Ana Sayfa / Çeviriler / Haber Çevirileri / Avrupa / Merkel’in Gitme Zamanı Geldi
MAGDEBURG, GERMANY - OCTOBER 14: Supporters of the AfD political party attend a rally to protest against German Chancellor Angela Merkel's liberal policy towards taking in migrants and refugees on October 14, 2015 in Magdeburg, Germany. The AfD (Alternative fuer Deutschland, or Alternative for Germany) is a relatively new conservative, populist party that has won seats in some German state parliaments. Its more right-wing faction has been especially vocal in demanding that Germany stem the flow of migrants entering the country. Germany is expected to receive a million migrants or more this year and right-wing politicians see rising social discontent over the newcomers as a political opportunity. (Photo by Sean Gallup/Getty Images)

Merkel’in Gitme Zamanı Geldi

Almanya için. Hristiyan Demokrat Birliği Partisi (CDU) için. Ve elbette kendi iyiliği için.

merkel

Yaklaşık 30 yıldır Herlinde Koelbl isimli fotoğrafçı Angela Merkel ile düzenli olarak görüşmeler gerçekleştiriyor. Bu fotoğrafçı bazı sorular sorup fotoğraflar çekiyor.

Bu görüşmeler aslında “Gücün İzleri” (Traces of Power) isimli, gücün insanları nasıl değiştirdiğini göstermek için oluşturulmuş projenin bir parçası. Koelbl’in projesi şöhretleri arttıkça görüntülerinde değişikliklerin de meydana geldiği Gerhard Schröder, Joschka Fischer gibi alfa erkekleri da içeriyor. Kilo alındığını sonrasında geri verildiğini görüyoruz. Pahalı takımlar ve bir ölçü kendini beğenmişliğe ek olarak, tombul purolar da fotoğraf karelerine giriyor.

Ancak Merkel’de ise fotoğrafçı, dikkat çekecek derecede (tabii biraz da sıkıcı) kendine dürüst kalan bir kadını gözlemliyor. Merkel ihtiyatlı, kontrollü, biraz garip ve içten içe gücün getirdiği tuzakların farkında olan bir kadın olarak görünüyor.

Aslında kendisi, Koelbl’e çok uzun süre gücün başında kalma niyetinde olmadığını, 1990’larda Hristiyan Demokrat Birliği’nin Başkanıyken “Siyaseti geride bıraktığımda yarı ölü bir enkaz olmak istemiyorum” diyerek dile getirmiş.

“Gücün İzleri”ne gelince, başarılı bir projeydi. Koelbl’in fotoğraf ve video röportajları tüm Almanya’da sergilendi. Toplumun Merkel ile ilgili algısını şekillendirdi. Bir kereliğine de olsa, mütevazı ve hakiki olan ve narsisizme eğilimli olmayan güçlü bir politikacının olabileceği görüldü.

Bu, Merkel’in kendi oluşturduğu bir imajdı. Röportajlarda, sıklıkla siyasetin dışında da bir hayatının olacağının ipuçlarını vermişti. Elbette çok şaşalı olmayan bir hayat. Kariyeri bittiğinde, Merkel kırsal kesimde yer alan Uckermark’taki evinde kekler pişirip klasik müzik dinliyor olacağını ortaya atmıştı. Diğer bir deyişle, ne zaman bitirmesi gerektiğinin farkında olacaktı.

merkel go home

Ancak maalesef, bırakmadı. Almanya’nın şansölyesi şaşırtıcı bir şekilde 13 senedir iktidarda ve bu da kendi standartlarının epey ötesinde. Daha da kötüsü, eski benliğinin bir gölgesi konumuna düştü. Zira Merkel, hükümeti yönetmiyor çünkü kendi koalisyonunu zar zor elinde tutuyor ve sırf bu durum yüzünden kendisi komik duruma düşüyor.

Öncelerde onu destekleyip sonrasında tam tersini yapan Hans-Georg Maaßen’a göre, Merkel sahip olduğu derinlemesine bakış açısını yitirdi.

“İçişleri Bakanlığı’nın işleri ve yapılması gerekenleri ile çok meşguldüm” diyerek özür diledi ve ekledi: “İnsanların böyle bir terfi duyduklarında ne düşüneceklerini öngöremedim.”

Günler sonra, kendi partisi olan Hristiyan Demokrat Birliği de ona sırtını çevirmişti. Çarşamba günü yapılan gizli oylamada, milletvekilleri Merkel’in uzun zamandır müttefiki Volker Kauder’i devirdi ve partinin meclis grubunu yönetmek için daha az bilinen Ralph Brinkhaus’u seçti.

merkel

Merkel’in dünyanın en güçlü kadını ve liberal değerlerin son savunucusu olarak itibarını koruduğu birkaç yer hâlâ olabilir. Ancak Berlin’de Merkel için tercih edilen isim şu anda farklı. Hristiyan Demokrat Birliği’nin favori gazetesi olan Frankfurter Allgemeine Gazetesi’nin ilk sayfasında Merkel bugün, “görev dönemi sonuna yaklaşan ve iş göremeyen/beceriksiz” anlamına gelen “Lame Duck” sıfatını aldı. CDU üyesi, Avrupa Bütçe Komisyonu’nda çalışan Günther Oettinger de şansölye için aynı sıfatı kullanmıştı.

Elbette buradaki trajik ironiye gelecek olursak o da Merkel’in ısrarla kaçınmak istediği durumda kendisini bulması. Muhtemelen içten içe bu işin peşini uzun zaman önce bırakması gerektiğini biliyor.

Geçmişe şöyle bir dönüp bakıldığında Alman şansölyenin üçüncü döneminde ya da üçüncü dönemi bittiğinde görevini bırakmış olması gerektiği apaçık ortada.

2013 seçimlerinin ardından Merkel, büyük ekonomik krizden ve sonrasında gelen euro krizinden Almanya’yı kurtarmıştı ve gücünün tam da zirvesindeydi. Merkel yerinde rahattı ve çoğu Almana göre de Merkel’in yeri orasıydı. Eğitimli bir fizikçi olan Merkel her seferinde ufak adımlar atarak deneme yanılma yoluyla doğru ya da yanlış yapıyordu ve bu faydacılığı Almanların hoşuna gitmişti. Merkel’in harika bir rasyonalist olduğunu düşünüyorlardı.

Bunların dışında başka bir şey de Merkel’in yararına çalışıyordu, bu da Merkel iktidara geldiğinden beri kriz içerisinde olan Alman muhafazakarlığından başka bir şey değildi. Ekonomik liberalizm denemelerinden sonra, şansölye sola yöneldi ve muhalefeti onların fikirlerini benimseyerek etkisiz hale getirdi. Merkel hükümetleri asgari ücreti getirdi, zorunlu askerliği kaldırdı ve nükleer güçten uzaklaştı. Gerçek muhafazakarlar bu sebeplerden ötürü Merkel’den nefret etti. Ancak Merkel’in siyasi arenadaki bu hareketleri kaybettiklerinden daha fazlasını kazandırmıştı. Ya da en azından o zaman öyle görünüyordu.

Gazeteci Nikolaus Blome’un 2013’te yayımlanan zekice yazılmış “Angela Merkal-Die Künstlerin” adlı kitabında, içerideki insanlara sorduğu sorular neticesinde 2015 senesinde düşeceğini yazmıştı.

Ancak bunun yerine ne olduğunu biliyoruz. 2015 yazının sonlarında mülteciler gelmeye başladı. Merkel büyük bir baskı altında hâlâ da peşini bırakmayan bir karar aldı: Alman sınırlarını açtı ve birkaç ay boyunca da açık tuttu.

Bu şeytani zor durumda atılması gereken en mantıklı adım bu muydu? Ya da bu, kocaman bir hata mıydı? Uzun vadede sonuçlar açık değil ancak bu kararı vererek Merkel zaman içinde kendini kanıtlayan prensiplerini ihlal etmiş oldu.

Bir başka biyografi yazarı olan Dirk Kurbjuweit bir keresinde Merkel için “iletmek istediklerini öyle bir şekilde iletiyor ki gelecekteki olaylarla yanlışlanamıyor ya da insanlar kendisine kızamıyor” demişti. Almanya’nın mülteci akını ile mücadele edebileceğini öne sürdüğü ünlü demeci gerçekçi olmayan beklentilere sebep olduğu için “Merkel-dışı” olarak addedilmişti.

Mültecileri durdurmanın imkansız olduğunu belirttiği demeci gibi, kendi karakterinin dışında başka demeçler de vermişti. Demek istediği muhtemelen Almanya’nın çok zorlu koşullarla mücadele ettiği ve kolay bir çözümün olmadığıydı, zaten bu yeterince mantıklıydı. Ancak bu muhafazakarlar ve diğer felaket tellalları bu demeçleri farklı şekillerde anlamışlardı.

Onlara göre yalnızca Merkel ve hükümeti sınırların kontrolünü kaybetti ve şok içindelerdi.

Henry Kissinger bir defasında Merkel’i zamanların mükemmel bir ifadesi olarak adlandırdı, ancak bu ifade artık doğru değil. Merkel, mülteci kriziyle birlikte değişti. Ancak elbette zaman da değişti.

Merkel’in aklı başında, çalışkan, teknokratik olarak bilinen karakteri çekiciliğini yitirmeye başladı. Merkel’in görev süresinin başlarında Almanların en büyük endişesi ekonomik durumdu. Konuşmalarında sakince ülkenin refahını, birliği bütünlüğü bozan globalizm çağından koruması gerektiğinden bahsediyordu. Ancak insanların dert edindiği şey bugün farklı. Siyasi sağ, mültecilerin akınından rahatsız ve sol da sağ kanadın popülizmine karşı ateş püskürmeye hazır.

Merkel’in koalisyonu sağdan baskı gördüğünü düşünen mutsuz muhafazakarlar ile soldan baskı gördüğün düşünen mutsuz Sosyal Demokratlar arasında gidip geliyor. Şansölye ise, yetkisi olmadan arada sıkışmış halde.

Seçmenler bugünlerde bilindik partilerin neyi desteklediğini bilmek istiyor. Muhafazakarlar ve Sosyal Demokratlar arka odalarda yapılan anlaşmalar yerine siyasi farklılıklarını mantıklı tartışmalarla ortaya koymalılar ve bu da Merkel’in başında olduğu bir koalisyonun yapacağı iş değil.

Çoğu Almanın değerli bir nitelik olarak gördüğü parti çizgisini aşma yeteneği, bir sorumluluk haline geldi.

Ve bu yüzden de gitmesi gerekiyor. Ülkenin, partisinin ve tabii ki kendisinin iyiliği için.

Bugün devlet, Merkel. Peki ne zamana kadar? Merkel kendinden öncekilerin yaptığı hataları yaptı ve kendini olduğundan daha yetenekli gördü.

die mitte

Almanya’nın en önde gelen savaş sonrası şansölyeleri olan Konrad Adenauer ve Helmut Kohl “devleti elinden geldiğince mükemmel yöneten herkesin devletle aynı olması gerektiğini” savunmuşlardı. Biyografi yazarı Kurbjuweit: “O zaman daha iyi aday olduklarının farkına varmadılar ve çıkışı kaçırdılar.” yorumunda bulunmuştu.

Merkel’i uzun süredir destekleyen kendi destekçileri bile artık değişim istiyor. Yeni parlemento lideri Brinkhaus, Merkel politikalarının anahtarı olan “metanet ve istikrar”ın artık yeterli olmadığını belirtti. Muhafazakarlar bir devrim olmasa da bir yenilenmenin peşindeler.

Ancak iyi bir veda için hâlâ geç sayılmaz. Almanların büyük çoğunluğu hâlâ Merkel’i takdir ediyor. Evrensel olarak takdir görmese de popülarite anketlerindeki sonucu hâlâ iyi görünüyor. Welt am Sonntag’ın Alman vatandaşlara yönelttiği “En çok gurur duyduğunuz şey nedir?” Sorusuna en çok verilen cevaplar Berlin, Mercedes arabaları ve Angela Merkel oldu.

Belki de uzun süredir iktidarda oluşu insanların zihnine henüz nüfuz etmedi. Çoğunlukla sol taraftan bazı insanlar Merkel’in 2015’te verdiği kararı takdir ediyor. Diğerleri ise, istikrarla devam etmek istiyor çünkü Merkel giderse istikrarsızlığın ortaya çıkacağından korkuyorlar.

Ancak Almanlar ve tabi ki Merkel, ülkenin değişmesi gerektiğinin farkına varmalı. Bir an önce. Gelecek seçimler de en kolay çözüm. Belki de muhafazakarlar muhalefette daha fazla kâr elde edecekler. Belki de koalisyonu yönetecek farklı bir lidere karar vermeleri gerekecek.

Her durumda Merkel, Alman hükümeti dışındaki bir hayata kendini hazırlamalı. Güzel bir veda konuşması harika bir başlangıç olabilir. Daha önce bırakması gerektiğini ancak bunu yapacak güçte olmadığını belirtebilir. Sonrasında baybay diyerek Uckermark’taki kasabasına gidebilir.

Kekler pişirip Richard Wagner operaları dinlediği birkaç ayın sonunda Brüksel’de üst düzey bir işe ya da BM New York’ta bir işe başvurabilir. Zaten şüphesiz bu işler için biçilmiş kaftan.

Ve şüphesiz her şekilde Almanya’da ve diğer ülkelerde, Merkel Almanya’nın en iyi şansölyelerinden biri olarak anılacak.

Kaynak: https://www.politico.eu/blogs/berlin-calling/2018/09/time-for-angela-merkel-to-go/

Çevirmen Hakkında

Özen Ayşe ÖZBASA / TESA Çeviri Birimi Yardımcı Direktörü

Bilkent Üniversitesi

Mütercim Tercümanlık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir