Ana Sayfa / Çeviriler / Analiz Çevirileri / Kazakistan’da Nazarbayev’in Mirası
Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Nursultan Nazarbayev Sovyet çeviri analiz tesad
Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in Nisan 2015'teki Cumhurbaşkanlığı Yemin Töreni - AP Photo/Alexei Filippov

Kazakistan’da Nazarbayev’in Mirası

Yazan: Paolo Sorbello

Kazakistan’ın ilk Cumhurbaşkanı görevinden çekildi ama hala devletle iç içe geçmiş bir halde duruyor.

2001’de Kazakistan’ın ilk Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in, köyü Şamalgan’da kullandığı siyah Mercedes şu anda cam bir fanusun içinde ziyaretçilerini karşılıyor. Sokakların, üniversitelerin, havaalanlarının, fonların ve ödüllerin isimleri Nazarbayev sonrası değiştirildi ama Mart ayındaki sürpriz istifası sonrası, başta başkentin isminin Nur-Sultan olarak değiştirilmesi olmak üzere ülkede tekrardan isim değiştirme havası canlandı. Çoğu büyük kent, ülkeye hizmetinden dolayı onu onurlandırma çabası olarak Nazarbayev Sokak’larını ilan etmekte acele etti, ki bu da kişilik kültüne işaret ediyor.

Kazakistan’ın eski başkenti ve en büyük kenti Almatı’ya sadece 50 km mesafede olan Şamalgan köyü, Nazarbayev’in doğum yeri. Sovyet döneminde Komünist Parti kadrolarına girmeden önce çocukluğunu burada geçirdi. Kısa bir süreliğine Karağandı yakınlarındaki Temirtav’daki bir çelik fabrikasında çalıştı. Sovyet döneminin sonlarına doğru Kazak Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ndeki Komünist Parti Birinci Sekreteri Dinmuhammed Kunayev’e hem yakındı hem de uzaktı.

Haziran 1989’da Nazarbayev, kısa bir süreliğine Birinci Sekreterlik görevini yürüten Rus Gennadi Kolbin’in yerine göreve geldi. Aralık 1986’da atanması sonrası petrol zengini Mangystav’da gerçekleşen protestolar, iyi karşılanmayan ve protestoların merkezinde olan bir lider için bardağı taşıran son damla oldu. Bir kaynağa göre, Almatı’da gerçekleşen öğrenci protestoları 168’e kadar çıkan bir ölü sayısı ve binlerce yaralıyla sona erdi. Jeltoksan (Kazak Türkçesi’nde “Aralık”) olarak bilinen olaylar sırasında Nazarbayev, protestoları şiddetle bastıranların tarafındaydı.

Benzer şekilde görevinin üçüncü döneminde Nazarbayev, vahşi petrol sömürüsünün temel bir iş haline geldiği Janaözen bölgesinde sekiz aydır grevlerine devam eden silahsız petrol işçilerine yapılan şiddetli baskıyı görmezden geldi. Aralık 2011’de şehrin Bağımsızlık Günü kutlamalarını koruma için şehre gönderilen özel birliklerce en az 16 kişi öldürüldü. Bu, Nazarbayev’in değişim istekleri yerine rejimin istikrarını tercih ettiği diğer bir olaydı, Jeltoksan’dı.

İktidarı Pekiştirme

Nazarbayev, Sovyet liderleri arasında Sovyetler Birliği’nin sonunu kabul etmeye en az istekli liderdi ve Avrasya coğrafyasında birliği tekrardan sağlamak için çok çabaladı. Moskova’dan bir kere bağımsız olduktan sonra Yeltsin Rusyası ile verimli bir ilişki kurmakta zorlandı, ki bu durum 1990’ların ortalarında post-Sovyet coğrafyasını derinden sarsan ekonomik bir krizle tekrardan düzeldi. O zamanlarda Nazarbayev, Kazakistan’daki gücünü çoktan sağlamlaştırmıştı. Bu doğrultuda 1995 yılı bir dönüm noktasıydı çünkü Nazarbayev parlamentoyu lağvetti ve anayasayı değiştirdi. Ülkenin ekonomisi birçok elit grup tarafından özelleştirilirken Nazarbayev, oyunun kuralları üzerindeki kontrolünü sürdürdü ve ülkedeki yer altı kaynaklarına ilgi duyan yabancı yatırımcılar için bir nevi bekçi oldu. Kazakistan’da, Singapur’dan esinlenilen otoriteryen neoliberalizmin oluşumu çoktan yoldaydı.

Bir kere geri dönülmeyecek bir yola girildiğinde Nazarbayev bir daha arkasına bakmadı. 1997 Doğu Asya ve 1998 Rusya ekonomik krizleri ülkenin ekonomik gelişimini sekteye uğrattı ama ABD, Avrupa ve Çin’den petrol yatırımları akmaya devam etti. Özelleştirmeler başlayınca yerli elitler hem yükseldi hem de düştü: Nazarbayev’in en büyük kız kardeşinin kocası, itibarını yitirmeden ve şüpheli bir şekilde Avusturya’daki bir hapishanede ölmeden önce güvenlik güçlerinin yeni müdürü oldu. Eski bir enerji bakanı ve bankacı, siyasete bir daha hiç dahil olmamak için Nazarbayev’le yaptığı bir anlaşmayı bozduktan sonra ülkeden kaçtı. Benzer örnekler Nazarbayev döneminde çokça görüldü.

Siyasi arena muhaliflerden temizlenince Nazarbayev, 2010 ortalarında kendisine Elbasy unvanını verdi. (Ulusun lideri) Elbasy olarak Nazarbayev, ailesiyle beraber hukuki dokunulmazlığa sahip oldu. Cumhurbaşkanına hakaret etmek kanunla cezalandırılır hale geldi. Kızları telekomünikasyon, petrol, doğalgaz ve bankacılık sektörlerinde, dolaylı ya da doğrudan, hızlıca önemli mevkilere ulaştı. Nazarbayev’in kendisine ait offshore hesapları hiç ortaya çıkmadı.

“Devlet Benim”

Nazarbayev, kendi gücünü devlet imajına yayarak ülkedeki skandalları hayırsever çabalara bile çevirebildi: Petrol anlaşmalarına bağlı gizli banka hesaplarındaki milyonlarca dolar Kazakhgate skandalında ortaya saçılınca Kazak yetkililer; Nazarbayev ve o zamanki Başbakan Akezhan Kazhegeldin’in, kazançları makro ekonomik krizlerden kaynaklı özelleştirmelerden korumak için offshore hesap açtıkları açıklamasını yaptı. Nazarbayev aslında devleti kişiselleştirerek halkın parasını kendi hesaplarında tutmuştu. Ünlü “Devlet benim” mottosunu hesaba kattığımızda offshore parası kendisine ve Kazakistan’a aitti. Nazarbayev, ülkenin petrol zenginliğine sırtını dayadı ve oyunun kurallarını çeşitlendirmeye çok az istekliydi.

Tek adam devleti yaratan Nazarbayev, her adımında, kâğıt üstünde olsa dahi, ülkenin tam desteğini alma konusunda emin olma ihtiyacı duydu. 2015’deki son seçimde %95’in üstündeki katılım oranıyla oyların %97,7’sini aldı. Son kez yarışacağını belirttiği seçimler öncesi “kurumsal reformlar ve ekonomik çeşitlenme sağlandığı takdirde ülkenin, cumhurbaşkanının yetkisinin meclis ve hükümete devredileceği bir anayasa reformuna gitmesi gerektiğini” söyledi.

Nazarbayev Mart ayında sürpriz bir şekilde görevinden ayrılacağını açıkladığında, değişim umutları şüpheci bir kadercilikle yer değiştirdi. Kazaklar, Nazarbayev’in ikili doğasının – hem devletin kendisi hem de tek adam olması – istifasının herhangi bir öneme sahip olmadığını fark etti. Görevini devralacak ve Haziran 2018’de adı kazaen çıtlatılan müttefik, geçici başkan oldu. Kasım-Cömert Tokayev, 9 Haziran’daki seçimleri de kazandı.

“Kalplerimiz Değişim İstiyor”

Her ne kadar bu söz Sovyet şarkıcı Viktor Tsoi’nin nakaratına benzese de Nazarbayev’in değişim söylemi çok önemli sonuçlar vermedi. Kurumlar sabit kaldı ve ekonomi doğal kaynaklara bağımlılıktan kurtulamadı. Bunlara dayanarak yargılandığında 30 yıllık Nazarbayev dönemi değişimi getirmekte başarısız oldu. Başkent, ülkedeki çoğu sokakla beraber, Nazarbayev’i onurlandırmak için ismini değiştirdiğinde herkes, Nazarbayev’in mirasının başkente diktiği görkemli binalarla ölçüleceğini anladı.

Kazakistan’daki çoğu kişi, krizlerle dolu 1980 ve 1990’lardan daha iyi şartlarda yaşıyor ama ülke bir Suudi Arabistan değil: İşsizlik ve sosyal konutlandırma, petrol kaynaklı zenginlikten faydalanamayan insanlar için hala bir problem. Ülkedeki aktivistler, şarkılarından birisini hatırlatan bir pankartı taşımak için Almatı’daki Tsoi’nin heykelini bile kullanıp değişim talep ediyor: “Değişim”

İnsan hakları ve ifade özgürlüğü gruplarının güçlü tepkilerine rağmen Nazarbayev’in Kazakistanı; örgütsel muhalefetin, bağımsız gazeteciliğin ve sendikaların iyi karşılanmadığı bir yer oldu. Eleştirmenler Nazarbayev’in iktidarını “otokrasi” olarak nitelendirdi, ki Nazarbayev buna Kazakistan’ın demokrasiye kendi yolundan gittiği cevabıyla karşılık verdi. Şamalgan’dan gelen Büyük Yönetici’nin 30 yıllık iktidarından sonra arkasında demokratik bir ülke bırakmaması çok önemli.        

Adını taşıyan sokaklar, üniversiteler, havalimanları ve fütüristik bir başkent, Nazarbayev’in en önemli mirası olacaktır. Bu yarı kalıcı işaretler, Kazakistan ve Nazarbayev’in 30 yıllık süre içinde nasıl bir ve aynı olduğunu kanıtlıyor. Kendisi Kazakistan tarihi için o kadar önemli ki, 2017’de başkent yaşayan Nesipkul Uyabayeva, evinin yıkılmasını önlemek için evini Nazarbayev’in posterleriyle donattı. Yetkililer evi yıkarken Uyabayeva, “Yetkililerin Allah korkusu yok ama Cumhurbaşkanı’ndan korkacaklarını ummuştum.” dedi.

Yaratıcıdan bir farkı olmayan Nazarbayev, ülkeyi kendi kanatları altında birleştirebildi. Şimdi kutsal varlığı daha da ruhani bir hale gelen Elbasy, son nefesine kadar birliğin garantörü olmaya devam edecek. Bu hassas birliğin “Nazarbayev sonrası” dönem başlayınca devam edip etmeyeceğini öngörmek şu an için zor.  

Bu makaleye atıf için: Ad soyad, Kurum Adı, Sayfa Adı ya da Başlığı, Yayın Tarihi , Web Adresi, ( Son Güncellenme Tarihi / Erişim Tarihi ) formatında belirtilmesi gerekmektedir.
Telif Hakları hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

Sinan Karaoğlu

Sinan Karaoğlu
TESAD Çeviri Birimi Yardımcı Direktörü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir