Ana Sayfa / Listelerimiz / Kültür Sanat Listeleri / İstanbul’da Bulunan Müze Evlerin Listesi

İstanbul’da Bulunan Müze Evlerin Listesi

Eğer İstanbul’da yaşıyorsanız ya da yolunuz İstanbul’a düşmüşse belki Kadıköy’e gitmiş, Aşiyan’dan geçmişsinizdir. Peki oralardan geçerken etrafınıza bakıp buralarda zamanında kimlerin yaşadığını merak ettiniz mi?

Herkesin bildiği üzere birçok sanatçı zamanında İstanbul’da ikamet etmiştir. Yaşadıkları evlerin kimi günümüze kadar gelip müze haline getirilmişken kimisi de yıkılmıştır. Bazılarında ise yeni sahipleri oturmaktadır. Bu listeyi hazırlarken ben inanılmaz keyif aldım. Umarım sizler de okurken aynı keyfi alırsınız.

1. AŞİYAN MÜZESİ

İlk olarak Tevfik Fikret’in evine bir göz atalım. Günümüzde Aşiyan Müzesi olarak bilinen yapı Tevfik Fikret’in 1906-1915 yılları arasında yaşadığı evidir. Açıkçası Tevfik Fikret beni zekasıyla büyüledi. 1888 yılında Mekteb-i Sultani’yi yani şimdiki Galatasaray Lisesi’ni birincilikle bitirmiştir. Daha sonra bitirdiği okula Türkçe öğretmeni olmuş, Muallim Naci’nin ölümü üzerine de Edebiyat öğretmenliğine getirilmiştir. Ardından da birincilikle bitirdiği bu okula müdür olmuştur.

aşiyan müzesi

Evine gelirsek öncelikle dış cephesi ve güzel bahçesiyle sizi büyüleyecektir. Evin kapısından içeri girdiğinizde son Halife Abdülmecit Efendi’nin Tevfik Fikret’in ‘Sis’ şiirinden etkilenip yaptığı ve şaire hediye ettiği Sis tablosu bulunmaktadır. Bu tabloya ilk baktığınızda sadece sisten ibaret bir şey göreceksiniz. Ama tablodan biraz uzaklaştığınızda sisin arasında İstanbul’un siluetini görecek ve oldukça şaşıracaksınız. Giriş kattaki bir diğer oda Tevfik Fikret’in dinlenme odasıdır. Edebiyat-ı Cedide Odası olarak geçer. Bu katta bir de Abdülhak Hamit Tarhan’ın odası vardır. Tarhan ölünce son eşi Lüsyen Hanım onun eşyalarını İstanbul Belediyesi’ne bağışlamış, bu ev de müze haline getirilince müze komisyonu kararı ile eşyaları buraya getirilmiştir. Bu odada ayrıca Lüsyen Hanım’ın bir tutam saçı da bulunmaktadır. Alt kata indiğinizde orada sizi mutfak, çamaşır odası, yemek odası ve şair Nigâr Hanım’ın odası bulunmaktadır. Burada en ilginç şeylerden birisi mutfağın penceresidir. Dışarıdan bakıldığında da oldukça farklıdır. Âdeta mağaraya benzemektedir. Tevfik Fikret buraya ‘Sokrat’ın Penceresi’ demiştir. Mağara Alegorisiyle bir ilgisi olsa gerek. Şair Nigâr Hanım’a gelirsek kendisi ‘Macar’ lakabıyla tanınan Osman Paşa’nın kızıdır. Giyimiyle batılı olan Nigâr Hanım bir yanıyla doğulu kalmıştır. Bu odada kendisinin eserleri sergilenir. Bazı eserleri için ölümünden elli yıl sonra basılmasını vasiyet etmiştir. Bazı eserleri ise hiç basılmamış hala bu müzede saklanmaktadır. Son olarak birinci katına çıktığımızda banyosunu, çalışma odasını ve yatak odasını görürüz. Çalışma odasını batı ve doğu olmak üzere ikiye ayırmıştır. Batı kısmında o zamanda Robert Kolej’e bağlanan bir köprü bulunur. Restorasyondan sonra o kısım kapı ile kapatılmıştır. Ayrıca bu kısımda Tevfik Fikret’in doğum belgesini de görürüz. Doğu kısmında ise çalışma masası ve yaptığı bazı tablolar yer alır. Yatak odasına girdiğinizde ise sizleri büyüleyici bir boğaz manzarası karşılayacaktır. Aşağıdaki fotoğraf yatak odasının manzarasıdır. Ayrıca Tevfik Fikret ölünce ilk kadın ressamımız Mihri Müşfik tarafından yüzünün kalıbı alınmıştır. Bu kalıp da bu odada muhafaza edilmektedir. Ayrıca ölüm maskı geleneğinin Türkiye’deki ilk örneklerindendir.

aşiyan müzesi

Bu evin mimarisini Tevfik Fikret bizzat kendisi yapmıştır. Burada Tevfik Fikret’in çok yönlü bir insan olduğunu da görürüz. Ve sona geldiğimizde 19 Ağustos 1915’te hayata veda eden Tevfik Fikret mezarının Aşiyan’da olmasını vasiyet etmiştir. Ama belki ev satılır ya da yıkılır mezara bakılmaz diye düşünülüp Eyüp Sultan’a gömülmüştür. Eşi ölünce de Nazime Hanım 1940 yılına kadar bu evde tek yaşamış bir dönem de Robert Kolej’in öğrencilerine odaları kiralamıştır. Daha sonra 1940 yılında İstanbul Belediyesi tarafından bu ev satın alınmıştır. Ve 24 Aralık 1961’de naaşı Aşiyan’a taşınmış. Taşınmadan önce de Galatasaray Lisesi’ne getirilmiştir.

Eğer yolunuz İstanbul’a düşerse ya da İstanbul’da ama hala Aşiyan Müzesi’ne gitmediyseniz muhakkak gidin derim. Evi gezer, her odasında büyülenirsiniz. Ayrıca bahçesinde biraz soluklanmak için oturduğunuzda mis gibi boğaz havasını içinize çekebilirsiniz.

2. SAİT FAİK ABASIYANIK MÜZESİ

Burgazada’nın güzel sokaklarında, ağaçların arasında bembeyaz bir köşk…Ve bu köşkte hayatını geçiren Sait Faik…

sait faik abasıyanık müzesi

Herkesin bildiği üzere Sait Faik Türk edebiyatının oldukça önemli isimlerindendir. Kendisi 18 Kasım 1906’da Adapazarı’nda dünyaya gelmiş, ilköğrenimini Karamürsel ve Adapazarı’nda tamamlayan yazarımız lise öğrenimini İstanbul ve Bursa’da tamamlamıştır. Daha sonra ise İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde iki yıl eğitim görmüş ve Avrupa’da çeşitli yerleri gezmiştir. Babasının isteği üzerine İstanbul’a dönen Sait Faik ailesiyle birlikte Şişli’de yaşamıştır. Ağustos 1938’de Burgazada’daki bu köşk satın alınmıştır. Babası ölünce de kışları Şişli’deki evinde geçiren Sait Faik, yazları annesiyle birlikte bu köşkte yaşamıştır. Kendisine siroz teşhisi konulduktan sonra çoğu zamanını burda geçirmiş ve 11 Mayıs 1954 tarihinde de vefat etmiştir. Bu köşk ise 22 Ağustos 1959’da müze olarak açılmıştır.

Köşkün bahçesine girdiğinizde sizleri güzeller güzeli bir kedi ve Sait Faik’in heykeli karşılayacaktır.Köşkün kapısını açıp içeri girdiğinizde ise Sait Faik’in vaktini geçirdiği odaları, kişisel eşyalarını görebilirsiniz. Öğrenci kimliği, lise diploması, okul defteri ve aldığı birçok hediye bu evde itinayla saklanmaktadır. Ayrıca odaları gezerken duvardaki fotoğraflar da sizleri o zamana götürecek gezinizde sizlere eşlik edecektir. O fotoğraflardan bazıları;

sait faik abasıyanık ve adalet cimcoz

Adalet Cimcoz ile

Sait Faik Abasıyanık, Özdemir Asaf, Sabahattin Kömürcüoğlu

Sait Faik Abasıyanık, Özdemir Asaf, Sabahattin Kömürcüoğlu

Köşkün en üst katında yeşilin ve mavinin her tonunu görebildiğimiz bir odası vardır. Ayrıca bir oda daha vardır. Mektup Odası denir. Bu odada Sait Faik’e gelen kartpostallar saklanır. Gezimizin son odasında biraz dinlenirken Sait Faik Abasıyanık’a bir mektup bile yazabilirsiniz.Bu müze 1964 yılından itibaren Darüşşafaka Cemiyeti’nin sorumluluğundadır. Bu müze Sait Faik’in vasiyeti üzerine ücretsizdir. Her bir odada Sait Faik’in dünyasını görüp, zaman tünelinde muhteşem bir yolculuk yapabilirsiniz.

3.BARIŞ MANÇO MÜZESİ

barış manço müzesi

Bir haftasonu Moda Sahili’nde yürürken merdivenlerden yukarı doğru çıkıp ara sokaklara girerseniz eğer sizleri orada harika bir ev karşılayacaktır. Bu ev Barış Manço’nun ailesiyle birlikte yaşadığı evdir. Günümüzde müze olarak kullanılan bu eve her gidişinizde yeniden aşık olacağınızın garantisini verebilirim.

Barış Manço 2 Ocak 1943 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Anadolu Rock türünün kurucularından olan Barış Manço ilk defa Galatasaray Lisesi’nde öğrenciyken sahne almış daha sonraları ise Kurtalan Ekspres ile çeşitli ülkelerde konser vermiştir. Ayrıca kendisi sunuculuk da yapmıştır.1988 ‘de “7’den 77’ye” isimli programı sunmuş, çeşitli başarılar elde etmiştir. Kendisi koleksiyonerdir de. Çeşitli ülkelerden aldığı ve temizliğini bizzat kendisinin yaptığı cam vazo koleksiyonu vardır. Bu koleksiyona evinin bir köşesini ayırmıştır. Evin ilk katında kendisinin heykeli, röportajlar sırasında oturduğu koltuğu, aldığı ödüller, cam vazo koleksiyonu, kendisinin kıyafetlerini ve çizmelerini görebilirsiniz. Ayrıca bu katta öldüğü gece eve geldiğinde masanın üzerine bıraktığı ajandası, telefonu ve arabasının anahtarı da kendisi nasıl bıraktıysa o şekilde muhafaza edilmektedir. Alt kata indiğinizde eski sahipleri tarafından kiler olarak kullanılan oda Şövalye Odası adını almış ve değişik bir şekilde tasarlanmıştır. Yukarıdaki katlarda ise Doğukan ve Batıkan Manço’nun odaları, kendilerinin yatak odası ve misafir yatak odası bulunur. Burada benim dikkatimi çeken şey kendilerinin odası oldukça sade olmasına karşın misafir yatak odası gösterişlidir. Ayrıca evde Barış Manço’nun son zamanlarında kullandığı gitarı da muhafaza edilmektedir. Bu müzeyi gezerken size eşlik edecek olan Barış Manço’nun şarkıları ile mest olacak duvarlara yapıştırılmış notalar ile oldukça keyif alacaksınız.

barış manço ve oğulları

4. ORHAN KEMAL MÜZESİ

orhan kemal müzesi

Öncelikle şunu söylemeliyim ki Orhan Kemal burada yaşamamıştır. Orhan Kemal’in asıl yaşadığı ev Cibali’de olup içinde yeni kiracıları oturmaktadır. Zaten Orhan Kemal de burada kiracı olarak oturmuştur. Burası müzeye çevrilmemiş fakat anılarını yaşatmak amacıyla yukarıda fotoğrafı bulunan Cihangir’deki bu apartmanın bir dairesi müzeye çevrilmiştir. Orhan Kemal’in hayatına gelirsek asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü olup 1914 yılında Adana’da doğmuştur. 1970 yılında ise Sofya’da hayatını kaybedecektir. Bu müzeyi gezerken Orhan Kemal’in özel hayatına dair birçok fotoğraf size eşlik edecektir. Kendisinin kıyafetleri, çalışma masası, yatağı, eserlerinin ilk basımları, öldüğünde yüzünden alınan kalıp burada muhafaza edilmektedir. Ayrıca hapse mahkum edildiği yıllarda Nâzım Hikmet ile tanışmıştı. Bununla ilgili anılarını ‘Nâzım Hikmet’le Üç Buçuk Yıl’ adlı eserinde anlatır.

orhan kemal'in ailesi

Orhan Kemal’in ailesine dair bir fotoğraf

orhan kema - bursa cezaevi

Hapisteki yıllarından bir kare

orhan kemal'in çalışma masası

Çalışma masası

5. HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR MÜZESİ

Gürpınar’ın Heybeliada’da yaşadığı evidir. Kapısına kadar gidip restore edildiği için içeriye giremesem de bu evden bahsetmemek olmaz. 1864’te doğan Gürpınar 1914’te Heybeliada’da vefat etmiştir. 1912’de bu eve taşınmış. Son yıllarını bu evde yazarak geçirmiştir. Türk edebiyatının önemli isimlerinden olan Hüseyin Rahmi, öldüğünde. Heybeliada’ya defnedilmiştir.

Evinin dıştan görünüşü;

hüseyin rahmi gürpınar müzesi

6. KEMAL TAHİR MÜZESİ

Kemal Tahir’in evi de müze olanlar arasındadır. Kadıköy’de bulunan bu ev Kemal Tahir’in eşi Semiha Tahir tarafından kurulan vakıf sayesinde müze olmuştur. Bu müzede Kemal Tahir’in her türlü kişisel eşyasını görmeniz mümkün. Ayrıca Kemal Tahir Nâzım Hikmet’le mektuplaşırmış. Bundan dolayı bu müzede Nâzım’ın da esintileri vardır. Kısaca hayatına bakarsak 1910’da İstanbul’da doğmuş 1973’te yine İstanbul’da ölmüştür. Çeşitli gazetelerde çalışmış,birçok eser vermiş böylelikle Türk edebiyatına pek çok şey katmıştır. Geçmişteki önemli insanlardan biri olan Kemal Tahir’in hayatında yolculuk yapmak için güzel bir mekandır.

kemal tahir

Kaynaklar

#tarih dergisi Temmuz 2018, Sayı 50

http://ataturkkitapligi.ibb.gov.tr/ataturkkitapligi

https://www.turkedebiyati.org/kemal_tahir.html

http://www.orhankemal.org/links/370.html

Yazar Hakkında

Ebru Nur Ertürk / TESA Liste Birimi Yazarı

İstanbul Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir