Ana Sayfa / Yazılarımız / Siyaset / IŞİD’in Ortaya Çıkışı ve Yükselişi

IŞİD’in Ortaya Çıkışı ve Yükselişi

IŞİD 2013 yılında ortaya çıksa da işin aslı pek de öyle değil. Örgütün geçmişi aslında çok da yeni sayılamaz. IŞİD 1980’lerin sonunda zihniyet altyapısını kurmaya başlamış, ‘’cihadist’’ ve ‘’Sünni ideoloji’’ anlayışı içerisinde militan yetiştirmeyi hedeflemiştir. 2003 Irak Savaşına kadar istediği güce kavuşamayan örgüt savaş sonrası terör örgütü El-Kaide’ye bağlılığını ilan etti. El-Kaide güdümü altında güçlenen örgüt 2013 yılında ABD askerlerinin Irak’tan çekilmesiyle birlikte stratejik alanların -özellikle Musul’daki petrol yatakları– oluşturduğu bölgelerde yaşanan güç boşluğunun, bölgenin anarşik, kaotik ortamının ve güvenlik zaafiyetlerin getirdiği sonuçlarla birlikte 2014 yılında El-Kaide’den bağımsızlığını ilan ederek Irak’ın Musul kentini işgal ederek güçlü bir yapı ile ortaya çıktı. Bu ortaya çıkışın nedenlerinden birisi de Irak’taki Şii-Sünni mezhepleri arasında yaşanan siyasi zıtlaşmalar sonucu ortaya çıkan çatışmalardır. Özellikle de o dönemde Irak’ın Şii Başbakanı olan Maliki’nin Sünni nüfusu siyasi alandan tasfiye etmesi üzerine ılımlı Sünnilerin IŞİD’e destek vermesine neden olmuştur. Bu sayede sempatizan toplayan, nüfuz alanını genişleten ve daha sonra El-Kaide ile çekişmeye başlayan IŞİD, 2014’te Suriye’nin kuzey bölgelerini de işgal ederek güçlü ve bölgesel bir tehdit haline gelmeye başladı. Bir anda ortaya çıkan örgütün arkasında kimlerin olduğu da en çok merak edilen sorulardan bir tanesidir. El-Arabiya[1]’nın yayınladığı rapora göre örgütün 6 kişilik bir beyin kadrosunun olduğu tespit edildi.

1- Ebu Bekir Bağdadi asıl ismi İbrahim El Bedri. Örgütün lideridir. Ebu Dua diye de biliniyor. İlahiyat hocası ve Bağdat Camii’nin eski imamı. Bağdadi 2004’te ABD askerlerince tutuklandı ve hapisten kaçtı. Televizyonlarda hilafet çağrıları yaptığı bilinmektedir.

2- Ebu Eymen El Iraki (Ekim 2013’te öldürüldü.) Saddam zamanında Irak Hava Kuvvetleri’nde komutandı. El Iraki, IŞİD’in başta gelen isimlerinden birisiydi.

3- Ebu Ahmed El Alvani (Askeri Konsey Sorumlusu. Aralık 2015’te öldürüldü.) Asıl ismi Velid Cesim El Alvani olan Ahmed El Alvani, Saddam Hüseyin döneminde Irak ordusunda görevliydi. IŞİD’in askeri konseyinde yer alıyor.

4- Ebu Abdurrahman El Bilavi IŞİD askeri konseyini oluşturan 4 kişiden biri. Ayrıca Şura meclisinin de eski başkanı.

5- Hacı Bekir, Saddam döneminde Irak ordusunda subaydı. Orduyla ilgili gizli bilgileri sızdırdığı gerekçesiyle görevden alınıp hapse atılmıştı.

6- Ebu Fatıma El Cehşi Asıl adı Nima Abdu Naif El Cebri. IŞİD için önemli bir isim.

Günümüzde IŞİD küresel bir tehdit haline gelmiş, Asya ve Avrupa’ya kadar ulaşmayı başarmıştır. Özellikle de ‘’Yabancı Savaşçı’’[2] kapsamı içerisinde militan devşirmeye çalışan ve bunu bazı Avrupa ülkelerindeki yapılanmasıyla gerçekleştiren küresel bir tehdit olduğunu gösterdi. Örgüt içerisinde dünyanın çoğu ülkelerinden gelen finanse edilmiş paralı askerler ve sosyal medya yoluyla yapılan propagandalar sayesinde örgütün ideolojisi ile duygusal bağ kuran yabancı terörist savaşçılar yer almaktadır. ABD Merkez İstihbarat Teşkilatı -CIA (Central İntelligence Agency)- 2014 raporuna göre IŞİD’in Irak ve Suriye’de toplamda 20.000 ila 31.500 savaşçısından 2.500’ü başlıca Batı Avrupa ülkelerinden, bir düzinesi Amerika’dan, yüzlercesi de Rusya’dan örgüte katıldı. Ayrıca tahminlere göre her ay dünyanın her yerinden IŞİD safında savaşmak için 1000 ‘’yabancı terörist savaşçı’’ Irak ve Suriye’ye gelmektedir.[3]

Fotoğraf: Seta Analiz, Avrupalı Yabancı Savaşçılar, Şubat 2015, sayı 115, s. 9.

Birçok uzman, IŞİD’in yükselişini, uluslararası cihat hareketi açısından 11 Eylül 2001 saldırılarından sonraki en büyük gelişme olarak değerlendiriyor. Gözlemciler, IŞİD’in, Batı’ya savaş açan küresel cihatçı terör ağlarının liderliğini üstlendiği görüşünde. Doğu Asya’da Ebu Sayyaf ve Cemaat-i İslamiye’den Afrika’da Boko Haram’a kadar birçok fundamentalist hareket eskiden El Kaide’nin ortağıyken şimdi IŞİD’e yöneliyor.

Jorge Benitez, merkezi Washington’daki Atlantik Konseyi’nde uzman: ”IŞİD’in Irak ve Suriye’de kontrol altına aldığı bölgelerde devletin rol ve işlevini üstlendiğini görüyoruz. Örgüt, bu bölgelerde halkın gönlünde taht kurma taktiği uyguluyor. Irak savaşının mimarlarından olan David Kilcullen, ”IŞİD halktan vergi topluyor, ekmek fırınları işletiyor, kimin okula gidip gitmeyeceğini belirliyor. Örgüt ayrıca kamu ve bayındırlık hizmetleri veriyor, hastaneleri işletiyor ve adalet sistemine bakıyor,” şeklinde konuşuyor.”[4]

Diğer pek çok terör örgütlerinin aksine, IŞİD, ekonomik olarak kendi kendisine yeten bir örgüttür. 2006 itibariyle, örgütün kriminal faaliyetlerden elde ettiği (tahmini) yıllık geliri 70-200 milyon dolar iken bu miktarın, örgütün 2014’te elde ettiği askerî başarıların ardından yıllık 2 milyar dolara ulaştığı tahmin edilmektedir.[5]

IŞİD işgal ettiği stratejik noktalar sayesinde yüksek meblağda parayı da ele geçirdi. Örneğin Musul’u işgal ettiğinde Musul Merkez Bankası rezervinde bulunan 500 milyon dolara yakın parayı ele geçirdi. Ayrıca IŞİD, Musul’u işgal ettikten sonra modern Amerikan silahlarını da el koydu. Musul’daki petrol yataklarını da ele geçiren örgüt şu anda dünyanın en zengin terör örgütüdür. İşgal ettiği kentlerde vergi ve gümrük alıyor, esirler için fahiş miktarda fidye talep ederek mali bakımdan kaynak yaratıyor. Ayrıca 2014’te IŞİD günlük 9 bin varil petrolü 25 ile 45 dolar arasında değişen fiyatlarla ihraç ediyordu. Bunların bir kısmı yukarıda Türkiye’deki Kürt aracılara gitmektedir. Bir kısmı IŞİD’in içerideki tüketimine ve bir kısmı da karşılığında gruba silah satan Esad rejimine. Jamestown Vakfı’nın analistlerinden Wladimir van Wilgenburg “Bu, geleneksel bir savaş ekonomisi” diyor.[6] 2014 yılındaki işgallerden hemen sonra örgütün çeşitli tahminlere göre, günlük geliri 1 ila 3 milyar Euro arasında değişiyor.[7]

IŞİD’in mali kaynaklara önem vermesinin nedeni ise örgütün harcamalarının yüksek olduğu gerçeğine dayanmaktadır. Silahlar, teçhizatlar, ölen militanların ailelerine sağlanan yardımlar, işgal ettikleri bölgenin idaresinde kullanılan harcamalar vs. başlı başına büyük bir mali yük getirmektedir. Sadece örgüt mensupları maaşlarının aylık 15-30 milyon Dolar arası bütçe gerektirdiği açıktır.[8] IŞİD’in mali gelire bağımlılığın farkında olan ABD’nin stratejisinin önemli bir boyutu gelir kaynaklarının kesilmesi üzerine kurulmuştur. Bu kapsamda ABD liderliğindeki hava operasyonlarının öncelikli hedeflerinden birisi IŞİD’in ele geçirdiği petrol üretim tesisleri olarak belirlenmiştir. Fakat ABD önderliğindeki koalisyon güçlerinin hava saldırıları stratejisinde başarılı sonuçlar elde ettiğini söylemek hata olur. Keza bu bize istikrarlı hava saldırıları gerçekleştiremeyen koalisyon güçlerinin ortak hareket etme başarısızlığını da gösteriyor.

SONUÇ

IŞİD, ABD’nin 2003 Irak işgali sonrası ortaya çıkan toplumsal travma, mezhep, etnik çatışmalar ve özellikle de boşalan merkezi gücün sebep olduğu atmosferde ortaya çıktı. Başta Sünni aşiretlerle hareket eden IŞİD hızla bölgeyi tehdit eden bir unsur haline gelmiştir. Özellikle bölgedeki enerji güvenliğini tehdit eden örgüt birçok petrol alanlarını işgal ederek ekonomik kaynakları da ele geçirmiştir. Ayrıca refah düzeyi yüksek olan gelişmiş körfez ülkelerinin de IŞİD’e mali destek verdiği söylenmektedir. Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye bölgede Esad’a karşı savaşan gruplarla kurdukları ilişkiler ve yanlış stratejiler sonucu birçok askeri teçhizat ve ağır silahlar IŞİD’in eline geçmesine neden olmuştur. Örgüte doğrudan aktarılan paralar kanıtlanamamış olsa da bu tür bölgesel güçlerin sebep olduğu yanlış politika, stratejiler ve seçilen yanlış müttefikler sonucunda IŞİD’i daha da güçlü bir örgüt haline getirdi. IŞİD ekonomik anlamda kendi kendine yeten bir örgüt haline geldi. Örgütün amacı; bulunduğu veya yeni işgal ettiği bölgede ekonomik ve toplumsal istikrarı sağlamak ve oradaki insanların sempatisini kazanmaktır. Bunu da belli oranda gerçekleştirmiş durumda. Irak ve Suriye’de ki güçler şuan IŞİD’i yok etmek gücüne sahip değildir. Ortak bir askeri harekat olasılığı yok denecek kadar az. Durum böyle olduğundan IŞİD’i yok etmek pek de kolay olmayacağa benziyor.

Notlar

1-http://english.alarabiya.net/en/News/2014/02/13/Exclusive-Top-ISIS-leaders-revealed.html

2-”BMGK’nin 2178 sayılı kararında yabancı terörist savaşçılar; ‘’uyruklarının bağlı olduğu veya ikamet ettikleri devletten başka bir devletteki silahlı çatışmalarla bağlantılı olarak terör eylemleri gerçekleştirmek, planlamak veya hazırlığı içinde bulunmak/katılmak, terör eğitimi vermek veya almak amacıyla giden kişiler’’ şeklinde tanımlanmaktadır. United Nations Security Council, Resolution 2178 (2014)

3- Tuncay Kardaş, Ömer Behram Özdemir, Avrupalı Yabancı Savaşçılar, Seta Analiz, Şubat 2015, Sayı: 115, s.8.

4- http://www.amerikaninsesi.com/a/isid-yillardir-yapilaniyordu/2440215.html

5- Kaynak:Matthew Levitt, “Declaring an IslamicState, Running a Criminal Enterprise”, The Hill, 7 Temmuz 2014

6- http://www.bbc.com/turkce/haberler/2014/09/140901_isid_nasil_ayakta

7-http://www.dw.com/tr/i%C5%9Fidin-h%C4%B1zl%C4%B1-y%C3%BCkseli%C5%9Fi/a-18144657

8- IŞİD’in yabancı teröristlere aylık 1000$, yerli elemanlarına 300-2000 $ arasında maaş verdiği bilgileri bulunmaktadır. “ISIS Pays Foreign Fighters $1,000 a Month:Jordan King”, CNC New, 22 September 2014. http://www.nbcnews.com/storyline/isis-terror/isis-pays-foreign-fighters-1-000-month-jordan-king-n209026

Yazar Hakkında

Mervan Nazım
İstanbul Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir