Size daha iyi hizmet verebilmek adına sitemizde çerezler bulundurmaktayız. Gizlilik Politikamızı öğrenmek için tıklayınız. Ayrıca kişisel verilerin koruması kanunu kapsamında TESAD ile iletişime geçen her birey, iletişim verilerinin paylaşılmasını ve ilgili TESAD birimlerince kullanılmasını kabul beyan ve taahhüt eder.
Netflix
Pinterest'ten alınmıştır.

Netflix’te İzleyebileceğiniz 9 Farklı Yapım

Birliğe ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde Netflix olmasaydı ne yapardık hiç bilemiyorum. Bu listede sizlere Netflix platformunda izleyebileceğiniz yapımları listeleyeceğim. Bu liste izlediğim ve beğendiğim yapımlardan oluşacaktır.   Önerilerimin bir kısmı Netflix’in kendi yapımı iken bir kısmı da Netflix platformunda bulabileceğiniz bağımsız yapımlardan oluşmaktadır. Belgesel, dizi ve filmlerden oluşan tavsiyeler sunacağım. Umarım tavsiyelerimi sizler de izlersiniz ve benim gibi beğenirsiniz. İyi okumalar diliyorum.

1.Grace & Frankie

Başrollerini Jane Fonda ve Lily Tomlin’in paylaştığı Grace ve Frankie dizi kategorisindedir. Şu an için 6 sezondan oluşan dizi hala devam etmektedir. Dizi, iki avukatın eşlerinden sakladıkları ilişkilerini eşlerine söylemeleri ile başlıyor. Bu iki avukat arkadaşımızın ilişkileri ve onların eşleri aynı anda birçok gerçekle yüzleşiyor. Dizi bu iki kadının zaman içinde arkadaş olmalarına ve maceralarına odaklanıyor. Çok eğlenceli bir dizi olmasının yanında, birbirinden tamamen zıt iki karakter olan Grace & Frankie’nin yaşadıklarını izlemek çok keyifli. Grace ciddi kadın karakter iken, Frankie ise anlatılmaz izlenir tadında bir kadın. Frankie izlemesi çok keyifli bir karakterdir. Mimikleri, konuşurken seçtiği cümleler, beni güldürmeyi hep başarıyor. Sizleri de güldüreceğini düşünüyorum. Eğer kafa dağıtmak ve gülmek istiyorsanız aradığınız dizi budur.

“Okay, stand back, I’m about to lose my shit.”

Pinterest’ten alınmıştır.

2. The Crown

Bu dizi ile ilgili bilmeniz gereken ilk şey; dizinin oyuncu kadrosun her iki sezonda bir değiştiğidir. Çünkü dizinin 2.Elizabeth’ın hayatını anlatarak günümüze kadar ulaşmasıdır. Ve kadın bildiğiniz üzere  yaşamaktadır. O yüzden oyuncular da sürekli değişiyor. Böyle bir durumdan rahatsız olacaksanız, tavsiyem diziye başlamamanız. İlk iki sezonda kraliçeyi Claire Foy, Prens Philip’i ise Matt Smith canlandırdı. En son çıkan 3.sezon da Kraliçe Olivia Colman oldu, Prens Philip ise Tobias Menzies oldu. Oyuncu değişiminden özellikle bahsetme sebebim, Claire ve Matt ikilisini gözlerim çok aradı. Çünkü ikisinin arasındaki uyuma bayılıyordum. O yüzden baştan hazırlıklı olmakta fayda var. Eğer benim gibi sizler de kraliyet ailesi tarihine meraklı iseniz izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim.

Dizi, dönemin İngiltere’sini de yansıtmıştır. Winston Churchill’i de dizide görmek mümkündür. İlk sezonda Londra’daki sis felaketinden de bahsedildi. Kraliçe Elizabeth hayranı bir insan değildim ama diziden sonra kendilerine ısındım. Bunun sebebinin kesinlikle Claire Foy olduğunu düşünüyorum. Dizide onu sevmemek, desteklememek imkânsız. Kraliçe olarak başarılı bir oyunculuk sergilediğini düşünüyorum. Zaten Claire Foy’un bu rolü, kendisine Altın Küre’yi getirdi. Şunu da belirtmeliyim, kendisi ilk iki sezonun başrolü olmasına rağmen oyuncu Matt Smith, Claire Foy’dan daha yüksek ücret aldı. Bu yüzden dizinin yapımcılarına tepki gösterilerek kadın oyuncuların, sırf kadın oldukları içini erkek oyunculardan daha düşük ücret alması eleştirildi. Yapımcılar açıklama olarak Matt Smith’in Dr.Who’da rol almasını, yani daha tanınmış bir oyuncu olmasını, sebep gösterdiler. Olivia Colman ve Tobias Menzies ikilisi için bunun yaşanmayacağına dikkat çektiler.

Eğer sizler de benim gibi Prenses Diana hayranı iseniz haberiniz olsun kendisi de ilerleyen sezonlarda diziye dahil olacak. Özellikle Kraliçe ve Prens Philip ile Diana’nın aralarındaki ilişkiyi merak ediyorum. Charles ile olan ilişkisi ortada. Ve sizlere ufak bilgi Kraliçe Elizabeth de diziden haberdar, gerçekliğini reddetmemekle birlikte, biraz fazla dramatikleştirildiğini düşünüyor. Sonuç olarak dizi biraz tarih biraz da kraliyet dedikodusundan oluşuyor . Buna kim hayır diyebilir ki? Sizlerin de hayır diyemeyip, başlayacağınızı umuyorum.

“History was not made by those who did nothing.”

Pinterest’ten alınmıştır

 

 

3.Bojack Horseman

Öncelikle bana diziyi zorla izlettiren ikizime teşekkürü borç bilirim. Dizinin yaratıcısı Raphael Bob-Waksberg ve oyuncuları Will Arnett, Aaron Paul, Amy Sedaris. Dizi Hollywood’da geçiyor ve diziyi ilginç yapan hayvanlar da insanlar gibi. Yaşıyorlar, araba kullanıyorlar, oyuncu oluyorlar. Dizi, Bojack Horseman adında bir atın hayatı üzerine diyebiliriz ama bu kadar basit değil. Dizi komedi olmasının yanında, çok derin sahneleri, derin diyalogları ve dramı da içinde barındıran bir yapımdır. Bojack bir aktör ve onun birbirinden farklı insanlardan oluşan bir arkadaş çevresi var. Dizi sadece onun etrafında dönmüyor, tüm karakterler dizinin içinde önemli. Bojack Horseman dizisini, diğer sitcomlardan ayıran özellik bu. Dizide her karakterin hayatını, geçmişini, acılarını görüyoruz. Bu karakterlerin zaman içerisinde birbirleri ile olan diyaloglarını, ilişkilerinin değişimini, gelişimini izliyoruz.

Benim dizideki favori karakterlerim Princess Carolyn ve Diane. Kendisi menajer ve çok güçlü bir kedi. Diane, bir yazar ve daha naif bir insan. Todd var mesela dizinin absürtlüğünü tek başına sağlıyor. Dizi 6 sezondan ibaret ve hepsini Netflix’te bulabilirsiniz. Final yapmış bir dizi bu yüzden bir oturuşta izleyebilirsiniz. Sizlere Bojack’ten biraz bahsetmem gerekirse, kendisi yanlış kararlar veren bir insan diyebilirim ama geçmişini düşününce yargılamak kolay olmuyor. Dizi öyle bir dizi ki yapılan kötü bir davranışı yargılayamıyorum çünkü karakterin geçmişini düşünmeden edemiyorum.  Yine de Bojack’in yaptığı bazı şeyler kabul edilir türden değil. Her şeyin sonunda bu kadar kafa yormaya, yargılamaya gerek var mı? Diziden güzel bir sözle bitirmek gerekirse:

“You need to get your shit together.”

Pinterest’ten alınmıştır.

4.Rick And Morty

Bu diziyi yapmak için muhteşem bir hayal gücü gerektiğini düşünüyorum. Dizinin yaratıcıları Dan Harmon ve Justin Roiland tam bir dehalar. Bunu içten söylüyorum çünkü dizide yarattıkları dünya inanılmaz. İzlerken tek düşündüğüm akıllarına bu olayların nasıl geldiği oldu. Rick, Morty’nin dedesi ve bilim insanı ama öyle bildiğimiz türden değil. Dizi sürekli uzay, dünya gibi farklı boyutlar arasında geçiyor. Rick and Morty gerçekten eğlenceli bir dizi ve her bölümü yeni bir macera. Dört sezonu da Netflix’te mevcut, yeni sezonları da çekildi, yakında gelirler diye düşünüyorum. Başta Netflix yapımıydı ama sonra başka kanala satıldı diye biliyorum. Dizi Doctor Emmet Brown ve Marty Mcfly’dan esinlenip ilham alınmıştır. Back to the Future serisini bilen okuyucular ilham alınan karakterleri tanıdılar. Back to the Future serisini izlemeyen okuyuculara ise tavsiyemdir izleyiniz. Diziyi izleyen insanlardan birinin yorumu “İntihar eşiğindeki adamı hayata bağlayacak kadar komik.”. Yorum komik geldiği için sizlerle paylaşmak istedim ama dizi gerçekten çok iyi. İzleyin, izlettirin.

“You’re a monster. You’re like Hitler, but even Hitler cared about Germany or something.”

Pinterest’ten alınmıştır.

5.The Good Place 

Bu dizi ölümden sonrasını anlatıyor. Tabi konusu kadar karanlık değil. Dizi baya komik. Çünkü ana karakterimiz Eleanor öldükten sonra kendini iyi yerde buluyor (yani cennette). Ama şöyle bir durum var ki Eleanor yaşarken hiç de iyi bir insan değilmiş. Anlayacağınız Eleanor başka bir Eleanor ile karıştırılmış. Ve tabi ki kendisi iyi yerde kalmaya kararlı. İyi yerden bahsedecek olursam, iyi yere gelen herkesin kendi tarzı ve sevdiği şeylere göre düzenlenmiş bir evi var, hayatının gerçek aşkı da iyi yerde ve iyi yerde küfür ederseniz kelime değişerek ağzınızdan çıkar. Örneğin; “holy mother forking shirt balls”. Dizinin şu anda 3 sezonu da Netflix’te mevcut. Başka bir kanala satıldığı için yeni sezonlar geç de geliyor. İzlemeye değecek, eğlenceli bir dizi. Ben izlerken çok keyif almıştım. Eleanor karakterine Kristen Bell hayat veriyor, kendisi başarılı bir komedi oyuncusu.  You Again adlı bir filmini de izlemiştim.  Diziye dönecek olursak, aynı zamanda çok farklı karakterlerin arkadaşlıklarını izliyoruz. Böyle arkadaşlıkları izlemeyi her zaman severim. Farklı sesler, farklı kafalar ama bir aradalar. Başlarsanız bir oturuşta biter, çünkü bir bölüm 22 dakika.

“Welcome! Everything is fine.”

Pinterest’ten alınmıştır.

 

6.Gizli Bir Aşk

Netflix yapımı bir belgesel, yönetmeni Chris Bolan. Belgeselde ilişkilerini izlediğimiz kadınlar Pat Henschel ve Terry Donahue. Bu iki hanımefendi 1940’lardan beri birliktedirler. Cinsel yönelimi farklı olan insanlar günümüzde bile birçok sıkıntı ile karşılaşıyorlar ve 1940’ları düşünelim. Cinsel yönelimi farklı olan insanlar için gerçekten zor zamanlar. Yönelimlerini açıklasalar toplumdan, ailelerinden dışlanacakları bir dönem. O dönem kimse ile paylaşmamışlar ve çeşitli yalanlarla birlikte yaşamışlar. Ailelerine birkaç yıl önce (2016-2017 yılları diye hatırlıyorum) söylemişler. Belgeseli izlerseniz görürsünüz yaşları epey ilerlemiş. Belgesel şu anki yaşlılıkları ve problemlerine de fazlasıyla yer vermişti. Terry ve Pat’in gençlikleri, ilişkileri, hayatları ve aileleri üzerinde durulmuş. Bu belgeseli önerme nedenim birbirlerine âşık olan iki insanın son anlarına kadar yan yana durmaları ve birçok zorluğu beraber aşmalarını izlemeniz ve böyle insanların olduğunu görmeniz. Hollywood tarzı filmler dışında hayatta, gerçek aşkın olduğunu görmek beni mutlu etti. Böyle gerçek bir şeyi izlemek beni hep mutlu eder. Umarım sizleri de benim kadar mutlu eder.

Pinterest’ten alınmıştır.

7.Murder Mystery

Ben Jennifer Aniston’a fazlasıyla hayran olduğum için çıktığı gün izledim. Friends seven okuyucular beni anlarlar. Adam Sandler da diğer başrolümüz. Film, Avrupa seyahatine çıkan bir çiftin üstlerine kalan bir cinayeti konu alıyor. Çiftimiz uçakta tanıştıkları zengin bir beyefendinin daveti üzerine, onun yatında Avrupa seyahatlerini geçirmeye karar veriyorlar.  Beyefendimiz fazlasıyla zengin, ailesi ondan da zengin. Çiftimiz için bu durum başlarda eğlenceli tabi. Ben onların yerinde düşünüyorum kendimi çok keyif alırdım, cinayet üstüme kalana kadar. Çünkü ortam ultra zengin ve insanlar tatlı tatlı laf sokuyorlar birbirlerine, çok keyifli ortam anlayacağınız. Aile içi entrikaları izliyorlar, fazladan şahıslar olarak. Hem dedikodu hem lüks.

Pinterest’ten alınmıştır.

8.Feministler: Onlar Ne Düşünüyordu?

Netflix yapımı bir belgesel. 1970’lerde Cynthia MacAdams tarafından fotoğraflanan bir grup kadının fotoğrafları nı tekrar incelemelerini ele alıyor. Daha da açıklamam gerekirse bu fotoğraflarda genç olan kadınlar şimdilerde yaş almışlar ve hem o zamanın feminizm hareketini anlatıyorlar hem de kendi o zamandan bu zamana geçen süredeki yaşamlarından kısa anlar paylaşıyorlar. Kendi hayatlarındaki o uyanışı anlatıyorlar. Severek ve beğenerek izlediğim bir belgeseldi.  Kadınların hayatlarındaki değişim, daha da güçlenmeleri, her geçen gün kendilerini daha iyi tanımaları … Fotoğrafçı MacAdams’ın bütün bu kadınları fotoğraflamasının sebebi de; feminizm sebebiyle daha farklı göründüğünü düşündüğü kadınları çekerek bu farkın fotoğraflarda görülüp görülmeyeceğine bakmak. Kadınları dinlemeyi her zaman seven bir insan olarak belgeseli keyifle izledim. Umarım bende uyandırdığı duyguları sizlerde de uyandırır.

“Feminizmin kaçınılma bir geleceği vardı. Dünyanın hayal gücünü ele geçirmişti.”

Pinterest’ten alınmıştır.

 

9.The Last Czars

Netflix yapımı dizi-belgesel karışımı. Çar 2.Nikolay’ın tahta çıkışından, ailesi ile birlikte öldürülmesini anlatıyor. Bir sezon, 6 bölümden ibaret bir yapım. Dizi içinde hem sahneler canlandırılıyor hem de tarihçilerin anlatımı içerisinde mevcut. Romanov ailesinin katledilişini küçükken babamın izlediği bir belgeselde seyretmiştim. Tabi o zaman kraliyet ailesi olduklarını anlayamamıştım. Ailenin o şekilde bir evin bodrum katında kurşuna dizilmeleri beni hep üzmüştü. Hiçbir insanın vahşice katledilmesini, hak  ettiği şeklinde düşünemem. Belgeseli izlerseniz ya da tarihten okuduysanız sizler de yönetim tarzlarının başarısızlığını biliyorsunuzdur. Nikolay çok hata yapmış bir Çar. Tahtı bırakması gerektiğine katılıyorum ama bu şekilde öldürülmeyi kimse hak etmez. Yapım başarılı ve o dönemi merak edenler için izlemesi keyifli. Jenerik müziğini de çok beğendim. Hala açar açar Youtube’dan dinlerim. Sırf jenerik müziği için bile izlemeye başlayabilirsiniz. Düzenli izlerseniz 2-3 güne rahat bitirirsiniz. Hem de izlerken daha fazla bilgi kazanabileceğiniz bir yapım. Merak edenler için müziğin linkini koyuyorum. Dinlerken ve izlerken umarım keyif alırsınız.

the
Pinterest’ten alınmıştır.

KAYNAKÇA