Ana Sayfa / Çeviriler / Haber Çevirileri / İran’dan İsrail’e Savaş Çağrısı

İran’dan İsrail’e Savaş Çağrısı

İran, İsrail’i Deniz Savaşına Çağırıyor

Rusça aslından çeviren: Zelina Çeper

İsrail Savunma Bakanı Avigdor Lieberman, “İran ile Suriye arasında Şii koridorunun oluşturulmasını önlemek için, İsrail mümkün olan her şeyi yapacaktır.” dedi. Uyarının ağırlığını belirtmek için, İsrail Savunma Bakanlığı, önceki gün Ham eyaletindeki Masjaf çevresinde Suriye ordusuna güçlü füze saldırılarında bulundu.

Amerikan iş dünyası gazetesi olan The Wall Street Journal(WSJ), bu konuyu ciddiye alıyor. Beyaz Saray ile Pentagon da bu gazetede yer alan görüşlere önem veriyor. Ve gazetede bu konuyla alakalı şöyle ifadeler yer alıyor: “İsrail ve İran, ABD’yi Ortadoğu’da yeni bir savaşa sokacak.” WSJ: “İsrail Suriye’deki bir askeri tesise hava saldırısı düzenledi ve bu bombardıman ABD’nin katılımıyla Ortadoğu’da yeni bir savaşa neden olabilir.”

Amerikan gazetesinin görüşüne katılmamak zor. 2011 yılında Suriye’de meydana gelen iç savaşın başlamadan önce, İran, İsrail sınırlarını doğrudan tehdit edemezdi. Çünkü Yahudi devletiyle ortak bir sınırı yoktu ve Akdeniz’e erişimi yoktu. Ancak iç savaşın başlamasından altı yıl sonra 2017 sonbaharında bölgedeki güçlerin uyumlu hale getirilmesi, işlerin İsrail aleyhine değişmesine sebep oldu.

İran, Rusya ve Türkiye ile birlikte Astana barış sürecinin üyesidir ve aynı zamanda Suriye’deki yükselişten çıkarma bölgelerinde istikrarı sağlamak için bir garantördür. Tel Aviv’e göre ise İran devriminin muhafızları, Rusya’dan tam yetki alarak, Hizbullah’ın da yardımı ile Suriye’deki yerlerini güçlendirdiler. Ve doğrudan toprakları bombalayabilmek için, İsrail sınırlarına hızla yaklaştılar.

İran birlikleri başarılarını geliştirme niyetinde ve İsrail istihbaratına göre, Akdeniz’e bir koridor açmak üzere Suriye topraklarında ilerlemeye devam ediyor. Bu iddialı plan uygulanırsa İran Deniz Kuvvetleri, Suriye’nin Tartus limanında bir üs kurabilir.

Bunun dışında, ülkenin ana deniz üssünün bulunduğu 3. bölgedeki 7. filotilla ve 914 nolu devriye botlarının bulunduğu İsrail Hayfa limanı doğrudan askeri bir saldırının eşiğinde olacak. Bu durumda Tel Aviv, Tahran’la bir savaş başlatma cazibesine direnemez çünkü Yahudi devleti nükleer silahlara sahiptir ve İran da yoktur. CIA analistlerine göre bu senaryonun gerçekleşmesi halinde Ortadoğu’da, ABD’yi de içine alabilecek büyüklükte bir savaşa neden olabilir.

Ek olarak, Tahran’ı böyle bir ihtimal korkutmaz zira gözü iyice açıldı. Bir yıl önce, İran Genel Kurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Hüseyin Bakiri, “İran’ın deniz kuvvetleri, Suriye ve Yemen’de üslere ihtiyaç duyabilir” dedi. “İran Deniz Kuvvetleri, Hint Okyanusu’nda ve Akdeniz’de, Umman Körfezi’ndeki gibi aktif olarak bulunmalı” diye de ekledi.

Yani, İran’ın stratejik planları Suriye’nin Tartus limanının çok ötesine uzanıyor. Tahran’ın desteklediği İran Deniz Kuvvetleri Yemen’de başarılı olması halinde; Kızıldeniz, Aden Körfezi ve Arap Denizi’nden güvenli bir şekilde yararlanma imkanı buluyor. Ve sonra Suudi Arabistan’ın kabusu gerçekleşecek: İran askeri gemileri Yemen’i avucunun içine alacaktır.

İran, buna ek olarak Tahran’ı ziyaret eden komşu Irak’ın askeri müttefiki olmayı umuyor. Üstelik kukla Bağdat rejiminin Washington ustaları, bu ziyareti iptal etmeyi şiddetle tavsiye ettikleri halde savunma bakanı yakınlarda İran’ı ziyaret etmişti. Ancak İran’ın bu jeopolitik planları hâlâ yalnızca taslak halindedir. ABD’nin, bölgedeki en yakın müttefikleri olan İsrail’e ve Suudi Arabistan’a büyük askeri yardımda bulunması, bunların taslağın hayata geçirilmesine izin vermeyecektir.

Tel Aviv’de, “İran saldırganlığının artışı” konusunda telaş hakim. İsrail Savunma Bakanı Avigdor Lieberman 8 Eylül’de yaptığı açıklamada,” İsrail ile Suriye arasında “Şii koridor” oluşturulmasını önlemek için İsrail mümkün olan her şeyi yapacaktır ” dedi.

Ham eyaletindeki Masjaf kenti yakınlarında düzenlenen füze saldırısında Şam tarafından onaylanan bilgilere göre: kimyasal ve biyolojik silahlardan biri olan CERS roketi, füze geliştirilmesi için araştırma merkez zarar verdi ve bunun sonucunda iki asker öldü.

İsrail Haaretz Gazetesi’ne göre, 9 Temmuz’dan bu yana Suriye’ye karşı Tel Aviv’in ilk askeri operasyonu. (Bu tarihte, Rusya ve ABD devlet liderleri, Vladimir Putin ve Donald Trump’in Hamburg’daki G20 zirvesinde kabul ettiği ateşkes başladı). Bundan önce -yani Haziran sonundan Temmuz ayının başlarına kadar- İsrail, Golan Tepelerinin bombalamasına tepki olarak, Suriye’deki hedeflere en az beş kez saldırdı.

İsrail ve İran’ın başlattığı tehlikeli jeopolitik oyundaki kazanımlar çok yüksek. Gelecekte olayların gelişimi çok fazla Rusya’nın durumuna bağlı olacaktır. İran’ın Ortadoğu’daki nüfuzunu genişletmesinin Rusya için yarar olacağını söyleyebiliriz. Ve aynı zamanda 2011 yılında, Suriye’deki iç savaşın başlangıcında askeri-politik bir eksen oluşturdukları varsayılabilir.

Gelecek yıl İran, “güvenlik şemsiyesinin” İsrail’in nükleer füzelerinden koruyacağı Şangay İşbirliği Örgütü’ne katılacak. Ve Moskova’ya göre, İran’ın Ortadoğu’da “ilerlemesi”, Washington’un, Akdeniz’den Basra Körfezi’ne kadar olan geniş topraklarda egemenlik girişimlerinin başarısız olduğu anlamına gelecek.

Kaynak: https://www.pravda.ru/authored/10-09-2017/1348158-iran-0/

Çevirmen Hakkında


Zelina ÇEPER

İstanbul Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir