askeri
Kaynak: Joe Parrish / ABD Ordusu

Ordu ve COVID-19: İnsan Hakları ve Demokrasi İçin Sonuçları

Dünyanın dört bir tarafındaki ülkeler, tedavi ve test merkezleri kurup ekipman dağıtımı yaparak, sokağa çıkma yasağı ve toplu kısıtlamaların uygulanmasına kadar farklı şekillerde COVID-19’la savaşmak için askerlerine giderek daha fazla bağımlı hale geliyor. Ekvador’da ordu, geniş çapta etkilenen Guayas bölgesi için operasyonel planlardan sorumlu tutulurken, Senegal askeri kuvvetleri “ulusal topraklarda alınan önlemlerin derhal ve sıkı bir şekilde uygulanmasına” hazır hale getirildi.

Bu gelişmeler, geleneksel olarak siviller için ayrılmış bir politika alanı olan halk sağlığı yönetimine askeriyenin katılımın artan eğilimini yansıtmaktadır. Askeri müdahalenin faydaları olsa da araştırmalar, insan hakları ihlallerinin artma olasılığı, siyasi muhaliflerin ezilmesi ve ordunun iktidarı ele geçirmesi ihtimalinin daha da güçlenmesi de dahil olmak üzere tehlikeler olduğunu göstermektedir.

İnsan Haklarına Etkileri

Ordunun örgütsel uzmanlık kaynakları, polis ve sivil kaynakları tamamlayabilirken, insan hakları üzerinde de olumsuz etkileri olabilir. Askerler, güç kullanarak ülkeleri dış tehditlerden korumak için eğitilmişlerdir. Araştırmalar, askerlerin sivillere ayrılmış politika alanlarına dahil olmasının sivillere karşı orantısız şiddet kullanımını artırdığını gösteriyor. Askerlerin bu senaryolarda karşılaştığı zorluklardan biri, korunması gereken (enfekte olmamış) nüfus ile izole edilmesi gereken kurbanlar (enfekte) arasında ayrım yapmaktır. Güç kullanımı, bu zorluğun üstesinden gelmek için yeterli bir yanıt olmayabilir. 2014 Ebola salgını sırasında Monrovia’nın West Point gecekondu sakinlerinin birkaçının askerler tarafından öldürülmesi bu zorluğa işaret ediyor.

Ordunun hiyerarşik ve katı komuta yapısı, yöntemlerini halk sağlığı krizleri sırasında kamu düzeninin uygulanmasına uyarlama becerisine ilave zorlamalar getiriyor. Buna ek olarak, virüsün bulaşmasının durdurulmasına yönelik acil ihtiyaçlar, hükümetleri ordunun rolü hakkında gevşek politika kılavuzları çıkarmaya teşvik ediyor. Ordu mensuplarının politikaları yorumlamasına izin vermek ve devlet tarafından sivil kontrol mekanizmalarını geliştirmemek, bu politikaların yetersiz ve verimsiz uygulanmasına yol açıyor.

Nijerya, Güney Afrika ve Kenya’dan gelen raporlar, karantina önlemlerinin uygulanmasında orantısız güç kullanımını gözler önüne sermektedir. Nijerya Ulusal İnsan Hakları Komisyonu, 15 Nisan’da sivillerin yargısız infazlarının COVID-19’un neden olduğu ölümlerden daha fazla olduğunu doğruladı. Benzer şekilde Kenya’da devlet, Kamu Düzeni Yasası uyarınca 1982 darbe girişimi ve Elgon Dağı bölgesindeki ayaklanmaya karşı savunma deneyimleriyle bilgilendirilen yetkiler başlatmıştır. Ancak şimdi rakip, silahlı bir isyandan ziyade bir virüs- Kenya yetkilileri tarafından kaçırılan önemli bir fark. Güney Afrika’da, çoğu yarı otomatik tüfeklerle donatılmış olan 70.000’den fazla asker, karantinayı uygulamak için konuşlandırıldı. Bir düzine Güney Afrikalı asker, Alexandria kasabasında bir adamı öldürdüğü iddiasıyla soruşturma altında. Ruanda’da askeri güçler tarafından işlenen cinsel şiddet söylentileri de var ve ülke çapında keyfi tutuklamalar yaygın.

Muhalif Hareketlere Etkileri

Otokrasiye karşı eşi benzeri görülmemiş şiddetsiz protestolar dalgası, pandemiden önce yaygınlaşmıştı ve yerleşmiş otokratların iktidarı ele geçirmesini zayıflatmakla tehdit ediyordu. COVID-19 krizi, otoriter düşünen liderlerin rejimlerine karşı barışçıl toplanma fırsatlarını azaltırken halk sağlığını koruma kisvesi altında muhalefet üyelerini bastırabilmesi adına mükemmel bir örtü sağlayarak tehdit oluşturmaktadır. Eşzamanlı olarak askeriyenin artan etkisi, güçlendirilmiş statülerini, maddi kaynaklarını arttırmak veya hatta siyasi güç elde etmek için bir araç olarak kullanabilen fırsatçı askeri liderleri cesaretlendirebilir.

Hindistan’da, pandeminin yarattığı tahribatın ortasında Modi yönetimi, 2019’da çıkan terörle mücadele yasasını, Müslüman vatandaşlık tasarısını protesto eden liderleri baskı altına almak için kullandı. Filipinler’de Duterte hükümeti, çoğunlukla salgınla ilgisi olmayan, yönetimi eleştiren muhalefet üyelerini tutuklamak için ayaklanma ve sahte haberler kullandı. Benzer şekilde Hong Kong yönetimi, demokrasi yanlısı hareketin faaliyetlerini kısıtlamak amacıyla 2019 protestolarının arkasındaki bir düzineden fazla aktivisti tutukladı. Aktivistler bunun muhalefete karşı planlanan daha büyük bir baskıya doğru ilk adım olmasını bekliyor.

Sivil-Askeri Elit İlişkilerinin Etkileri Nelerdir?

Salgın askeri elitlere kaynaklar üzerinde pazarlık yapma ve güçlerini pekiştirme konusunda avantaj sağlayabilir. İran’da, bu yılın başında Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani suikastından sert bir şekilde etkilenen Devrim Muhafızları, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’ye karşı salgına verilen yanıtlarda komuta rolü vererek gücünü güçlendirme fırsatını alıyor gibi görünüyor. Buna karantina yasasının uygulanması, aynı zamanda tedavi merkezleri inşa edilmesi ve hastaların taranması, yardımın dağıtılması ve kamusal alanların dezenfekte edilmesi de dahildir.

Sudan’da, ordunun çeşitli kesimleri ile sivil liderlik arasındaki güç mücadelesi raporlarının yanı sıra, güvenlik güçlerinin operasyonlarını yeni işlevleri kapsayacak şekilde genişlettiklerini ve kendilerini yeniden oluşturma işaretleri de var. Kötü şöhretli Hızlı Destek Kuvvetleri bunun en önemli örneğidir. Karantina kurallarının uygulanmasının yanı sıra, zamanlarını sokakları dezenfekte etmek, karantina merkezi işletmek ve tıbbi ekipman ve tavsiye dağıtmak için kullanıyorlar. Egemenlik Konseyi’nin sivil yetkilileri, askeriyenin potansiyel iktidarı ele geçirmesini veya onlara karşı savunma yeteneğini zayıflattı çünkü virüsü yayma riski nedeniyle destekçilerini sokakta seferber edemiyorlar. Tersine, sivil liderlerin ekonomik durgunluğa atıfta bulunamamaları, Ömer el Beşir’in devrilmesinden sonra elde ettikleri demokratik kazanımlarını savunmak için müttefiksiz bırakabilir.

Bu Eğilimleri Ne Kötüleştirebilir veya Azaltabilir?

Dünya pandemiye karşı uzun bir mücadele ile karşı karşıyadır ve bazı endişe verici koşullar sivillerin, muhalif hareketlerin ve sivil yönetimin savunmasızlığını artırabilir. Birincisi, kriz halkın dikkatini çektiği için insan hakları ihlalleri kolaylıkla gözden kaçırılabilir. Bu, insan hakları gözlemcileri için seyahat yasaklarının uygulanması ve pandeminin insan hakları gruplarının operasyonel kaynakları üzerindeki ekonomik etkileri ile daha da artmaktadır. İkincisi, ikinci dalgaları ve onu izleyen ekonomik durgunluğu içeren krizin uzunluğu, acil durum kurallarının ve kodlarının yeni normal hale gelmesi için daha fazla zaman ve gerekçe veriyor.

Tehlikelere rağmen, toplumlar hala demokratik normların aşınmasına ve askerlerin sivil politika yapımında oynadığı artan role karşı direnebilir. İlk olarak şiddet içermeyen direnişin diktatörlüklerin yıkılmasında ve demokratik kazanımların korunmasında başarılı olduğu bulunmuştur. Salgın protestocuların toplanmasını zorlaştırırken, baskı ve otoriterliğe karşı mücadelelerini sürdürmek için kullanabilecekleri sayısız taktik var. Gerçekten de aktivistler bir pandemi çağında protesto mücadelesinin zorluklarına hızla uyum sağladı ve politikacılarla hoşnutsuzluklarını göstermek ve muhalefetlerinin hızını korumak için alternatif araçlar geliştirdi.

Askeri oportünizmi azaltmayı amaçlayan siyasi liderler, örgütsel kaynaklar ve ülkenin yönetimini üstlenmek konusunda hevesli askerlere başvurabilir. Orduya maddi kaynaklar ve orduların örgütsel bağımsızlıklarını sağlamak, askeri darbeleri önlemek için uzun bir yol kat edebilir. Ulusal liderler, kriz sırasında bilgi, yardım ve ekipman dağıtımı konusunda yerel liderler ve örneğin geleneksel liderler gibi yönetim yapıları ile yakın işbirliği içinde çalışarak askerlerin rolünü dengeleyebilir. Son olarak, uluslararası bağışçılar iktidarı ele geçirme fırsatçı girişimlerine karşı direnmek için sivil toplumun örgütlenmesinde insan hakları gruplarını ve sivil toplum hareketlerini destekleyebilir.

Yazarlar: Katarina Mustasilta & Roman-Gabriel Olar

Kaynak: Political Violence At A Glance