Size daha iyi hizmet verebilmek adına sitemizde çerezler bulundurmaktayız. Gizlilik Politikamızı öğrenmek için tıklayınız. Ayrıca kişisel verilerin koruması kanunu kapsamında TESAD ile iletişime geçen her birey, iletişim verilerinin paylaşılmasını ve ilgili TESAD birimlerince kullanılmasını kabul beyan ve taahhüt eder.
Suriyeli mültecilerin
Kaynak: AP Photo / Bilal Hüseyin

Lübnan’da Suriyeliler: Tespitler ve Etkiler

2019 yılının yarısına geldiğimizde Lübnanlı siyasetçiler tarafından yapılan popülizm söylemleri yükselirken, mülteciler sorunu yeniden gündeme geldi. Siyasetçiler, Lübnan’daki sorunların kaynağının 2011’den sonra gelen sığınmacıların olduğunu öne sürüyor.

Özellikle Özgür Vatansever Hareketi’ne mensup kişilerce dile getirilen popülist söylemler hem mültecilere hem yabancılara karşı yapılan nefret söylemleri, halihazırdaki ırkçılığın daha da yükselmesine sebep oldu. Birkaç yıl önce yapılan araştırmalara göre Lübnan, dünyada yabancı kabul etmeyen ülkeler listesinde 2. sırada yer alıyor.

Lübnan’da geçen yıllarda, göçmen kabul eden diğer tüm ülkelerden fazla, göçmenlere karşı protesto yapıldı. Protestolara bakanlıklar, çevik kuvvet, belediye meclisleri, ünlü gazeteciler, televizyon programcıları ve siyasi partiler katıldı.

Bu rapor, Suriyeli mültecilerin Lübnan’daki siyaset ve topluma olan etkisini tespit etmeye çalışıyor. Yazıya geçmeden önce Suriyeli mültecilerin Mısır’daki durumunu öğrenmek isterseniz buradan okuyabilirsiniz.

1. Lübnan’daki Mülteci Krizinin Belirlenmesi

Mültecilerin Sayısı

Lübnan hükümetine göre Suriyeli mültecilerin sayısı 2018 yılının sonuna kadar 1.3 milyona ulaştı. Fakat BM’nin açıkladığı rakamlara göre 935 bine ulaştığı görülüyor, ama hükümetin talebi üzerine 2015 Mayıs ayından itibaren gelenlere mülteci statüsü verilmediğinden gerçek sayının UNHCR’ın açıkladığı sayıdan daha fazla olduğunu görüyoruz. Ayrıca o tarihten beri Suriyeliler dahil olmak üzere ülkeye gelen ve ülkeden giden bütün yabancıların verilerini Lübnan Genel Güvenlik Kurumu tutuyor.

Lübnan’da Suriyelilerin en yoğun yaşadıkları bölgeler ise:

Elbikâ: %36

Beyrut: %26

Kuzey Lübnan: %26

Güney Lübnan: %12

Hukuki Sorumluluk

Lübnan’daki Suriyelilerin durumu hükümet tarafından düzenleniyor. Bunun yanı sıra UNHCR, WFP ve UNHCR da faaliyet göstermektedir.

Lübnan’da Suriyelilere yönelik izlenen politikalarda kurumlar arası herhangi bir işbirliğinin olmadığı görülüyor. Bunun sebebi, Lübnan’daki hükümet sisteminin mezhepçilik esasına dayalı olmasıdır. Bunun sonucunda da bakanlar birbiriyle çelişen, hatta başbakanın kararlarıyla çelişen kararlar alabiliyor.

2. Mültecilerin Yaşam Koşulları

Suriyeli mültecilerin %87’si Lübnan’ın en yoksun bölgelerinde yaşıyor, geri kalanı ise büyük şehirlerde dağılmış durumda.

Lübnan, Özgür Milliyetçi Hareketi ve Hizbullah’ın baskıları sonucunda mülteci kabul eden ülkeler arasında, mültecilere resmî kamplar inşa etmeyi reddeden tek ülkedir. Böylece diğer ülkelerde olduğu gibi uluslararası örgütlerin Lübnan’daki mültecilere olan yardımları engellendi ve sığınmacılar özel kampların sahiplerinin istismarına maruz kaldı.

Bazı arazi sahipleri topraklarını kampa dönüştürüp çadırları kiralıyor. Bazen de sığınmacılar yerel STK yardımıyla boş arazilerde kendileri kamplar kuruyor. Bu şekilde kurulan kampların sayısı 1700’e ulaştı.

Lübnan hükümeti, bu yapılaşmaları yasa dışı saydığı için her an onları yıkma hakkına sahiptir.

Yapılan özel kamplarla sığınmacılar tarafından yapılan kampların, hem insanî koşullara hem de uluslararası standartlara uygun olmadığı görülüyor.

Ayrıca kamplarda büyük altyapı ve temel ihtiyaç eksikliği bulunuyor. Bazı uluslararası örgütler içme suyunu temin ederken, çöp işi ve elektrik ihtiyacı mülteciler tarafından çok pahalı bir fiyata hariçten temin ediliyor.

Lübnan’da, özellikle kış aylarında kampların kötü koşullarından dolayı birçok kişi hayatını kaybediyor.

Hükümetin sığınmacılara karşı tutumu, sığınmacıların hayatını çok zorlaştırıyor ve bazıları yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalıyor. Lübnan hükümetinin kamplara yönelik politikasının altında yatan sebebin, mültecilerin gönüllü olarak ülkelerine dönüşleri veya başka bir ülkeye gitmeleri için yapıldığı düşünülüyor.

Ailelerin yaşam şartları zor olduğundan temel ihtiyaçlarını karşılamak için çocuklarını kampların etrafındaki şehirlere gönderiyor. BM verilerine göre Lübnan’daki Suriyelilerin yarısı kadın ve çocuklardan oluşuyor.

Ekonomik ve Sosyal Durum

Suriyeliler ekonomik açıdan çok kötü şartlar altında yaşıyor. Mutlak yoksulluk oranı %58’e ulaşırken yoksulluk çizgisinin altında kalanların oranı %70’dir. Gıda güvenliği olmayan insanların oranının ise %94.5’e ulaştığını görüyoruz.

BM, Lübnan’da 6850 mülteciye maddi yardım yapıyor ve bu kişiler ihtiyaç durumlarına göre sürekli değişiyor. Bu yardımlar aylık 173 dolara ulaşıyor. Ayrıca BM kış aylarında ısınma ve diğer temel ihtiyaçlar için kişi başı 370 dolar yardım yapıyor ve bu yardımlardan yararlanan kişilerin sayısı 857 bin kişidir. Dünya Gıda Programı ise 700 bin kişiye aylık kişi başına 27 dolar yardım yapıyor.

Kamplarda ya da kamplar dışında yaşayan birçok mülteci yapılan yardımları almakta zorlanıyor. Ve bu gerçekliği hem BM hem mültecilerle çalışan STK’ların çok dile getiriyor. Bunun sebebi ise Lübnan hükümetinin mültecilere karşı tutumundan kaynaklanıyor.

Yasal Durum

Herhangi bir düzenleme olmadığı için Suriyeli mültecilerin Lübnan’da yaşadıkları sorunların en önemlisi yasal durumdur. 15 yaş üstü olan kişilerin %74’ü ikamet izni olmadan yaşamakta. İkamet izninin yıllık 200 dolara denk geldiği ve bu birçok kişi için büyük bir külfet olduğundan mültecilerin çoğu ikamet izni çıkarmayı tercih etmemektedir.

Ayrıca ikamet izni çıkarmak isteyenler, memurlar tarafından zorluk yaşadıklarını belirtiyor. Bu tutum mültecilerde tutuklama korkusu yaratıyor ve ikameti olmayanların çoğu dolaşmamayı tercih ediyor. 2019 yılı başında ikamet izninin bitmesi gerekçesiyle bazı kişiler sınır dışı edildi. Zor çalışma şartlarından dolayı Lübnan’daki Suriyelilerin ancak %0.5’inin çalışma izni bulunuyor.

Yaşanan yasal sorunlardan bir başka önemli sorun ise yeni doğan çocukların kaydıdır. BM verilerine göre Lübnan’da doğan 130 bin çocuktan %83’ünün kaydının olmadığı görülüyor. Mültecilerle direkt hükümet muhatap olduğunda işlerin daha kötüye gittiğini görüyoruz. Hükümet, “Lübnan’da 260 bin Suriyeli çocuğun Suriye vatandaşlığı dahi bulunmuyor.” diye açıklıyor.

3. Suriyeli Mültecilerin Lübnan’a Etkileri

Sosyal Etkileri

Mültecilerin gelmesinin ardından yaşanan nüfus artışı, hâlihazırda sınırlı olan kamu hizmetlerini ve altyapı sistemlerini son derece zorlaştırmıştır. Devletin bu durumda hiç bir müdahalede bulunmaması vatandaşlar ve göçmenler arasında büyük bir gerginliğe yol açıyor.

STK’lar ve uluslararası örgütler tarafından göçmenlere verilen yardımlar, göçmenlerle Lübnanlı işçilerin aralarının bozulmasına sebep oluyor. Bu yardımlarda bulunan kuruluşlar, göçmenlerin yaşadıkları bölgelerdeki yerel halka da yardım etmek istiyorlar. Fakat devletin resmi olarak mülteci kampları inşa etmek istememesi ve bu hususta yardımcı olmaması bu girişimleri gerçekleştirmedi.

Lübnan’daki Filistinli mülteciler, 1948 yılından bu yana hem UNCHR hem de uluslararası kuruluşlardan düzenli yardım alıyor. Ve bu yardımlar 2011 yılından beri Suriyelilere yapılan yardımlardan kat be kat fazladır. Fakat bu kadar eleştiri toplamadı. Bunun sebebi ise Filistinli mültecilerin kapalı kamplarda yaşamalarıdır. Fakat Suriyeli mültecilerin kampları yoksul semtlerde bulunuyor.

Siyasi Etkileri

Mülteciler meselesi Lübnan siyasetinde bir suistimal konusuna dönüşmüştür. Ve hükümetin de uluslararası maddi destek almak için bunu kullanıldığı iddiaları bulunuyor. Bunun örnekleri 2018 yılında gerçekleşen  parlamento seçiminde görüldü. Bazı partiler, siyasi bir kazanım elde etmek için seçim kampanyalarında mültecilere yönelik nefret söylemlerinde bulundu.

Ekonomik Etkileri

2011 yılından bugüne Lübnan ekonomisi, gelen mültecilerin sayısının fazla olmasından dolayı dayanamayacağı bir yük taşıyor.  Bazı istatistiklere göre mültecilerin ucuz iş gücü olarak görüldüğü için Lübnan’da işsizlik oranının %20’ye çıktığı ve kayıt dışı ekonominin büyüdüğü görülüyor.

Lakin Lübnan’ın yaşadığı ekonomik sıkıntıların nedeninin sadece Suriyeli mülteciler olduğunu göstermek yanıltıcı olacaktır. Çünkü yaşanan ekonomik sıkıntılar, 2011’de Suriyeli mültecilerin gelmesiyle başlamadı ve onların gitmesiyle bitmeyecektir. 2010 yılından bu yana Lübnan’da yoksulluk oranının %30 olduğu görülüyor.

4. Mültecilerin Geleceği

2018 yaz aylarında Suriyeli mültecilerin geri dönmesi için üç farklı kampanya yapıldı. İlki Rusya, ikinci ve üçüncü ise Hizbullah’ı destekleyen İran tarafından. Ve bu kampanyalar, Lübnan’daki tüm siyasi partilerin desteğini aldı. Böylece Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri dönmesinin hızlanacağı ve siyasi bir çözüm bulunacağı düşünülüyordu.

Suriyeli Mültecilerin Lübnan’da yaşadıkları tüm sıkıntılara rağmen düşünülen çözümler, onların hayatını hiç olumlu şekilde etkilemedi. BM raporlarına göre Temmuz 2018’den Mart 2019’a kadar geri dönen Suriyelilerin sayısının 15 bini geçmediği görülüyor. Lübnan hükümetinin açıkladığı sayılar 100 bin ve Rusya’nın açıkladığı sayılar 55 bin şeklinde verilmiştir.

Mültecilerin gönüllü dönüşünün kolaylaştırılması için rejime yakın olan ülkeler; göçmenlere, döndüklerinde kendilerine yönelik hukuki bir soruşturma olmayacağı, uluslararası kuruluşların arabulucu olacağı ve İran milisleri tarafından ele geçirilen mültecilerin evlerinin boşaltılacağı gibi sözler verdi.

Kaynak: Jusoor for Studies