Ana Sayfa / Yazılarımız / Ekonomi / Mali Tablolar Üzerine Yazılar

Mali Tablolar Üzerine Yazılar

Yazan: Ahmet Bülent CİVCİK

GİRİŞ

Uzun zamandır, Kredi taleplerinin değerlendirme süreçlerinde önemli kaynaklardan biri olan mali tablolardan bahsetmek, firmaların finansal analizlerini yaparken dikkate alınan bakış açılarını irdelemek amacıyla, olanakların elverdiği ölçüde bir dizi yazı kaleme almayı düşünüyordum. Bu yazı ile yeni bankacılığa başlamış ya da görev değişikliği nedeniyle firma değerlendirme süreçlerinde yer almak durumunda olan bankacı arkadaşlarımıza verilen eğitimlerde de bahsedilen bakış açılarını anlatmayı hedeflemekteyim.

Öncelikle bir kaç tanımla başlamak faydalı olacaktır.

Mali Tablolar denilince; “Türk Vergi Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve Sermaye Piyasası Kanunu’nca bazı şirketler için zorunlu olarak tutulan, şirketin dönemsel faaliyetleri sonucu hazırlamak ve yayınlamak (halka açık şirketler, aracı kurumlar vb.) zorunda oldukları ve ilgili şirketin performansını gösteren, standartlaştırılmış muhasebe kayıtlarıdır.

Başlıcaları bilanço, gelir-gider tablosu, satılan malın maliyeti, kâr dağıtım, fon ve nakit akım tablolarıdır.”

Firmaların değerlendirilmesinde en yaygın kullanılan mali tablolar “Bilanço ve Gelir – Gider tablosudur.”

BİLANÇO

Bilanço, bir şirketin dönemsel faaliyetleri sonucu, parasal değerlerle ölçülebilen varlıkları ve yükümlülüklerinin son durumunu, hazırlandıkları tarih (dönemsonu) itibariyle gösteren tablolardır.
Belirlenmiş dönem boyunca muhasebe hesaplarında kayıtlanan faaliyetlerinin toplamda oluşan sonucu/fotoğrafı demek de olanaklıdır.

Bilanço kelimesinin, Kaynaklarca İtalyanca’da terazi anlamında “bilancia” kelimesinden geldiği ifade edilmektedir. Bu tablonun adlandırılmasında “Terazi” kelimesinin kullanılması bir yönüyle oldukça anlamlıdır; Yukarıdaki tanım gereği, işletmenin belli bir tarihteki varlıklarını ve bu varlıkların sağlandığı kaynaklarını göstermesi nedeniyle aslında bir denge durumunu ya da denklik durumunu ifade etmektedir.

Bilanço, temelde bir denklemin tablo olarak gösterilmesidir. Başka Ülkelerde farklı gösterimleri de bulunmakla birlikte mantıksal olarak aynı denklemin gösterimidir.

Bahsi geçen denklem şudur : VARLIKLAR = KAYNAKLAR

Denklem tablolaştırıldığında muhasebe derslerinde “T” tablosu ya da “defter tipi” ya da “hesap tipi” olarak da adlandırılan gösterim şekli ile , sağ ve sol tarafı oluşur. Bilançoda Varlıkların gösterildiği kısım, tablonun sağ tarafı “Aktif”, Kaynakların gösterildiği kısım, tablonun sol tarafı “Pasif” olarak tanımlanır.

Yukarıda bahsedilen farklı gösterim “rapor tipi” ya da “liste tipi” dir. Burada da varlıklar ve kaynaklar aşağıdaki gibi alt alta yazılarak gösterilir. (Genelde bankaların mali analiz çalışmalarında oluşturdukları ve kullandıkları gösterim tipi de şekilde gösterildiği gibi “rapor tipi” ya da “liste tipi” dir.)

VARLIKLAR VE KAYNAKLARIN KATEGORİZASYONU :

Bilanço denkleminde anlatılan Varlıklar ve Kaynakların kendi içinde temel ayrımları “zaman unsuru” dikkate alınarak yapılmaktadır. Bu da firma değerlendirmesinde kritik önem taşıyan bir noktayı işaret etmektedir. Varlıkların nakte dönebilme kabiliyeti ya da likidite niteliği.

Bizim muhasebe sistemimizde bilançoda gösterilen varlıklar, en likitten en az likite doğru sıralanırlar. (Başka Ülkelerde farklı uygulamalarının bulunduğu da ifade edilmektedir.)

Muhasebe dönemi olarak belirlenen süre bir yıl (12 ay) olup bir yıldan kısa sürede nakte dönebilecek varlıklar Aktif tarafın en üst kısmında “ DÖNEN VARLIKLAR” başlığının altında sıralanırken, bir yıldan uzun sürede nakte dönebilecek varlıklar Aktif tarafın en alt kısmında “DURAN VARLIKLAR “ başlığı altında sıralanmaktadır.

Zaman Unsurlu yapılan kategorizasyan pasif tarafta da kullanılmaktadır. Burada bir farklı kategorizasyondan daha bahsetmek yerinde olacaktır. Pasif tarafta gösterilen kaynaklar kendi içinde niteliğine göre “özkaynak” ya da “yabancı kaynak” olarak ayrılmakta, zaman unsuru da işin içine katılarak, bir yıldan kısa sürede ödenmesi ya da iade edilmesi gereken kaynaklar; Pasif tarafın en üstünde “ KISA VADELİ YABANCI KAYNAKLAR” başlığı altında sıralanmakta, bir yıldan uzun sürede ödenmesi gereken ya da iade edilmesi gereken kaynaklar Pasif tarafın orta kısmında “UZUN VADELİ YABANCI KAYNAKLAR” başlığı altında sıralanmaktadır. Pasif tarafın en alt kısmında ise “ÖZKAYNAKLAR” başlığı altında sermaye ve sermaye niteliğinde olan firmanın kendi kaynakları sıralanmaktadır.

Yani bu kategorizasyondan sonra bilanço denklemi :

1 – Aktif = Pasif

2 – Dönen Varlıklar + Duran Varlıklar = Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar + Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar + Özkaynaklar

Haline gelmektedir.

Buraya kadar anlatılanlarla bir toparlama yapmak gerekirse,

Bilanço, firmanın hazırlanan dönem itibariyle, elinde tuttuğu varlıklarını ve bu varlıkları hangi kaynakları kullanarak edindiğini, gösteren büyük bir fotoğraftır. Bu fotoğrafta, yapılan kategorizasyonlar yardımıyla, varlıkların nakde dönebilme kabiliyetlerini (likidite yapılarını), yabancı kaynaklarda borçların ödenmesi ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi gereken dönemleri görebilmekteyiz.

Firmaların mali tablolarının mali analize hazır hale getirilmesi çalışmaları Aktarma – Arındırma olarak adlandırılmaktadır. Temel olarak Aktarma – Arındırma çalışmalarında bilançoda yer alan kategorik ayrımların içerisindeki kalemler (varlık hesapları ya da kaynak hesapları) yukarıda bahsedilen bilanço mantığı içerisinde doğru yerde bulunup bulunmadığına bakılarak, ilgili kalemlerin yeniden kategorize edilmesi yapılmaktadır.

Örneğin 12 aydan daha uzun sürede nakite dönebilecek bir kaynak Dönen Varlıklar içerisinde yer almışsa, aktarma – arındırma çalışması sırasında ilgili varlık kalemi uzun vadeye aktarılmaktadır. Keza kaynaklar içerisinde 12 aydan daha kısa sürede ödenmesi gereken borç kalemi Uzan Vadeli Yabancı Kaynaklar içerisinde yer alıyorsa aktarma – arındırma çalışmasında Kısa vadeli kaynaklar içerisine aktarılmaktadır.

Aktarma – arındırma çalışmaları sadece anlatılan işlemlerle sınırlı değildir. İlerleyen kısımlarda yeri geldikçe yapılan diğer işlemlerden de bahsedilecek, özellikle bilançoda yer alan hesapların incelenmesi sırasında aktarma – arındırma açısından da değerlendirmeler yapılmaya çalışılacaktır.

GELİR TABLOSU
Mali tablolardan Gelir Tablosu, firmaların belli bir dönemde elde ettiği bütün gelirlerle, bu gelirleri elde etmek amacıyla aynı dönem içinde katlandığı bütün maliyet ve giderleri gösteren, bunların sonucunda toplama – çıkarma işlem bütünlüğü içinde net kar veya zararın hesaplandığı finansal tablodur.

Bu tablo da Bilançoda olduğu gibi “hesap tipi – defter tipi” ya da “rapor tipi – liste tipi” gösterimi ile hazırlanabilmektedir.

GELİR GİDER KATEGORİZASYONU :

Gelir tablosu bilançodan farklı olarak bir toplama – çıkarma işlemi içeriğindedir. Burada yer alan gelir ve gider hesapları belirli bir düzen ve kategorik yapı içerisinde düzenlenirler.

Bu tabloda kategorizasyon zaman unsuruna göre değil, firmanın faaliyet amacına göre niteliksel olarak yapılır. Firmanın belirli bir dönem içerisinde faaliyet amacına göre elde ettiği gelirler ve bu gelirleri elde edebilmek için yapmak zorunda olduğu giderler gruplanır, faaliyetlerin yürütülmesi sırasında ana faaliyet konusu dışında faaliyetleri destekler nitelikte olan gelirler ve giderler gruplanır, ayrıca tamamen faaliyetlerin dışında süreklilik arzetmeyen arızi olarak ortaya çıkan gelirler ve giderler olarak gruplanır.

Bu noktada Bilanço ve Gelir tablosunun temel bir farklılığı oluşmaktadır. Bilanço düzenlendiği dönem sonundaki durumu göstermeye dönük iken, Gelir tablosu düzenlendiği dönemi göstermeye dönük hazırlanmaktadır. Bu farklılığı gösteren en güzel örnek bilançoyu fotoğrafa, gelir tablosunu filme benzetmektir.

Aşağıda yaygın olarak kullanılan rapor tipi gelir tablosu görülmektedir.

MİZAN
Firma değerlendirme çalışması yapmak için yukarıda anlatılan mali tabloların yanında, ilgili tabloların dönemine uygun olarak “Mizan” diye adlandırılan hesap özeti niteliğinde tablolar da kullanılmaktadır.

Mizan arapçadan dilimize gelen bir sözcük olarak sözlük anlamı “terazi” dir. (Muhasebe kayıtlarında denge ve terazi kullanımı, matematiksel olarak tartım ve ölçümün bu işlerde ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.)

Muhasebe tanımı ise : Muhasebe kayıtları esnasında kullanılan hesapların belli tarihlerde borç ve alacak toplamlarıyla bakiyelerinin bir tabloya toplu bir şekilde yazılmasıyla oluşan özet bir tablodur.

Firma değerlendirme çalışmalarında, İncelenen dönemler itibariyle, Bilanço ve Gelir Tablosunda izlenen hesapların alt detaylarını görebilmek için kullanılmaktadır. Bu sayede hesapların bir birleriyle olan ilişkilerin saptanmasına olanak sağlanabilmektedir.

Firmaların yasal olarak tutmak zorunda oldukları muhasebe defterleri bulunmaktadır.
Bunlardan başlıcaları aşağıdaki gibidir;

– Yevmiye Defteri (günlük defter), firmaların günlük muhasebe hareketlerinin kaydedildiği defterdir.
– Defter-i Kebir (büyük defter), Günlük deftere kaydedilen hareketlerin kategorik olarak ayrıştırılarak toplanmasına olanak sağlayan defterdir.
– Envanter Defteri, firmaların dönem sonlarında sayım ve hesaplamalarla varlık ve kaynakların miktarlarının, değerlerinin saptanarak kayıtlanmasını sağlayan defterdir.

Bu defterlere yapılan kayıtlar birbirlerini destekler nitelikte olup, mizanın oluşturulmasına dayanak teşkil etmektedir.

Bu nedenle, firma değerlendirmelerinde Bilanço ve Gelir Tablosunun yanında ilgili dönem mizanlarının kullanılması, sağlıklı değerlendirme için önem arz etmektedir.

Yazar Hakkında

Ahmet Bülent CİVCİK

Kobi Krediler Tahsis Müdürü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir