Ana Sayfa / Haber Çevirileri / Asya / İnsanlığın Gerçeklik Karmaşasına Çin Çözümü

İnsanlığın Gerçeklik Karmaşasına Çin Çözümü

Çeviren: Muhammed Oktay

İnsanlık şuan müthiş bir düzelme, değişim ve gelişim sürecinde. Çok kutuplu dünya ve ekonomik küreselleşmenin derinleştiği, bilgi toplumu ve kültürel çeşitliliğin sürekli arttığı, aynı zamanda insanlığın da bir karmaşanın içerisinde akıp gittiği, risklerin günden güne arttığı bir devirdeyiz.

Küresel kriz nasıl önlenir, insanlığın varlığını sürdürmesi ve uyum içerisinde yaşayıp gelişimini devam ettirmesi, bunlar insanlığın karşı karşıya olduğu ortak sıkıntılardır. Çin Devlet BaşkanıXiJinping  ‘İnsanlık Kader Topluluğu’ fikrini ortaya koymuştur. Bu, Çin’in tarih yasalarını ve zamanın eğilimini kavrayan ve insanlığın ortak ve uzun vadeli çıkarlarını hedefleyen bir Çin programıdır.

‘İnsanlık Kader Topluluğu’ her şeyden önce bir realitedir. Buna göre, yeni küreselleşme sürecinde, insanlığın çıkarları daha da fazla birbirine bağımlı ve dayanışma halindedir.

Küreselleşmenin ilk evresinde, öncü ülkeler kendi güçlerinden yararlanıp eşit olmayan uluslararası ekonomik düzeni kullanarak çok yüksek kar elde etmişlerdir. Bu da uluslararasızengin-fakir farkının büyük ölçüde artmasına sebep olmuştur. ‘Hep ben’ci yaklaşım gelişmiş ülkelere müthiş bir kazanç sağlamış, diğer ülkeler arasında ciddi bir ekonomik ve kuvvet ayrılığı ortaya çıkarmıştır.

Bununla beraber, küreselleşmenin ikinci evresinde, kazanan ile kaybeden arasındaki farklılık yavaş yavaş çöküyor, bunun yerini ise ‘ortak kader’ alıyor. “Kader” kelimesi, Çin geleneksel kültür anlayışına göre, yaşam ve ölüm, zenginlik ve fakirlik, iyilik ve kötülük ve iyi-kötü deneyimler manasına gelir.

Örneğin, herhangi bir ülkedeki ekonomik krizin hızlı bir şekilde yayılması ekonomide domino etkisi yaratacaktır. Başka bir örnek vermek gerekirse, siyasi ve toplumsal düzeyde batılı ülkeler bazı ülkelerdeki hükümet karşıtı güçleri destekliyorlar ve bu ülkelerdeki toplumsal kargaşa batı ülkelerine doğru bir mülteci akışına sebep oluyor. Bu da batılı ülkeleri yönetimde olağanüstü hal ilan etmelerine sebep oluyor. Bütün bu olaylar bize açıkça gösteriyor ki, kazanan ile kaybeden arasındaki derinleşme devri bitecek, onun yerine ‘Ortak Kader’ modeli küreselleşme devri ortaya çıkacaktır.

‘Ortak Kader’ modeli küreselleşme evresinde, ancak ve ancak karşılıklı yardımlaşma, ilerleme, çıkar paylaşımı ile ortaklaşa gelişme, zenginleşme ve güven sağlanır.

‘İnsanlık Kader Topluluğu’ kavramı küreselleşmenin yeni evresinde dünya çıkar ilişkisi düzenindeki değişimi ortaya koydu. Ayrıca ‘İnsanlık Kader Topluluğu’ kavramını oluşturma fikri toplumun geleceğine dairbir vizyon haline gelmiştir.

‘İnsanlık Kader Topluluğu’nu oluşturmak için ortaklaşa istişare, kurulum ve paylaşımın olduğu yeni bir küresel yönetim yapısı oluşturmak gerekir. Örneğin, insanlık kader topluluğu kazan-kazan ilişkisi, ortaklaşa gelişme, çıkar paylaşımı, kendi çıkarı için çalışırken başkalarının da çıkarını düşünmek; ticari korumacılık yaparak sınırları hapishaneye çevirip başkalarının çıkarlarına zarar vermek yerine ekonomide milletlerarası bir dayanışma sağlanması gerekiyor. Açık, hoşgörülü, kapsayıcı, dengeli ve kazan-kazan prensibine dayalı ekonomik küreselleşmenin kurulumunu hızlandırmak, büyük pasta yapmak, daha da önemlisi pastanın dağıtımı, adalet ve eşitlik sorunlarının çözümlerine odaklanmak gerekir.

İnsan hakları küresel yönetimin önemli bir boyutudur. Evrensel insan hakları yönetiminin amacı, bütün ülkeleri insan haklarına saygı göstermeye, korumaya ve ilerletilmesine teşvik etmektir. Bu hem küresel yönetimin ulaşması gereken önemli bir gaye hem de küresel yönetimin bir evresi, yol ve yönteminin önemli ‘marjinal kısıtlamaları’dır. ‘İnsanlık kader topluluğunu oluşturmak’ küresel yönetimde ve evrensel insan hakları yöneyim yapısında yansıma ile yeniden yapılanmayı gerekli kılmıştır.

Kısacası, insanlık kader topluluğunu oluşturmak dünyada insan haklarının gelişimine yeni gereksinimler getirmiştir. Bunlar,yalnızca bireysel insan haklarınısavunan batı liberalizmini aşan, uluslararası hegemonyayı sınırlandıran, bağımlı ve dayanışma halinde bir insanlık kaderi perspektifinden yola çıkarak insan haklarını, milletler ve toplumlar arası ortak insan hakları arasındaki ilişkiyi düzenlemek, böylece küreselleşmenin yeni evresinde yaşam, gelişim, güvenlik ve sağlığı garanti altına almaktır.

 

Kaynak: http://news.xinhuanet.com/world/2017-06/15/c_129633310.htm

 

Çevirmen Hakkında

Muhammed Oktay

Shanghaj Jiaotong Üniversitesi 

Kamu Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir