nazi
dhm.de.com’dan alınmıştır.

Nazi Döneminde Genç Kuşaklar Üzerinde Uygulanan Politikaların İncelenmesi

Özet

      Modern iktidarlar, iktidarın devamlılığını sağlayacak meşruiyet kaynakları yaratmak için bedeni politik bir nesne olarak kullanır. Egemen için en önemli politik nesne, iktidarı geleceğe taşıyacak olan kuşaklardır. Bu yazıda Nazi Devleti’nin rejime uygun nesiller yetiştirmek amacıyla uyguladığı eğitim ve spor politikaları üzerinde durulacaktır. Yazı, bu politikaları meşrulaştırmak için kullanılan dönemin posterleri ile desteklenecektir.

Anahtar Kelimeler:  Eğitim Politikası, Spor Politikası, Bedenin Terbiyesi, Militarizm

 

Giriş

Toplumsal kişiliğin oluşumu, egemenin ideolojisinin kabul edilmesi ve diğer nesillere aktarılması hedeflenen modern iktidarlarda bedenin biyopolitikası ile egemen, iktidarını yeniden üretmek ister. Özellikle totaliter bir rejime sahip olan Nazi Almanyası savunduğu ideolojinin ve bu doğrultuda uyguladığı politikaların benimsenmesi adına eğitim ve spor politikalarında değişiklikler yapmıştır. İkna ve zor mekanizmasının kurulması amaçlanan bu politikalarda disiplin odak noktası olurken spor ve beden eğitimi faaliyetleri, uygulanacak politikaların vazgeçilmez unsurları hâline gelmiştir. Zihinler ve bedenler üzerinde denetim kurulması adına genç nesiller üzerinde uygulan eğitim politikaları ve spor faaliyetleri önemli bir yer edinmiştir. Modern öncesi dönemde spor, insan bedenini disipline edici bir özellik taşımazken Modern Dönemde iktidarın bedenler üzerinde tahakküm kurmasının önemli bir unsuru hâline gelmiştir.

Prusya askeri sistemi, Nazi Devleti’nin militarist görüşleri ön plana çıkarmasında ve militarizmin gelişiminde belirleyici bir etken olmuştur. Böylece 20. yüzyılın başlarında, devletin hiyerarşik siyasi iradesinin somutlaşmış hâli olan Alman bireyi, zihinsel eğitim ve fiziksel hizmet için hazırlanmalıydı. Gerektiğinde kendini feda etmeliydi. Bu, ona verilen görev ve kaderdi.[1] Ayrıca Modern Dönemde, askerliğin farklı sınıflara açılmış olması militarizmin bir diğer gelişim kaynağıdır. Bu zamana kadar bir savaşın kazanılması, cephede orduları komuta eden kişiye verilmiş bir görevken 19. yüzyılın koşulları cephe gerisinin planlama etkinliğine belirleyici bir rol vermiş oldu. Bu aynı zamanda, “toplumsal’’ın “askeriye’’ye dönüştürülmesini merkeze alan bir etkinlik olduğu için, “militarizm’’ ideolojisini de güçlendirdi.[2] Askerlik soyluların yapmış olduğu bir meslek olmaktan çıkmış, yurttaşları da içine almaya başlamıştır. İşte bu durumda, askerliğin yurttaşlar tarafından öğrenilmesi için teknik kurumlar açılmış ve bedenler üzerinde disiplin mekanizması kurularak bedenin terbiye edilmesi hedeflenmiştir. Bunun sonucunda militarizm gelişim gösterecek okul ve jimnastik kulübü gibi farklı alanlar bulmuştur.

Militarist ideolojinin etkin olduğu eğitim ve spor politikaları ile bir disiplin mekanizması kurulmuş ve militarist ideoloji küçük yaşlardan itibaren çocuklara aşılanmaya başlanmıştır. Eğitim yeni kuşakların, dolayısıyla bütün toplumun militarist bir ideolojiyle donatılmasını sağladığı için en hayati alandır.[3] Nazi Döneminde uygulanan politikaların pekiştirilmesi ve Nazi rejiminin toplum tarafından benimsenmesini sağlamak adına uygulanan politikalarda eğitim ve spor önemli odak noktaları olmuştur. Bu eğitimler gençlerin kitleler halinde hareket etmelerini, disipline olmalarını, egemene itaat etmelerini ve Nazi ideolojisinin taşıyıcısı olmalarını sağlamak amacıyla uygulanmıştır.

(German Postal History’den alınmıştır.)

 

1. Nazi Döneminde Uygulanan Politikalar

       1933-1945 yılları arasında tek partili bir yönetimin etkin olduğu Nazi Devleti’nde, totaliter rejimin odağında militarizmin ve anti-semitizmin baskın olduğu bir yönetim anlayışı kabul edilmiştir. Devletin uygulamış olduğu bu yönetim anlayışı birçok alanda etkisini keskin bir şekilde göstermiştir. Nazi Devleti’nin meşruluğunu sağlamak ve kabul ettiği görüşleri Alman halkına benimsetmek için uyguladığı politikalarda propaganda önemli bir araç olarak kullanılmıştır.

Nazi Döneminde, Nazi ideolojisinin tüm halk tarafından benimsenmesi egemenin öncelikli hedeflerinden birisi haline gelmiş ve Nazi ideolojisini kabul ettirmek, anti-semitizmi normalleştirmek ve bedenler üzerinde uygulanan politikaları meşru kılmak için propaganda önemli bir araç olmuştur. Nazi propagandası Alman halkının hayatının her yerindeydi. Alman halkı sokaklarda yürürken geleneksel Alman ailesini simgeleyen ve Ein Volk, ein Reich, ein Führer! (Tek halk, tek imparatorluk, tek lider!) sloganlı Hitler afişleri; Hitler’in gülerken, çocukların ellerini sıkarken veya milletin tezahüratlarını mahcup bir şekilde kabul ederken resmedildiği posterleri görürlerdi.[4]

(Pinterest’ten alınmıştır.)

 

Çocuklar ve gençler üzerinde uygulanan eğitim ve spor politikaları, propagandanın kullanıldığı alanlar haline gelmiştir. Nazi Döneminde kullanılan posterler, gençleri Nazizm ideolojisinin içine çekmek için bir propaganda aracı olarak kullanılmıştır. Genç nesiller Alman ulusunun geleceği ve Nazi ideolojisinin taşıyıcıları olarak görülmüştür ve bu nedenle çocuklar ve gençler üzerinde uygulanan politikalara ayrı bir önem verilmiştir.

 

1.1 Nazi Döneminde Eğitim Politikası

     Hitler “Kavgam’’ adlı kitabında şöyle söyler: “Bir halkı, millet haline getirmek için çok daha önce hazırlanmış doğru bir sosyal çevre yaratmak gerekiyor. Kişinin eğitimi için bu zorunlu bir olaydır. Kendi memleketinin fikri, iktisadi ve özellikle siyasi önemini ancak aile içinde ve okulda kavramış olan bir kişi şüphesiz o millete ait olmanın gururunu duyabilecektir.’’[5] Hitler’in iktidara geldikten sonra ilk hedeflerinden biri eğitim sisteminde değişikliğe gitmek olmuştur. Oluşturulan eğitim sistemi; itaat etmenin zorunlu hale getirildiği, farklı ideolojilerin asla kabul edilmediği, egemene olan bağlılığın güçlendirildiği ve üstün Alman ulusu inancının keskin bir şekilde oluşturulduğu bir bakış açısı taşımıştır. Bu bakış açısının oluşturulması için en büyük görev Nazi rejimine itaatkâr öğrenciler yetiştirmesi istenilen öğretmenlere ve ailelere düşmüştür.

Farklı görüşler asla kabul edilmeyerek tek ideolojinin Nazizm olduğu ve üstün Alman ırkı vurgusu okullarda öğrencilere devamlı olarak kabul ettirilmeye çalışılmıştır. Tamamıyla Nazi ideolojisine itaat etmeye kararlı nesiller yetiştirilmesi için okullarda Hitler’i ve Nazizm’i meşrulaştıran şarkılar söylenmesi amaçlanmıştır.

“Biz Führer’i severiz,

Biz Führer’den onur duyarız,

Biz Führer’i takip ederiz,

Ta ki gerçek bir erkek oluncaya kadar!’’

“Führer’imize inanıyoruz,

Führer’imiz için yaşıyoruz,

Führer’imiz için ölüyoruz,

Ta ki kahraman oluncaya kadar!’’ [6]

Nazizm ideolojisi, bireyselliğe karşı çıkan ve hiyerarşik bir şekilde konumlanmış bir toplum anlayışına sahiptir. Bireysel bir özgürlük anlayışı kabul edilmez ve bireyin devlete bağlılığıyla özgürleşeceğine inanılır. Bu ideolojide ulusun geleceği için bireyler, kitleler halinde devlete itaat etmelidir. Naziler eğitim sisteminde öğrencilerin birey olarak bir hiç oldukları üzerine yönelmiştir. Öğrencilere “Alles für Deutschland (Her şey Almanya için)” öğretisi üzerinden, hayatlarının Almanya ile değer kazandığı empoze edilmiştir.[7] Bu sebeple liberal eğitim anlayışı ortadan kaldırılmış, eşitliği ve bireyselliği yasaklayan, radikal milliyetçiliğin, askeri hiyerarşinin ve militarist değerlerin ön plana çıkarıldığı bir eğitim sistemi oluşturulmuştur.

Uygulanan sistemde çocuklara küçük yaştan itibaren toplumsal rolleri ve görevleri konusunda ataerkil bir eğitim verilmiştir. Erkekler militarist değerlere bağlı, ulusunun devamlılığı için savaşa her an hazır, güçlü ve ulusu için kahraman olmaya istekli olacak şekilde yetiştirilmeye çalışılmıştır. Kız çocuklarına ise annelik görevi aşılanarak Nazizm ideolojisini benimseyecek Alman ırkının üstünlüğüne inanan nesiller yetiştirmeleri görevinin aktarılması hedeflenmiştir. Hitler, mühim olan noktanın gelecek nesilleri yani çocukları kazanmak olduğunu, bu nedenle gerçekleştirilmesi gereken ilk adımın çocuğa yaklaşmak olduğunu belirtir.

(madmenart.com’dan alınmıştır.)

 

“Alman çocuğu, sakın Alman olduğunu unutma… Kız çocuğu, bir gün Alman annesi olacağını düşün. Gençliğin ruhunu anlayan kişi, onların böylesi bir hitap ve daveti ancak büyük bir neşe ile dinleyebileceğini de anlamış olur. Gençlik mücadelesini kendi silahlarıyla verecektir. Yabancı müzik ve şarkıları dinlemekten vazgeçecektir. Alman şan ve şerefinden uzaklaştırılmaya ne kadar çabalanırsa çabalansın, gençlik bunu reddedecektir. Kendi yiyeceğinden kısarak savaş hazinesine yardımda bulunacaktır. Kendi milletinin yasaklanmış öz sembol ve işaretlerini taşıyacak, bu dava uğrunda ceza almaktan korkmayacaktır.’’[8] Bu sözlerin desteklemesi amacıyla propaganda aracı olan çeşitli posterler hazırlanmıştır.

İdeolojik olarak Nazizm, canlılığa, güce ve güce tapan ve bu üç unsuru sembolize eden ve zayıflığı yok eden bir külttü. Kraft (Güç), tüm Nazi eğitim ve yetiştirme politikalarında anahtar kelime oldu. Kahraman olmak baskın bir eğitim ideali oldu.[9] Nazi Devleti’nin eğitim sistemine göre her gencin militarize edilmiş beden eğitimi dersleri alarak yetiştirilmesi hedeflenmiştir. Naziler için aydınlanma peşinde koşmak anlamında eğitim, yok edilmesi gereken bir tehdittir.[10] Bu nedenle rejime itaat eden militarize olmuş bir kitle oluşturulması hedeflenmiştir.

Küçük çocukların ideolojiyi benimsemeleri adına hazırlanan masal kitaplarında, Yahudi karşıtlığı ve üstün Alman ırkı anlatımları çizimler ile desteklenmiştir. Resimlerde Almanlar, Nazilerin ideal “Arî’’ ırk özelliği olarak gördüğü “sarışın ve düzgün fizik yapıları’’ olarak çizilmiştir. Yahudiler ise çoğunlukla şapkalı, paltolu, siyah renk elbiseleri ile Nazilerin “Yahudi’’ olarak tanımladıkları genetik özellikleri (uzun burun, büyük kulak, kıvırcık sakal, genellikle şişman) çizilmiştir.[11]

(lawyersgunsmoneyblog.com’dan alınmıştır.)

 

 

Eğitim için hazırlanan kitaplarda, Nazizm ideolojisinden övgüyle bahsedilmesine, kahramanlık hikâyelerinin yer almasına, anti-semitizmi normalleştiren içeriklerin bulunmasına ve Nazi sembollerinin yer almasına dikkat edilmiştir.  Okullarda beden eğitimi dersleri zorunlu hâle getirilmiştir.

 

 1.2 Nazi Döneminde Spor Politikaları

     Pre-modern Dönemde, spor faaliyetleri boş zaman aktivitesi olarak ve eğlence amacıyla yapılırken Modern Dönemde spora olan bakış açısında değişim yaşanmıştır. Modern Dönemde egemenin kontrol ve gözlem mekanizması ile bedenler üzerinde disiplin kurması önemli bir hedef haline geldiği için spor faaliyetleri biyopolitika ile eklemlenerek bedenlerin disipline edilmesi için kullanılan yöntemlerden biri olmuştur. Egemenin bedenler üzerinde kurmuş olduğu tahakküm meşrulaştırılmış ve iktidarın mücadelesi bedenler üzerinden gerçekleşmiştir. Bu dönem, sporun bugünkü halini almasında kritik bir öneme sahiptir. Şöyle ki; bu dönemde yarıştıran, yarışan ve izleyen ayrımı ortaya çıkmış, devlet erki sporu savaşa hazırlık enstrümanı olarak kullanmaya başlamış ve bugünkü haline benzer bir profesyonellik ortaya çıkmıştır.[12]

Nazi Devleti’ne itaat eden sağlıklı ve güçlü nesiller yetiştirme hedefiyle uygulanan spor politikaları, eğitim politikalarının önüne geçmeyi başarmıştır. Nazizm ideolojisinin uygulamış olduğu spor politikalarının da Sosyal Darwinist görüşten etkilendiği görülmektedir. Nazizm, Darwinist görüş çerçevesinde güçlü olan ırkların başarıya ulaşacağına ve zayıf olan ırkların yok olacağına inanmaktaydı. Hitler bu durumu şöyle açıklar: “Topluluk doğanın bir parçasıdır. Topluluğun duygusu bir şeyi isteyenlerle, o şeyi istemeyenlerin bir arada uyumlu bir şekilde yaşamasına imkân vermez. Topluluk yalnız kuvvetinin üstünlüğünü, zayıfın yok olmasını veyahut hiç değilse onun kayıtsız şartsız boyunduruk altına girmesini normal karşılar.’’[13]  Bu süreçte Alman ırkının güçlü ve sağlam bir fiziğe sahip olması gerektiği vurgulanmaktaydı. Bunun içinde Alman halkının sportif faaliyetlere yönelmesi ve bedensel olarak gelişimlerine önem vermesi istenmekteydi.[14] Almanya’da süper ırk vurgusu ile politika şekillenirken “bireyin kendi içinde önemi yoktur’’ ifadesi yeni beden eğitimi rejiminin mantığındaki kilit ifadeydi.[15]

Sportif faaliyetler ile gençlere militarist değerler aşılanmaya çalışılmıştır. Özellikle militarist değerlerin ön plana çıkarılarak yapıldığı sportif faaliyetler, militarizmin gelişiminin ve gençlerin militarist ideolojiyi benimsemesinin önünü açmıştır. Spor artık bedensel bir faaliyet olmanın dışında politik bir özellik kazanmıştır. Böylece modern devletin bedene bakış açısında değişiklik yaşanmıştır. “Beden politiktir ve devlete aittir. Sporun ve jimnastiğin geliştirilmesi bireylerin iradesinden bağımsızdır. Kişilerin devlete bedenlerini feda etmelerinin bir örneğidir.’’[16]

(dhm.de.com’dan alınmıştır.)

 

Birçok devlet çeşitli dönemlerde beden eğitimini savaşa hazırlık olarak görmüş ve sporu kurumsal olarak örgütlemiştir.[17] Nazi Döneminde beden eğitimi dersleri, öğrencilerin eğitiminde önemli bir yer tutmuş ve Nazi Devleti için spor faaliyetleri bedenin terbiyesi için bir araç hâline gelmiştir. Gençlerin Nazi ideolojisi etrafında örgütlenmesinin önünü açmak için spor ciddi bir politika unsuru olmuştur. Nitekim Nazizm, devletin uygulayacağı spor eğitiminin ve spora yönelik sevginin Alman halkına genç yaşlardan itibaren kazandırılmasının gerekliliğine inanmaktaydı.[18]

Sportif faaliyetler için “ideal insan’’ bedenleri yaratılması hedeflenmiş, böylece ırkçılık spor ile iç içe geçmeye başlamış ve spor faaliyetleri politik bir unsur hâline gelmiştir. Sportif faaliyetlere uygun görülen ideal bedenlerin yaratılması, toplumda “ötekiler’’ olarak görülen kesimin oluşturulmasını kolaylaştırmıştır. Bu nedenle Nazi propagandası tarafından Nazi Almanyası’nda düzenlenen spor etkinlikleri sıradan bir spor müsabakasından ziyade ırklar arası bir mücadele alanı olarak sunulmaktaydı.[19]  Spor yarışmaları, yarışma olmanın ötesinde devletlerin politik güçlerini ispat ettikleri bir ortam hâline gelmiştir. 1936’da Berlin’de gerçekleşen olimpiyat bu amaca ev sahipliği yapmıştır. Olimpiyat oyunları, Cermen ırkının farkını ve üstünlüğünü ortaya koyabileceği, Arî ırkın kendisine özgü bedensel güç ve estetiği tüm dünyaya gösterebileceği bir olay olarak empoze edilmiştir.[20]

nazi
(pinterest.com’dan alınmıştır.)

 

Yeni kuşakların askeri hiyerarşi doğrultusunda militarist ideoloji içerisinde konumlanmasını sağlamak için paramiliter örgütler önemli bir yere sahiptir. Asker olmayan kitleleri eğitmek için kamplar ve izcilik faaliyetleri ile milli değerler öğretilerek ideolojinin devamlığını sağlamak hedeflenmiştir. Bu faaliyetler ile aynı zamanda olası bir savaş durumuna karşı eğitimli ve disiplinli bir kitle oluşturulmak istenmiştir.

Nazi Devleti’nde spor faaliyetleri sağlıklı, güçlü, ulusu için kahramanca savaşacak disiplinli bedenler yaratarak kitle hareketinin oluşturulması için Nazizm ideolojisinin politikalarının içerisine yerleştirilmiştir. Hitler Jugend (Hitler Gençliği) ve Bund der Deutschen Mädels (Alman Kızları Birliği) Nazizm ideolojisi doğrultusunda nesillerin yetiştirilmesi için oluşturulmuş örgütlerdir. Ancak sağlam bir bedene sahip olanlar, sağlam ve güçlü bir nesil doğurabilecek ve onu vatanın hizmetine sunabileceklerdir. Bu nedenle de geleceğin erdemli ve rejime inanmış yurtsever erkek yurttaş ve kahramanlarını yetiştiren Hitler Jugend (Hitler Gençliği) kadar kızların bedensel gelişimini öne çıkaran, onların Nasyonal Sosyalist düşünce ile donatılarak rejime hizmet etmelerini sağlayan Bund der Deutschen Mädels’in (Alman Kızları Birliği’nin) de son derece önemli bir misyonu olduğu görülmektedir.[21] Güçlü ve rejime uygun nesiller yetiştirme görevi kutsal olarak kabul edilmiş ve örgütte yer alan Alman kız çocuklarına nasıl bir nesil yetiştirmeleri gerektiği aktarılmıştır.

Hitler Jugend (Hitler Gençliği) ulusunun güvenliği ve devamlılığı için savaşa her an hazır olacak şekilde yetiştirilmeliydi. Nazizm ideolojisinin “düşman’’ olarak gördüğü aktörlere karşı savaşmak bir Alman gencine bir vazife olarak benimsetilmeye çalışılmıştır. Gençlerin ulusları için kahraman olmalarının yegâne yöntemi kutsal olarak gördükleri ulusları için savaşmalarıdır. Bu hâli ile de pek çok sportif faaliyet ve yarışmada yer alan, genç yaşta bedensel ve zihinsel bir forma sokulan Hitler Jugend ve Bund der Deutschen Mädels üyesi gençlerin kitle ruhunu harekete geçiren son derece önemli bir unsur olduğu görülmektedir.[22]

Nazi Döneminde faaliyet gösteren bir diğer örgüt de SA (Sturmabteilung)’dır. Bu örgüt militarize bir spor programıyla Alman gençlerine militarist ideolojiyi aşılamış ve savaşacak güçlü ve sağlıklı asker adayları yetiştirmeyi hedeflemiştir. Nazizm ideolojisine göre, bir Alman genci bu yolda spor faaliyetleri ile kendisini geliştirmelidir ve “düşmanlar’’a karşı ulusunun koruyuculuğunu üstlenmelidir. Gençlerin Nazi ideolojisinin “düşman’’ olarak tanımladığı aktörleri “düşman’’ kabul etmeleri istenmiştir. Böylelikle yetiştirilen gençlerin Nazizm ideolojisine itaat eden askerler hâline getirilmesi amaçlanmıştır. Böylece askeri anlamda güçlü olan Nazi Devleti, savunduğu rejimi meşru bir zemine oturtarak siyasi anlamda da güç kazanmak için bir kitle yaratmak istemiştir.

nazi
(pinterest.com’dan alınmıştır.)

 

  Sonuç

Bir toplumun rızasını almak için en önemli şey toplumun genç kuşaklarına hitap etmektir. Genç kuşaklar benimsemiş oldukları rejimin gelecek kuşaklar için taşıyıcısı konumunda görülmüştür. Nazi Döneminde genç kuşaklar üzerinde uygulanan eğitim ve spor politikaları ile rejime itaat eden ve rejimin gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlayacak bir kitle oluşturulması hedeflenmiştir. Militarist bir eğitim alan gençler Nazi Devleti’nin gelecekteki askerleri olarak yetiştirilmiştir.

Eğitim ve spor politikaları, dönemin propaganda aracı olan posterler ile desteklenmiştir. Görmüş olduğumuz posterler ile rejim, Alman gençlerine basit ve etkileyici bir mesaj vermeyi amaçlamıştır. Posterlerde sarışın, güçlü, düzgün fiziki yapılara sahip gençlerin olmasına dikkat edilmiş ve gençlerin gelecekte rejimin askerleri olacakları imajını vermek için askeri kıyafetler içinde yer alan gençler, Nazi askerleri ile aynı posterlerde yer almıştır. “Yarının Askerleri’’, “Askerliğe Giden Yol’’ ve “Liderin için Savaş!’’ gibi sözlerle gençlere savaşçı olmaları gerektiği mesajı verilmek istenmiştir. Ayrıca posterlerde güçlü devlet kavramı ile sporun iç içe geçtiği ve militarize edilmiş sporun varlığı gözlemlenmektedir.

Nazilerin egemene itaat eden genç nesil yetiştirme politikası biyopolitik bir unsur barındırmaktadır. Modern Dönemin kontrol yöntemi olan disiplin mekanizması ile bedenler, belirli faaliyetlerin içerisine yerleştirilmiştir. İnsan bedeni, iktidarı temsil eden bir forma büründüğü için iktidarın içte ve dışta kazanmak istediği meşruiyetin aktörü haline gelmiştir. Toplumun biyolojik bir bütün olduğu düşüncesi toplumun saflığını gözlemek, toplumu denetleyip yönetmek ve toplumun hem dâhili hem de harici “düşmanlar’’ına karşı yeterince sert, merkezi bir otoritenin hükmünün gerekliliğini varsayar: Modern devlet.[23]

Biyopolitikanın önemli bir strateji olduğu Nazi rejiminin politikalarında egemen, meşruluk kaynağı olarak gördüğü bedenleri sadece bir beden olarak görmemiştir. Bedenler iktidarın devamlılığını sağlayabilecek politik bir araç haline gelmiştir. İktidar, rejime “düşman’’ olarak gördüğü kesimle olan mücadelesini meşru bir zemine oturtmak için insan bedenini uyguladığı politikaların içerisine yerleştirmiştir. Çocukların ve gençlerin bulunduğu okullar, izcilik kampları ve spor kulüpleri iktidarın biyopolitikayı yoğun olarak uyguladığı yerler haline gelmiştir. Bu alanlarda iktidar, bedenler üzerinden tanımladığı politikalar ile meşruiyet sağlamaya çalışmıştır.

 


 Kaynakça

Ayşe Yurdakul, Altan Alperen. «Nazi Almanyası’nda Çocuk Kitaplarının Propaganda Aracı Olarak Kullanılmasına Dair Bir Örnek:Der Giftpilz(Zehirli Mantar).» Alman Dili ve Kültürü Araştırma Dergisi, 2019: 15-34.

Belge, Murat. Militarist Modernleşme Almanya, Japonya ve Türkiye. İstanbul: İletişim Yayınları, 2012.

Çakı, Caner. «Nazizm İdeolojisinde Sporun Sunumu:Spor Konulu Nazi Propaganda Posterleri Üzerine İnceleme.» TRTakademi, Temmuz 2019: 346-366.

  1. Gülbuğ Erol, Necati Cerrahoğlu, Caner Çakı. «Hitler Dönemi Eğitim Yapısındaki Otokrasinin Eleştirisi:Die Welle Filmi Üzerine Göstergebilimsel İnceleme.» IX. Uluslararası Eğitim Araştırmaları Birliği Kongresi Eğitim Araştırmaları Birliği, 2017: 1234-1249.

Hekimler, Oktay. «1936 Berlin Olimpiyatları: Bir Barış Aracı mı, Yoksa Bir Meşruiyet Arayan Rejimin Propaganda Aracı mı?» Humanitas, no. 103-127 (Bahar 2013).

Hitler, Adolf. Kavgam. Çeviren Çetin Özkan. İstanbul: Maviçatı Yayınları, 2016.

J.A.Mangan. Militarism, Sport, Europe. London: Frank Cass Publishers, 2005.

—. Shaping the Superman ”Fascist Body as Political Icon Aryan Fascism. London: Frank Cass Publishers, 1999.

Kaplan, İsmail. Türkiye’de Milli Eğitim İdeolojisi. İstanbul: İletişim Yayınları, 2005.

Lemke, Thomas. Biyopolitika. Çeviren Utku Özmakas. İstanbul: İletişim Yayınları, 2017.

  1. Hakan Ongan, Dündar Murat Demiröz. Akademik Futbol:Futbolda Rekabet- Başarı İlişkisi. İstanbul: Hiperlink Yayınları, 2010.

Dipnotlar

[1] J.A. Mangan, Militarism, Sport, Europe, Frank Cass Publishers, London, 2005, s. 43

[2] Murat Belge, Militarist Modernleşme Almanya, Japonya ve Türkiye, İletişim Yayınları, İstanbul, 2012, s.141

[3] A.g.e., s.166

[4]Ayşe Yurdakul, Altan Alperen, ‘’Nazi Almanyası’nda Çocuk Kitaplarının Propaganda Aracı Olarak Kullanılmasına Dair Bir Örnek: Der Giftpilz (Zehirli Mantar)’’, Alman Dili ve Kültürü Araştırma Dergisi, Cilt Nu.1, Sayı Nu.2, Kış 2019,s.17

[5] Adolf Hitler, Kavgam(çev. Çetin Özkan), Maviçatı Yayınları, İstanbul, 2016, s.49-50

[6]E. Gülbuğ Erol, Necati Cerrahoğlu, Caner Çakı,  Hitler Dönemi Eğitim Yapısındaki Otokrasinin Eleştirisi: Die Welle Filmi Üzerine Göstergebilimsel İnceleme, IX. Uluslararası Eğitim Araştırmaları Birliği Kongresi Eğitim Araştırmaları Birliği,2017/Ordu, s.1236

[7] A.g.e., s.1237

[8] A.g.e., Hitler, s.31

[9] J.A. Mangan, Shaping the Superman ‘’Fascist Body as Political Icon Aryan Fascism’’, Frank Cass Publishers, London, 1999, s. 72

[10] İ. Kaplan, Türkiye’de Milli Eğitim İdeolojisi, İletişim Yayınları, İstanbul, 2005, s.101

[11] A.g.e., Yurdakul, Alperen, s.23

[12] T. Hakan Ongan, Dündar Murat Demiröz, Akademik Futbol: Futbolda Rekabet-Başarı İlişkisi, Hiperlink Yayınları, İstanbul, 2010, s.23

[13] A.g.e., Hitler, s. 336

[14] Caner Çakı,’’ Nazizm İdeolojisinde Sporun Sunumu: Spor Konulu Nazi Propaganda Posterleri Üzerine İnceleme’’, TRTakademi, Cilt Nu.4, Sayı Nu. 8, Temmuz 2019, s. 350

[15]  J.A. Mangan, Shaping the Superman ‘’Fascist Body as Political Icon Aryan Fascism’’, Frank Cass Publishers, London, 1999, s. 75

[16]A.g.e., Belge, s.693-694

[17] A.g.e.,Ongan,Demiröz, s.25

[18] A.g.e., Çakı , s. 350

[19] A.g.e., s.351

[20]Oktay  Hekimler, 1936 Berlin Olimpiyatları:Bir Barış Aracı mı, Yoksa Bir Meşruiyet Arayan Rejimin Propaganda Aracı mı?, Humanitas, Sayı Nu.1, Bahar 2013, s.112

[21] A.g.e., s.113

[22] A.g.e., s.113

[23] Thomas Lemke, Biyopolitika(çev. Utku Özmakas), İletişim Yayınları, İstanbul, 2017, s. 64