Ana Sayfa / Yazılarımız / Ekonomi / İslami Bankacılığa Genel Bir Bakış

İslami Bankacılığa Genel Bir Bakış

Yazan: Özcan KUZULU & Beytullah DALAY

Faizsiz bankacılığın geçmişi M.Ö. 2123-2081 yılları arasında Babil’de hüküm süren Hammurabi’ye kadar uzanmaktadır. Ünlü Hammurabi Kanunlarının 100-107. bölümleri ikraz (borçlanma) işlerinin nasıl düzenleneceğini gösterirken, özellikle faizsiz yatırımın tarihte ilk örneği olarak ortaya çıkmaktadır. [1]

Modern anlamda faizsiz bankacılık ihtiyacının 20. yüzyılda İslam ülkelerinde görülmeye başlayan sanayileşme hareketleri ve 1970’li yıllarda petrol fiyatlarının ani artışı ile ortaya çıktığı görülmektedir[2]. Bireysel anlamda kişilerin tasarrufları ticaret erbabının elinde kâr-zarar ortaklığı esasına göre değerlendirilmekteydi; fakat sanayileşme ile birlikte büyük yatırım projelerinin finansmanı için bu kişisel tasarrufları bir araya getirebilecek faizsiz bir bankaya ihtiyaç duyulmuştur.

Bir finansman müessesesi olarak faizsiz bankacılığın dünyada ilk uygulaması Mısır Arap Cumhuriyeti’ndeki Mit Gamr kasabasında yaşanmıştır[3]. Eski devlet başkanı Cemal Abdül Nasır döneminde bütün bankaların devletleştirilmesi akımına karşı alternatif olarak geliştirilen bir deneme sonucunda ortaya çıkmıştır. Mısır köylüsünün (fellah) tarımsal ve ticari ihtiyaçlarını karşılayan ve bunu yaparken “müteselsil kefalet” (tekeffül) felsefesine dayanan, daha çok “venture-capital” (risk sermayesi) ile “para vakfı” karışımı özgün bir modelde çalışan bu kuruluşa “banka” sıfatının verilmesi bugün akademik bir tartışma konusu olmaktadır. Model, hem bankacılığı, hem ticari ortaklığı (kâr ve zarar ortaklığı), hem tekafülü (sigorta) hem “barter” (takas), “icar” (leasing), factoring, vb. alt finansman metotlarını bir arada ve aynı çatı altında, aynı zamanda hayata geçirmiş kendine özgü bir modeldir.

İslam bankacılığının tarihsel sürecine baktığımızda İslam coğrafyasında yaşayan insanların, faizli bankalara olan tutumu ve artan sermaye birikiminin sonucu olarak İslam Bankacılığının doğduğunu ve bunun akabinde insanların varlıklarını yastık altı gibi yerlerde değil de Katılım Bankacılığı aracılığıyla ekonomiye dahil ettiğini görmekteyiz. İslamiyet’in doğuşu ve yayılması ile birlikte borçlanma, ortaklık ve kiralama gibi bugünkü faizsiz bankacılığın temel kavramları da gelişmiş ve geniş bir coğrafyada uygulama alanı bulmuştur.

Faizsiz bankacılığın en önemli örneği Türkiye’nin de üyesi bulunduğu İslam Kalkınma Bankası’dır. Türkiye 1984 yılında İslam Kalkınma Bankası Yönetim Kurulu’nda devamlı üye bulundurma hakkını elde etmiştir. Böylece Türkiye elli devleti çatısı altında toplayan İslam aleminin en büyük finansman kuruluşunda çok etkin rol oynayabilecek konuma gelmiştir[4].

Bugün uygulayıcıları arasında Citibank, Barclays Bank, Commerzbank gibi klasik bankaların da yer aldığı faizsiz bankalar; Güney Afrika’dan Kazakistan’a ABD’den Pakistan’a uzanan bir coğrafyada ve sayıları 60’a ulaşan ülkede faaliyet göstermektedirler.

1980’li yıllara kadar ithal ikameci büyüme politikaları izleyen Türkiye bu tarihten sonra dünyaya açılmayı hedef alan ihracatla büyüme stratejisi izlemeye başlamıştır. Bu dışa açılma stratejisi dünyada var olan yeniliklerin finans alanında da ülkemize kazandırılmasını sağlamıştır. 28.7.1981 tarihinde Türkiye’de 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kabul edilmiş, 1983 yılında İstanbul Menkul Kıymetler Borsası kurulmuş ve Borsa’nın kurulmasıyla birlikte bütün sermaye piyasası araçları birer birer uygulamaya konulmuştur. Aynı şekilde T.C. Merkez Bankası bünyesinde para piyasası kurulmuş, İnterbank piyasası, dövizdeki liberalizasyonla birlikte döviz büfeleri, leasing, factoring şirketleri sermaye piyasası aracı kurumları gibi birçok yeni kurum mali sisteme dahil edilmiştir. O dönemlerde yaşanan döviz krizi, yabancı sermaye ihtiyacı ve tıkanan ekonominin çarklarının döndürülmesi maksadıyla Türkiye’de yabancı bankaların da kuruluşuna izin verilmiş ve 13 yabancı banka Türkiye’de şube açmıştır. İşte bu dışa açılma döneminde dünyada 1970’li yıllardan beri başarıyla uygulanan faizsiz bankacılık uygulaması Bülent ULUSU’nun Başbakanlığı döneminde Türkiye gündemine taşınmış ve Başbakan Turgut ÖZAL’in hazırlayıp Cumhurbaşkanı Kenan EVREN’in onayladığı 16.12.1983 gün ve 83/7506 sayılı kararname ile tasarruflarını faizsiz esasa göre değerlendirmek isteyen vatandaşlarımıza bu imkan sağlanmıştır. 19 Aralık 1999 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Bankalar Kanunu’nda Değişiklik Yapılması’na ilişkin 4491 sayılı Kanun ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun bazı maddeleri değiştirilerek Özel Finans Kurumları Bankalar Kanunu kapsamına alınmıştır[5]. Özel Finans Kurumları uygulaması ile hedeflenen, Türkiye’de düşük olan özel tasarrufların teşvik edilmesi özellikle inançlarından dolayı “yastık altı”nda, atıl olarak ekonominin dışında gayrimenkul, döviz, altın gibi alanlara kayan tasarrufların ekonomiye kazandırılması olmuştur. O dönemlerde PIAR’ın yaptığı Bankacılık Araştırması’na göre, Türkiye’de inançlarından dolayı klasik bankalara mevduat yatırmayan kişilerin oranı %15’tir. ÖFK’larının kuruluşunda ikinci amaç Suudi Arabistan ve Kuveyt gibi körfez ülkelerinden ülkemize yabancı kaynak teminidir.

Özel Finans Kurumları Kurulması Hakkında 83/7506 sayılı kararname ve eki Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı ile T.C. Merkez Bankası Tebliğlerinin yayınlanmasından sonra, 1985 yılından itibaren Türkiye’de 6 adet Özel Finans Kurumu kurulmuştur. 2006 yılı itibarıyla özel finans kurumları katılım bankası statüsü almıştır. Türkiye‟de 2016 yılı itibariyle 6 katılım bankası faaliyet göstermektedir. Bunlar; Albaraka Türk, Bank Asya, Kuveyt Türk, Türkiye Finans, Ziraat Katılım ve Vakıf Katılım bankalarıdır[6].

Katılım bankaları Bakanlar Kurulu Kararına istinaden kurulmakta, Bankalar Kanunu’na uygun olarak faaliyet göstermekte ve 24 yılı aşan bir süredir yastık altı paraların ekonomiye kazandırılması konusunda önemli işlevler üstlenmektedirler. Bir anlamda Risk Sermayesi (Venture Capital) kuruluşu niteliğinde olan katılım bankaları, topladıkları atıl (yastık altı) fonları doğrudan Türk sanayicisi ve müteşebbisinin ihtiyaç duyduğu hammadde, yarı mamul ve mamul maddeler ile yatırım mallarının temininde kullanmak suretiyle ülke ekonomisine ciddi katkılar sağlamaktadırlar[7].

Katılım bankacılığının amacı, İslam Coğrafyasında yaşayan insanların ihtiyacını karşılamaya yönelik faaliyetler yürütmek olsa da bu sisteme karşı insanların kafalarında soru işaretleri bulunmaktadır. Sıkça sorulan soruların başında Katılım Bankalarının faizin hüküm sürdüğü bu sistemde nasıl olurda İslami kurallar çerçevesinde faaliyet gösterebildiğidir.

İslam inancında faizin yasak olması, İslam Coğrafyasında yaşayan insanların, finansal işlemleri için farklı yollar aramasına sebep olmuştur. Bu nedenledir ki katılım bankaları sistemlerini İslam hukukuyla (şeriat) belirler. İslam hukukunda ise paradan para kazanma (faiz) yasaklandığı için mevduat olarak toplanan para reel sektöre yatırılır. Reel sektörde ise kar/zarar söz konusu olduğundan bankalar projeler konusunda daha titiz davranmak zorundadırlar.  Bu nedenle İslam Bankaları kriz zamanlarından fazla etkilenmemiştir.

İslami bankacılık sistemi, paradan para kazanma üzerine kurulmamıştır. Bu tür bankalarda para ekonomiye yatırılır ve ekonomiden gelen paradan kazanç payı alınır. Yani para alınıp kullanıldığı için kazanç sağlanmaz, para ekonomide bir yerlerde bulunduğu için kazanç sağlanır. Bu durum karşısında bankalarda yapılan işlemlerde kaybedilen paralarda olabilir. Yani ekonomik faaliyetin zararına da kârına da ortak olunur. Böylelikle paralarını faiz ile değil, ekonominin içerisine katarak değerlendirir.

İslami bankacılık Türkiye’de çok yaygın olarak kullanılmamaktadır. Daha doğrusu yeni yeni kullanımında artışlar görülmektedir. Uzmanlar İslami bankacılık pazarının şu anda az olan işlem hacminin, gelecekte daha da yükseleceği beklentisi içerisindedir[8]. Zaten bunu daha öncesinde ülkemizde kullanılmayan İslami bankacılık yöntemlerinin, bir bir giriş yapması ve tercih edilmeye başlanmasından da anlayabiliriz. Bu yüzden İslami bankacılığın nasıl çalıştığı önemlidir.

Müşteriler için faizsiz olarak işleyen İslami bankacılıkta sistem oranlar üzerine işler. Katılma payı olarak söylenen oranlarda elde edilen karın %80’i hesap açan ve parasını değerlendirmek isteyen müşterilerin katılma oranlarına göre dağıtılır[9]. Geri kalan %20’si ise bu hizmeti veren kuruma kalır. Bankalar faizsiz sistemi kullanmak isteyen kişilerden topladıkları mevduatları, ekonomik faaliyetlerde kullanır ve kazanılan kar ya da zararı yine müşterilerine yansıtır. Bu işlemleri yaparken de finansman desteği, kar – zarar ortaklığı, leasing, mal karşılığı vesaik alım – satımı şeklinde verdiği hizmetlerle gerçekleştirir.

İslami bankacılığın öncelikli olarak ülke ekonomisine katkısı mevcuttur. Çünkü faiz kullanmak istemeyen çoğu kişilerin birikimleri, evlerinde yastık altında saklanır. Bu durum ise ekonomik faaliyetten uzak kalması ve ekonomik herhangi bir katkısının olmamasına neden olur. İslami bankacılık sayesinde bu kişilerde bankalarda hesap açar ve birikimlerini o hesaplara yatırırlar. Değerlendirmek istediklerinde de ekonomiye katkıları olur ve birikimlerin katılımı sağlanır.

İslami bankacılık yöntemlerinin ülkemizde son zamanlarda artış göstermesi ve artışında giderek devam etmesi oldukça önemlidir. Bunun sebebi ise faiz nedeniyle atıl duran paraların ekonomiye katılması ve insanlar için çeşitli değerlendirme seçeneklerinin sunulmasıdır.  Bu yönlerden bakıldığında İslami bankacılık yani katılım bankalarının sayısının ve işlem hacminin artması, ülke ekonomisine katkısı olumlu yöndedir.

KAYNAKÇA

“arastirmax-dunyada-turk-bankacilik-sektorunde-islam-bankalarinin-gelisimi.pdf”. Erişim 04 Mart 2018. http://www.arastirmax.com/system/files/dergiler/9383/makaleler/25/arastirmax-dunyada-turk-bankacilik-sektorunde-islam-bankalarinin-gelisimi.pdf.

“Faizsiz Bankacılık | Hakkımızda | Kuveyt Türk Katılım Bankası”. Erişim 04 Mart 2018. https://www.kuveytturk.com.tr/hakkimizda/faizsiz-bankacilik.

Haber7. “Faizsiz bankacılık Hammurabi’nin!” Haber7. Erişim 04 Mart 2018. http://ekonomi.haber7.com/ekonomi/haber/153411-faizsiz-bankacilik-hammurabinin.

“İslami Düşünce İstişare Platformu”. Erişim 04 Mart 2018. http://www.islamidusunce.net/forum/index.php?topic=14093.msg83144;topicseen.

“Katılım Analiz | İslami Finans Haber-Analiz Portalı”. Erişim 04 Mart 2018. https://www.katilimanaliz.com/?pnum=14&pt=%C4%B0slam+%C4%B0ktisad+Tarihi.

“Katılım Bankacılığı Sistemi | Hakkımızda | Vakıf Katılım”. Erişim 04 Mart 2018. https://www.vakifkatilim.com.tr/tr/hakkimizda/Pages/Katilim-Bankaciligi-Sistemi.aspx.

Pehlivan, Pınar. “TÜRKİYEDE KATILIM BANKACILIĞI ve BANKACILIK SEKTÖRÜNDEKİ ÖNEMİ”. Sosyal Ekonomik Araştırmalar Dergisi, sayı 31 (2016): 296–324.

Sümer, Gökhan, ve ONAN Fatih. “DÜNYADA FAİZSİZ BANKACILIĞIN DOĞUŞU, TÜRKİYEDEKİ KATILIM BANKACILIĞININ GELİŞME SÜRECİ VE KONVANSİYONEL BANKACILIKTAN FARKLARI”. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi 17, sayı 3 (2016): 296–308.

[1] “Katılım Bankacılığı Sistemi | Hakkımızda | Vakıf Katılım”, erişim 04 Mart 2018, https://www.vakifkatilim.com.tr/tr/hakkimizda/Pages/Katilim-Bankaciligi-Sistemi.aspx.

[2] “arastirmax-dunyada-turk-bankacilik-sektorunde-islam-bankalarinin-gelisimi.pdf”, erişim 04 Mart 2018, http://www.arastirmax.com/system/files/dergiler/9383/makaleler/25/arastirmax-dunyada-turk-bankacilik-sektorunde-islam-bankalarinin-gelisimi.pdf.

[3] Gökhan Sümer ve ONAN Fatih, “DÜNYADA FAİZSİZ BANKACILIĞIN DOĞUŞU, TÜRKİYEDEKİ KATILIM BANKACILIĞININ GELİŞME SÜRECİ VE KONVANSİYONEL BANKACILIKTAN FARKLARI”, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi 17, sayı 3 (2016): 296–308.

[4] “Faizsiz Bankacılık | Hakkımızda | Kuveyt Türk Katılım Bankası”, erişim 04 Mart 2018, https://www.kuveytturk.com.tr/hakkimizda/faizsiz-bankacilik.

[5] Haber7, “Faizsiz bankacılık Hammurabi’nin!”, Haber7, 7, erişim 04 Mart 2018, http://ekonomi.haber7.com/ekonomi/haber/153411-faizsiz-bankacilik-hammurabinin.

[6] Pınar Pehlivan, “TÜRKİYEDE KATILIM BANKACILIĞI ve BANKACILIK SEKTÖRÜNDEKİ ÖNEMİ”, Sosyal Ekonomik Araştırmalar Dergisi, sayı 31 (2016): 296–324.

[7] “Katılım Analiz | İslami Finans Haber-Analiz Portalı”, erişim 04 Mart 2018, https://www.katilimanaliz.com/?pnum=14&pt=%C4%B0slam+%C4%B0ktisad+Tarihi.

[8] “İslami Düşünce İstişare Platformu”, erişim 04 Mart 2018, http://www.islamidusunce.net/forum/index.php?topic=14093.msg83144;topicseen.

[9] “Faizsiz Bankacılık | Hakkımızda | Kuveyt Türk Katılım Bankası”.

Yazar Hakkında

Özcan KUZULU / TESAD Ekonomi Masası Direktörü

Finans, Finansal Analiz ve Ticari Krediler Uzmanı

Finans Doktorant, Çukurova Üniversitesi

&

Beytullah DALAY / TESAD Ekonomi Masası Yazarı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir