Ana Sayfa / Çeviriler / Makale Çevirileri / KAISER II. WILHELM

KAISER II. WILHELM

Wilhelm II (1859-1941), Alman kaiseri ve 1888-1918 tarihleri arasında Prusya Kralı olmuştur. Birinci Dünya Savaşı’nın (1914-1918) en bilinen yüzlerinden biridir. O, konuşmalarıyla ve gazetelere verdiği röportajlarla kasıntı bir lider olarak ün kazandı. 1914 yazında, Wilhelm, savaşmak istememesine rağmen ve Alman ordusundaki generalleri harekete geçirmeleri konusunda geride tutarken, onun taşkınlıkları ve başkomutan ünvanını almak için duyduğu açık istek, savaş konusunda onu suçlayan kişiler için bir neden oluşturdu. Sorumluluklarının yanı sıra, savaşın yürütülmesinde olan rolünün de savaşın patlak vermesi açısından ne kadar etkili olduğu hala tartışmalıdır. Bazı tarihçiler, Wilhelm’in komutanları tarafından kontrol edildiğini söylerken, diğerleri ise Wilhelm’in önemli derecede siyasi gücü elinde bulundurduğunu iddia ediyor. 1918’in sonlarında, çekilmesi için ona baskı yapıldı. O, ömrünün son yıllarını Hollanda’da sürgünde geçirdi, ta ki 82 yaşında ölene dek.

II. KAYSER WİLHELM’İN İLK YILLARI

II. Kayser Wilhelm Prusya Prensi Frederick Wilhelm (1831-1888) ve İngiltere Kraliçesi Victoria’nın en büyük kızı olan Prenses Victoria’nın (1840-1901) oğlu olarak 27 Ocak 1859 yılında Almanya, Potsdam’da doğdu. Kraliçe’nin torunları arasında en büyük olan ve en düşkün olduğu torunuydu; aslında öldüğünde kraliçeyi kollarında tutan oydu. Onun Britanya’ya bağlılığı, kraliyet ailesinin kendi politik manevralarında oynayacakları rol ile ilgiliydi.

Biliyor musunuz?

Söylenenlere göre, II. Kaiser Wilhelm, Birinci Dünya Savaşı sırasında kuzeni Kral 5.George’un (1865-1936), Britanya’daki Alman karşıtı görüşlerin bir sonucu olarak Britanya kraliyet ailesinin adını Saksonya-Coburg-Gotha’dan Windsor Hanedanlığı’na çevirmesini memnuniyetle karşılamıştı.

Wilhelm’in çocukluğu iki şeyle şekillendi; sağlık ve politika. Doğumu trvamatikti. Doktorun izlediği yöntemler oldukça karmaşık olmuştu ve doğum sonucunda doktoru Wilhelm’in sol kolunda kalıcı hasar bırakmıştı. Kolu yemeğini bir bıçak kullanarak kesmek gibi olağan işler için bile kullanışsız hale gelmişti.

1871’de Prusya egemenliği altındayken, Wilhelm’in Alman İmparatorluğu ile ilgili fikirlerini yaşanılan politik olaylar şekillendirmişti. Wilhelm o anda babasından sonra Prusya Kralı olmak için ikinci sıradaydı. 12 yaşındayken Wilhelm milliyetçi duygularla doluydu. Onun sonraki isteği çocukluğunu geçirdiği Almanya’yı iyi bir duruma getirmek olacaktı.

Wilhelm hayatı boyunca bilim ve teknolojiyle ilgilenecek genç bir adam olmuştu ve Bonn Üniversitesi’de ders almıştı. Pratik zekası ile birlikte zor bir kişiliğe de sahipti. Agresif ve fevriydi. Özellikle İngiliz annesiyle olmak üzere ebeveynlerinin her ikisiyle de hastalıklı bir ilişkisi vardı. Tarihçiler hala Kayser’in karmaşık psikolojik yapısının politik kararları üzerindeki etkisini tartışmaktadırlar. 1881’de Wilhelm Prenses Augusta Victoria ile evlendi. Çiftin yedi çocuğu olacaktı.

İMPARATOR VE KRAL : 1888

Wilhelm’in babası Mart 1888’de Almanya’da Kayser III. Frederick oldu. Ancak babası gırtlak kanseri hastasıydı ve ölümcül düzeydeydi. Tahta çıkmasından birkaç ay sonra öldü. Wilhelm 29 yaşındayken, 15 Haziran 1888’de babasının yerine geçti. Taç giyme töreninden iki sene sonra Wilhelm‘in Otto von Bismarc (1815-1898) ile ilişkisini kesti. “Demir Şansölye” 1860’lar boyunca Alman politikasını sürdüren isimdi. ”Yeni Rota” olarak anılan Kayser’in şansölyelerini devlet adamları yerine yüksek derece devlet memurlarından atamasıyla yeni bir sivil yönetime girildi. Bismarck, acı bir şekilde, Wilhelm’in Almanya’yı bir yıkıma sürükleyeceğini tahmin etmişti.

Wilhelm kendi siyasal konumuna çeşitli şekillerde zarar veriyordu. Duygu doğrultusunda Almanya’nın yabancı politikasına karışıyor, bu da Almanya’nın diğer ülkelerle ilişkilerini tutarsız ve uyumsuz bir halde sonuçlandırıyordu. Birçok gaf yapmıştır ve en kötüsü 1908 yılında The Daily Telegraph olayıydı. Wilhelm, Londra merkezli bu gazeteye verdiği röportajda İngilizleri şu sözlerle kızdırmıştı: “Siz İngilizler kötüsünüz, kötü, Mart tavşanları gibi kötü”. Kayser Eulenburg-Harden Skandalı’nın yaşandığı 1907 senesi boyunca sert politikalar izledi. Bu skandalda Kayser’in arkadaş çevresi homoseksüel olmakla suçlanıyordu. Buna rağmen Wilhelm’in eşcinsel olduğuna dair kanıt yoktu -ilk eşinden olan yedi çocuğunun haricinde, rivayete göre, birkaç gayrimeşru çocuğa da sahipti- bu skandal rakipleri tarafından siyasal arenadaki etkisini zayıflatmak için kullanıldı. Wilhelm, Almanya’nın savaş öncesi sahip olduğu ordunun büyümesi için bazı adımlar atmıştı ve en büyük katkısı İngilizlere rakip olabilecek bir donanma oluşturmaktı. Çocukken İngiltere’deki kuzenlerine yaptığı ziyaretler ona bir deniz aşkı kazandırmıştı ve yelkencililk onun favori hobisiydi. Almanya’nın kendi kaderini tayin edebilmesi için büyük bir filoya sahip olması gerektiğini İngiliz donanmasının gücüne karşı duyduğu kıskançlıkla beraber kavramıştı. Kayser, Alfred von Tirpitz’in (1849-193) planlarını destekliyordu. Başamiral, Almanya’nın Britanya’dan daha üstün bir diplomatik gücü olması için, Kuzey Denizi’nde bir savaş filosu olması gerektiğini söylüyordu. Tüm bunlara rağmen 1914’te, deniz kuvvetlerini güçlendirme çalışmaları Wilhelm hükümetinin şiddetli ekonomik problemleriyle sonuçlandı.

KAYSER II. WILHELM VE BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI

Wilhelm’in davranışlarının Ağustos 1914’teki savaşa yol açıp açmadığı hala tartışmalıdır. Bu noktada, Eulenberg-Harden ve Daily Telegraph skandallarından dolayı gelen eleştirilerin psikolojisini bozduğuna şüphe yok. 1908 yılında depresyon geçirdi. Kayser, 1914 yılında uluslararası arenadaki ilişkilerin farkında değildi. O, krizleri yönetmek için Avrupalı monarklarla olan kan bağlarının yeterli olacağını düşünüyordu. Buna rağmen Wilhelm Almanları harekete geçiren emri generallerinin baskısı sonucu imzaladı. 1914 Ağustos’unun ilk haftasında Rusya ve Fransa’ya karşı savaş ilan etti. Wilhelm’in “Pişman olacaksınız, beyler” dediği iddia edilir.

Birinci Dünya Savaşı’nda, Kayser, Alman kuvvet komutanı olarak orduda üst düzey değişiklikler yapmak için tüm güçleri alıkoyuyordu. Bununla beraber, Kayser’in ön saflarda olan ve madalyalar dağıtan, hep halkın gözünün önünde bulunan bir monark olması, generallerinin işine geliyordu. 1916’dan sonra, Almanya iki asker diktatör tarafından domine ediliyordu, Paul von Hindenburg (1847-1934) ve Erich Ludendorff (1865-1937).

KAYSER II. WILHELM’İN SÜRGÜN YILLARI

1918 yılının sonlarında Almanya’daki yaygın rahatsızlık, (savaş boyunca oldukça sıkıntı doğuran) deniz kuvvetlerindeki başkaldırıyla birleşerek, Kayser’in yönetimden çekilmesi konusunda sivil politikacıları ikna etti. Wilhelm’in 9 Kasım 1918’de yönetimi bıraktığı ilan edildi.

Aslında Kayser bu durumu o an kabul etmemişti. O, ancak generallerinin desteğini de yitirdiğini öğrendiğinde çekilmeyi kabul etmiştir. Kasım 10’da, devrik lider Hollanda’ya bir gemiye ve ardından bir de trene bindi. Bunun sebebi ise Hollanda’nın savaş boyunca tarafsız olmasıydı. Sonunda Doorn şehrinden bir köşk satın almış ve ömrünün sonuna kadar orada kalmıştır.

Müttefikler Wilhelm’i bir savaş suçlusu olarak cezalandırmak isterken Hollanda Kraliçesi Wilhelmina (1880-1962) onu iade etmeyi reddetti. Onun son yılları, ilk karısının ölümü ve en küçük oğlunun intiharı (1920) sebebiyle oldukça karanlıktı. Buna rağmen 1922’de ikinci mutlu evliliğini yaptı. Onun yeni karısı, Hermine Reuss (1887-1947), 1930’lu yılların başında, monarşiyi yeniden inşa etmek amacıyla Alman lider Adolf Hitler’den (1889-1945) açıkça talepte bulundu ancak görüşmelerden hiçbir sonuç çıkmadı. Hitler, onu Almanya’nın Birinci Dünya Savaşı’ndaki başarısızlıklarından sorumlu tutuyor, küçümsüyor ve Wilhelm de, Nazilerin barbarca yöntemleri karşısında şok oluyordu. 1938’de Wilhelm ilk defa bir Alman olduğundan dolayı utandığını söylemişti. 82 yaşında, 1941 4 Haziran’ında, Hollanda’da 10’ar yıllık iki sürgünden sonra, vefat etti.

Kaynak: http://www.history.com/topics/world-war-i/kaiser-wilhelm-ii

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir