Size daha iyi hizmet verebilmek adına sitemizde çerezler bulundurmaktayız. Gizlilik Politikamızı öğrenmek için tıklayınız. Ayrıca kişisel verilerin koruması kanunu kapsamında TESAD ile iletişime geçen her birey, iletişim verilerinin paylaşılmasını ve ilgili TESAD birimlerince kullanılmasını kabul beyan ve taahhüt eder.
gribi
Kaynak: History Today

İspanyol Gribi Salgını

Belki de insanlığın başına gelen en büyük felaket olan 1918 salgını garip bir şekilde göz ardı ediliyor.

İnsanlık tarihi boyunca savaşlar, hastalıklar ve doğal afetler nedeniyle çok sayıda kişi kısa sürede öldü. Bunlar geçtikten sonra, ölüleri saymak hayatta kalanlara düşer. Bu hiç kolay değildir, ancak bazı felaketler söz konusu olduğunda diğerlerinden daha zordur. Ole Benedictow’un 2005 tarihli Kara Ölüm: Şimdiye Kadarki En Büyük Felaket adlı makalesinde anlattığı gibi, bir salgın için en zoru olabilir.

Doğal afetler coğrafi odaklanma eğilimindedir ve tarihin çoğu savaşında olduğu gibi, çatışmanın büyük kısmı sınırlı ‘bölgelerde’ gerçekleşir. Aksine, bir pandemide (birkaç ülkeyi veya kıtayı kapsayan bir salgın) ölenler, genellikle hastalık teşhis edilmeden ve hatta bazen hayatları kaydedilmeden önce çok daha geniş bir alanda olur. Bu özellikle mikrop teorisinin yaygın olarak kabul gördüğü ve epidemiyolojinin bir bilim dalı olarak ortaya çıktığı 19. yüzyılın sonlarından önce kanıtlanmıştı.

Kara Ölüm, 14. yüzyılın ortalarında Avrupa ve Asya’yı kavuran hıyarcıklı veba salgını ve değişik biçimi pnömonik veba idi. Uzun bir süredir Avrupa nüfusunun yaklaşık yüzde 30’unu yok ettiğine inanılıyordu, ancak ‘sıradan insanlar’ arasındaki ölüm oranları hakkında yeni bilgilere dayanarak Benedictow, bu sayının iki kat daha fazla olması gerektiği sonucuna vardı. Avrupa’nın o zamanki tahmini 80 milyon nüfusunun 50 milyonu ölmüş olabilir.

Neredeyse 600 yıl sonra, insanlık başka bir pandemi yaşadı. Bu, 1918-20 yılları arasında nam salmış ‘İspanyol’ gribiydi ve gerçekten küreseldi. 20. yüzyılın büyük bölümünde yaklaşık 20 milyon insanın öldüğü düşünülüyordu. 1991’de bu sayı 30 milyona revize edildi ve yedi yıl sonra tekrar 50 milyona ayarlandı. Son rakamı ortaya çıkaran tarihçiler Niall Johnson ve Jürgen Müller, bu rakamın da hafife alınabileceği ve gerçek ölüm oranının 100 milyon kadar yüksek olabileceği konusunda uyardı.

Hıyarcıklı veba ve grip çok farklı hastalıklardır. Birincisine sıçan pireleri tarafından yayılan bir bakteri, ikincisi nefes üzerinde taşınan bir virüs neden olur. Grip bu nedenle daha bulaşıcıdır, ancak veba daha öldürücüdür. Tedavi edilmeyen veba bulaşanların yüzde 80 ila 90’ını öldürürken, grip (1918 çeşidi gibi çok kötü bir grip bile) nadiren yüzde beşten fazlasını ve genellikle yüzde birinden daha azını öldürür. Farklı oranlarda ve farklı mevsimsel kalıplara göre yayılırlar. Her iki durumda da yayılımları, içinde bulundukları toplum tarafından şekillenir; bunlar 14. ve 20. yüzyıl Avrupa’sında çok farklıydı, ancak her iki toplum da dehşetin nedeni konusunda cahildi. Ortaçağ halkı salgını Tanrı’nın işi olarak kabul ederken, 1918’de gribin bir virüs değil bir bakteriden kaynaklandığına inanılıyordu.

Bu cehalet, iki pandemiği hatırlama veya yanlış hatırlama biçimimizdeki bazı tuhaf tarihsel bulguları açıklayabilir. İkisinin de bir zamanlar Çin’de başladığı düşünülüyordu. Kara Ölüm aslında Avrasya bozkırlarında başladı; İspanyol gribinin kökeni bir sır olarak kalsa da ABD güçlü bir aday. Her ikisi de yanlış isimlendirilmişti: ‘Kara Ölüm’deki ‘kara’ muhtemelen Latince’deki atra kelimesinin yanlış bir çevirisidir, ki bu da ‘korkunç’ ve ‘kara’ anlamına geliyor. İspanyol gribi hakkında kesin olarak bildiğimiz bir şey varsa, o da İspanya’da başlamadığıdır. Ancak, iki pandemi hakkında hatırladıklarımızın ayrışmasının bir yolu vardır ve bu ayrışma, tarihsel anlayışın oluşma biçimine ilişkin çok önemli bir iç görüdür.

Her iki pandemi de savaşlarla çakıştı – Yüz Yıl Savaşı ile Kara Ölüm, Birinci Dünya Savaşı ile de İspanyol gribi – ve her durumda pandemi çok ölümcül bir olaydı. Yine de Kara Ölüm kendi başına hatırlanırken, 1918 gribi, hatırlanırsa, Birinci Dünya Savaşı’na sadece bir dipnot olarak hatırlanma eğilimindedir. Kara Ölüm’ün kendi psikolojik ‘anıtını’ alması, Benedictow’da zirveye ulaşan nesiller boyu araştırmacıların çabalarına bir övgüdür. Ancak İspanyol gribi sadece 100 yıl önce oldu ve anıtı devam eden bir çalışma. Bu anıt, Benedictow’un önceki felaket için yaptığı gibi, sıradan insanlar tarafından nasıl deneyimlendiğini uzmanların söyleyebileceği zaman tamamlanacak.

Yazar: Laura Spinney

Kaynak: History Today

*Eğer çevirimizi beğendiysen ve “Ben de böyle çeviriler yapmak istiyorum!” diyorsan seni buraya alalım.