Ana Sayfa / Yazılarımız / Siyaset / Raporlar / NATO Zirvesi Raporu

NATO Zirvesi Raporu

Yazan: Yunus Berkay DOĞAN

Giriş

Merkezi Avrupa’nın başkenti Brüksel’de bulunan NATO binası ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kalmaya başlamışken, eski binanın karşı tarafına yapılan yeni NATO binası, yıllardır sıklıkla duyduğumuz ‘’NATO işlevini yitiriyor mu?’’,“Soğuk savaştan sonra etkisini yitiren NATO’nun ne kadar ömrü kaldı?” gibi sorulara karşılık adeta “Ben buradayım.” cevabını veren ihtişamıyla uluslararası arenada yerini almıştır. 11 Temmuz 2018 Çarşamba günü üye devletlerin liderlerinin iştirakleri ile uluslararası camiaya merhaba diyen yeni ve ihtişamlı bina, liderlerin değişen ve radikalleşen söylemlerinin ardından yenilenen binasının yanında siyasal yenilenmeyi da bünyesine eklemiş gözüküyor.

Kuzey Atlantik Ticaret Organizasyon’u (NATO) Hakkında

Ortaklaşa savunma: Kuzey Atlantik Ticaret Organizasyon’u, Avrupa ve Kuzey Amerika’da bulunan 29 ülke tarafından üyelerin bölgelerini ve insanlarını korumak amacı ile 1949 yılında kurulmuştur. Bu birlik ortaklaşa savunma ilkesi üzerine kurulmuştur; eğer NATO müttefiklerinden birine saldırı olursa, bu saldırı tüm NATO müttefiklerine saldırı manasına gelmektedir.

  • Dünya’daki yönetim krizleri: Komşu devletlerdeki istikrarı ve üye devletlerin vatandaşlarını korumak amacı ile NATO bazen uzak bölgelerde aksiyon almaktadır.
  • Terörle mücadele: NATO terörle mücadelede önemli rol oynamaktadır; 13.000’den fazla asker bu amaçla Afganistan yerel birliklerinde eğitim almaktadır.
  • Partnerlerle iş birliği: Korsanlık ve siber suçlar gibi sınır tanımayan tehditlerden dolayı NATO üyeleri bu konuda diğer küresel kuruluşlar ile iş birliği yapmaktadır. Dünya çevresindeki 40’tan fazla ülke ile birlikte çalışılmakta ve Avrupa Birliği, Afrika Birliği gibi kuruluşlarla iş birliği yapılmaktadır.
  • Askeri kuvvetler ve ekipmanlar:NATO ne zaman bir görev gerçekleştirecek olsa, müttefikler tekil olarak asker ve ekipmanları NATO birliklerine yerleştirirler.
  • NATO’nun yönetim yapısı: Birçok ülke birlikte çalışır, emir-komuta zincirinin şeffaflığı son derece hayati önem taşımaktadır. Tüm üye ülkelerin askeri ve sivil personelleri her gün NATO’nun yönetim yapısı altında birlikte çalışırlar. İki adet stratejik komuta birliği vardır: Belçika’da bulunan Müttefik Komuta Operasyonları ve Amerika’da bulunan Müttefik Komuta Dönüşümü.
  • NATO bütçesi: Her NATO üyesi birliğin maliyetlerine katkıda bulunmaktadır.
  • Savunma harcamaları: 2014 yılında gerçekleşen Galler Zirvesi’nde NATO müttefikleri savunmaya daha fazla yatırım yapma taahhüdü vermiştir. 2017 yılına gelindiğinde bu noktada yıllık %4,3’lük artış görülmüştür. Son üç yıl içerisinde Avrupalı müttefikler ve Kanada, savunma için yaklaşık 46 milyar dolar yatırım yapmıştır.
  • Açık kapı politikası: Bu politika NATO’nun kuruluş ilkelerinden biri olmakla beraber, Avrupa-Atlantik bölgesinde bulunan ve NATO’nun hukuki statüsünü, demokratik değerlerini, yenilikçi yapısını paylaşan; NATO’nun yükümlülüklerini taşımaya hazır olan her devlet için bu kuruluşun parçası olması serbesttir.
  • Siber Savunma: Siber saldırılar çok yaygın, tehlikeli ve gelişmiş yapılara sahiptir. Siber savunma, NATO için yüksek öneme sahiptir. NATO, müttefiklerine yönelik siber saldırılara karşı bilgi paylaşımı ve siber saldırılara karşı savunmaeğitimi yatırımlarını arttırmıştır.

 

Donald Trump’ın Söylemleri ve Politikaları Ekseninde NATO Zirvesi

Göreve geldiği günden beri radikal söylemleri ile şaşırtan ve tepki toplayan Donald Trump’ın sert söylemlerinden NATO da etkilendi. Söylemlerini sürekli ekonomik zemine oturtan, iç ve dış meselelerde ekonomik sorunlar ekseninde politika çizen Donald Trump, NATO’nun savunma alanındaki harcamalarında Amerika Birleşik Devletleri’nin yaptığı katkının tüm devletlerin katkısından fazla olduğunu vurgulaması, NATO’daki müttefiklere karşı duyulan net bir şikayetti. Geçtiğimiz günlerde yaptığı bir konuşmada Almanya’nın Rusya’dan korunma talebine karşılık doğalgaz ve petrol ihtiyacını buradan karşıladığını dile getiren Başkan Trump,kendine göre çelişkili olanbu durumun mesajını sert bir şekilde Almanya’ya iletti. Peki ya Çin Halk Cumhuriyeti başta olmak üzere dünya devletlerine karşı uygulanmaya başlayan vergi duvarlarının arttırılması ne anlama gelmekteydi? Kaseti biraz geriye sararsak,Trump’ın göreve geldiği günlerde sınırdan akın akın Amerika Birleşik Devletleri’ne çalışmak için gelen insanları durdurmak amacıyla duvar örme girişimi, bazı Müslüman devletlere karşı uygulanan vize yasağı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndan ayrılma söylemleri, neredeyse Birleşmiş Milletler Genel Kurulu üyelerinin tamamına yakının reddetmesine ve dünya devletlerinin birçoğunun ayaklanmasına rağmen Kudüs’e başkonsolosluğu taşıma politikası… Trump’ın girişimde bulunduğu eylemlerin ne anlama geldiğini inceleyelim.

‘Dünya Politikalarında Uzun Döngüler’ isimli kitabın yazarı olan George Modelski, uzun döngüler isimli teoriyi ortaya koymuş[1] ve bu teoriyi dört aşamalı olarak biçimlendirmiştir. Bu teori, dünya liderlerinin ekonomik üstünlük, savaş döngüleri ve siyasi yönlerinin arasındaki bağlantı olarak tarif edilir.  Birçok geleneksel uluslararası ilişkiler teorisinde,hegemonya kavramına temel olarak anarşi üzerinden yaklaşılır. Modelski’nin uzun döngü teorisine göre savaşlar ve istikrarı bozan diğer olaylar uzun döngünün doğal bir sonucudur; bunlar küresel devletin ve toplumsal düzenin devam eden süreçteki doğal parçasıdır.[2]

Yukarıda verilen tabloyu örneklerle incelemek gerekirse, bu tabloya Amerika Birleşik Devletleri’ni yerleştirerek gelişen süreci anlamak kolaylaşacaktır. Küresel kaosların ve savaşların meydana geldiği 1.Dünya Savaşı ve 2.Dünya Savaşı boyunca Amerika Birleşik Devletleri’nin dünyada yaşanan kanlı tabloya dur diyen pozisyonda rol almasını döngünün ilk etabına yerleştirecek olursak, döngünün ikinci etabında ise baskın ve yükselen bir Amerika Birleşik Devletleri modelini görebiliriz. Günümüzün Amerika Birleşik Devletleri politikaları,Amerika’nın üçüncü aşamada direnmekte ısrar eden ve asla dördüncü aşamaya geçmek istemeyen görüntüsünü gözler önüne sermektedir.

