Size daha iyi hizmet verebilmek adına sitemizde çerezler bulundurmaktayız. Gizlilik Politikamızı öğrenmek için tıklayınız. Ayrıca kişisel verilerin koruması kanunu kapsamında TESAD ile iletişime geçen her birey, iletişim verilerinin paylaşılmasını ve ilgili TESAD birimlerince kullanılmasını kabul beyan ve taahhüt eder.
kyz ala
www.the-platform.org'dan alınmıştır.

Kırgızistan’ın Yükselen Geleneği Kyz Ala Kaçuu: Peki Gerçekten Bir Gelenek Mi?

Giriş

Dünyanın her yerinde kadınların güvencesizlik içerisinde yaşadığı bir gerçek. Kırgızistan’da ise kadınlar, kadın olmaktan kaynaklanan -bazıları evrensel- birçok baskıcı toplumsal cinsiyet yükümlülüğüne uyum sağlamaya çalışmanın yanında bir de yabancılar tarafından kaçırılma korkusu ile yaşıyor. Kyz ala kaçuu, evlenmek amacıyla bir kadını kaçırmak eylemini ifade eder. Kırgızistan’ın kırsal bölgelerinde görülen bu eylem, halkın bazı kesimleri arasında geleneğe dayandırılarak meşru görülmektedir ancak hem ulusal yasalara hem de insan haklarına aykırılığı nedeniyle tartışmalı bir konudur. Kız kaçırma olayları Kafkasya ve Orta Doğu’nun bazı bölgeleri, Güneydoğu Asya’da da görülür ancak Kırgızistan’ın durumunu özel kılan kız kaçırma vakalarının ülkenin Sovyetler Birliği’nden ayrılması ile birlikte aniden ciddi bir yükselişe geçmesidir.[1] Bu yazıda Kırgızistan’ın ulusal bir geleneği olduğu iddia edilen bu eylemin gerçekten bir gelenek olup olmadığını irdelemek, bu eyleme başvurulmasının altında yatan nedenlerin toplumsal cinsiyet rolleri ve ülkenin kırsal kesiminin içinde bulunduğu ekonomik koşullar ile bağlantılarını göstermek amaçlanmaktadır. Ala kaçuu anlaşmalı olarak gerçekleşebileceği gibi rıza dışı olarak da gerçekleşir. Bu metinde ala kaçuu kavramıyla, özellikle Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası ulusal bir gelenek olarak görülmeye başlayarak ciddi bir yükselişe geçmiş olan rıza dışı kız kaçırma eylemi ifade edilecektir.

 

1. Ala Kaçuu Nedir ve Nasıl Gerçekleşir?

www.haber3.com’dan alınmıştır

Eylem pratikte şöyle gerçekleşmektedir: Evlenmeye karar veren erkek evlenmek üzere bir kadın seçer. Bu kişi daha önceden anlaştığı ya da durumdan tamamen habersiz olan kız arkadaşı olabileceği gibi hiç tanımadığı ya da az tanıdığı bir kadın da olabilir. Çoğu durumda kaçırılacak kişi kız arkadaşı da olsa kadın kaçırılacağından habersizdir. Erkek, arkadaşları ile bir araya gelerek bir kaçırma planı yapar. Bu plan saatler alabileceği gibi haftalar da alabilir. Birçok durumda özellikle votka olmak üzere alkol de ritüele dahildir. Lori Handrahan’ın kız kaçıran erkeklerle yaptığı röportajlara göre votka kullanımı tamamen törensel olabileceği gibi stres ve benzeri duyguları yatıştırmak amacı da taşıyabilir.[2] Röportaj yapılan bazı erkeklerin dini gerekçeler ile hiç alkol kullanmadığını söylemesi dikkat çekmektedir. Araştırma, kaçırmalarda fiziksel güç kullanımıyla votka içilmesi arasında bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Kadının sokakta sürüklenmesi, dövülmesi, ağzının kapatılması gibi eylemlerin görülmesi yüksek votka kullanımının gerçekleştiği kaçırmalarda daha olasıdır. Araştırmanın gösterdiği bir diğer ilginç nokta da votka içilmesi ve güç kullanılması unsurlarının erkeğin tanımadığı bir kadını kaçırdığı vakalarda daha sık bulunuyor olmasıdır.

Kaçırma eylemi kandırma yoluyla ya da fiziksel zor ile gerçekleşir. Kadınlar için gündüz vakti yolda yürürken kaçırılma ihtimali olduğu gibi kadınlar evde geçirdikleri bir akşamda da çeşitli yollarla kendisi ya da ailesinin kandırılmasıyla planlı bir kaçırılmaya maruz kalma tehlikesi ile de karşı karşıyadır. Zorla alıkonan kadın, erkeğin evine getirilir. Bu evde çoğunlukla bütün akrabalar toplanmıştır, ziyafet sofrası kurulmuştur ve müstakbel gelin beklenmektedir. Erkek tarafı için bu, kız tarafının aksine, tamamen planlanmış bir olaydır. Kızı getirdikten sonra iş ailenin kadınlarına geçer. Ailenin en yaşlı kadını geline bir eşarp giydirerek onu evlenmeye ikna etmeye çalışır. Bu aşamada ciddi bir psikolojik baskı mevcuttur. Kadınlar, kaçırılan kızı ikna etmek amacıyla fiziksel güç kullanma yoluna da gidebilir. Kaçırılan kişi bu eşarbı taktığı andan itibaren artık evli biri sayılır.[3] Kadın evlenmeyi istese dahi kaçırılma ve eşarp giydirme aşamalarında direnir, ağlar ve bırakılmayı ister çünkü kendisinden bu beklenmektedir. Bunun nedeni hem evlenmek için çok hevesli görünmelerinin hoş karşılanmayacak olması hem de direnmenin bir masumiyet ve onur göstergesi olarak kabul edilmesidir.

Ailenin kadınları kızı kalmaya ikna etmeye çalışırken erkek büyüklerinin görevi ise kaçırılan kişinin ailesine gidip durumu bildirmek, hediyeler götürerek af dilemektir. Eğer kız evlenmek istiyorsa bu grupla birlikte ailesine yazılı bir mesaj gönderir. Ailelerin kızlarına ayrılmak için izin verme hakkı vardır ancak genellikle kalmasını söylerler.[4] Aileler anlaştıktan sonra bir imam nikahı kıyılır ve evlilik resmileşir. Böylece yeni evli gelinin kendisini yeni ailesine kabul ettirmesi gereken süreç başlar. Nikahın ertesi günü yapılan kutlamalarda gelinden hizmeti ile ailenin kadınlarını etkilemesi beklenir. Böylelikle bir ailenin kızı aileden ayrılmaya zorlanırken başka bir aile bir nevi yeni bir hizmetkar ve onur kaynağı kazanmış olur. Kırgız toplumunda bir kadının otoritesi genellikle bir erkek annesi olması ile kurulur. Erkeğin ailesi için evde bir gelin olması bir sosyal statü belirteci ve onur kaynağıdır. Bu durum oğlunu evlendiren ailelerin kullandığı ‘‘kız aldık’’ söyleminde de kendisini gösterir.[5] Evde bir gelin olması, erkeğin annesi için önceden kendisinin yaptığı işleri devrederek hizmet görebileceği ve üzerinde otorite sahibi olacağı birinin varlığı anlamına gelmektedir.

Handrahan evliliğin kızın eşarbı giymesi ile gerçekleştiğini söylese de bazı kişilerin gerdek[6] ile evliliğin gerçekleştiğini kabul ettiğini de belirtiyor. Bazen kaçırılan kadını ikna etme çabası onu zorla evde tutma ve tecavüz etme yoluyla kalmaya ikna etme gibi uç bir noktaya varabiliyor. Bu durumda kaçırılan kişi geri dönmeye karar verirse ailesi tarafından reddedilmeyle karşı karşıya kalmayı da göze almış oluyor. Genellikle aileler tecavüz faktörü dahil olmadığında dahi köy halkının kızı reddetmesinden korkarak kızlarının eve dönmesine izin vermiyor. Bu reddin nedeni ise Kırgız toplumunda bekarete atfedilen önem ve kalmayı reddetmenin geleneğe saygısızlık olarak görülmesinden kaynaklanıyor. Üstelik yalnızca güzel ve değerli kadınların kaçırılacağı inancı hakim olduğundan kaçırılmak bir kadının değerinin nihai kanıtı olarak görülüyor. Kaçırılan kadınlar hem aile hem de köy tarafından kabul edilmeme ihtimali nedeniyle geri dönmeyi göze alamıyor. Kaçırılan kadınların %84’ü geri dönmüyor ve evliliği kabulleniyor.[7] Bütün bu sayılan sebeplerden kaçırılan kadınların çok azı zorla evlendirilme konusunda polise başvuruyor. Başvuru sahibi kaçırılmayı kanıtlasa da polis memurlarının sıklıkla bir soruşturma başlatmayıp kadınlara geleneğe saygı duymaları gerektiğini söylediği görülebiliyor.[8]

 

2. Yükselişe Geçmesinin Nedeni Ne?

Akademisyenler, post-Sovyet dönemde Kırgızistan’da kız kaçırarak evlenmenin yükselişe geçmiş olması konusunda uzlaşmaktadır. Bunun nedenine ilişkin ise farklı açıklamalar mevcuttur. Devletin cinsiyete duyarlı sosyal meselelerden çekilmesi, eskiden Sovyet rejimi tarafından kontrol edilen erkek egemenliğinin sınırsız ifadelerine artık müdahale edilmemesi, zayıflatılmış kanun yaptırımı, genel olarak erkekliğe atfedilen önem ve onu yüceltme, bunlardan bazılarıdır.[9]

Lori Handrahan, kız kaçırmaların ülkenin bağımsız olması ile birlikte yükselmesine dikkat çekerek vaka sayılarında görülen ani yükselmenin de kız kaçırmanın Sovyet yönetimi altında reddedilen olumlu bir Kırgız kültürel kimliği olduğuna dair bir algıdan kaynaklanıyor olabileceğini öne sürüyor.[10] Russell Kleinbach’a göre ise ülkedeki kız kaçırma vakaları Sovyetler Birliği döneminden önce nadiren görülmekte ve görüldüğünde toplum tarafından hoş görülmediği gibi cezalandırılmaktadır ancak 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren gittikçe artarak yaygınlaşmıştır.[11]  Araştırmacı, Sovyetler Birliği döneminde bu yöntemin yükselişe geçmesinin sebebini ise Sovyetler Birliği’nin cinsiyet eşitliğini ve geleneklerden uzaklaşan sekülerleşme ve rasyonelleşmeyi amaçlayan yasaları ile açıklar. Buna göre Sovyet rejiminde çiftler bu yönteme ailelerinin onaylamadıkları evlilikleri yapabilmek, önceden aileleri tarafından hazırlanmış evliliklerden kaçabilmek gibi amaçlarla başvurmuştur. Sovyetler Birliği hem kız hem de erkek çocuklarının eşit şartlarda eğitim alabilmesi, görücü usulü evlilik, çeyiz ve başlık parası ödenmesinin kaldırılması gibi kararlar almıştır. Böylece ailelerinin kendileri için seçtiği kişilerle değil; bağımsızca ve kendi istekleriyle tercih ettikleri kişilerle evlenmek isteyen gençler, ailelerinin evlilikleri üzerindeki karar verici rolünden kurtulmanın yolunu kız kaçırma yöntemine başvurmakta buluyorlardı. Yani kız kaçırma ilginç bir şekilde Sovyet rejiminin getirdiği kadın-erkek eşitliğine bir yanıt halini almıştı. Bu tür bir evlilik literatürde “düzmece evlilik” olarak adlandırılsa da çift tarafından kız kaçırmanın rıza dışı bir evlilik yöntemi gibi gösteriliyor olması nedeniyle bu toplum tarafından rıza dışı bir geleneğin yeniden doğuşu ve meşrulaşması olarak anlaşılmıştır.[12]

Elena Kim ve Frank G. Karioris’in kız kaçırmada kaçıran ya da kaçırana yardımcı rolleri olan 45 erkekle yaptıkları çalışma[13] kız kaçırmayı sadece sosyal aktörlerin hareketleri ile değil; Sovyet rejimi sonrası Kırgızistan’ın ekolojik ve ekonomik dönüşümleriyle açıklayarak konuya ilginç bir bakış açısı getiriyor.[14] Makaleye göre kız kaçırma yönteminin yaygınlaşması, ülkenin Sovyet dönemi sonrası yaşadığı ekonomik ve sosyal güvencesizlikler karşısında bir geçim stratejisi olarak ona başvurulmasıyla ilişkilidir. Geleneksel olarak göçebe bir toplum olan ve yaylacılığın kültürel, ekonomik ve sosyal hayatta önemli bir yere sahip olduğu Kırgızistan’da kullanılabilir meraların azalması ve verimsizleşmesi, hayvan sayısındaki kritik azalma gibi sorunlarda kendini gösteren kötüleşen çevresel ve sosyo-ekonomik durum evlenmeyi zorlaştırmıştır. Ülkede evlilik, erkekliğin kurulmasında önemli bir role sahiptir. Tam bir yetişkin olarak kabul edilmek için bir erkeğin evlenerek bir aile kurması beklenir. Erkekler maskülen kimliğini finansal özgürlüğe sahip olma, bir aileye sahip olma ve onu geçindirebilme unsurlarıyla kazanır. Ancak ekonomik, çevresel ve kurumsal kaynakların yetersizliğinin bir sonucu olarak genç erkekler maskülen kırsal yaşamın toplumsal cinsiyet kalıplarına uymakta zorlanmaktadır.[15] Evlenmek için gerekli ekonomik kaynaklara sahip olamayan genç Kırgız erkekleri, çareyi evlenmek için bir kızı kaçırmakta bulmaktadır. Böylece kız kaçırmak erkekler için toplumun tanımladığı erkeklik rolüne uygunluklarını, güçlerini ve statülerini iddia edebilmek için iyi bir alternatif yol haline gelmektedir.

 

3. Peki Ala Kaçuu Gerçekten Bir Ulusal Gelenek Mi?

Ala kaçuu uygulamasının Kırgız geleneğinin yaylacılık kültürünün yaratmış olduğu empoze edilmemiş, tamamen ulusa ait bir gelenek olduğuna inananlar olsa da ala kaçuunun bir Kırgız geleneği olup olmadığı üzerinde toplumsal bir uzlaşı yoktur.

Uzmanlığını bu konu üzerine edinmiş olan Russel Kleinbach’ın araştırmaları[16] rıza dışı gelin kaçırmanın bir Kırgız geleneği olmadığını ve Sovyet rejimi öncesi Kırgızistan’da oldukça nadir görüldüğünü göstermektedir. Üstelik kadının rızasına dayanmayan bu evlenme yöntemi antik çağlarda kaçıran kişiyi minareden atma, öldürene kadar taşlama gibi ciddi yöntemlerle toplum tarafından cezalandırılmaktadır.[17] Kabileler arasında yaşandığında da ciddi çatışmalara neden olabilmektedir. Kız kaçırmanın tarihsel uygulanışı ailelerin onayının alınamaması, erkeğin mali durumunun el vermemesi gibi nedenlere dayanmaktadır ve nadiren gerçekleşmektedir. Ancak bugün yaygın olan pratikten farklı olarak her zaman kaçırılan kadının rızasına dayanır.[18]

Kleinbach’ın çalışmaları kız kaçırma olaylarının 20. yüzyılda giderek arttığını ve gittikçe rıza-dışı bir nitelik kazandığını göstermiştir. Toplumun geneli ala kaçuu’nun bir gelenek olduğuna ve Kırgız adatında onaylandığına inanmaktadır. Kırgız geleneksel örf ve adet hukuku olan ‘‘adat’’ da gelin kaçırmayı onaylamadığı gibi evlenilecek kadının önceden rızası olmasını gerektirir. Kırgız kültüründe geleneğe saygı çok derindir ve gelenek Manas destanında ve diğer birçok sözlü gelenekte somutlaşır. Oysa Manas Destanı’nda bu uygulamanın bahsi geçmemektedir.  Ulusal ceza yasalarına ve şeriat hukukuna aykırı olduğu ise halkın çoğu tarafından bilinmemektedir, bilinse dahi geleneğe atfedilen birincil önem nedeniyle görmezden gelinebilmektedir.[19] İslam hukuku da rızasız evliliği yasaklar, dolayısıyla bu gelenek din ile de meşrulaştırılamaz. Kırgız Ceza Kanunu’nun 154. ve 155. maddelerine göre de bir kadını evlenmek amacıyla rızası dışında kaçırmak suçuna karşılık 5-7 yıl arası hapis cezası öngörülmektedir. 17 yaşından küçük bir kadını kaçırma suçu için ise 7-10 yıl hapis cezası öngörülür.[20] 1948 Uluslararası İnsan Hakları Bildirgesi’nin 16. maddesine, 1981 Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Sözleşme’ye de aykırı olan ala kaçuu, insan haklarının da ciddi bir ihlalidir.

 

4. Kız Kaçırmanın Toplumsal Cinsiyet Boyutu

Kleinbach’ın araştırmalarına göre etnik Kırgız evliliklerinin neredeyse yarısı kız kaçırma ile ve kaçırmaların üçte ikisi de rıza dışı kız kaçırma ile gerçekleşmektedir.[21] Yapılan araştırmalar rızaya dayanmayan kaçırma ile başlayan evliliklerde çiftlerin birbirini tanımaması ve evliliğin zora dayalı olarak başlamasının hem evliliklere hem de kadınlara çeşitli yönlerden zarar verdiğini göstermektedir. . Kız kaçırma pratiğinin psikolojik olarak da önemli sonuçları vardır. Kırgızistan’da kaçırılarak evlenmek zorunda kalmanın verdiği baskıya dayanamayan çok sayıda kadın intihara başvurmaktadır. Handrahan’ın araştırması da kaçırılma ile başlayan evliliklerde evlilik öncesi erkek ve kadının birbirini tanıyıp tanımamasının evliliklerin uzunluğu ve mutluluğunda etkili olduğunu göstermektedir. Yapılan ankette kaçırılarak evlenen kadınların yalnızca %6’sının evliliklerinin mevcut durumundan memnun olduğu görülmektedir.[22] Bir başka araştırma zora dayalı evliliklerde aşk evliliği ya da görücü usulü evlilik yapanlara oranla çiftlerin çok daha az benzerliğe sahip olduğunu ve birbirlerini iyi tanımadıklarını gösteriyor.[23] Bu faktörler göz önünde bulundurulduğunda ala kaçuu ile başlayan evliliklerin kalitesinin daha kötü ve uzunluğunun daha kısa olacağı görülmektedir. Zaten adeta bir eşya gibi alınıp getirilen bir kadının evliliğinde saygı görmesi ya da göstermesi, mutlu olması pek olası değildir. Bu durum erkek için de sorunlar doğurur. Eşini kaçıran bir erkek hiç affedilmeyebilir, dolayısıyla evlilik boyunca hiç gerçek sevgi göremeyebilir. Yapılan röportajlarda rızası dışında bir kızı kaçırarak evlenen erkeklerin yeni eşleriyle konuşmaya çekindikleri, iletişim problemleri yaşadıkları ve kendilerini suçlu hissedebildikleri görülmektedir. Bazen kaçıran erkek, kadın tarafından bir alay konusu olarak da görülebilir.  Nitekim şiddetin sevgi getirmesi pek olası olmadığı gibi korku kaynaklı bir saygı getirmesi de kesin değildir.

Erkeklerin seçtikleri herhangi bir Kırgız kadını kaçırıp evlenebilmesi onlar üzerinde kendiliğinden etnik bir sahiplik ilişkisi kurduklarını göstermektedir. Kadınlar ulusun sahip olduğu kolektif bir etnik mülk gibidir. Kadınların ulusa yeni evlatlar doğurma kapasiteleri nedeniyle ulusun herhangi bir erkeğinin onlar üzerinde bir sahiplik hakkı olduğu düşünülür.  Kız kaçırma hegemonik maskülenitenin bir şeklidir. Erkekler bir kadını kaçırarak etnik aidiyetlerinin eril gerekliliklerini yerine getirirken kadınlardan da erkek egemenliğine itaat ederek etnik aidiyetlerinin dişil gerekliliğini yerine getirmesi beklenmektedir. Kız kaçırmaya bir etnik tanım yapılmasıyla kadınların kaçırılmaya boyun eğmeyi reddetmesi de sadece geleneği değil; Kırgız milliyetine etnik aidiyeti de reddetmek olarak görülmektedir.[24]

Bu uygulamada erkekler kadınların hayatı üzerinde doğrudan karar verici bir konuma sahiptir. Örneğin çift halihazırda bir ilişki içinde olsa dahi kadının eğitimine devam etme isteği gibi nedenlerle evlenmeyi reddetmesi erkekler için bir kaçırma sebebidir. Reddedilmekten korkmak ya da çoktan reddedilmiş olmak erkeklerin ala kaçuuya başvurmalarının yaygın gerekçeleri arasındadır. Rızası dışında bir kadını kaçıran erkek, kadının hayatı üzerinde karar verici rolünü gösterir. Kız kaçırmanın evlilikle sonuçlanmasının garanti edilmesi için tecavüze başvurulması da erkeklerin kadınlar üzerindeki bedensel egemenlik ve sömürüsünü gözler önüne sermektedir. Kaçırılan kişinin cinsel yöneliminin göz ardı edilmesi ise Kırgız toplumunda eşcinselliğe bakış çerçevesinde incelenebilecek başlı başına bir yazı konusu olabilecek kadar önemli bir niteliktedir.

 

Kaçırıldıktan sonra ailesi polise başvuran Burulai, aynı odada tutulduğu kendisini kaçıran erkek tarafından polis merkezinde bıçaklanarak öldürüldü. Burulai’ın okuduğu okulun duvarına yapılan bu sokak sanatı, ülke çapında 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nden 10 Aralık Uluslararası İnsan Hakları Günü’ne kadar her yıl 16 gün sürecek şekilde düzenlenen bir insan hakları kampanyasının lansman etkinliğidir. Turuncu rengi, TOGETHER kampanyası tarafından kadına yönelik şiddetten arındırılmış parlak geleceğin rengi olarak kullanılmaktadır. (www.kg.undp.org’dan alınmıştır)

Sonuç

Sovyetler Birliğinin dağılması sonrası bazı kesimlerde Kırgızistan’ın ulusal bir geleneği olarak yerleşen ala kaçuu yöntemi ile evlenme, kadına yönelik şiddetin gelenek olarak nitelendirilerek ritüelleştirilmesini ve meşrulaştırılmasını getirmiştir. Yine de bu yöntemin bir ulusal gelenek olduğuna ilişkin toplumsal uzlaşı yoktur. Gerek Birleşmiş Milletler’in gerek Kırgız otoritelerinin ve sivil toplum kuruluşlarının ala kaçuu ile rızaya dayanmayan evlilikleri önlemek için çabaları sürmektedir. Bugün Kırgızistan ’da birbirini yeterince tanımayan ve şiddet ve zora dayanarak başlayan ala kaçuu evlilikleri binlerce mutsuz ailenin doğumuna neden olmakta ve birçok kadının hayatını istemediği bir evlilik içerisinde geçirmesi ya da intiharıyla sonuçlanmaktadır.

 

 


 

Kaynakça

Becker, Chris M.;(Steiner, Susan), How Forced Marriages Differ: Evidence on Assortative Mating in Kyrgyzstani Marriages, ‘‘University of Central Asia IPPA’’, 45, 2018.

Forumdaily, In Kyrgyzstan a bride was kidnapped and killed right in the police building, https://www.forumdaily.com/en/v-kirgizii-poxitili-nevestu-i-ubili-pryamo-v-zdanii-policii/# (Erişim Tarihi: 21.01.2021)

Handrahan, Lori. Hunting For Women: Bride-Kidnapping In Kyrgyzstan, ‘‘International Feminist Journal of Politics’’, 6, 2, 2004, ss. 207-233.

Kleinbach, Russel, (Ablezova, Mehrigiul, Aitieva, Medina), Kidnapping For Marriage (Ala Kachuu) in a Kyrgyz Village, ‘‘Central Asian Survey’’, 24, 2, 2005, ss.191-202.

Kleinbach, Russell; (Babayarova, G.), Reducing Non-Consensual Bride Kidnapping In Kyrgyzstan, ‘‘Eurasian Journal of Social Sciences’’, 1,1, 2013, ss. 50-60.

Kleinbach, Russell; (Salimjanova, Lilly), Kyz ala kachuu and adat: non-consensual bride kidnapping and tradition in Kyrgyzstan, ‘‘Central Asian Survey’’, 26, 2, 2007, ss. 217-233.

Kim, Elena; (Karioris, Frank G.), Bound To Be Grooms: The Imbrication Of Economy, Ecology, and Bride Kidnapping in Kyrgyzstan, ‘‘Gender, Place & Culture’’, 2020, ss. 1-22.

UNDP Kyrgyz, In a memory of Burulai, https://www.kg.undp.org/content/kyrgyzstan/en/home/presscenter/articles/2018/110/in-a-memory-of-burulai.html , (Erişim Tarihi: 22.01.2021)

Dipnotlar

[1] Lori Handrahan, Hunting For Women: Bride-Kidnapping In Kyrgyzstan, ‘‘International Feminist Journal of Politics’’, 6, 2, (2004), s. 208.

[2] A.g.e., s. 220.

[3] A.g.e.

[4] Elena Kim, Frank G. Karioris, Bound To Be Grooms: The Imbrication Of Economy, Ecology, and Bride Kidnapping in Kyrgyzstan,  ‘‘Gender, Place & Culture’’, 2020, s. 16.

[5] A.g.e., s. 16.

[6] İtalik yazılmış olan kelime yazarın çevirisidir. Handrahan’ın kullandığı ‘‘consummation’’ kavramı nikah sonrası eşlerin cinsel temasla evliliği tamamlamaları anlamına gelmektedir.

[7] Russel Kleinbach, Mehrigiul Ablezova, Medina Aitieva, Kidnapping For Marriage (Ala Kachuu) in a Kyrgyz Village, ‘‘Central Asian Survey’’, 24, 2, (2005), s. 193.

[8] Forumdaily, In Kyrgyzstan a bride was kidnapped and killed right in the police building, https://www.forumdaily.com/en/v-kirgizii-poxitili-nevestu-i-ubili-pryamo-v-zdanii-policii/# (Erişim Tarihi: 21.01.2021)

[9] Elena Kim, Frank G. Karioris, Bound To Be Grooms: The Imbrication Of Economy, Ecology, and Bride Kidnapping in Kyrgyzstan,  ‘‘Gender, Place & Culture’’, (20209, s. 9.

[10] A.g.e.  Handrahan, 208.

[11] A.g.e., Kleinbach, Ablezova, Aitieva, s. 193.

[12] A.g.e.

[13] A.g.e., Kim ve Karioris.

[14] A.g.e., s. 3

[15] A.g.e., s.12.

[16] Russell Kleinbach, (Lilly Salimjanova), Kyz ala kachuu and adat: non-consensual bride kidnapping and tradition in Kyrgyzstan, “Central Asian Survey”, 26:2, (2007), ss. 217-233.

[17] A.g.e., Kleinbach, Ablezova, Aitieva, s.192.

[18] A.g.e.

[19] A.g.e., s. 219.

[20] Russell Kleinbach, G. Babayarova, Reducing Non-Consensual Bride Kidnapping In Kyrgyzstan, “Eurasian Journal of Social Sciences”, 1,1, (2013), s. 50.

[21] A.g.e., Kleinbach, Salimjanova.

[22] A.g.e. Handrahan, s. 221.

[23] Chris M. Becker, Susan Steiner, How Forced Marriages Differ: Evidence on Assortative Mating in Kyrgyzstani Marriages. “University of Central Asia IPPA Working Paper”,(2018), s. 45.

[24] A.g.e. Handrahan, s. 222.