Jordan Peterson
Kaynak: TIME

Jordan Peterson’ın Karlar Ülkesi’nin Propaganda; Uyuyan Güzel’in Dahice Olduğunu Düşünmesinin Nedeni

Psikoloji profesörü Jordan Peterson’ın son kitabı 12 Rules for Life: An Antidote to Chaos (Hayatınız İçin 12 Kural: Kaos için Panzehir), Amazon’un en çok satanlar listesinin zirvesine yükseldi. Kanadalı akademisyen, kendi YouTube kanalında da dahil olmak üzere tartışmalı bir yorumcu haline geldi. Ama ifade özgürlüğü, politik doğruculuk ve cinsiyetsiz zamir konusundaki tutumları nedeniyle övgü ve saldırıya uğramadan önce, mitler, masallar ve din hakkında Maps of Meaning: The Architecture of Belief (Anlam Haritaları: İnanç Mimarisi) adlı bir kitap yazdı. TIME, Peterson ile yeni kitabı, şöhretinin ani yükselişi ve haberlerle ilgili görüşleri hakkında uzun şekilde konuştu. Aynı zamanda 2013 Disney animasyon filmi Karlar Ülkesi’ne (Frozen) olan nefreti hakkında da konuştu. Konuşmanın bu bölümünü aşağıya ekledi.

Yeni kitabınız 12 Rules for Life: An Antidote to Chaos’ta Karlar Ülkesi’ne büyük bir eleştiri yöneltmişsiniz. Neden bu filme “derin bir propaganda” diyorsunuz? 

Film, Uyuyan Güzel gibi klasik bir hikâyeye bir karşı-anlatı olarak fakat altta yatan arketipik dinamiklerin hiçbirini kavrayamayan bir anlayış ile modern bir masal yazmaya çalıştı. Uyuyan Güzel’in bilinçsizliğinden bir erkek aracılığıyla uyandırıldığını söyleyebiliriz. Hikâyeyi anlamanın başka bir yolu ise bilinçsizliğe panzehir olarak aktif bir bilinç gerekmesidir. Ve bu hikâyede bilinçsizlik kadınsı, aktif bilinç ise erkeksi bir yapıyla sembolize edilir. Karlar Ülkesi’ni zar zor izleyebildim. Hikâyeyi inşa etmek ve ahlaki mesajın ortaya çıkmasına izin vermek yerine, ahlaki bir mesaj oluşturma ve hikâyeyi bunun etrafında inşa etme girişimi vardı. Benim tahminime göre, sanatın propagandaya boyun eğdirilmesiydi.

Sadece kız kardeşlikle ilgili güzel bir hikâye değil mi? 

Hayır, sadece kız kardeşlikle ilgili güzel bir hikâye değil. Kusura bakmayın ama değil. Özenle hazırlanmış bir hikâyeye sadece güzel bir hikâye olsun diye on milyonlarca dolar harcamazsın. Karlar Ülkesi’ni yapanların anlatmaya çalıştığı şey bu değildi. Benim tahminime göre değil.

Bunu Küçük Deniz Kızı’ndan (The Little Mermaid) daha propagandacı olarak mı görüyorsun?

Bu filmler, tarihleri belki 13,000 yıl öncesine dayanan halk hikayeleri üzerinden yapılıyor.

Yeni hikayeler uydurmamıza izin yok mu?

Eğer politik bir neden üzerindense, hayır.

Propagandanın ne olduğunu kim karar verir? Yani bunlar Disney filmleri. Hiçbiri süper kurnaz değil ki. 

Bu güzel bir soru. Bunun hakkında Maps of Meaning (Anlam Haritaları) adlı bir kitap yazdım. Yaklaşık 500 sayfa uzunluğunda ve gerçekten karmaşık olan bu soruyu cevaplamak için bir girişim. Düzgün dengelenmiş bir hikâye, dünyanın olumsuz ve olumlu özelliklerinin eşit bir temsilini sağlar diyebilirim, ama aslında bu bir varlık. Harry Potter iyi bir örnek. Yani Harry kahraman, değil mi? Ama kötülükle lekelenmiş. Bu hikâyenin her bir parçasında bir karanlık ve bir ışık var. Dengeli. Propaganda hikâyesinde bunu göremezsin. Karanlığın tek bir yerde olduğunu ve ışığın tek bir yerde olduğunu görürsün.

Elsa’daki karanlık ve ışık, iyi ve kötü niyetle, bir şeyleri dondurma gücüne sahip değil mi? 

Karlar Ülkesi’nin en propagandacı unsuru, hikâyenin başında mükemmel derecede iyi bir adam olan prensin, karakter gelişimi olmadan kötü bir adama dönüşmesiydi.

O hep kötü bir adamdı! Kuzu postuna bürünmüş bir kurttu! 

Sonunda böyle oldu ama başlangıçta bunun bir belirtisi yoktu.

Bu bir eğilim değil, iyi bir hikâye oluşturma becerisi. Ağlatan Oyun (The Crying Game) gibi. 

Karlar Ülkesi hakkında yanılıyor olmam kesinlikle mümkün, ama yanıldığımı sanmıyorum.

Bahse girelim. 10 yıl içinde, eğer Karlar Ülkesi en iyi 20 büyük Disney animasyon filmi sıralamasından düşmediyse, halka açık bir tekzip yazmak zorundasın. 

Uyuyan Güzel ve Aslan Kral hakkında bir video yaptım. Küçük Deniz Kızı, Güzel ve Çirkin hakkında da bir tane video yapmak istiyorum. Karlar Ülkesi hakkında da bir tane yapabilirim. Bu soruya cevap vermek için iyi bir yöntem olabilir. Her ne kadar hiç umurumda olmasa da. İnsanların 10 yıl içinde Karlar Ülkesi’ni izleyip izlemeyeceği konusunda şüpheliyim.

Bence izleme ihtimalleri var. Çok akılda kalıcı bir melodisi var. 

Akılda kalıcı bir melodi.

Muhabir: Belinde Luscombe

Luscombe, TIME’da editör ve Marriageology: The Art and Science of Staying Together’ın yazarıdır.

Kaynak: TIME