casusluk

Necmettin Alkan Nili / Kitap Analizi

Kitap Künyesi

İsim: Nili, Ortadoğu’da Casuslar Savaşı

Yazar: Necmettin Alkan

Basım: Kronik Kitap, 2017, İstanbul

Sayfa Sayısı: Yüz seksen bir

Yazar Hakkında

Yazarımız 1990’da İstanbul Üniversitesi Edebiyat fakültesinden mezun olmuştur. Tarih doktorasını Almanya’nın Albert Ludwing Üniversitesi’nde yapmıştır. Akademik kariyerine Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde Öğr. Gör. Dr. Olarak 2003 yılında Tarih bölümünde başlamıştır. Başlıca ilgi alanları Yakınçağ Osmanlı Tarihi, Osmanlı Modernleşmesi, Osmanlı-Alman münasebetleri, Balkan Tarihi, Medeniyet Tarihi ve Tarih Felsefesi Teşkil ediyor. 10’un üzerinde kitabı, 100’den fazla makalesi ve 30’a yakın tebliği vardır.

Ana Fikir

Yazarımızın söylemiyle, hikayeden kastedilen esas olarak tarihtir. Eser, 1915-1917 yılları arasında Filistin ve civarında faaliyette bulunan Yahudi casusluk örgütü  NİLİ’yi ele alıyor.

Esere Dair

Kitap, konuya dair bilinmesi gereken; antisemitizmi, siyonizmi, Yahudi göçü ve Osmanlı’nın Almanya tercihini tarihi zeminde açıklayarak başlıyor. Eserin tamamı akıcı, anlaşılır, sade bir üslupla yazılmıştır. Tarihi bağlamdan kopmadan yazılan eser dönemi etkileyen olaylara değinerek zamanda bir bütünlük sağlamayı başarmıştır.

Eser 4 bölümden oluşmuştur; birinci bölümde tarihi zemini, ikinci bölümde NİLİ Örgütünü, üçüncü bölümde hatıratlara yer verilmiş, son olarak da görseller ile desteklenmiştir.

İçeriğe Dair

NİLİ Casusluk örgütünün kurucuları  olan: Aaron, Alexsander ve Sarah Aaronsohn kardeşler Osmanlı’ya göç etmiş bir ailenin çocuklarıdır. Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasının ardından Alexander, Cemal Paşa komutasında olan 4. Ordu’da er olarak göreve başlamıştır.  Ziraat mühendisi olan bir diğer kardeş Aaron çekirge istilasında Cemal Paşa’ya danışmanlık yapmıştır. Birinci Dünya Savaşı esnasında Filistin cephesinde çok büyük bir çekirge istilası yaşanmıştır. Yerli halkla beraber cephede bulunan askerler zorlu günler geçirmişlerdir. Cemal Paşa’da çekirge istilasını araştırması için Aaron’dan bir ekip kurmasını ve çekirge istilasını araştırmasını istemiştir. Peki, Filistin, Irak ve Suriye cephesinde rahatça gezme yetkisine sahip olan Aaronsohn kardeşler bu yetkiyi nasıl kullanmışlardır? Bahsi geçen bölgelere giriş-çıkışta zorlanmayan Aaron bölgelerden topladığı istihbarat bilgilerini düşman İngiliz birliklerine satmayı kararlaştırmıştır. Bu bilgilere daha kolay ulaşabilmek için yakın çevresinden oluşan hiçbir resmi bağlantısı olmayan NİLİ casus örgütünü oluşturmuştur. Akabinde, Aaron Filistin’de bir tarım Deneme istasyonu kurmuştur. Örgütün merkezi bu istasyon olarak belirlenmiştir.

NİLİ ne demektir, neden böyle bir isim seçilmiştir?  Örgütün ismi NİLİ, Tevrat’ta geçen ve Türkçe tercümesi “İsrail’in ihtişamı anlatılmaz” olan İbranice “Nezah Israil LoYesyaker” ayetinin baş harflerinden oluşmuştur. Tabi bu konuda muhtelif birkaç görüş daha mevcuttur. Amaçlarına gelecek olursak, yani neden İngilizler lehine çalışma yapılmak istenmiştir? Aaronsohn kardeşler, İngilizler lehine yapacakları casusluk faaliyetleriyle Türkler sonrası Filistin’i yönetecek İngilizlere zaferi getirebileceklerini ve bu suretle bir Yahudi devleti kurabileceklerini ümit ediyorlardı. Yani kardeşler Siyonist duygulara sıkı sıkıya bağlıydılar. Bunun yanı sıra yazarımızNİLİ’nin nasıl bir örgüt olduğunu çarpıcı bilgiler ile açıklamıştır.

NİLİ kendi propagandasını yaparken kendisini nasıl meşrulaştırmaya çalışmıştır? NİLİ Ermeni Tehcirini bahane ederek kendini meşrulaştırmak istemiştir, yani bir güvenlik problemi sonucu doğduğuna inandırılmak isteniliyor. Ancak burada Ermeni Tehciri’ne detaylıca değinmeyeceğiz, yazarımız tarihi zeminde gerekli açıklamaları yapmıştır.  AaronsohnlarFilistinde bir casusluk faaliyeti nedeni olarak 1915 Ermeni Tehciri olayını göstermişlerdir. Örgüt kendisine savunma amaçlı bir yapılanma görüntüsü vererek bir meşruiyet ve sempati kazandırma gayreti içerisinde olarak değerlendirilebilir. Şunu da eklemeliyiz ki, NİLİ’nin kurulmasıyla ilgili bir güvenlik probleminin zikredilmesi doğru olmayacaktır. Güvenlik sorunu ancak bir propaganda amacı olarak değerlendirilmelidir. Sadece kardeşler ile kalmamıştır üyeler şeması ve diğer üyeler hakkında çalışmalara yer verilmiştir kitabımızda. Kısaca ekleyecek olursak, örgüt genele yayılmadan mütemadiyen akrabalardan oluşan bir yapılanmadır diyebiliriz.

NİLİ’nin faaliyetleri nelerdir? Faaliyetlerini sıralayacak olursak söyleyebileceklerimiz şunlardır: Bilgi toplanması, elde edilen bilginin gönderilmesi, Kahire’deki İngiliz İstihbarat Merkezi ile irtibatlı olunması, Tarım Merkezi’nin İngiliz savaş gemisi Manegem’la iletişimde olması ve Amerikalı Yahudilerin Filistinli İhtiyaç sahibi Yahudilere yardım için gönderdikleri paraların altına çevrilmesi. Kuruluşu için neredeyse tesadüfi diyebileceğimiz örgütün başarılı olma sebepleri çok güzel bir şekilde açıklanmıştır diyebiliriz. Kuruluşunun tesadüfi olduğu gibi Türk yetkililer tarafından ortaya çıkarılışı da tamamen tesadüfidir. Bu konularda okuyucuya bilgiler vermeden konunun yeterince açıklandığını ve bir roman tadı verdiğini söylemek isteriz.

Sonuç

Şahsına münhasır diyebileceğimiz NİLİ casusluk örgütü alışılagelmiş casusluk örgütlerine benzememektedir. Filistin’de yaşayan Osmanlı Tebaası olan bir grup genç aynı zamanda bir kısmı Osmanlı askeri, İngilizler lehine casusluk faaliyeti başlatıyorlar ve İngilizlerin bölgedeki ilerleyişlerini hızlandırarak başarılarına ortak oluyorlar denilebilir. Burada Osmanlı yetkililerinin özellikle Cemal Paşa’nın ciddi zafiyeti söz konusudur. Bunların neler olduğu kitapta açıklanmıştır. Ancak şu durum atlanmamalıdır ki, Cemal Paşa bu Yahudileri kullanarak birçok gizli bilgiye de sahip olmuştur. Nye’in ya olsaydı teoremi ile düşünecek olursak, çekirge istilası hiç olmamış olsa, Cemal Paşa Aaron’nu hiç görevlendirilmese ve İngilizlere çok gizli bilgiler kuyu ve cephane koordinatları ulaştırılmasa bugün haritalar nasıl şekillenecekti? İşte bunların hepsine olabildiğince yazarımız değinmiştir. Roman diliyle, akıcı, nitelikli bir akademik çalışma ortaya çıkmıştır.