Kaynak: François Lenoir / Reuters

Nükleer Silahların Yayılmasından Endişelenen Avrupa, İran Gerginliğini Yatıştırmaya Çalışıyor

AB Dışişleri Bakanları, İran’ın uranyum zenginleştirmesine ilişkin kararına verilecek herhangi bir acil yanıttan kaçınarak, Tahran’a 2015 nükleer silah kontrol anlaşmasının sınırlarına uyma çağrısını Cuma günü yineledi.

İran ve ABD arasında açık çatışmadan korkan AB Dışişleri Bakanları, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’le birlikte, 3 Ocak ABD drone saldırısında İranlı General Kasım Süleymani’nin öldürülmesi ve Çarşamba günkü İran tarafından misilleme saldırılarının ardından sakinleşme çağrısı yapmak için bir acil durum toplantısı düzenledi.

Ancak Cuma günü İran’a yeni ekonomik yaptırımlar uygulayan ABD’nin aksine Avrupalılar, Tahran’a BM yaptırımlarının yeniden düzenlenmesine yol açabilecek bir süreç başlatmaktan ziyade nükleer silahların yayılmasını önlemesi için daha fazla zaman tanıdı.

AB Dış Politika Sorumlusu Josep Borrell, toplantıyı takiben gazetecilere verdiği demeçte, “Bölge başka bir savaşı kaldıramaz, acil bir yatıştırma ve maksimum kısıtlama çağrısı yapıyoruz.” dedi.

Borrell, 28 dışişleri bakanının gerilimleri azaltmak için diplomasilerini artırmayı kabul ettiğini söyledi. Nükleer anlaşmayı koruma ve Irak’a desteği artırma taahhüdünü yinelemenin ötesinde hiçbir ayrıntı vermedi.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu BM atom gözlemcisi, “İran’ı anlaşmadaki şartları sağlamaya çağırıyoruz ve İran’ın faaliyetlerini izlemeye ve doğrulamaya devam etmesi için IAEA’ya (Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu) güveniyoruz.” dedi.

“Belki de sonunda iptal edilmesini engelleyemeyiz.”

Diplomatlar, prensip olarak Berlin, Londra ve Paris’in 2015 anlaşması kapsamında Tahran’a karşı yenilenen BM yaptırımlarına yol açabilecek bir anlaşmazlık çözüm sürecine başlamayı ancak İran’ın kötü tepki gösterme korkusuyla tereddüt ettiklerini söyledi.

Bir AB diplomatı, “Bunu yapmayı planlıyorduk ama şimdi artan bir önlem olarak görülecektir. Hala üzerinde düşünmemiz gerek ama muhtemelen yakında uygulanır.” dedi.

İran, hareketlerine rağmen, Birleşmiş Milletler nükleer gözlemcisi IAEA’nın atomik alanlarındaki yerinde denetimlerine devam edebileceğini söyleyerek diplomasi için açık bir kapı bırakmış oldu.

Diplomatların söylediklerine göre İran anlaşmasını destekleme konusunda AB beraberliğinin göstergesi olan toplantıda, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu hafta Avrupa’nın anlaşmadan uzaklaşma çağrısına rağmen, AB dışişleri bakanlarının konuyla ilgili kamuoyu açıklamalarıyla çelişti.

Borrell, İran’ın Tahran’daki bir Ukraynalı uçağının düşmesine ilişkin bağımsız soruşturmaya karşı direnişi hakkında yorum yapmayı reddetti. Kanada ve diğerleri uçağın muhtemelen yanlışlıkla bir İran füzesiyle düşürüldüğüne inanıyorlar.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Cuma günü gerçekleştirilecek olan toplantıdan önce, ülkenin 2015 yılında dünya güçleriyle ulaştığı nükleer silahlanma anlaşmasıyla tamamen kırılma durumunda olan İran’ın bir ila iki yıl içinde nükleer silaha sahip olabileceği konusunda uyardı.

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, gazetecilere verdiği demeçte, “Bu (nükleer) anlaşmanın bir geleceğe sahip olmasını istiyoruz, ancak buna bağlı kalınması durumunda bir geleceği var ve bunu da İran’dan bekliyoruz.” dedi.

İran ve ABD Arasında Kalmak

Trump, ABD’yi 2018’de İran’dan daha sert engellemeler talep ederek anlaşmadan çektiğinden beri İran, giderek anlaşmanın nükleer yakıtta kullanılacak olan uranyumun zenginleştirme limitini aşıyor.

Tahran, Washington yaptırımları kaldırırsa anlaşmadan uzaklaşma adımlarının geri alınabileceğini söyledi.

Washington, Cuma günü İran’a daha fazla yaptırım uyguladı ve üst düzey bir ABD’li yetkili, İran’a yönelik politikasının Tahran’ı, 2015 nükleer anlaşmasından daha geniş bir anlaşmayı müzakere etmeye zorlamak için daha etkili nükleer silahların yayılmasını önleme aracı olduğunu söyledi.

İranlı komutan Kasım Süleymani’yi öldüren ABD drone saldırısının ardından Tahran, Pazar günü tüm zenginleştirme engellemelerini hurdaya attığını duyurdu ve Avrupa ülkelerini garip bir konumda bıraktı.

İran, nükleer programının sivil amaçlardan ziyade askeri olduğunu reddetti. Ancak, Tahran’ın bir atom bombası için iki aydan üç aya, üç aydan bir yıla kadar yeterli fizyon maddesi biriktirmesi için gereken süreyi arttırmasına yönelik yapılan kısıtlamaların çoğunu zaten ihlal etti.

Avrupalılar bunun yanında Trump’ı, Tahran tarafından aldatılmayacak sağlam fikirli müttefikler olduklarına ikna etmek istiyor.

Ayrıca Irak’taki IŞİD militanlarıyla savaşan ABD liderliğindeki koalisyonun zayıflayabileceğinden ve AB için temel bir stratejik ilgiyi baltalayacağından korkuyorlar.

*Avrupa Güvenliği ile ilgili yazımız: Avrupa Güvenliği ve Fransa

Kaynak: Reuters