Size daha iyi hizmet verebilmek adına sitemizde çerezler bulundurmaktayız. Gizlilik Politikamızı öğrenmek için tıklayınız. Ayrıca kişisel verilerin koruması kanunu kapsamında TESAD ile iletişime geçen her birey, iletişim verilerinin paylaşılmasını ve ilgili TESAD birimlerince kullanılmasını kabul beyan ve taahhüt eder.
Kaynak: Slideshare.net

Macbeth veya “Cadılara” Güvenmeli Miyiz?

“Selam sana Macbeth! Selam Glamis beyine!”

  “Selam sana Macbeth! Selam Cawdor beyine!”

“Selam sana Macbeth! Selam yarının kralına!”[1]

Üç Cadı
Üç Cadı Temsili, Kaynak: ThoughtCo.

 

Macbeth’i selamlayan üç cadı da Macbeth’in, Banquo’nun, Fleance’ın ve diğer tüm oyun kişilerinin hikayelerini bilir. Kral olacak Macbeth, cadılarla karşılaştığında henüz Glamis beyidir, Banquo kral olamasa da kral yetiştirecektir cadılara göre. Birnam Ormanı’ndaki Macbeth’i bekleyen hazin sonu da “kadından olma” olmayan birinin bu sonu sağlayacağını da cadılardan öğreniriz.  Ne var ki, Kral Oidipus’a ne olmuşsa Macbeth’e de o olmuş kadere yeni düşmüştür.

Oyun; Shakespeare’in çoğu hikayesinin kaynağı kabul edilen Raphael Holinshed’in vakayinamesinden alınmıştır.[2] Yine diğer oyunlarda olduğu gibi Shakespeare, Macbeth karakterini de tarihten yararlanarak ama dönemin beklentisine uygun kurgulayarak (Oyunun yazıldığı dönemde hatta tam olarak 24 Mart 1603 yılında İngiliz kraliçesi I.Elizabeth’in ölümü ile taht en yakın kuzeni ve aynı zamanda İskoçya Kralı olan IV.James’e geçer ve bunun sonucunda İskoçya, İngiltere ve İrlanda hükümdarlığına katılarak üç krallık tek bir monarşi altında toplanır.) kaleme alır. Oysa vakayinamede örneğin Duncan, herkesçe saygı uyandıran o faziletli ihtiyardan biraz farklıdır. “zaafla ve tembel bir şekilde” idare eder memleketi. “Fazlasıyla ihmalkâr olduğu için suçluları cezalandırmayı hiç önemsemez.” Gelgelelim Shakespeare, bu zaaflarının üstünde dursaydı, Macbeth’in onu öldürmekle işlediği cinayet elbette bize korkunç gelmeyecekti. Diğer bir örnekse İskoçların atası sayılan Banquo karakterinin İskoç kralı James’e servis edilecek temsil sebebiyle vakayinamede yazılandan farklı olarak iyi niyetli olmasıdır.[3]

Tüm bu kurgunun trajik olayı güçlendirmek için yapılması cadıların, hayaletlerin ve kehanetlerin varlığını da açıklar. Hikâyenin tarihsel verilerden öteye geçerek üçüncü boyutunu kazanması, izleyicide katharsis yaratması, kökleri Aristoteles’ten uzanan ve Bertolt Brecht’in yüzyıllar sonra budadığı benzetmeci tiyatronun kanonlarını da bu izlek üzerinden kabul edebiliriz. Peripetie[4]’yi sağlayan şey nasıl ki Duncan’ın cinayetiyse 5. perdede Macbeth’in kadından doğmayan biri tarafından öldürüleceği kehanetine güvenerek Macduff’la yüzleşmesi ama nihayetinde Macduff’ın annesinin karnının yarılarak doğduğunu açıklaması anagnorisisi[5] ortaya koymuştur.

Machbeth
Kaynak: Conservatory Performs

Bu beş perdelik kült oyunu kısaca hatırlamak gerekirse; iki İskoç komutan, Macbeth ve (kralın yakını olan) Banquo, başarılı bir askeri seferden dönerken yol üzerinde üç cadıya rastlarlar ve cadılar Macbeth’in Cawdor beyi, sonra da kral olacağını, Banquo’nun ise krala soyluk edeceğini söylerler. Nitekim cadıların bu kehaneti az sonra gerçekleşir ve İskoçya kralı Duncan’ın, Macbeth’i Cawdor beyi yaptığı haberi gelir. Cadılar olayını öğrenen Leydi Macbeth, krallık düşleri görmeye başlayan kocasını işleyerek, ziyaret için şatolarına geldiğinde kralı öldürmesi için kandırmaya çalışır. Macbeth, Duncan’ı öldürür; kralın öldürüldüğü haberi duyulunca Macbeth suçunu örtbas etmek için kralın uşaklarını ölüme gönderir. Duncan’ın oğulları, Malcolm ve Donalbain, İskoçya’dan kaçarlar ve Macbeth kral olur. Daha sonra da Banquo’yu ve oğlu Fleance’ı öldürmesi için adam tutar ancak Fleance kaçmayı başarır. Macbeth’in verdiği bir şölende Banquo’nun hayaleti Macbeth’e görünür. Macbeth, yeniden cadılara akıl danışmaya gider; cadılar kendisine Macduff’tan sakınmasını, kadından olma kimsenin kendisine zarar veremeyeceğini ve Birnam Ormanı Dulsinane Tepesi’ne yürümedikçe güvende olacağını söylerler. Banquo’nun soyunun ileride kral olacağını da yinelerler. Bu arada, Macbeth’i öldürmek üzere Malcolm’la birlikte bir ordu toplamak için İngiltere’ye giden Macduff, karısının ve çocuklarının Macbeth’in buyruğuyla öldürüldüklerini öğrenir. Kuşatmacı orduyu karşılamak üzere yola çıkan Macbeth, Lady Macbeth’in kendini öldürdüğü haberini alır. Macduff’un ordusu ise Birnam Ormanı’ndan kestikleri ağaç dallarına gizlenerek ilerler ve (annesinin karnı yarılarak alınmış olan) Macduff Macbeth’i öldürür. Malcolm, İskoçya kralı olarak taç giyer.[6]

Macbeth’i Shakespeare oyunlarında merkeze koyan asıl element ise cadıların ve hayaletlerin trajik gücü dışında Macbeth’in tüm kararlarını bilinçle, dışarıdan etkilense de yine kendi yazgısını kendi oluşturacak şekilde alır. Bu Macbeth’i kimi zaman mağdur kimi zaman zalim yapan temel tutumdur. İlk perdede üç cadıdan aynı anda söylenen “İyi demek kötü demek, kötü demek iyi demek”[7] ve ardından trajik kahramanımızın dilinden dökülen “Bundan kötü, bundan iyi bir gün yaşamadım.”[8] cümleleri, oyundaki belirsizliği meydana getirir. Macbeth; bu repliklerle iyi ve kötü arasında karar vereceğini söyleyebiliriz. Jan Kott;    Macbeth’i işte bu sebepten ötürü 3. Richard’daki gibi büyük mekanizma olarak değil bir kâbus anı olarak niteler. “Tarih, bir mekanizma gibi gösterilir, onun çok korkunç ve kaçınılmaz oluşu büyüleyicidir. Oysa kâbus, dehşete düşürür ve felç eder. Macbeth’te tarih, suç gibi kişisel deneyim yoluyla gösterilmiştir. Bu, karar, seçenek ve zorlama meselesidir. Suçun işlenmesi kişisel bir sorumluluktur, kişinin kendi elleriyle gerçekleştirilmelidir. Macbeth, Duncan’ı kendi elleriyle öldürür.”[9] Jan Kott’un ortaya koyduğu bu belirsiz durum oyun kişilerinin sözleriyle de güçlenir:

“Öylesine kan içinde yüzüyorum ki artık

Geri gitsem de bela, ileri gitsem de.” (Macbeth, 3.4)

“Macbeth: Gece ne sularda?

Lady Macbeth: Cenkleşiyorlar, gece mi sabah mı belli değil.” (Macbeth, 3.4)

Bu sebeple denilebilir ki bu sisler duvarı, oyun başkişisi dışındaki herkesi birer cadı, hayalet ve haberci haline -Trajik yüklerini hafife almamakla birlikte Macbeth’in eyleyeceği her iş diğer karakterleri adeta pasif hale- getiriyor. Lady Macbeth’in de Macbeth seferdeyken ölmesi, Banquo’nun hayalet olarak dönmesi, Malcolm ve Donalbain’in ülkeden uzakta trajik olay içinde büyümeleri, Hekate’nin varlığı, katillerin ve soylularınsa dramatik etkilerinin bulunmayışı bu duruma örnek verilebilir. Bu halde oyunu izleyen kişinin elinde tek bir soru kalıyor: Macbeth cadılara, hayaletlere, habercilere güvenmeli mi?

 


Kaynakça

Aristoteles, Poetika, Can Sanat Yayınları, 2014

Aziz Çalışlar, Shakespeare Sözlüğü, MitosBOYUT Yayınları, 1994

Jan Kott, Çağdaşımız Shakespeare, MitosBOYUT Yayınları, 1999

Mina Urgan, Macbeth (Bir İnceleme), Çan Yayınları, 1965

Özdemir Nutku, Dünya Tiyatrosu Tarihi 1. Cilt, Mitos-Boyut Yayınları, 2011

Özdemir Nutku, Dünya Tiyatrosu Tarihi 2. Cilt, Mitos-Boyut Yayınları, 2008

Sevda Şener, Dünden Bugüne Tiyatro Düşüncesi, Dost Kitabevi Yayınları, 2012

William Shakespeare, Macbeth, Remzi Kitabevi, 1984

Dipnotlar           

[1] William Shakespeare, Macbeth

[2] Mina Urgan, Macbeth (Bir İnceleme)

[3] A.g.e.

[4] Peripetie: Aristoteles’in Poetika’sında bahsettiği trajik kahramanın yazgısında ortaya çıkan baht dönüşüdür.

[5] Anagnorisis: Aynı eserde bahsedildiği üzere çeşitli işaret ve durumlardan kahramanın bilgisizlikten bilgeliğe geçişi, bir kişinin başka bir kişiyi tanımasıdır.

[6] Aziz Çalışlar, Shakespeare Sözlüğü

[7] William Shakespeare, Macbeth, 1. Perde 2. Sahne

[8] A.g.e 1. Perde 3. Sahne

[9] Jan Kott, Çağdaşımız Shakespeare.