Modern Sanat Akımları ve Temsilcileri

Osman Erden’in Modern Sanatın Kısa Tarihi başlıklı kitabının sunuş bölümünde de belirttiği gibi Modern Sanatın Kısa Tarihi Avrupa’da yaşanan 1848 Devrimleri’nden İkinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar uzanmaktadır.[1] Bu listede; sözü edilen tarihsel süreçte doğmuş, etkileri görülmüş sanat akımlarından misaller ve akımlara bağlı üreten ressamlardan örnekler verilecektir. Empresyonizm/Claude Monet, Post-Empresyonizm/Vincent van Gogh, Ekspresyonizm/Edvard Munch, Kübizm/Pablo Picasso, Fütürizm/Umberto Boccioni, Dadaizm/Marcel Duchamp ve son olarak Sürrealizm/Salvador Dali başlıkları altında kısa bilgiler verilecek olup, ressamların eserlerinden örnekler sunulacaktır.

Listeye geçmeden evvel modern sanatın klasik sanata karşı gelişen her dalının politik duruşla, siyasetle, savaşla, savaş sonrası yaşanan durumla bağlantısının olduğunu altını çizmekte fayda var. Bu minvalde sanatın her dalının direnişle olan bağlantısının bilinmesi açısından aşağıda yer alan John Berger’a ait iki söz büyük önem teşkil etmektedir.

“Resim her şeyden önce, bizi çevreleyen ve sürekli olarak belirip kaybolan görünürün olumlanmasıdır. Kaybolma olmsaydı herhalde resim yapma itkisi de olmazdı, çünkü o zaman görünür olanın kendisi, resmin bulmaya çabaladığı kesinliğe (kalıcılığa) sahip olurdu. Resim, diğer bütün sanatlardan daha dolaysız bir biçimde, varolanın, insanlığın içine fırlatıldığı fiziksel dünyanın olumlanmasıdır.”[2]

“Bugün varolanı resmetmeye çalışmak umudu teşvik eden bir direniş eylemidir.”[3]

Claude Monet/Empresyonizm

1840-1926 yılları arasında çoğunlukla Paris’te yaşamış sanatçı izlenimciliğin kurucu ressamlarından olup, 1872 yılında ürettiği ‘İzlenim, Gündoğumu’ adlı eseri ile de bu akımı başlatmış olduğu kabul edilmektedir. İzlenimcilik akımının doğmasına sebebiyet verecek Fransız manzara ressamı Eugene Boudin ile tanışması ve ardından açık havada, izleyerek, resim sanatını atölye dışına taşırarak resimler yapmaya başlamasıdır. Önceleri akademik camianın sert eleştirilerine maruz kalan sanat akımı sonrasında birçok genç sanatçıya ilham olmuş, kabulgörmüştür.

İzlenimciler fırça darbelerini keskin tutmamaya ve izleyerek resmetmeye özen göstermişlerdir. Klasik sanatta günlerce aylarca sürecek olan bir eserin bitimine karşı, empresyonist usule bağlı bir eserin bitimi çoğunlukla birkaç saati bulmaktadır.

Monet’nin Nilüferler’i, sevgilisi Camille’yi resmettiği eserleri bugün de hala değerini korumakta, göz kamaştırıcı niteliğinden ödün vermemektedir.

Claude Monet - İzlenim

Şekil 1, Claude Monet, İzlenim,Gündoğumu, 1872.

Claude Monet - Şemsiyeli Kadın

Şekil 2, Claude Monet, Şemsiyeli Kadın, 1875.

Claude Monet

Vincent Van Gogh/Post-Empresyonizm

Vincent van Gogh ile ilgili yapılan filmler, yazılan yazılar, eserlerine son dönemde yoğun artış gösteren ilgi hayatteyken çektiği sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda çok mühimdir. John Berger’in onunla ilgili kullandığı aşağıda yer alan ifade tüm popülaritesine karşın halen biricikliği koruduğunu da göstermesi açısından büyük önem teşkil etmektedir:

“Gündelik şeyleri yüceltmeden, barındırdıkları ya da hizmet ettikleri bir ideal üzerinden kurtuluşa gönderme yapmadan, eserlerinde onlara çıplak bir saygı ifade eden başka bir Avrupalı ressam bilmiyorum.”[4]

1853 yılında Hollanda’nın Groot-Zundert kasabasında dünyaya gelen Vincent 37 yıllık kısacık yaşamında, ardında 1000 civarında suluboya ve eskiz, 900 civarında da yağlıboya tablo bırakmıştır. Onun hayatını konu edinen çok başarılı, büyük bir emek ürünü olan Loving Vincent filmi okuyuculara nacizane tavsiyemdir. Yaşamı boyunca maddi-manevi birçok sıkıntı yaşamış sanatçı (kardeşi Theo ile mektuplaşmalarında bu yoğun bir biçimde hissedilmektedir), üretmekten vazgeçmemiştir. Spesifik bir örnek verecek olursak onun en bariz örneğini Patates Yiyenler adlı tabloda göstermiş olduğu işçi sınıfına karşı duyduğu sempati de bağlı olduğu sanat duruşunu göstermektedir.

Vincent van Gogh - Patates Yiyenler

Şekil 3, Vincent van Gogh, Patates Yiyenler.

Vincent van Gogh - Otoportre

Şekil 4, Vincent van Gogh, Otoportre.

Vincent van Gogh - Dr. Gachet'in Portresi

Şekil 5, Vincent van Gogh, Dr. Gachet’in Portresi.

Edvard Munch/Ekspresyonizm

Ekspresyonizm (Dışavurumculuk) Almanya’da genç sanatçı kuşağının gelenekten sıyrılma, geleneği reddetme istekleri doğrultusunda, pozitivime, natüralizme ve empresyonizme karşı bir akım olarak doğmuştur. İç dünyayı aktarma amacı güden bu akım somut nesnelerden, doğadan çok soyuta, duygulara odaklanmaktadır. 1863-1944 yılları arasında yaşamış Norveçli sanatçı Edvard Munch’un  1893 tarihli Çığlık (5 farklı versiyonu mevcuttur)  adlı eseri dışavurumculuğun öncü örneklerinden kabul edilmektedir.

Edvard Munch - Ergenlik

Şekil 6, Edvard Munch, Ergenlik.

Edvard Munch - Çığlık

Şekil 7, Edvard Munch, Çığlık.

Edvard Munch - Kadının Üç Duruşu

Şekil 8, Edvard Munch, Kadının Üç Duruşu.

Pablo Picasso/Kübizm

1881-1973 yılları arasında yaşamış Pablo Ruizy Picasso İspanya’nın Malaga şehrinde doğmuş ve babasının yeteneğini keşfetmesi üzerine 5-6 yaşlarında resme başlamıştır. İlk yıllarında akademik gerçekçilik üslubunu benimserken sonraki yıllarda bu çizgiden fazlasıyla uzaklaşmıştır.

1900 yılında Paris’e yaptığı ilk yolculuğu sanat hayatını büyük önemde etkilemiştir. Isınmak için yaptığı resimleri yakmak durumunda kaldığı, zor yıllar geçirdiği bu dönem sonunda nice yeniliğe imza atmış, fazlasıyla üretim yapmıştır.

1909 yılında Georges Braque ile geometriyi resme dahil ederek analitik kübizmi geliştirmiştir. Birçok klasik eserin espri kopyalarını da üreten Picasso, çok yönlü sanatçı kimliği ve eserleriyle hayli dikkat çekmektedir.

 Pablo Picasso - İki Çıplak

Şekil 9, Pablo Picasso, İki Çıplak

Pablo Picasso - Saçlarını Tarayan Kadın

Şekil 10, Pablo Picasso, Saçlarını Tarayan Kadın.

Pablo Picasso, Avignonlu Kadınlar

Şekil 11, Pablo Picasso, Avignonlu Kadınlar.

Umberto Boccioni/Fütürizm

Fütürizm İtalya’da ortaya çıkan, geçmişi tamamen devre dışı bırakıp yeni olanı, gelecek temalı olanı yüceltmeye yönelik bir sanat akımıdır.

Boccioni’nin Şehir Yükseliyor’ başlıklı resminin işçileri ve onların dizginlemeye çalıştığı şahlanan koro, inşaat sahnelerini ve el emeğini tasvir ettiği söylenmektedir.

Fütüristlerin savaş yanlısı tutum sergilediği bilinmekte hatta faşist İtalya’nın resmi devlet sanatı haline getirme çabaları da söz konusudur.

 Umberto Boccioni/Fütürizm

Umberto Boccioni/Fütürizm

Marcel Duchamp/Dadaizm

1887-1968 yıllarında yaşamış Fransa doğumlu ressam, heykeltıraş ve yazar olan Duchamp tüm geleneksel kuralları yıkmak, sanat eserleriyle gündelik malzeme arasındaki sınırı, çerçeveyi kaldırmak gibi amaçlar gütmektedir.

Dadaizmden kısaca bahsetmek gerekirse, Birinci Dünya Savaşı esnasında İsviçre’nin tarafsız bir ülke olması hasebiyle Zürih’te bir grup sanatçının toplanarak geleneksel sanatın malzemelerini reddedip kağıt parçalarını, anlamsız malzemeleri birleştirip bir şeyler üretmesiyle başlamıştır, denilebilmektedir. Sanat karşıtı (esasında geleneksel sanat karşıtı) bir sanat akımı olduğunu söylemek hem Duchamp’ın eserlerine baktığımızda hem de diğer sanatçıların eserlerini irdelediğimizde gözlemlenebilmektedir.

Marcel Duchamp, Çeşme

Şekil 12, Marcel Duchamp, Çeşme.

Marcel Duchamp, L.H.O.O.Q

Şekil 13, Marcel Duchamp, L.H.O.O.Q.

Salvador Dali/Sürrealizm

1904’te İspanya’nın Figuerek kentinde dünyaya gelen Salvador Dali’yi resme teşvik eden ondaki yeteneği keşfeden annesidir. Babası başlarda olumsuz baksa da aile dostları olan Ramon Pichot’un aracı olmasıyla o da ikna olmuştur.

Pablo Picasso ile tanışması, Rene Magritte, Paul Eluard ile yollarının kesişmesi sanat hayatını derinden etkilemiştir.

Eric Grzymkowski’nin derlemesini yaptığı kitapta gerçeküstücülüğünün, gelenekten kopukluğunun, zengin hayal gücünün ve baskın sembolizminin Dali’nin kendine has düşünme ve resmetme biçimiyle uyumlu bir birliktelik oluşturduğunu belirtmektedir.

Dali’nin resimlerinde nesneler çözülmekte, erimekte ya da alışılmadık bir hal almaktadır.

Salvador Dali, Belleğin Azmi

Şekil 14, Salvador Dali, Belleğin Azmi.

Salvador Dali, Atomik Leda

Şekil 15, Salvador Dali, Atomik Leda.

Salvador Dali, Gala’nın Angelus’u

Şekil 16, Salvador Dali, Gala’nın Angelus’u.


Kaynakça

BERGER, John, Sanatla Direniş, Metis Yayınları, İstanbul, 2017.

ERDEN, Osman, Modern Sanatın Kısa Tarihi, Hayalperest Yayınevi, İstanbul, 2016.

GRZYMKOWSKI, Eric, Sanat 101, Say Yayınları, İstanbul, 2016.

Dipnotlar

[1] Osman Erden, Modern Sanatın Kısa Tarihi, Hayalperest Yayınevi, İstanbul, 2016, s.9.

[2] John Berger, Sanatla Direniş, Metis Yayınları, İstanbul, 2017, s.17.

[3] John Berger, a. g. e, s.25.

[4] John Berger, a. g. e, s.68.