Maden Hayatına Işık Tutan 5 Film

1.Maden

Maden filmi

Yönetmen: Yavuz Özkan

Oyuncular: Tarık Akan, Cüneyt Arkın, Hale Soygazi, Meral Orhonsay, Halil Ergün

Yapım Yılı: 1978

Başrolde Cüneyt Arkın ve Tarık Akan’ın olduğu bu film tam anlamıyla bizlere maden ocaklarındaki yaşamı gösterir. Cüneyt Arkın filmde İlyas abidir ve söylemleriyle dikkat çeker. Her gün birinin ölümüne yol açan madende ters giden bir şeyler vardır. Bu, birçoğunun dediği gibi ‘alınyazısı’ değildir. İlyas abi bunun farkındadır ve bu farkındalığı çevresine yaymaya başlar. Öncelikle iki arkadaşını da yanına alır ve imza toplamaya başlarlar. Müfettiş getireceklerdir. Tabi bu durum patronun ve maden işçileri sendikası başkanının hoşuna gitmez. Sendika başkanı tüm işçileri bir araya getirip toplantı yapar. Toplantıya “Ciğerlerine altın madalya takmış işçi kardeşlerim!” diyerek başlar. Lakin bu cümle ve sonrasında gelecek cümleler İlyas abiyi sinirlendirir. İşçileri kendi etrafında toplar ve “Bu dünyayı biz kuruyoruz kendi ellerimizle. Bunun farkında olmalıyız” der. Ayrıca yarın bir gün ölen kişilerden birinin kendileri olabileceğini ve onlar öldükten sonra çocuklarına kimlerin bakacağına da dikkat çeker. Bu arada bulundukları yere çadır kurulur. Kadınlar gelir, şarkılar söylerler. Bu noktada, filmi izlerken kadının edindiği role dikkat ederek izlemek gerektiğini düşünüyorum. Kadınların gelmesi işçilerin dikkatini dağıtmış olsa da İlyas abi bir şeyler için çalışır, insanları örgütlemeye devam eder. Tabi bu yaptıkları ne patronun ne de sendika başkanının hoşuna gidecektir. 1978 yapımı olan bu film, politik yönleriyle öne çıkmıştır. Ve 1978’de Altın Portakal En İyi Erkek Ödülü’nü Tarık Akan’a, Altın Portakal En İyi Kadın Ödülü’nü de Hale Soygazi’ ye kazandırmıştır.

2.Germinal

germinal film

Yönetmen: Claude Berri

Oyuncular: Gerard Depardieu, Renaud, Miou-Miou, Judith Henry, Jean-Roger Milo, Jean Carmet, Bernard Fresson

Yapım Yılı: 1993

Film Fransa’da bir maden ocağında geçer. Bir makinist, patronunu tokatladığı için kovulmuş ve bu maden ocağına iş bulmak amacıyla gelmiştir. Gördüğü insanlara kendisine göre bir iş olup olmadığını sorar. Tam da bu sırada çalışanlardan birinin ölüm haberi gelir. Onun yerine biri lazımdır. Böylelikle makinisti işe alırlar. Burada dikkati çeken olay kadınlar, çocuklar, erkekler hep birlikte madende çalışmaktadırlar. Genelde 8,9 yaşlarında madene inmeye başlamışlardır. Tabi bir ailedeki tüm bireyler çalışsa bile kazandıkları para onların geçinmelerine yetmiyordur. Hal böyleyken yeni maaş düzeni getirilir. Bu düzenle daha az kazanacaklardır. Ve ayaklanırlar. Açlıktan sıkıldıklarını, her gün ekmek yiyemediklerini ve adalet istediklerini dile getirirler. Bugüne kadar el koyulan haklarını istemektedirler. Bu filmde maden yaşamının ne denli zor olduğuna ve işçilerin örgütlenme sürecine tanık olacaksınız. Emile Zola’ nın Germinal adlı romanından uyarlandığını da belirtmeliyim.

3.Kelebeğin Rüyası

maden kelebeğin rüyası

Yönetmen: Yılmaz Erdoğan

Oyuncular: Kıvanç Tatlıtuğ, Mert Fırat, Belçim Bilgin, Yılmaz Erdoğan, Ahmet Mümtaz Taylan, Taner Birsel, Farah Zeynep Abdullah, İpek Bilgin

Yapım Yılı: 2013

“Gidiyorum bu şehirden

Rutubet ve kasvetin

Kömür ocaklarında muhabbetin

Varlığın, yokluğun,

Büyük savaşın kıyısında yaşadığım senelerin ardından gidiyorum

…”

Bu şiirle başlayan film aslında merkezine madendeki yaşamı alan bir film değildir. Madendeki yaşamı bizlere gösteren kısa bir kısmı vardır. Temelde ise izleyicilere iki şairin dünyasını sunar. Film 1941 yılında Zonguldak’ta geçer. Kıvanç Tatlıtuğ ve Mert Fırat iki şairdir. İsimleri sırasıyla Muzaffer ve Rüştü’dür. Hocaları ise Yılmaz Erdoğan’ın canlandırdığı Behçet Necatigil’ dir. Muzaffer telgraf direklerine tırmanır, memurdur. Rüştü ise madende çalışır. Şiir yazarlar ama Varlık dergisinde bir türlü yayınlanmaz. Kendilerini duyurmaya çalışırlar. Bu arada Suzan gelir. Suzan güzeller güzeli bir kadındır. Muzaffer ve Rüştü âşık olurlar ve şiir yazarlar. Hatta bunun üzerine iddiaya girerler. Aslında Rüştü’nün dediği gibi “aşk bahanesiydi şiirin”. Tabi o yılların en kötü hastalığı Rüştü’yü de ele geçirmişti: Veremdi. Gün geçtikçe kötüleşiyordu ama durmak bilmeden tiyatro oyunu yazıyordu. Bu oyunda Suzan’a da rol teklif etmişti ve Suzan da kabul etmişti. Birlikte çalışırlar. Bu sırada Rüştü’nün verem olduğunu öğrenen Suzan’ın babası bu arkadaş grubundan Suzan’ı çekip alır. Sağlık durumu iyice kötüye giden Rüştü ise hocasının yardımıyla Heybeliada Sanatoryumuna kaldırılır. Tedavi görmeye başlar ve bu arada ileride karısı olacak Mediha’ya âşık olacaktır. Bu arada Suzan’ın en büyük hayali madene inmektir. Her ne kadar Muzaffer madenin insana göre bir yer olmadığını belirtse de Suzan’ı bu isteğinden vazgeçiremez. Aralarına babası girmiş olsa da bir şekilde buluşurlar. Kıyafetleri değiştirip madene inerler. Ne kadar zor şartlar altında çalışıldığını görür. Sonrasında ise bit için kontrol sırasında bulur kendini ve orada kadın olduğunu fark ederler. Sonrasında ise üzücü bir sürü gelişme yaşanır. Bu film tüm kayıp şairlerin anısına adanmış olmasıyla birlikte madendeki yaşamı da bizlere göstermiştir.

4.North Country-Tek Başına

North Country

Yönetmen: Niki Caro

Oyuncular: Charlize Theron, Frances McDormand, Sissy Spacek, Woody Harrelson, Sean Bean, Richard Jenkins, Michelle Monaghan, Jeremy Renner

Yapım Yılı: 2005

Josey adında iki çocuğu olan bir kadın… Kocasından şiddet görür ve evi terk eder. Annesinin ve babasının yanına gelmiştir. Lakin büyük hayal kırıklığına uğrayacaktır. Josey pek çok erkekle birlikte olmuş ve bu durum herkes tarafından ayıplanmış, hatta zaman zaman dışlanmış, kötü laflara maruz kalmıştır. Babası evli ve iki çocuklu bir kadının ailesiyle yaşayamayacağını, ayrı evde kalmaları gerektiğini vurgular. Josey’ nin ufak bir işi vardır. Buradan kazandığı da ayrı eve çıkmaya yetmeyecektir. Bir gün arkadaşının madende kamyon şoförü olduğunu ve gayet iyi kazandığını öğrenir. Kendisi de madene girecek ve kazandığı parayla ayrı eve çıkabilecektir. Tabi babası da madende çalışmaktadır. Annesi sürekli bu durumun babasını küçük düşüreceğini söyler. Ama Josey kararlıdır. Küçük düşürücü bazı sağlık kontrollerinden geçtikten sonra madende çalışmaya başlar. Bundan sonrasında ise kadınların madende erkekler tarafından nasıl küçük düşürüldüklerini, birçok kez taciz ve tecavüze maruz kaldıklarını göreceksiniz. Çünkü maden erkek işi olarak görülür ve orada kadına yer yoktur. Bu film birçok sorunu tüm çarpıcılığıyla gözler önüne serer.

5.The 33

The 33

Yönetmen: Patricia Riggen

Oyuncular: Antonio Banderas, Rodrigo Santoro, Juliette Binoche, Gabriel Byrne, James Brolin, Mario Casas

Yapım Yılı: 2015

“Dünyada her yıl 12.000 madenci hayatını kaybediyor.” cümlesiyle başlayan bu film 5 Ağustos 2010’ da Şili’deki San Jose madeninde yaşanan kazayı anlatır. Dağdaki altını çıkarmak için çalışan insanlar çok ağır şartlarda çalışmaktadırlar. Ama bu ağır şartlara dayanırlar, çünkü hepsi para kazanmak zorundadır. Kontrolü sağlayan işçi dağın hareket ettiğini ve rampanın denetiminin gerekli olduğunu belirtir. Fakat laflarını dinleyen olmaz. Yerin 518 metre altında çalışmaya başlarlar. Bir süre sonra dağın yarılmaya başladığını fark ederler ve maden çöker. 33 işçi sığınağa inmeyi başarırlar. Ama dışarıdakiler ölü ya da sağ olduklarını bilmemektedirler. Sığınakta sadece 3 gün yetecek su ve yiyecek bulunmaktadır. İşçilerin aileleri de gelmiş, bir açıklama beklemektedir. Arama kurtarma ekipleri gönderilir ama başarısız olunur. Dışarıda aileler huzursuz, isyandadır; içeride ise bir yaşam mücadelesi verilmektedir.


Kaynakça

The 33, https://www.filmmodu.com/the-33-turkce-dublaj-izle (ET: 28.04.2019).

North Country, https://filmakinesi.net/north-country-tek-basina-720p-full-izle.html (ET: 27.04.2019).

Germinal, https://www.filmmodu.com/germinal-turkce-dublaj-izle (ET:29.04.2019).

Maden, https://www.youtube.com/watch?v=YpTabci4rPY (ET: 25.04.2019).

Kelebeğin Rüyası, Netflix, (ET: 29.04.2019).