Ana Sayfa / Çeviriler / Haber Çevirileri / Asya / Makro Açıdan Çin-Amerika Ekonomik ve Ticari İlişkileri

Makro Açıdan Çin-Amerika Ekonomik ve Ticari İlişkileri

 

Çince aslından çeviren: Muhammed Oktay

İki ülke liderlerinin Hamburg’ta vardıkları mutabakat ile, 1. tur Çin-ABD kapsamlı ekonomik diyaloğu 19 Temmuz’da gerçekleştirildi. Bu seferki oturumda Çin-ABD ticari yatırımlar, 100 günlük ve 1 yıllık ekonomik işbirliği planı, küresel ekonomi ve yönetim, makro ekonomik politikalar ve finans sektörü ve tarım gibi konular derinlemesine tartışıldı ve geniş kapsamlı bir fikir birliğine ulaşıldı.

Herkesin bildiği üzere, bir seferlik bir oturumda bütün sorunlar çözülemez. Farklılıklar ve eksik yönler ise kaçınılmazdır. Bu durumda, “Çin-ABD ekonomik ve ticari işbirliğine nasıl bakmalıyız?” sorusu bir kez daha önemli bir hal almıştır. Bu konuda, stratejik ve ileri görüşlü bir biçimde yaklaşmalı, sorumlu ve yapıcı bir tutum içerisinde olmalıyız.

İlk olarak, Çin ve ABD için tek doğru seçenek işbirliğidir. Büyük Çin-ABD ekonomik ve ticari ilişkiler gemisi şuan doğru yolda devam ediyor. Çin ve ABD karşılıklı olarak birbirlerinin en büyük ticari ortağı ve yatırım kaynağı durumunda, aynı zamanda da dünyanın en büyük 2 ekonomisini oluşturmaktadır. İki ülkenin işbirliği yapması, yalnızca iki ülke halklarına değil, aynı zamanda dünya için de çıkar sağlamaktadır. Xi Jinping’in dediği gibi, “Bizim Çin-ABD ilişkilerini iyileştirmek için 1000 tane sebebimiz varken iki ülke ilişkilerini bozmak için 1 tane sebebimiz bile yok.”

İkinci olarak, Çin’in kalkınması ve gelişimi öngörülebilir bir kesinliğe sahip.Bu durum, Çin ve diğer ülkeler arasında işbirliği için sağlam bir zemin oluşturmaktadır. En son açıklanan ekonomik verilere göre, Çin’in ilk yarısında GSYH büyümesi beklenenin üzerinde gelerek 6.9% olarak açıklandı. Bunun öncesinde, IMF önümüzdeki 2 yıl için Çin için büyüme tahminlerini yükseltmişti. Bununla beraber yenilikçi, koordine, yeşil, açık ve paylaşımlı yeni kalkınma modeli hayata geçirilecek, Çin’in ekonomik yapısı gittikçe iyileşecek ve kalkınmanın etkisi daha kuvvetli olacaktır.

Üçüncü olarak, Çin pazarının büyümesine sınır koymak imkansızdır ve Çin-ABD ekonomik ve ticari işbirliği açısından beklentiler oldukça yüksektir. Çin, “Dünya’nınFabrikası”ndan “Dünya Pazarı”na dönüşmektedir. Bu durum, dünyaya ve aynı zamanda Amerika’ya büyük fırsatlar ve fayda sağlayacaktır. 2015 yılının Eylül ayında Başkan Xi Jinping Amerika Birleşik Devletleri’ni ziyaret ettiğinde, bir dizi önemli verilerden bahsetti: Gelecek 5 yıl içerisinde Çin, tahminen 1 trilyon dolar değerinde ürün ithal edecek, yurt dışına yapacağı yatırım ise 500 milyar doları geçecek, 500 milyondan fazla insan yurtdışına turistik amaçlı geziler gerçekleştirecek. Çin’in en büyük ticari ortağı konumunda olan ABD’nin bu durumdan elde edeceği kârı söylemeye gerek bile yok.

Biraz daha derinlemesine baktığımız zaman, Çin-ABD ekonomik ilişkilerinin arka planında Çin-ABD ilişkileri yatmaktadır. Çin-ABD ilişkilerinin özü karşılıklı yarar ve kazan-kazan ilişkisine dayalı, birbirine bağımlı ve tamamlayıcı avantajlar içeren bir özelliğe sahiptir. Çin-ABD ilişkileri, özellikle Çin-ABD ekonomik ve ticari işbirliğinin gelişimi için gerekli olan şeyleri tek tek uygulayacak ve garanti altına alacak bir mekanizmaya ihtiyaç vardır. Bunların arasında, Çin-ABD kapsamlı ekonomik diyalog mekanizmasının kurulması, Başkan Xi Jinping ve Trump’ın Mar-a-Lago görüşmesinde elde edilen önemli bir sonuçtur. Böylece,iki ülkenin devlet başkanları Çin-ABD ilişkilerini geliştirmek amacıyla önemli bir karar almış oldu. Bu karar dünyada çapında çok dikkat çekti ve diyaloğun ilk turu tüm dünyanın odak noktası oldu.

Çin-ABD kapsamlı ekonomik diyaloğunun “kapsamlı” olması çok önemlidir. “Kapsamlı” bir işbirliği çerçevesinde Çin – ABD ekonomik ve ticari işbirliği yalnızca ürün alışverişinden ibaret değil, aynı zamanda hizmet ticareti, kültür ve eğitim alanlarında yatırımları da kapsayan ekonomik ilişkilerdir.

“Geniş” bir perspektiften bakıldığında, ticari açık yalnızca ürün ticaretinde görülemez. Yatırım alanında, geçen yıl Çin’in Amerika Birleşik Devletleri’ne yaptığı mali olmayan yatırım 45.6 milyar dolara çıkmıştır. Yalnızca bir önceki yılın iki katı kadar değil, aynı zamanda geçtiğimiz yıl ABD’nin Çin’e yaptığı yatırımları da geçmiştir. Çin’in son 10 yılda Amerika’ya yaptığı yatırımlar, ABD’nin neredeyse son 30 yıldır Çin Halk Cumhuriyeti’ne yaptığı yatırımların yarısına eşittir. Bu eğilime göre, önümüzdeki 10 yıl içerisinde karşılıklı yatırımların dengeyi koruyacağı tahmin ediliyor. Herkesin görebileceği üzere, Çin’in,ABD’ye karşı olan yatırımlarının günden güneartması, Amerika’nın ekonomisini adeta ihya etmesi ve istihdam artışının getirdiği pozitif etki çok açıktır.

Kültür, eğitim ve turizm alanlarına bakıldığında Çin,turizm sektöründe Amerika’ya her sene20 milyar dolar gelir sağlıyor. Çinli öğrencilerin ABD’nin eğitim endüstrisine sağladığı gelir ise 10 milyar doların üstündedir. Bunlar, ABD’nin daha önceden Çin’e sağlamış olduğu kârın çok üstündedir.Bu durumda, her sene Çin’den ABD’ye giden turist sayısı, Çin’den yurtdışına çıkan turistlerin yalnızca % 2’si, ve Çin’in toplam nüfusunun da binde 2’sine eşittir. Herkesin görebileceği üzere,ABD-Çin işbirliği ortamını iyi bir şekilde muhafaza etmenin ABD’ye sağlayacağı faydalar çok yüksektir.

Çin-ABD kapsamlı ekonomik diyaloğunun bu turunda, her iki taraf da ticaret açığını düşürmek için yapıcı bir işbirliği konusunda anlaştılar. Ticaret açığını gidermek için hem belirli safhalara hem de karşılıklı uygulamaya ihtiyaç vardır. Örneğin, yüksek teknolojili ürünlerin ticaretini teşvik etmek gibi her iki taraf daha fazla gayret sarf etmelidir. Çin hakkındaki şüpheler nedeniyle Birleşik Devletler, Çin’in ilgilendiği birçok teknoloji ve ürünleri engelliyor. Bu durum, mevcut Çin-ABD arasındaki ekonomik ve ticari dengesizliğin en büyük sebebidir. Bu bağlamda, ABD doğru bir anlayışa sahip olmalı ve bu sorunu çözmek için önlemler almalıdır.

Çin-ABD ekonomik ve ticari işbirliği , Çin-ABD ekonomik ilişkiler ve Çin-ABD ilişkilerinin gelişimi için, yalnızca bugüne değil, geleceğe daha fazla odaklanmalıdır.Çin ve Birleşik Devletler, ekonomik ve ticari işbirliği ve ekonomik ilişkilerin sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde gelişimi için el ele verip birlikte çalışmalı, ikili ilişkilerin iyileştirilmesini garanti altına almalıdır.

Yazar: Fudan Üniversitesi

Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü

Başkan Yardımcısı,Shen Dingli

Kaynak: http://paper.people.com.cn/rmrbhwb/html/2017-07/22/content_1792571.htm

 

Çevirmen Hakkında

Muhammed Oktay / TESA Çince Çevirmeni

Shanghaj Jiaotong Üniversitesi 

Kamu Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir