İran
Kaynak: Reuters

İran, BM’nin Uyguladığı Silah Ambargosunun Kaldırılmasını “Büyük Gün” Olarak Karşıladı

ABD’nin itirazlarına rağmen askeri yaptırımların sona ermesinin ardından gelen satın alma çılgınlığı pek mümkün görünmüyor.

İranlı yetkililer, BM’nin İran ordusuna uyguladığı 13 yıllık silah ambargosunun kaldırılmasını büyük bir gün olarak karşıladı ve ülkelerinin güvenliğini sağlamak için konvansiyonel silah alım satımında bir kez daha özgür olduklarını iddia etti.

Ambargo, geçen Pazar günü sabahı ABD’nin itirazlarına rağmen kaldırıldı ve 2015’te imzalanan İran nükleer anlaşmasında belirlenen beş yıllık takvimle uyumluydu.

Rusya ve Çin, İran’ı kendi silah endüstrisine ve kaçakçılığa daha az bağımlı hale getirerek Tahran’a silah teklifinde bulunma olasılığı en yüksek iki ülke.

Ancak, İran’ın mali durumundaki tehlike ve ABD’nin ülkeyle ticaret yapan herhangi bir ülkeye yönelik yaptırım tehdidinin devam etmesi, Tahran’ın kısa vadeli bir satın alma çılgınlığına gitmesinin veya Körfez’deki başlıca rakipleri Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin savunma harcamalarının seviyesine ulaşmasının muhtemel olmadığı anlamına geliyor.

İran Dışişleri Bakanlığı, “Bugün (18 Ekim) itibariyle, İran İslam Cumhuriyeti’ne ve İran İslam Cumhuriyeti’nden silah nakline, bununla ilgili faaliyetlere ve finansal hizmetlere yönelik tüm kısıtlamalar… otomatik olarak sonlandırıldı.” dedi.

Dışişleri Bakanı, günü büyük gün olarak nitelendirdi ve olayı askeri olduğu kadar diplomatik bir duruma de taşıdı. Cevad Zarif, “İran’ın dünya ile savunma iş birliğinin bugün normalleşmesi, bölgemizde çok taraflılık, barış ve güvenlik davası açısından bir kazançtır.” dedi.

Ancak Savunma Bakanlığı, “konvansiyonel olmayan silahlar, kitle imha silahları ve konvansiyonel silah satın alma çılgınlığı”nın ülkenin savunma prensiplerinde yeri olmadığını söyledi.

Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık, BM’nin uyguladığı ambargonun kaldırılmasına rağmen, İran’a ayrı bir silah ambargosu uygulayacak.

Yaz aylarında Fransa, Almanya ve İngiltere, Tahran’ın 2015 antlaşmasının resmi adı olan ortak kapsamlı eylem planından (JCPOA) tamamen çekileceğinden korkarak, ABD’nin İran’a yönelik tüm BM yaptırımlarının geri çekme çabalarını reddetti. Üç Avrupalı güç, JCPOA’nın İran’ı anlaşmanın birincil amacı olan askeri bir nükleer güç olmaktan alıkoyduğuna inanıyor.

JCPOA, 15 Ekim 2015’te imzaladıktan beş yıl sonra BM’nin uyguladığı silah ambargosunun kaldırılmasını öngören hükümler içeriyordu. Avrupalı güçler, ambargoyu gönüllü olarak 18 ay boyunca uzatma konusunda müzakere etmeyi umuyorlardı. Ancak, Rusya ve Çin’i BM güvenlik konseyindeki hamleye destek vermeye ikna edemediler.

Üç Avrupalı güç, şimdi, ilk olarak 2007’de uygulamaya konan ve 2023’e kadar devam edecek olan bir AB ambargosuna güvenecek. Ambargo, konvansiyonel silahları ve füze teknolojisini kapsamakta.

Ancak ABD, BM’nin tüm yaptırımlarını reddederek, AB’nin İranlı teröristlerin silahlanmasını destek verdiğini iddia ediyor. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Haziran ayında, transatlantik ilişkilere uygulanan baskının bir işareti olarak Avrupalı güçlerin, Avrupa başkentlerini Tahran’ın haç noktasına koyduğunu söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, tüm ülkeleri ve şirketleri İran’la silah ticareti yapmamaları ve ABD Hazinesinin yaptırımlarını riske atmama konusunda uyardı.

ABD, “Konvansiyonel silahların İran’a veya İran’dan tedarikine, satışına veya transferine maddi olarak katkıda bulunan herhangi bir kişi veya kuruluşun yanı sıra, teknik eğitim, mali destek ve hizmet sağlayanlar ve bu kollara bağlı diğer yardımlarda bulunanlarla ilgili yetkili yerel makamlarını kullanmaya hazır olduğu” konusunda uyardı.

Ayrı ambargolar, İran’ın Lübnan, Yemen ve Suriye’ye satış yapmasını engelliyor.

Teoride, İran artık BM’nin onayına daha fazla ihtiyaç duymadan tanklar, zırhlı savaş araçları ve yüksek kalibreli top sistemleri, savaş uçakları ve deniz gemileri satın almakta özgür olacak.

İran, dilerse Rus yapımı S-400 hava savunma sistemi de dahil olmak üzere savunma silahları satın almakta her zaman özgür oldu. Rusya’nın yalnızca hassas savunma teknolojisini İran ile paylaşmaktan değil, aynı zamanda BAE gibi diğer Orta Doğu müşterilerini kızdırmaktan da endişeli olduğuna dair işaretler var.

İran’ın geçen yılki savunma harcaması, kesin değer tartışmalı olmasına rağmen, ülkenin GSYİH’sinin kabaca %3,5’i olan yaklaşık 18,4 milyar $ (14,2 milyar £) idi. Ancak, İran ekonomisi son zamanlarda hem Covid-19 hem de Washington’un Tahran ve İran’la ticaret yapmak isteyenler üzerindeki baskısıyla sarsıldı. Savunma harcamalarının büyük kısmı Devrim Muhafızları tarafından yapılmaktadır ve İran’ın temel askeri gücü, vekil milisler, siber savaş, balistik füzeler ve büyük bir savunma ordusunun karışımına dayanmaktadır.

Savunma uzmanları, çok sayıda tank veya fazlasıyla pahalı savaş uçağı satın almak yerine, İran’ın daha az sayıda gelişmiş silah sistemi satın alacağını ve teknolojiyi ülke içinde transfer etmeye çalışacağını tahmin ediyor.

Londra merkezli Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’ne göre, İran’ın önceki dört yılda harcadığı gibi, Suudi Arabistan 2019’da savunma için yaklaşık 80 milyar dolar harcadı.

Muhabir: Patrick Wintour

Kaynak: The Guardian