Size daha iyi hizmet verebilmek adına sitemizde çerezler bulundurmaktayız. Gizlilik Politikamızı öğrenmek için tıklayınız. Ayrıca kişisel verilerin koruması kanunu kapsamında TESAD ile iletişime geçen her birey, iletişim verilerinin paylaşılmasını ve ilgili TESAD birimlerince kullanılmasını kabul beyan ve taahhüt eder.
krizinden
Kaynak: Maja Hitij - Getty Images

Koronavirüs Stratejileri: Araştırmacılar Korona Krizinden Kurtulma Senaryoları Hazırlıyor

Önemli araştırma kuruluşları, ilk kez oy birliğiyle korona krizinden kurtulmak için ortak bir görüş bildirdi. Sadece sosyal mesafeyi korumak suretiyle yeni vakaların ortaya çıkmasını engellemek mümkün. Bu da kısıtlamaların devam etmesi gerektiği anlamına geliyor.

Almanya’nın en büyük dört araştırma kuruluşundan bilim insanları, yaptıkları ortak açıklamada, korona salgınının sürekli olarak belli bir alanda kalmasını ve yayılmasının engellenmesi gerektiğini vurguluyor. Önümüzdeki birkaç hafta içinde yeni enfekte olmuş hasta sayısını azaltmanın, yine kapsamlı bir şekilde uygulanacak sosyal mesafeyle mümkün olabileceğini dile getirdiler. Ancak bu şekilde yeni vakaların önü kesilip, halihazırdaki vakaları tedavi ederek bu krizden çıkmak mümkün olacak. Dört bilim insanı Zeit Online’daki yazılarında ‘tekrardan normal hayatımıza dönmenin en mantıklı ve en etkili yolunun’ bu olduğunu ifade etti. Helmholtz Derneği, Max Planck Derneği, Fraunhofer Derneği ve Leibniz Derneği Başkanları da bu stratejiyi, göndermiş oldukları mektuplarla desteklediklerini söyledi. Böyle bir karar en etkili kuruluşlarca oy birliğiyle alınmış olması oldukça sıradışı bir durum. Ancak ‘kamuoyunun enfeksiyon vakaları konusunda tarafsız verilere gösterdiği büyük önem göz önüne alındığında’ ortak bir tutum gösterme kararını verdiler.

Bilim insanlarının en temel çözüm önerilerinden birisi: Gelecekte uzun vadeli bir serbestlik sağlayabilmek için, bugünlerde sosyal mesafeyi mümkün mertebe devam ettirmek gerekiyor. Aksi takdirde bu zamana kadar elde edilen bütün başarıları sıfırlayabilecek ve birçok insanın hayatını tehlikeye atabilecek yeni bir enfeksiyon dalgasının gelmesi kuvvetle muhtemel gözüküyor. Bu yüzden bilim insanları esas hedefin, vatandaşlara bu krizin uzun süreli olabileceğinin ve haftalarca ve aylarca bu şartlara dayanmaları gerektiğinin bilincine varmalarını sağlamak olduğunu söylüyor.

Reprodüksiyon Sayısı (R) Tekrar Kritik Bir Noktaya Yaklaşıyor

Araştırmacılar pandeminin mevcut aşamasında iki parametrenin belirleyici olduğunu düşünüyor: Ortalama kaç kişiye hastalığın bulaştığını gösteren reprodüksiyon sayısı (R) ve günlük yeni enfeksiyon sayıları. R değeri Almanya’da Mart ayının sonundan beri 1’in altında bir seyir göstermekte. Elde edilen son veriler, R değerinin tekrardan 1’e yaklaştığını gösteriyor. Bu rakamlar Robert Koch Enstitüsü’nün rakamlarıyla da benzerlik gösteriyor. Bu yükselişin nedeni muhtemelen Paskalya tatilinde insanların sosyal mesafe kurallarını ihlal etmesi. R değerinin 1’in üzerine çıkması demek Sars-CoV-2 virüsünün inanılmaz bir hızla tekrardan yayılması ve bütün sağlık sisteminin çökmesi anlamına geliyor. Mart ayında Alman hükümetinin aldığı etkili önlemler sayesinde büyük bir ilerleme kat edildi; okulların, işyerlerinin kapatılması, toplu organizasyonların yasaklanması, sosyal ilişkilerde koyulan kısıtlamalar… Zeit Online’daki ortak açıklamayı yapan dört yazardan Viola Priesemann, kısıtlamalar gevşetildikten sonra ‘bireylerin ne kadar etkili önlemler aldıklarını şu zaman dilimi içerisinde ölçemediklerini’ belirtti.

Doğru Strateji Üzerine Yapılan Sert Tartışmalar

Araştırma kuruluşlarının görüşleri politikacıların, iş dünyasının, medya ve kamuoyunun ‘hangi stratejinin daha doğru olduğu’ ile alakalı ateşli tartışmaların yapıldığı bir zamanda yayımlandı. Özellikle sosyal mesafe kurallarının kaldırılmasının ne zaman mümkün olacağı da bu tartışmaların içinde yer aldı. Son zamanlarda politikacıların ifadeleri ve çelişkili medya raporlarından dolayı insanlarda, bilim insanlarının da hiçbir tahmininin olmadığı izlenimi uyanmıştı. Fakat araştırmacıların yapmış olduğu ortak bildiri bu izlenimin yanlış olduğunu ortaya koydu.

‘Covid-19 Pandemisini Durdurmak için Uyarlanabilir Stratejiler’ başlıklı yedi sayfalık makale, salgını nasıl gelişebileceği konusunda araştırma ekiplerinin fikir teatisine dayanıyor. Bu amaçla bilim insanları birbirlerinde bağımsız farklı matematiksel modeller geliştirdi. ‘Farklı yaklaşımlara rağmen, krizden kurtulmak için en mantıklı sonuca ulaştıklarını’ söylüyor Viola Priesemann. Helmholtz Enfeksiyon Araştırmaları Merkezi’nden fizikçi Michael Meyer-Hermann, Leibniz Araştırma Önleme ve Epidemiyoloji Enstitüsü’nden istatistikçi Iris Pigeot ve Fraunhofer Tekno ve Ekonomik Matematik Enstitüsü’nden matematikçi Anita Schöbel bu makalenin ortak yazarlarından olan diğer bilim insanları. ‘Bu sonuç, sürekli değişen geçici verilere göre elde ettiğimiz bir varsayımdan daha ziyade, bütün modellerden eşit ölçüde elde ettiğimiz bir sonuçtur’ şeklinde yorumluyor Meyer-Hermann.

Bilim insanları, hazırladıkları modellerin sonuçlarına dayanarak 3 farklı senaryo hazırladı.

  • Öngörülen ilk senaryo, virüsün tamamen yok edilmesi veya tam tersi bir şekilde virüsün hızlı bir şekilde yayılması Virüsü ortadan kaldırmak sadece uluslararası düzeyde yapılacak bir koordinasyonla mümkün olacaktır ve bu, olağanüstü bir çaba gerektirmektedir. Buna karşılık virüsün hızlı bir şekilde yayılması durumunda ise sağlık sisteminin üstüne çok büyük bir yük binecek, yoğun bakım üniteleri yetersiz kalacak ve en nihayetinde birçok insan hayatını kaybedecektir. ‘Her iki senaryoda bize uygulanabilir bir seçenek sunmuyor’ şeklinde yorumluyor yazarlar.
  • Kontrollü enfeksiyon yayılımı elde etmek için, sağlık sisteminin kapasitesinin izin verdiği ölçüde, birçok insan Sars-CoV-2 ile enfekte olmak zorunda kalacaktır. Henüz bulunmayan vakaların sayısı iyimser bir şekilde tahmin edilse bile, bu yıllar alacak ve birçok insan ölecektir. Ek olarak, R değerini 1’in altında tutmak için tüm bu süreç boyunca ağır kısıtlamaların sürdürülmesi gerekecektir. R değerinin ve yeni enfeksiyonların gecikmeli olarak belirlenmesi durumunda, gerekli önlemleri zamanında almak güçleşecek ve hikâyenin sonunda sağlık sistemi yine çökecektir. Priesemann, “Bu strateji kısa vadede kısıtlamalardan kurtulmamızı sağlar fakat uzun vadede bizi hedefe ulaştırmaz.” diyor. Özellikle yeni tür koronavirüsle, enfeksiyon sadece akciğerlere değil, aynı zamanda kalbe, böbreklere, sindirim sistemine ve beyne de zarar verebilir. Hastalar, şayet hayatta kalmayı başarabilirlerse, uzun bir süre vücutlarında enfeksiyondan kaynaklı hasarlarla yaşamak zorunda kalabilirler. Ayrıca enfeksiyondan sonra insanların ne kadar süre daha bu virüse bağışıklığı olduğu ise hala bilinmemektedir. Bütün bu gerekçeler bu senaryoyu gerçekçi ve uygulanabilir kılmıyor.
  • Mevcut durum itibariyle olaya epidemolojik açıdan bakıldığında en akıllı strateji, Virüsün kontrol altında tutulmasını sağlayıp yayılmasını engellemek olarak gözüküyor. Alınacak çeşitli önlemlerle, yeni enfeksiyon sayıları haftalar içinde hızlı bir şekilde düşürülüp, enfeksiyon zinciri kırılabilir. R değeri ne kadar çok küçülürse, virüsten kurtulmakta o kadar hızlı mümkün olur.

Enfeksiyon Daha Fazla Personel, Uygulama ve Erken Uyarı Sistemiyle Bastırılabilir

Vaka sayılarının son haftalardaki düşüşüne bakacak olursak, bu strateji başarıya ulaşabilir. Anita Schöbel, “Modellerimiz, gerekli önlemleri aldığımız takdirde, salgının yayılmasını büyük ölçüde önleyebildiğimizi göstermektedir.” diyor. İlk etapta tolere edilebildiği ölçüde temas yasakları korunmalı ve enfekte olmuş bireyleri ve yakın çevresindeki kişileri test etme ve izleme kapasiteleri genişletilmelidir. Yeni enfeksiyonlar, hastaları özel olarak kontrol edecek kadar azaldıysa, yavaş yavaş ikinci aşamaya geçip sosyal temas yasakları kalkabilir. Daha sonra, yeni enfeksiyonların tekrar artmasını önlemek için- sadece gereken yerlerde- tekrar sosyal temas yasakları uygulamaya koyulabilir. Bu önlemlerin merkezi değil de yerel veya bölgesel bazda uygulanması faydalı olacaktır.

Araştırmacılar, yayımladıkları makalede yeni enfeksiyon vaka sayılarının ne kadar düşmesi gerektiği ile alakalı net bir şey söylememektedirler. Schöbel, “İsteriz ki yeni vaka sayıları günde 100 vaka olacak şekilde düşsün. Ancak bu sayıya ne kadar hızlı ulaşacağımız, aslında uygulanan kısıtlamalara ve vatandaşların bunlara ne kadar süre dayanabileceğine bağlı. ‘İşler karantina sürecinde olduğu gibi yolunda giderse, bu sürenin çok yakın bir gelecekte olduğunu öngörebiliriz.” yorumunda bulunuyor.

Araştırmacılar vaka sayılarından bağımsız olarak her şeyden önce enfeksiyon zincirini kırmak için çabalıyor. Bunun için sağlık kuruluşlarında ek personel ve gönüllü uygulamaların getirilmesi ve buna ek olarak, gizli enfeksiyonları bulmak için bir erken uyarı sistemi faydalı olabilir. Araştırmacılar, enfeksiyon riskinin arttığı bölgelerde- örneğin yaşlı ve hasta bakım merkezlerinde- hedefli kesit testleri önermektedirler. Fark edilmeyen enfekte kişilerin virüsü başkalarına bulaştırmasını önlemek için, hijyenik önlemler hayati düzeyde önemlidir, örneğin işyerlerinde veya halka açık yerlerde maske takılması gibi. Pigeot, “Bu stratejinin başarıya ulaşması, insanların hijyen kurallarına ne kadar çok uyduğuna bağlı olacak. Bu krizin üstesinden gelmek için, tam bir kültürel değişime ihtiyacımız var.” diyor. Michel Meyer-Herrmann da “Hijyen standartlarını korumamızı, insanların sağlık açısından birbirlerini korumalarını ve düzenli test yapmamızı sağlayacak bir yapı inşa etmemiz gerekiyor.” diyor.

Priesemann, “Araştırmalarda yeni bulgular elde edilir edilmez, strateji hızlı bir şekilde elde edilen bulgulara göre uyarlanacak. Bir aşı bulunması durumunda bile bunun ne zaman olacağı ve aşının ne kadar etkili olacağı konusunda birçok soru işaretleri var. Bu yüzden insanların kısıtlamaların gevşetildiği bu zaman diliminde kesinlikle dikkatli olması gerekiyor. Eğer vaka sayılarını düşürmek gibi bir imkân varsa, bu bizim için en mantıklı strateji olarak gözüküyor.” Ayrıca bu durum ekonomi için de herhangi bir dezavantaj oluşturmuyor, çünkü bu senaryoda daha uzun süreli ve kalıcı bir serbestlik söz konusu olacak. Priesemann ekonomistlerle yakın temas halinde: “Hedefler arasında herhangi bir çelişki görmüyorum.” Tek sorun, yeni enfeksiyon sayısını en aza indirgemenin ne kadar çabuk mümkün olacağı.

Aynı şekilde önlemlerin psikolojik ve sağlık boyutunun de değerlendirilmesi gerekiyor. Araştırmacılar korona krizinden kurtulma stratejisinin bulunabilmesi için disiplinler arası iş birliğinin yapılmasını da istiyor. Ayrıca bu stratejiler ancak çoğunluk onların arkasında durduğu müddetçe uygulanabilir. Bu yüzden, Meyer-Hermann, “Politikacılar acilen bir açıklama yapmak zorundalar ve hedefin ne olduğunu açık bir şekilde dile getirmeliler.” diyor.

Yazar: Florian Schuman

Kaynakça: Die Zeit