Ana Sayfa / Çeviriler / Haber Çevirileri / Avrupa / Macron, Fransızcayı Dünyanın En Yaygın Dili Yapmak İstiyor
Frankofoni Fransa Fransızca Macron

Macron, Fransızcayı Dünyanın En Yaygın Dili Yapmak İstiyor

Burkina Faso ziyaretinde bulunan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ouagadougou Üniversitesi öğrencilerinin önünde Fransızcayı savundu ve Leila Slimani ile Académie Française eşliğinde bir Frankofoni sözlüğü oluşturmak istediğini belirtti.

Salı günü Burkino Faso seyahatinde Macron, Frankofoni çalışmaları kampanyasına “Fransızca çok uzun zamandır yalnızca Fransızca değil, hatta bir Afrika dilini andırıyor” sözleriyle devam etti ve bölgesel zenginlikleri olan bu bölgede yeni söyleyiş şekilleri oluşturulma isteğini dile getirdi.

Ve sözlerine devam etti: “Fransızca dili Paris ve Montauban arasında bir yerde değil, daha çok Kinshasa ve Brazzaville ile dengede denebilir ve bu Fransızca da Fransa’yı aştı, dünyayı dolaştı. Bizi birleştiren şey de tam olarak bu.”

Bu konudaki diğer konuşmalarında Macron, Frankofoni’yi ulusal düzlemde bir Fransızca yaratarak oluşturacağını “Fransızcamız bizim için yalnızca bir miras değil, aynı zamanda bir şans. Büyük bir geleceği var ve bu geleceğin bir kısmı da Afrika’da ilerletiliyor. Fransızcanın etkisi, çekiciliği artık yalnızca Fransa’ya ait değil” diyerek müjdelemişti. Macron,

Frankofoni, sınırların ötesinde yaşam bulmuş bir vücuttur. Bunun farkına varmanızı istiyorum. Doğduğum, büyüdüğüm yerdeki dil benim Fransa Cumhurbaşkanı olmamı sağladı. Bu dil, aynı şeyi yarın Burkina Faso’lu bir kız için de yapabilir! Çünkü Fransızca tek değil; çok kültürlü. Bugünkü Fransızca yalnızca Fransız değil. Frankofoni de bir değil, aslına bakarsanız Fransa’dan kaçıp dolaşalı çok uzun zaman oldu.”

Diyerek bir dilin insanları bir araya getirdiğini ve bir yurttaş olarak nasıl hizmet ettiğini dile getirdi.

Dil bilimcilerin özellikle Başbakan Edouard Philippe’in devreye girmesiyle son zamanlarda sık sık dahil olduğu güncel durumda Macron bizlere tekrardan Fransızcanın yaşaması için özgür olması gerektiğini vurguladı. Fransızcamız, Akademi bir aralar bir güç enstrümanı olarak kullanıldığı için donmuş vaziyetteydi. Bazılarının geçmişin hatıralarıyla karıştırdığı siyasi kavgalara rağmen harika bir iş çıkarmaya devam ediyor.

“Klasik, bildiğimiz Fransız Akademisi’nden önce, Fransızcanın yeşerttiği lehçeler, şiveler ve ağızlar mevcuttu. Yaşattığınız bu çoğul Fransızca, benim de ışıl ışıl olduğunu görmek istediğim Fransızca. Bu yüzden de Fransızcanın ölü bir dil olduğunu savunan hiçbir konuşmada yenilmeyin.”

Macron, Frankofil konuşmasını da, yalnızca Fransız Akademisi’yle bağlantılı olmasını değil; aynı zamanda Frankofoni’yi yeni bir kültürle yansıtan Alain Mabanckou gibi Afrikalı aydınlarla iletişimde kalıp Frankofoniyi kendisinden yepyeni bir projede görmeyi istediği Fransızca konuşulan dünyanın temsilcisi olan Leila Slimani’yı selamlayarak bitirdi:

“Bu dili bir etki enstrümanı yapabilmek amacıyla Devlet size söz veriyor. Fransızca, Afrika’nın hatta belki de (biraz tereddütle) dünyanın ilk dili olacak.” İdeal bir vaat olmasına rağmen idealistik durmuyor.

Michaelle Jean’ın kabinesinde yer alan Fransız Dili Danışmanı ve Dilbilim Çeşitliliği Uzmanı Imma Tor’a göre, “Fransızcayı günlük kullanan insanların yarısından fazlası bugün Afrika’da yaşıyor.” Ve hatta bazı tahminlere göre, 2050’ye kadar Fransızcanın dünyanın ilk dili olması muhtemel görünüyor. Bunun yanıtını da 33 sene sonra göreceğiz.

Kaynak: http://www.lefigaro.fr/langue-francaise/francophonie/2017/11/28/37006-20171128ARTFIG00273-emmanuel-macron-veut-faire-du-francais-la-premiere-langue-d-afrique-et-du-monde.php

Çevirmen Hakkında

Özen Ayşe Özbasa / TESA Çeviri Birimi Yrd. Direktörü

Bilkent Üniversitesi

Mütercim Tercümanlık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir