Size daha iyi hizmet verebilmek adına sitemizde çerezler bulundurmaktayız. Gizlilik Politikamızı öğrenmek için tıklayınız. Ayrıca kişisel verilerin koruması kanunu kapsamında TESAD ile iletişime geçen her birey, iletişim verilerinin paylaşılmasını ve ilgili TESAD birimlerince kullanılmasını kabul beyan ve taahhüt eder.
Devlet Adamı

Platon’a Göre Devlet Adamı Nasıl Olmalı? Kitap Analizi

Künye

Kitap Adı: Devlet Adamı

Yazar: Platon

Yayınevi: Ezr Yayıncılık

Baskı Yılı: 2015

Yazar Hakkında

Platon veya Türkçede bilinen adıyla Eflâtun’un, M.Ö. 427[1] yılında doğduğu ve M.Ö. 347 yılında vefat ettiği bilinmektedir.[2] Bazı kaynaklarda doğum yeri Atina bazı kaynaklarda ise Aegina adası olarak bilinir. Asıl adı Aristokles’tir. Geniş omuzları ve atletik yapısından dolayı Yunanca Platon yani geniş göğüslü anlamına gelen bir isim ile anılmaya başlandığı bilinmektedir.[3] Platon, önemli bir Antik Yunan filozofudur ve hayatını geçirdiği Atina’da ünlü bir akademi kurmuştur. Atina’ya dönüşünden sonra kurduğu Akademia’da felsefeye tutkun devlet adamları yetiştirmeyi amaçlamıştır.[4]

 

Kitap Hakkında

Yunanca “Politicos” olarak bilinen kitap ismi Türkçeye “Devlet Adamı” olarak tercüme edilmiştir. Platon’un asırlar öncesinden kaleme aldığı bu yazıyı günümüzde, Ezr Yayıncılık derlemesini yaparak okuyucuya sunmaktadır. Platon düşüncelerini ve diyaloglarını, Sokrates’in etkisinde olanlar ve olmayanlar diye ikiye ayırmaktadır. Sokrates’in etkisinde olmayan düşünceleri ve diyalogları Yabancı veya Bir Atinalı olarak adlandırır. Söz konusu olan bu kitapta Yabancı olarak adlandırmıştır. Yabancı olarak adlandırdığı bu karakterle Platon, bir devlet adamında bulunması gereken unsurlar için çeşitli olguları bölümlere ayırarak (adım adım ilerleyerek) tümevarım yöntemiyle irdelemeye ve ifade etmeye çalışmıştır.

Giriş

Devlet yeryüzünün tanrısıdır. O halde devlet adamı o tanrının görevlendirdiği elçidir. Kemal Gözler devlet üzerine yaptığı bir denemede devlet kelimesinin kökeni hakkında detaylı bir çalışma yapmıştır. Arapça “devle” kelimesinden geldiğini ifade etmektedir. Kelime mastar anlam olarak “sürekli değişme” anlamına gelmektedir. Latince köken olarak ise “status” kelimesinden gelmektedir.[5] Literatürdeki tanımına göre devlet, belirli bir toprak parçası üzerinde egemen olan belirli bir insan topluluğunun oluşturduğu bir varlıktır.[6] Devlet adamı, bilgelik, yetenek ve tecrübe sahibi; kamusal (ortak) ve ulusal işlerle meşgul; çok önemli bir siyasal role sahip, saygı duyulan ve parti çıkarlarına saplanmamış bir figür olarak resmedilebilir.[7] Devlet adamı ya da yönetici; adil, bilgili ve akıllı, işleri ehline veren, sorumluluk ve tevazu sahibi, dürüst, halkla sağlıklı etkileşim kuran, ölçülü, tedbirli, uyanık, dikkatli, sabırlı, cömert, zulme ve haksızlığa yer vermeyen, aceleci olmayıp düşünerek karar veren, kontrolü elden bırakmayan ve çevresini de bu değer ve özelliklere sahip kişilerden oluşturan örnek bir insandır.[8] Devlet ve devlet adamı kavramları üzerine tarihte birçok yazar ve düşünür sahip oldukları farklı bakış açıları ile tanımlamaya çalışmışlardır. Bu tanımlamayı yapmaya çalışanlardan biri de Platon’dur. Platon yaptığı düşünce temelli diyaloglarla devletin ve devlet adamının ne anlam ifade ettiğini tanımlamaktadır. Platon devlet adamını Genç Sokrates ve Yabancı olarak isimlendirdiği hayali karakterler ile ifade etmeye çalışmıştır. Platon bu eserinde devlet adamının tasvirini yaparken adım adım ilerleyerek, soru ve cevap yöntemi ile doğru bilgiyi elde etmeye çalıştığı görülmektedir.

Kitap Analizi

Platon yazdığı bu eserde özellikle iki karakter üzerinden yaptığı diyaloglarla doğru bilgiye ulaşmaya çalışmıştır. Adım adım ilerleyerek tümevarım yöntemi ile devlet adamına ulaşan en doğru yolu bulmaya çalıştığı görülmektedir. Tartışma konusu devlet adamını tanımlamak üzere başlamıştır.

Yabancı – Devlet adamını bilgili kimselerden sayacak mıyız, saymayacak mıyız?

Genç Sokrates – Sayacağız elbet.

Bu aşamadan itibaren devlet adamının tanımı yapılırken ifade edilen bilgiler bölümlere ayırılarak elde edilecektir. Elde edilen sonuç şu şekilde olacaktır: “Kuramsal bilgi, yönetici bölümünün sürü halinde hayvanların yetiştirilmesidir. Kral, boynuzsuz bir sürünün çobanıdır. Saf bilginin bir yöneten bir de emreden kısmı vardır. Kendi adına satışta bulunan kimseye benzeterek bu kısımdan da kendiliğinden emreden kısım ortaya çıkar. Bunun önemli kollarında biri yaşayan hayvanların yönetimidir. Sonra daha da daraltarak, sürü halinde hayvanların yönetimi ve yürüyen hayvan sürülerinin yönetimi kısımları elde edilir. En son bölüm insanların güdülmesi sanatıdır. İki ayaklılarla uğraşan ve bizim aradığımız, sonunda şimdi bulduğumuz sanat, krallık ve devlet sanatı işte budur.”[9]

Platon bilgiyi kılgısal ve kuramsal olarak ikiye ayırıyor. Tartışma kuramsal bilgi üzerinden devam ediyor. Kuramsal bilgi, yargıya varan bilgiler ve yöneten bilgiler olmak üzere ikiye ayrılır. Dönemin şartlarına göre değerlendirme yapıldığında Platon, kralı devletin en yüksek mercii olarak görmektedir. Atıfta bulunduğu devlet adamı nasıl olmalı düşüncesini bir krala göre ifade etmektedir. Kral[10] olan kimsenin bilgisi krallık bilgisidir. Yöneten kimse emir veren ve emir alan olarak ikiye ayrılmaktadır. Kral daha çok yöneten bilgiler içerisinde yer alan ve kendiliğinden emir veren yönetici sınıfındandır. Bütün yöneticiler hep bir şey çıkarabilmek için emir verirler. Emir verdiklerinin bazıları canlı bazıları ise cansızdır. Örneğin kral canlılara emreder mimar ise cansızlara emreder. Canlı varlıklara emreden bölüm ikiye ayrılır.  Birincisi; tek tek yetiştirme, ikincisi; sürü halinde yetiştirmedir. Kendiliğinden emretme sanatı sürü yetiştirme sanatıdır. Kral ise bu insan sürüsünün çobanıdır.

Peki, yetiştirme yerine yönetim kullanılsaydı ne olurdu? İnsan toplumuna bakmak ve genel olarak insanların üzerinde egemenlik kurmak konusunda krallık bilgisinin önüne hiçbir bilgi geçemez, daha büyük bir hak iddia edilemez. İki ayaklıları besleme ya da yetiştirme sanatı krallık veya siyaset sanatıdır. İnsana verilen yönetme sanatı gönüllü veya zorla olmak üzere ayrılmalıdır. Sert hükümdarların zorla olan yönetimine tyrannos’lık denir. Yönetme ile istekli iki ayaklıların gönüllü yönetimine ise siyaset denir. Devlete bakan sanat, siyasettir. Platon’a göre, söz konusu olan bu siyaset yönetimi devletin varlığından ayrı düşünülmemelidir.

Krallık yönetimi hem eleştirici hem de yönetici bir bilimdir. İnsanları yönetme bilimi bilimlerin en güçlüsüdür ve elde edilen en büyük bilimdir. Hükümetler arasında biricik doğru hükümet, yalancı değil gerçek bir bilime ve bilgiye sahip başların bulunduğu hükümet (devlet adamı) olması gerekir. Bu başların yasalara göre ya da yasalara bakmadan uyrukların gönül rızasıyla ya da zorla yönetmeleri, yoksul ya da zengin olmaları bütün bunlar doğru kuralın değerlendirilmesinde hesaba katılamamalıdır. Her ne kadar yasaların birçok noktada kral olduğu apaçık olsa da en iyi yönetim gücü yasalar değil bilgili kral olmalıdır. Emir herkese ayrı ayrı değil genel olarak verilir. Yasa koyan; bütün sürü için verdiği emirlerde uyruklarına doğruluk ve karşılıklı anlaşmaya dayalı ödevlerini buyururken hiçbir zaman her kişiye ayrı ayrı uyan kural kullanamaz. Yasa durumu kişinin çokluğuna göre belirlenir. Eğer kral bunu yaparsa krallık bilgisine ulaşmış olur ve kendini engellemesi için yasalar yapmak zorunda kalmaz. Yeni bir yasa için tüm yurttaşlar ikna edilmelidir. Bu durum demokrasiyle veya zor kullanarak da yapılabilir.

Sonuç

Bir devlet adamı nasıl olmalı? Bilinen insanlık tarihinin önemli filozoflarından biri olan Platon düşüncelerini ifade ettiği eserinde bu soruyu cevaplandırmaya çalışmıştır. Devlet adamını dönemin meşru yöneticisi olan kral ile ifade ettiği görülmektedir. Bilgiye oldukça önem veren Platon bilgili bir kralın bütün yasalardan üstün olacağına inanmaktadır. Ona göre bilgili bir kral; çoğunluğa hitap edebilecek, adil ve eşit davranışlar sergileyebilir. Tüm bu özelliklere sahip olabilecek bir devlet adamını yani kralı yasalarla sınırlandırmak doğru olmayabilir. Kısacası Platon: “Ya filozoflar devlet adamı olmalı ya da devlet adamı filozof olmalı.” düşüncesinden dolayı bilgili bir kralın veya devlet adamının yasalarla neden sınırlandırılmaması gerektiğini ifade etmektedir.

Erdem, adalet, demokrasi ve eşitlik üzerine oluşturulmuş yasalar tüm bilge krallardan ve devlet adamlarından daha üstün olmalıdır. Çünkü kişiler ölümlü, yasalar bakidir. Ancak baki olana biat edilirse toplum içerisinde huzur ve refah sağlanabilir. Devlet adamı, davranışları fikirlere veya kişilere göre değişkenlik gösteren bir kavram olmamalıdır. Devlet adamının görev ve yetkileri yazılı kural olan anayasa kanunlarıyla sınırlandırılmalı ve yönetimin diğer erkleri arasında bağlayıcı olmalıdır. Aksi bir durum gerçekleştiği takdirde devlet adamı, Platon’un da dediği gibi bir tiran olabilir. Tiranlığın ve kötü yönetimin önüne geçebilmek amacıyla devlet adamı ve devlet adamının yetkileri ifade edilen tanımlarla sınırlandırılmalıdır.

Söz konusu olan devlet adamı reel, toplum ve devlet çıkarı için çalışan, bireysel özgürlüklere, insan haklarına saygı gösteren ve gösterilmesi için çaba sarf eden olmalıdır.

 


Kaynakça

Kitap Kaynakları

Platon, Devlet Adamı, Ezr Yayıncılık, İstanbul, 2015.

İnternet Kaynakları

Ergen, Nevin Güngör, “Siyasetnamelerimizde Çizilen Devlet Adamı Portresinin Temel Özellikleri”, Bilig, Kış 1999, Sayı No.8, S.27-46, http://bilig.yesevi.edu.tr/yonetim/icerik/makaleler/3493-published.pdf/ (E.T. 10.04.2020).

Gözler, Kemal, “Devlet Kelimesi Üzerine Deneme”, Türkiye Günlüğü, Sayı No.129, 2017, S.5-9  http://www.anayasa.gen.tr/devlet-kelimesi-ikinci-deneme.html/ (E.T. 06.04.2020).

Gözler, Kemal, “Devletin Genel Teorisi”, Bursa: Ekin Kitabevi Yayınları, 2007, http://www.anayasa.gen.tr/dgt-devletkavrami.pdf/ (E.T. 02.02.2020).

Kılıç, Cevdet, “Platon’un Metafizik Terminolojisi ve Mağara Alegorisinin Mistik Temelleri”, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, Cilt No.7, Sayı No.33, 2014, www.sosyalarastirmalar.com/ (E.T. 06.04.2020).

Kutlu Aydoğan, Koç Ferda, “Devlet Aklı Kavramında Devlet Adamı Figürü”,  Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, Cilt:72, Sayı:02, 2017, S.333-345, https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/handle/20.500.12575/53430/ (E.T. 05.04.2020).

Platon (Eflatun Kimdir?), Türk Dili Ve Edebiyatı,  https://www.turkedebiyati.org/eflatun-platon.html (E.T.06.06.2020).

Taştan, Coşkun, “Bölüm 5”, İlkçağ Felsefesi “Platon”, 2018, https://www.researchgate.net/publication/323019183/ (E.T. 04.04.2020).

[1]Bazı kaynaklarda M.Ö. 428 olarak da geçmektedir.

[2]Coşkun Taştan, “Platon”, İlkçağ Felsefesi, https://www.researchgate.net/publication/323019183, (E.T. 04. 04. 2020), S.107.

[3]Platon (Eflatun Kimdir?), Türk Dili Ve Edebiyatı,  https://www.turkedebiyati.org/eflatun-platon.html (E.T.06.06.2020).

[4]Cevdet Kılıç, “Platon’un Metafizik Terminolojisi ve Mağara Alegorsinin Mistik Temelleri”, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, Cilt No.7, Sayı No.33, www.sosyalarastirmalar.com, (E.T. 06.04. 2020), S.571

[5]Kemal Gözler, “Devlet Kelimesi Üzerine Deneme, Türkiye Günlüğü, Sayı No.129, 2017,  http://www.anayasa.gen.tr/devlet-kelimesi-ikinci-deneme.html/ (E.T. 06.04.2020), S.5-9

[6]Kemal Gözler, “Devletin Genel Teorisi”, Bursa: Ekin Kitabevi Yayınları, 2007, http://www.anayasa.gen.tr/dgt-devletkavrami.pdf/ (E.T. 02.02.2020), S.6.

[7]Aydoğan Kutlu (,Ferda Koç), “Devlet Aklı Kavramında Devlet Adamı Figürü,  Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, Cilt:72, Sayı:02, 2017, https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/handle/20.500.12575/53430/ (E.T. 05.04.2020), S.345.

[8]Nevin Güngör Ergan, “Siyasetnamelerimizde Çizilen “Devlet Adamı” Portresinin Temel Özellikleri”, 1999, Cilt, Sayı 8, Sayı No.27 – 45, http://bilig.yesevi.edu.tr/yonetim/icerik/makaleler/3493-published.pdf, ( E.T. 10.04.2020), S.41.

[9] Platon, Devlet Adamı, Ezr Yayıncılık, İstanbul, 2015, S,31-32

[10]Kral; kuramsal bilginin emir veren bölümüdür.