Kaynak: CNN Money

Yazının önceki kısımlarında bahsedilen bazı gelişmeleri hatırlamak gerekir. Süper güç ibaresine dünya tarafından layık görülmüş Amerika Birleşik Devletleri, Donald Trump liderliğinde, Trump’ın seçim kampanyasından bugüne geliştirdiği söylemlerden de anladığımız üzere bu ibareyi kaybetmemek için sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceğini göstermektedir. Bu mücadelede büyüyen ekonomisi ile Çin’i rakip olarak gören Amerika Birleşik Devletleri politika olarak iki yol çizmiştir: Çin’i saf dışı bırakmak ve dünyanın geri kalanına uzanan kollarını yeniden güçlü kılmak. 2017 yılında yayınlanan raporlara göre Amerika Birleşik Devletleri’nin 500 milyon tonluk petrol üretimi bulunmaktadır. Enerji bakımından büyük oranda dışa bağımlı olan Çin pazarını kaybetmesi halinde, Amerika Birleşik Devletleri’nin dünyanın diğer pazarlarını elinde tutması gerekmektedir.[3]Trump’ın Merkel’e yönelik Rusya’ya enerji ithalatı için milyarlarca dolar ödemesine kızmasını ve NATO Zirvesi’nde, NATO’ya yapılan maddi desteklerin arttırılmasını buraya bağlayarak süper güç kalmaya çalışan ABD’nin izlediği adımlardan biri olarak görülebilir. Buna ek olarak, Almanya’nın gayrisafi yurtiçi hasılaya göre mevcut yatırım %1.24 oranındadır. 2024 yılında askeri harcamalarını %1,5 oranında arttıracağının sözünü veren Almanya’ya karşılık Trump, NATO Zirvesi’nde yaptığı konuşmada bu oranı beğenmemiştir ve bu oranın %4 olması gerektiğini dile getirmiştir.

Dünyadaki Müslümanları terör tehdidinin bir parçası olarak görerek vize yasağı uygulaması ve Meksika’da örülmek istenen duvarla ABD’ye çalışmaya gelen mülteci akınına savaş açılması da evin büyüğü olduğunu kanıtlamak isteyen ağabeyin ısrarla kardeşinden su istemeye çalışmasına benzemektedir.

 

NATO Hazırlık Girişimi (NATO Readiness Initiative)

11 Temmuz 2018 günü gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nin en önemli kararı olarak görülebilecek olan NATO Hazırlık Girişimi projesi 4×30 formülü olarak adlandırılıyor. Bu formül kriz durumlarında, 30 gün içerisinde, 30 taburdan oluşacak yüksek manevra kabiliyetine sahip bir kara gücü ve 30 filodan teşkil edilecek bir hava gücü ile 30 muharip platformdan oluşacak bir deniz gücünün hazırlanmasını öngörüyor. Savunma harcamalarının sürekli gündeme geldiği bir zirvede bu tarz bir projenin ortaya konulması, savunmanın NATO bünyesindeki kilit rolünün arttırılmak istendiğinin göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

2014 Galler Zirvesi’nde alınan Çok Yüksek Müşterek Hazırlıklı Kuvvet (Very High Readiness Joint Task Force) projesi kararının ardından NATO Hazırlık Girişimi projesinin hayata geçirilmesi kararının alınması dünyada meydana gelecek kriz durumlarında kısa sürede hazır hale gelebilecek ve krize müdahale edilebilecek bir ordunun oluşturulmasını amaçlamaktadır. Bu proje NATO’nun müdahil olacağı bir kriz ya da çatışma anında öncü unsurlar 48-72 saat, ana unsurlar ise 5-7 gün içerisinde görev yerine intikal etmesini hedeflemektedir. Bunlara ek olarak, Irak’ta bulunan güvenlik güçlerine yönelik yeni eğitim faaliyetlerinin harekete geçilmesi amaçlanmaktadır.

Zirve boyunca savunma harcamalarının yoğun bir şekilde üstünde durulması ve savunma alanında hayata geçirilmesi planlanan projelerin varlığı, terörle mücadele konusundaki kararlılık söylemleri ve başta Ortadoğu Bölgesi olmak üzere dünyanın birçok yerinde artan tansiyon NATO müttefikleri arasında bulunan ve askeri gücü elinde bulunduran devletlerin mevcudiyetinin değerini arttırmıştır.

 

NATO’nun Geleceğinde Türkiye’nin Rolü ve Önemi

Yazı boyunca bahsi geçen savunma konusu ve askeri yatırımların hayata geçmesinde NATO’nun önemli müttefiklerinden biri olan Türkiye’yi bu yönden incelemek elzemdir.

Kaynak: Defence Expenditure of NATO Countries (2010-2017). (2018, March 15). Retrieved from https://www.nato.int/nato_static_fl2014/assets/pdf/pdf_2018_03/20180315_180315-pr2018-16-en.pdf [4]

2017 yılı savunma harcamalarına baktığımızda Türkiye’nin 12,118 milyon dolarla yedinci sırada yer alması, bu alanda çok önemli bir veri teşkil etmektedir. Trump’ın NATO müttefiklerine karşı savunma harcamaları konusunda kullandığı sert söylemler, Türkiye’yi bu çerçevenin dışına itmektedir.

Kaynak: Defence Expenditure of NATO Countries (2010-2017). (2018, March 15). Retrieved from https://www.nato.int/nato_static_fl2014/assets/pdf/pdf_2018_03/20180315_180315-pr2018-16-en.pdf [5]

Aslında mali destekten çok Türkiye’nin NATO için önemini en yüksek seviyelere çıkaran sebep, bu tabloda özetlenmektedir. Tüm NATO müttefikleri arasında Türkiye askeri personel bakımından Amerika Birleşik Devletleri’nin ardından ikinci sırada yer almaktadır. NATO’nun Çok Yüksek Hazırlıklı Müşterek Kuvvet ve NATO Hazırlık Girişimi gibi önemli projelerinin en temel gerekliliği olan yetenekli ve yetişmiş askeri personel ihtiyacını karşılamak noktasında ve Ortadoğu topraklarına komşu olması hasebiyle Türkiye NATO’nun geleceğinde çok önemli bir role sahiptir. Tüm bunlara ek olarak Türkiye’nin yerli askeri üretimini arttırma girişimi ve 2018 NATO Zirvesi’nde yerli ATAK helikopterlerini zirvede görücüye çıkartması da Türkiye’nin düne oranla bugün NATO’da elini güçlendiren bir diğer madde olmuştur.

Yazının en başında da bahsedildiği gibi NATO sadece yeni binaya değil yeni söylemlere de ev sahipliği yaptı ancak bundan sonraki sürecin nereye varacağını NATO üyelerinin ABD karşısında takındıkları tutum sergileyecektir. NATO müttefiklerinin bugün takındığı ve gelecekte takınmaya devam edeceği tutum soğuk savaş yıllarının çift kutuplu dünyasından çok uzakta seyredecektir. Kendi içinde yeni ittifaklara gebe olacak uluslararası arena için şu örneği vermek gerekir: Almanya’ya Rusya resti çeken ABD’nin, Rusya ile ilişkileri yumuşatma masasına oturması… Tıpkı bunun gibi birbirinden bağımsız ama birbiriyle bağlantılı olaylar zinciri karşımıza çıkmaya devam edecektir. 2018 NATO zirvesinin sonuç bildirgesini bir kenara koyup George Modelski’nin yukarıdaki tablosundan hareketle şu soruyu sormamız gerekir: Dünya birinci aşamaya ne zaman şahitlik edecek?

Başvurular

Siteler

Introduction to Modelski’s Model of World Leadership. (n.d.). Retrieved from https://www.e-education.psu.edu/geog128/node/646

Tsinghua Report: Trade war shows need for new approach to China-US tie. (n.d.). Retrieved from https://news.cgtn.com/news/3d3d674d32417a4e78457a6333566d54/share_p.html

Defence Expenditure of NATO Countries (2010-2017). (2018, March 15). Retrieved from https://www.nato.int/nato_static_fl2014/assets/pdf/pdf_2018_03/20180315_180315-pr2018-16-en.pdf

Makaleler

Modelski, George LongCycles in World Politics and Nation-State, Cambridge UniversityPress sf. 1-15

Dipnotlar

[1]Modelski, George LongCycles in World Politics and Nation-State, Cambridge UniversityPress sf. 1-15

[2]Flint, C. (2017). Introduction to geopolitics. Abingdon: Routledge.

[3]Tsinghua Report: Trade war shows need for new approach to China-US tie. (n.d.). Retrieved from https://news.cgtn.com/news/3d3d674d32417a4e78457a6333566d54/share_p.html

[4]Defence Expenditure of NATO Countries (2010-2017). (2018, March 15). Retrieved from https://www.nato.int/nato_static_fl2014/assets/pdf/pdf_2018_03/20180315_180315-pr2018-16-en.pdf

[5]Defence Expenditure of NATO Countries (2010-2017). (2018, March 15). Retrieved from https://www.nato.int/nato_static_fl2014/assets/pdf/pdf_2018_03/20180315_180315-pr2018-16-en.pdf

 

Yazar Hakkında

Yunus Berkay Doğan / TESA Siyaset Masası Araştırmacı Yazarı

Sabancı Üniversitesi 

Siyaset Bilimi 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir