıtlığının bazı kişileri eşit ve özgür statü kavramlarından yoksun bırakacak olmasıdır.’’[14]Tüm bunlara ek olarak popülist partilerin, diğer partiler tarafından dışlanmasının, göz ardı edilmesinin çoğulculuğu düşüreceğini söyler. Popülist partilerin ve liderler günümüz dünyasında giderek artmaktadır. Popülist partileri, liderleri yok saymak, dikkate almamak doğru değildir. Müller, kitabında kısaca diğer partilere düşen görevin popülist partileri göz ardı etmeden, onların dillendirdikleri problemlerini çözebilecek yolları bulmak ve çoğulculuğu korumak olduğunu söyler.

 


Kaynakça

Werner Müller, Jan,  Popülizm nedir? , İletişim, 3.baskı, 2019, Çeviren Onur Yıldız

Heywood, Andrew, Siyasetin ve Uluslararası İlişkilerin Temel Kavramları, BB101 Yayınları, Genişletilmiş 3.Baskı, Mart, 2016, Çeviren: Fahri Bakırcı

Şahin, Bircan, Demokrasi Teorisinde Güncel Tartışmalar, Orion Yayıncılık, 2008, ss 1-35

[1] Jan Werner Müller, Popülizm nedir? İletişim, 3.baskı, 2019, Çeviren Onur Yıldız, sayfa 15

[2] A. g. e. 15

[3] A. g. e. 39

[4] Bu konu hakkında daha fazla bilgi için bakınız: Bircan Şahin, Liberal Demokrasinin Temelleri, Demokrasi Teorisinde Güncel Tartışmalar, Orion Yayıncılık, 2008, sayfa 1-35

[5] Andrew Heywood, Demokrasi, Siyasetin ve Uluslararası İlişkilerin Temel Kavramları, BB101 Yayınları, Genişletilmiş 3.Baskı, Mart, 2016, Çeviren: Fahri Bakırcı, sayfa 74

[6] A. g. e. 75

[7]Jan – Werner Müller,  Popülizm nedir? İletişim, 3.baskı, 2019, Çeviren Onur Yıldız, sayfa 44

[8] A. g. e 60

[9] A. g. e. 62

[10] A. g. e. 80

[11] A. g. e. 85-86

[12] Andrew Heywood, Çoğulculuk, Siyasetin ve Uluslararası İlişkilerin Temel Kavramları, BB101 Yayınları, Genişletilmiş 3.Baskı, Mart, 2016, Çeviren: Fahri Bakırcı,  sayfa 65

[13] A. g. e. 67

[14] Jan- Werner Müller, Popülizm nedir? , İletişim, 3.baskı, 2019, Çeviren Onur Yıldız,  sayfa 101