Ana Sayfa / Haber Çevirileri / Kargaşa İçindeki Bir Şehir: Eve, Felluce’ye Dönmek

Kargaşa İçindeki Bir Şehir: Eve, Felluce’ye Dönmek

New York Times / DAVID ZUCCHINO

Felluce’ye dönen bir sakin polislerle.
Times muhabirleri, İslam Devleti ile olan savaşlardan sonra yeniden inşa çabalarını değerlendirmek için Iraklı Sünnilerin merkezindeler.
Iraklı güçler aylar önce Felluce’yi İslam Devleti’nden almıştı ve Sabah Rashid eve dönmek için fazlasıyla hazırdı. Ama polis, onu gitmemesi için uyarmıştı.
Polisler ona; kaçan İslam Devlet’i savaşçıları tarafından, Felluce’nin güneyinde bulunan mahallesinin tamamıyla bombalarla donatıldığını ve bombaların hala temizlenmemiş olduğunu söylediler. İsyancıların cesetlerinin kaldırılmadığı söyleniyordu.
Yine de Sabah Rashid (30), kararlı bir şekilde yağmalanmış evine geri taşındı; o ve ailesi üç yıl önce İslam Devleti’nden kaçmışlardı ve beklemek istemiyorlardı. Geçen hafta çökmüş evlerinde ısı, elektrik ve akan su olmadan kaldılar. Odun ateşinde su kaynattılar ve giderek artan bir hayal kırıklığıyla, sözü verilen hükümet yardımını beklediler.
Yaklaşık sekiz ay sonra Felluce’nin yeniden ele geçirilmesi, Irak hükümetinin, İslam Devleti’nden onların en büyük destek üslerinden birini çekip alabildiğini gösteriyordu; şimdi ise zafer riskli görünüyor.
Şiilerin yönetimindeki ulusal hükümet; bu mahvolmuş şehri yeniden inşa edebileceğini ve şehrin güvenliğini sağlayabileceğini, mezhep çatışmasını yatıştırabileceğini veya geri dönen 250.000 sakinin ihtiyaçlarını karşılayabileceğini hala kanıtlamış değil. Iraklı ve Amerikalı güvenlik yetkililerinin şu anki korkusu; eğer Felluce’deki Sünnilerin hükümete güvenmeleri sağlanamazsa, bir kez daha İslam Devleti(IŞİD)’ni kabullenebilmeleri.
Yerel yetkililer, İslam Devleti’nin uyuyan hücrelerinin aktif kaldığını ve birçok sakinin isyancılara yardım etmeye devam ettiğini söyledi. Gerilla saldırıları devam ediyordu, en son olaylardan olan 28 Ocak’taki bombalı araç saldırısında 2 polis memuru hayatını kaybetti.
Tamamlanmamış zaferin tohumları en başından beri oradaydı. Felluce, uzun zamandır hükümetten rahatsızlık duyuyordu ve İslam Devleti’nin kontrolüne geçen ilk Irak şehriydi. Grubun çoğunluğu çıkarıldığında bile, hükümet geniş çaplı bir güvensizlikle karşı karşıya kaldı.
Ayrıca savaş, çoğu İran tarafından desteklenen Şii milis güçlerine büyük oranda bağlıydı ve Sünni nüfusun mezhepçi tacize maruz kaldığı ile ilgili söylentiler neredeyse hemen başladı. Bir olayda El Anbar valisi, milis güçlerinin ve onların güvenlik güçlerindeki bazı müttefiklerinin Felluce’deki 49 Sünni’yi infaz ettiklerini ve diğerlerine de işkence ettiklerini söyledi.
Hükümet, Sünni sakinleri düşman etmekten kaçınmak için Felluce’den milis güçlerini uzak tutmaya çalıştı. Ama Sünni kanun yapıcıların söylediğine göre, milislerin birçoğu şehre polis kılığında girmişti. Yerel yetkililer Şii milislerin şu anda, Felluce’nin dışında kalan ve Bağdat’ın batısına yaklaşık 40 mil(yaklaşık 64 km) mesafede olan kontrol noktalarında sınırlandırıldıklarını söyledi.
Felluce belediye meclis üyesi Salam Ajmi: “Elbette bazı yerlerde Şii milisler tarafından saldırılar gerçekleşti.” dedi. Ama şu anda bazı Sünni sakinlerin İslam Devleti’nin uyuyan hücrelerinin kökünü kazımalarına yardım etmek için güvenlik güçleriyle işbirliği yaptığını söyledi.

Saba Rashid, babası Rashid Afan Hama ve oğulları Ubaida (6) ve Rashid (4) odun ateşinde suyu kaynatırken.
Times muhabirlerinin Felluce’ye yaptığı ziyaret, geçen yaz olan savaşın şehrin bazı kısımlarını nispeten hasarsız bıraktığını ama diğerlerini enkaza çevirdiğini gösterdi. Çoğu sokak çökmüş binalar ve çatılardan, yanan arabalardan dolayı darmadağın olmuş; hepsi gri dumanla kaplanmıştı. Ezilmiş bir Humvee* iskeleti Sabah Rashid’in evinin yanında duruyordu.
Sabah Rashid’e göre; eve dönmesinin yarattığı memnuniyet, şehri yeniden inşa etmek ile görevlendirilmiş Sünni yetkililere olan kızgınlığından dolayı azalmış. İki oğlu kamp ateşini kuru otla beslerken: “Onlar söz vermekten başka bir şey yapmadılar. Bir başımızayız.” dedi.
Aile üyeleri, yakınlarda yeni açılan marketten satın aldıkları yemekle yaşamını sürdürüyor. Onların Alameyn Mahallesi onlara sadece kurşun izli evlerin ve terkedilmiş sokakların kasvetli bir manzarasını sunuyordu.
Geri dönenlere yardımın yolda olduğu sözünü veren Felluce yerel meclis başkanı Sheikh Talib al-Efan: “Felluce’nin zorlu dersleri vardı. Bunun son zor dersimiz olacağını umuyoruz.” dedi.
Al-Efan, daha önce İslam Devleti karargâhı olan ve şimdi ise meclisin geçici ofisi olarak kullanılan binadaki soğuk ve karanlık odada konuştu. Elektrik gitti geldi.
Al-Efan’ın kendisi de geri dönenlerden. Üç evinin –her karısına bir tane- İslam Devleti işgali sırasında yok edildiğini söyledi. Ağustosta dönene kadar bir arkadaşının evinde yaşamış. “İnsanlar gecikmeleri beklemek zorunda.” dedi ve ekledi: “Sabırlı olmaları gerekiyor.”
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı(UNDP); şehrin başlıca üniversite/araştırma hastanesine*, beş tane okula ve sağlık merkezlerine geçici onarımlar yaptıklarını söyledi. Kurum birçok yerde tam gelişmemiş olan elektrik ve su hatlarını yenilemiş, molozları temizlemiş ve bölge halkından 300 kişiyi sokakları temizlemek üzere işe almış.
Birlemiş Milletler’in Irak’taki Yardımcı Özel Temsilcisi olan Lisa Grande kurumun istikrar çalışmalarının, daha kalıcı onarımlar yapılana kadar Felluce’nin onarılmasına yardımcı olacağını söyledi. Kurum, tahsis edilen 18,5 milyon dolarlık bütçeden 8,6 milyon dolar harcamış ki bu şehri yeniden inşa etmek için gereken miktarın küçük bir kısmı.
Meclis üyesi Salam Ajmi, meclisin küçük bir kaynağı olduğunu söyledi. Düşük petrol fiyatları Irak’ın ekonomisini bocalamada bıraktı. “Hayat her yerde güvensiz, sadece Felluce’de değil.” dedi.
3 yıl mülteci kampında yaşayan 53 yaşındaki Hussein Ahmed, meclise karşı sabrının tükendiğini söyledi. Felluce’ye harap olmuş evini bulmak için geri döndü, bu üçüncüydü. Önceki iki evinin, Irak’ta El-Kaide’ye karşı olan savaşlar sırasında yok edildiğini söyledi.
“DAEŞ*’ten dolayı çok canımız yandı.” dedi ve devam etti: “Şimdi ise kendi hükümetimiz tarafından canımız yakılıyor.”

Geçen Haziran Felluce sokaklarında bir Irak Federal Polis üyesi. Şehir, İslam Devleti’nden geri alınmıştı ama hizmetler ve güvenlik kırılgan..
Hussein Ahmed yıkılmış binaların ne kadar fazla olduğuna dikkat çekti: “Burası haziranda kurtarıldı, ama hala aynı görünüyor.” dedi.
Hussein Ahmed: “Hükümetin bizi unuttuğunu söylerken binlerce insan için konuşuyorum.” diye ekledi diğer geri dönen sakinler onu başlarıyla onaylarken.
Felluce, 2003’ten bu yana felakete destansı derecede göğüs germiş.
Şehir, tekrar eden savaşlar boyunca ezilmiş; ilki 2003’te Birleşik Devletlerle Saddam Hüseyin’in kuvvetleri arasında, sonraki Amerika Deniz Piyadeleri ile El Kaide savaşçıları arasında. En sonunda isyancıların çoğu, Sünni aşiret savaşçılarının yardımı ile çıkarılmış.
Ama isyan, İslam Devleti olarak yeniden doğdu. Aralık 2013’te bütün Felluce’ye yayıldı ve şehir grubun operasyonları için önemli bir üs haline geldi. Hükümetin dikkatini kuzeye, Musul için olacak kritik savaşa vermeden önce geçen mayısta şehre saldırmasının bir nedeni; Felluce’den kontrol edilen ve Bağdat’a karşı olan yıkıcı bombalı araç saldırısını engellemekti.
Sözcü Albay John L. Dorrian, Felluce’de yeniden İslam Devleti savaşçılarının ayaklanmalarını engellemek için şu an Birleşik Devletler ordusunun Iraklı güçlerle çalıştığını söyledi ve devam etti: “ Çok dirençli olduklarını kanıtladılar.”
Felluce, 3.1 milyon mülteci bulunan bir ülkenin hükümetinin tek endişesi hemen hiç değil. Hükümet Musul savaşına kaynaklarını akıtırken bir yandan El Anbar’da bulunan Felluce ve Ramadi’yi yeniden inşa etmeye ve daha kuzeyde olan Tikrit şehrini onarmaya çalışıyor.
Birleşmiş Milletler, ekimin ortasından beri, Felluce’den yardım kamplarına kaçan 320.000 kişiden yaklaşık 250.000 kişinin döndüğünü söyledi. Risk ne olursa olsun, yeniden evde yaşamak için her şeyi göze alıyorlar.
Güney Felluce’de Sabah Rashid ve oğulları kamp ateşi ile ilgilenirken üsteğmen Walid Mohammed kafasını sallayarak: “Biz onlara söyledik, tehlikenin sorumluluğu tamamen onlara ait. Eğer bir şey olursa onlar sorumludur, biz değil.” dedi.
Irak’taki Norveç Mülteci Konseyi’nden Elisabeth Koek, sakinlerin kamu hizmetlerinden yoksun olan bu tehlikeli bölgeye geri dönmelerine izin verilmesi hakkında: “Bu inanılmaz derecede endişe verici.” dedi.
Sabah Rashid, yakındaki sözde temizlenmiş bir bölgede, gizli bir tuzakla geri dönen kişilerden birinin öldürülmesinden sonra bile döndüğünü söyledi. Polis, Sabah Rashid taşındıktan sonra 31 Ocak’ta, aynı bölgedeki evini onaran bir kadının gerçekleşen patlamada sonucu öldüğünü söyledi.
Sabah Rashid tehlikeye alışkın olduğunu söyledi. İslam Devleti’nin 2013’ün sonlarında aile arabasını patlattığı bomba saldırısında olan göbeğindeki kıpkırmızı ve tırtıklı yaraları göstermek için gömleğini kaldırdı. Kararmış ön koltuk ön bahçesinde duruyordu.
Bir anda uzun, gri bıyıklı bir adam göründü: Salam Rashid’in 2013’ten beri görmediği komşusu Mohammed Saed(49). Mohammed Saed üç yıl kaçtıktan sonra o sabah geri dönmüş. Evi kirliydi, elektrik veya su yoktu. Ama taşınmıştı. Mohammed Saed, Salam Rashid’i iki yanağından öptü ve ona: “Çok mutluyum.” dedi. Sonrasında şöyle devam etti: “Tehlikeli ve kötü bir yer burası ama evdeyiz.”
ÇEVİRİ NOTLARI:
-Humvee: M998 Yüksek Hareket Kabiliyetli Çok Amaçlı Vasıta (İngilizce M998 High Mobility Multipurpose Wheeled Vehicle HMMWV ya da Humvee) askeri kullanım için üretilen 4 X 4 sınıfında AM General firması tarafından geliştirilmiş bir taşıttır. Bu taşıt daha önceden Amerikan Ordusu servisindeki M151 MUTT, M561 Gama Goat, M718A1 ve M792 model cankurtaranlar, CUCV ile diğer ülke ve ordular tarafından kullanılan hafif sınıf araçların yerine geçmiştir. Humvee daha sonra üretilecek sivil amaçlı Hummer ve SUV taşıtlarına ilham kaynağı olmuştur.
-DAEŞ: IŞİD’in Arapça eş anlamlısıdır.
Çeviren Hakkında

Ceren Dıvarcı
İstanbul Üniversitesi
Çeko

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir