Ana Sayfa / Haber Çevirileri / Amerika / Nükleer Silahlar Hakkındaki Sato-Nixon Konuşmasının Ortaya Çıkan Detayları

Nükleer Silahlar Hakkındaki Sato-Nixon Konuşmasının Ortaya Çıkan Detayları

İngilizce aslından çeviren: Hatice Büşra TÜRK

Nükleer Silahlar Hakkındaki Sato-Nixon Konuşmasının Ortaya Çıkan Detayları

Amerikan Dışişleri Bakanlığı tarafından açıklanan belgelerde, Amerika Birleşik Devletleri’nin 1969’da bölgeyi Japonlara teslim etmeden önce, nükleer silahları Okinawa’ya iade etme hakkını istediği ortaya çıktı.

Japonya Başbakanı Eisaku Satoile, Amerikan Başkanı Richard Nixon arasında uzlaşıya varılan sözde gizli anlaşmaya göre Tokyo, meydana gelen bir krizden sonra bile Washington’a nükleer silahları Okinawa’ya getirme hakkını, bölgede Japon kurallarına geri dönülmesi koşuluyla verdi.

Nixon’a gönderilen 12 Mart 1969 tarihli makam raporunda, Ulusal Güvenlik Danışmanı Henry Kissenger diyor ki, “Okinawa’daki nükleer depolama alanlarımızı kaybetmemiz, bizim Pasifik’teki nükleer yeteneklerimizi azaltır.” Kissinger, böylesi bir kaybın, ABD Genel Kurmay Başkanlığı’nda büyük bir kaygıya yol açacağını da yazmıştı.

Okinawa eyaleti, II. Dünya Savaşı’nı takip eden işgal ile beraber ABD’nin egemenliği altına girmişti. Sato ve Nixon, Kasım 1969’da buluşarak, 1972’de bölgenin Japon kuralları ile eski haline getirilmesi konusunda anlaştılar.

Kissenger, eğer uygun görülürse ABD’nin nükleer cephaneliği Okinawa’dan almak için “birkaç seçeneğinin” olduğunu söyledi.

Kissenger, nükleer silahları Okinawa’ya iade etme hakkından bahsederken şöyle söylüyordu: “Bu anlaşma Asya’da ciddi bir nükleer tehdit olması halinde yararlı olacaktır, ancak gizli kalması zaruridir.”

Diğer seçenekler hakkındaki bilgiler gizlidir.

Sato-Nixon zirvesinden sonra, 21 Kasım 1969’da yapılan, ABD hükümetinin üst düzey yetkilileri ve kongre yetkililerinin toplantısındaki bir uzman raporu, Genel Kurmay Başkanı General Earle Wheeler’ın, Genel Kurmay Başkanlığı’nın Okinawa’daki nükleer silahlar üzerinde statükonun devam etmesini tercih ettiğini söylediğini gösterdi.

“Eğer statüko mümkün değilse, onlar, acil durumlarda giriş ve çıkış hakkını sağlayan özel bir dil ile hazırlanmış bir bildiri görmek isterler.” diyor Wheeler.

Bildirinin bu hakları koruyacak etkiye sahip bir dil içerdiğini görmenin kendisini memnun edeceğini de ekliyor.

General Wheeler’ın değindiği konularda, bildirideki düzenlemelerin belirsizliğini korumasına rağmen, kararlaştırılan protokolün varlığı Sato ve Nixon tarafından imzalanmalarıyla doğrulandı. Protokol yeniden giriş ve transit geçiş haklarına değiniyordu.

Bununla birlikte, 2010 yılında Dışişleri Bakanlığı’ndaki bilirkişi heyeti, protokolün nükleer silahların yeniden girişi konusunda gizli bir anlaşma teşkil etmediği sonucuna vardı.

Kaynak: http://the-japan-news.com/news/article/0004532370 

Çevirmen Hakkında

Hatice Büşra Türk / TESA Siyaset Masası Araştırmacı Yazarı / İngilizce Çevirmeni 

İstanbul Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Mezunu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir