İslami finans

İslami Finans Üzerine Notlar

İslami finansın bilinen diğer adı faizsiz finans sistemidir. Faizin her türlüsü ve her şekil İslam’da yasaklanmıştır. Günümüzün globalleşen dünyasında finans sistemi, faiz üzerine kuruludur. Bütün ticarette, para ve sermaye hareketlerinin hemen hemen bütün dünyada serbest dolaşımının kalkınma ve gelişmede zorunlu hale gelmesi, İslam nüfusunu da faiz sarmalı içine almaktadır. Son 30 yılda İslami finans ürün gelişiminin hızlanması gerek Müslüman ülkelerde gerekse de batı ülkelerinde körfez sermayesini çekme aracı olarak faizsiz bankacılık ürünlerinin gelişimi, İslami bankacılık sistemlerinin gelişimini de beraberinde getirmiştir. Fakat yine de sistem henüz emekleme aşamasındadır. İslami bankacılığın hâkim olduğu ülkeler bulunmakta ise de pür İslami finansın uygulandığı ülke sayısı çok azdır.  Ülkemizde de gelişim gösteren İslami Bankacılığın sektördeki payı henüz %5’ler civarındadır.

İslami bankacılığın gelişimi ile sermaye piyasalarında, belirlenen kriterlere haiz şirketlerin borsada işlem görmelerini sağlayan endeksler oluşturulmuştur. Bu kriterler zamanla bir standarda kavuşmuş ve bütün dünyada genel kabul görmüş kriterler haline gelmiştir. Lakin bu kriterler içinde faiz içeren kaynakların pasif içinde %30’u geçmemesi, İslami değerlere uygun olmayan faaliyetlerden gelirlerinin %5’i aşmaması gibi kriterler hala tartışılmaktadır. Zira Kur’an’da faizin azı da çoğu gibi haram kılınmıştır.[1] Sonuç olarak pür İslami bir sistemin uygulanmasında güçlüklerle karşılaşılmaktadır.

1.İçellioğlu (2018) yaptığı çalışmada, Dünya’da islami finans sistemleri incelendiğinde İran ve Sudan’da finans piyasasının %100’ünün İslami finansal ürünlerden oluştuğu görülmektedir. İran ayrıca 500 Milyar USD ile en büyük islami finans piyasasına sahip ülkedir. Brunei ve Suudi Arabistan’da piyasaların %50’den fazlası; Kuveyt, Yemen, Malezya, Katar, BAE ve Bangladeş’te ise %20’den fazlası islami piyasalardan oluşmaktadır. Türkiye’nin ise 40 Milyar USD civarında bir islami finans piyasasına sahip olduğunu belirtmektedir. [2]

Yapılan çalışmalarda konvansiyonel bankalar ve katılım bankalarının çeşitli rasyoları karşılaştırılmış, sonuçların anlamlılığı gözlenmiş, İslami endekslerin çeşitlendirme ile performanslarının konvansiyonel muadilleri ile karşılaştırması yapılmıştır. Şimdiye kadar birçok araştırmacı ve akademisyen tarafından yapılan çalışmalar, 1990’lı yıllardan sonra dünya finans piyasasındaki oranı hızlı bir şekilde artan islami finans sektörü ürünlerini, geleneksel finans ürünleri ile karşılaştırma yoluna gitmişlerdir. Ekonometrik birçok analiz yöntemi kullanılmış, ülke ve coğrafya kırılımında birçok farklı sonuca ulaşılmıştır.

Faizli serbest ekonomi sistemlerinin serbest sermaye hareketlerinin verdiği itici güçle hemen hemen bütün dünyayı kendi sarmalı içine alması, pür islami finansal sistemlerin uygulamaya girmesini engellemiş ve engellemektedir. Dolayısıyla faiz gibi diğer sistematik risklerle ilintili bir finansal ekosistemin varlığından sözetmek mümkündür. İslami ülkelerde her ne kadar iç piyasayı islami ilkeler çerçevesinde inşa etseniz dahi dış dünya ile ilişkilerinizde faizli sistem içine dahil olmak durumunda kalınmaktadır.

Çok hızlı bir şekilde gelişme gösteren islami finans, özellikle 2008 mortgage krizi sonrasında, sermayenin üretim piyasasına penetre edilmesini öngören özelliğinden ötürü  dünyadaki tüm kesimler tarafından cazip hale gelmiştir. [3]Burada en büyük sorunsal, faize duyarlı özellikle petrol zengini arap ülkelerinin fonlarını çekmek için batılı bankaların islami ürünler geliştirip uygulamış olmalarıdır. Halen çok önemli miktarda islami fon, batılı konvansiyonel sistemler içinde kurulmuş islami fonlar içinde değerlendirilmektedir.

Yine yapılan birçok akademik araştırma ve çalışmalarda muhtelif ülkelerde yer alan islami endekslerin faiz başta olmak üzere sistematik riskler temelinde ilişkileri tespit edilmiş, hisse senetlerinin risk yönetim performansları incelenmiş, uluslararası çeşitlendirmede kullanım payları araştırılmış, faiz ve diğer sistemik risk dalgalanmalarının konvansiyonel ve islami endeksler üzerindeki etkilerinden bahsedilmiş ve en nihayetinde bazı ekonometrik analizlerle islami endekslere sistematik risklerin etkileri incelenmiştir.

1.Gül, T. Torun, C. Dumrul (2017) yaptıkları çalışmada Türkiye’deki gibi hem konvansiyonel sistemin hem de Katılım Bankacılığının uygulandığı bir ülkede, Katılım Bankaları fon kaynaklarını etkileyen faktörleri incelemeye çalışmışlardır. Aynı ekosistemde yer almaları ve aynı müşteri profiline sahip olmaları hasebiyle katılım bankaları diğer risklerle birlikte faiz oranı riskine de maruz kalmaktadır. Bu nedenle kâr payı oranlarını piyasa faizine yakın tutmaya çalışmaktadırlar. Çalışmanın sonucunda kâr payı oranı ve faiz oranı arasında pozitif yönde bir ilişkinin olduğu, faiz oranlarının katılım fonlarını etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. İlaveten konvansiyonel bankalar ile aynı risk yönetim tekniklerini kullanamayan katılım bankaları bilanço içi risk yönetim tekniği olan aktif-pasif yönetimi ile risk yönetimini gerçekleştirmekte ve ister istemez piyasa faiz oranlarını takip etmek durumunda kalmaktadırlar. Bu durum dolaylı olarak portföy yönetimlerini faiz oranları ile ilişkili hale getirmektedir. [4]

Ülkemizde gerek islami değerlere sıkı sıkı bağlı olan yatırımcının gerekse Körfez Sermayesinin Türk Sermaye Piyasalarına kazandırılması yolunda tesis edilen İslami Finansal Ürünlerin sığlığı açıktır.  Konvansiyonel bankacılık sistemi ağırlıklı sığ bir islami sermaye piyasasına sahip olan Türkiyenin diğer islami endeks ve bu endekslerin yer aldığı ülkelerde sistematik risk ilişkilerini, risk / getiri bileşenlerini incelemek temel ödevlerden biridir. Endekse dahil firmalar ve betaları incelenmeli, faiz dalgalanmalarına tepkileri ölçülmelidir. Anomaliler varsa nedenleri araştırılmalıdır.

Finans krizlerine daha dirençli kılması açısından, üretim ve istihdama pozitif etkileri olan ürünlerinin kullanımının yaygınlaştırması açısından ülkemiz ekonomisine katkılar sağlayacağına inandığımız islami finans, gelecekte blockchain teknolojileri ile işler hale gelmesi cari açık veren ülkemize ilave ekonomik güç sunacaktır.

Blockchain teknolojisi hala İslami finansta tartışmalı bir konu. Bununla birlikte, Orta Doğu ve Güneydoğu Asya, gittikçe artan sayıda İslam finansal teknolojilere ev sahipliği yapmakta. S. Arabistan’ın İslami Kalkınma Bankası (IDB), Kasım ayında, İslami bankalara likidite yönetimi konularında yardımcı olacak bir dizi şeriat uyumlu araç oluşturmak için Tunus merkezli bir danışmanlık firması olan i-FinTech Solutions ile bir yatırım anlaşması imzaladı. IDB, “Bu varlık-sorumluluk yönetimi ürününde blockchain kullanımı hem toplam işlem süresini hem de finansal ve ticari işlemin maliyetini azaltacağını belirtiyor.[5]Dünyada gelecek teknolojilerini ( özellikle blockchain ödeme sisitemlerini ) islami finansa adapte etme çalışmaları devam etmektedir. İslami türev ürünler ve diğer finansal mühendislik ürünleri bu teknolojilerin kullanımı bağlamında sistematik risklerin islami finansal ekosistem ile ilişkileri ve etkileşimlerini zayıflatacağını umuyoruz.

Finansal piyasalara olumlu katkılarının kaçınılmaz olduğunu ifade etmeye çalışacağımız İslami sermaye çalışmalarının sadece duyarlı kesim tarafından değil, tasarruf problemi yaşayan ülkemizde bütün kesimlerin ilgi alanına girmektedir.

Yine yapılan çalışmaların büyük kısmı gösteriyor ki, sistematik risk kaldıraç oranının düşük olduğu firmalarda daha az etkilidir. Borçluluğu yükselten risk olarak kur riski ise kaldıraç oranının yükselmesine neden olmaktadır. Bu bağlamda katılım bankacılığının firmaların  borçlanmaları üzerinde kısıtlayıcı etkilerinin olması ve kredilendirme süreçlerinin bu çerçevede işletilmesi sistemin sağlayacağı diğer bir faydadır. Nitekim, 2000’li yılların başlarında özellikle gelişmiş ülkelerde yaşanan likidite bolluğu ülkemizde hem bireysel hem de kurumsal borçlanmanın artmasını da beraberinde getirmiştir. Her ne kadar kredi süreçlerinde gözönüne alınsa da makul faizli borçlanmanın çok üstünde eşik belirlenmiştir.

Ülkemiz örneğinde olduğu gibi kıt olan sermayenin ve bu sermaye kıtlığının özellikle döviz krizlerine başka bir deyişle cari açık krizlerine sebep olması, zaten borçlu olan finansal yapının daha borçlu hale gelmesi islami döviz swaplarının önemini artırmaktadır. Öte yandan gelişen ödeme sistemleri ile başat para USD kurunun boyunduruğundan kurtulmak mümkün hale gelecektir. Bu işleyiş islami borsaların daha işlevsel hale gelmesine katkısı olması hasebiyle önemlidir.

 


Kaynakça

1)“Fadhlaoui – Les opportunités du développement de la finance is.pdf”. Erişim 01 Temmuz 2018. https://www.fichier-pdf.fr/2015/10/10/a-la-reforme-du-systeme-bancaire-etude-la-crise-de-2007/a-la-reforme-du-systeme-bancaire-etude-la-crise-de-2007.pdf.

2)Gül, Mustafa Emin, Talip Torun, ve Cüneyt Dumrul. “TÜRK KATILIM BANKALARININ FON KAYNAKLARINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER VE BU BANKALARIN KLASİK BANKALARLA İLİŞKİLERİ ÜZERİNE BİR UYGULAMA”. Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, sy 50 (19 Aralık 2017): 141-66. https://doi.org/10.18070/erciyesiibd.368581.

3)“İÇelli̇Oğlu – 2018 – SERMAYE PİYASALARINDA İSLAMİ ENDEKSLER VE GELENEKS.pdf”. Erişim 16 Ocak 2019. http://dergipark.gov.tr/download/article-file/586590.

4)January 01, ve 2019 Author: Chloe Domat. “Global Finance Magazine – Islamic Banking Slowly Warms To Blockchain”. Global Finance Magazine. Erişim 03 Şubat 2019. https://www.gfmag.com/magazine/january-2019/islamic-banking-slowly-warms-blockchain.

5)“SIRMA – 2015 – Sermaye Piyasası Araçlarının İslami Finans Açısınd.pdf”, t.y.

DİPNOTLAR

[1] “SIRMA – 2015 – Sermaye Piyasası Araçlarının İslami Finans Açısınd.pdf”.

[2] “İÇelli̇Oğlu – 2018 – SERMAYE PİYASALARINDA İSLAMİ ENDEKSLER VE GELENEKS.pdf”.

[3] “Fadhlaoui – Les opportunités du développement de la finance is.pdf”.

[4] Gül, Torun, ve Dumrul, “TÜRK KATILIM BANKALARININ FON KAYNAKLARINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER VE BU BANKALARIN KLASİK BANKALARLA İLİŞKİLERİ ÜZERİNE BİR UYGULAMA”.

[5] January 01 ve Domat, “Global Finance Magazine – Islamic Banking Slowly Warms To Blockchain”.