Ana Sayfa / Çeviriler / Haber Çevirileri / Amerika / “İnanılmaz Anlaşma” Mı, Yoksa Günü Kurtarma Mevzusu Mu? Gelecek 90 Gün ABD-Çin Anlaşmasını Nasıl Korumalı?

“İnanılmaz Anlaşma” Mı, Yoksa Günü Kurtarma Mevzusu Mu? Gelecek 90 Gün ABD-Çin Anlaşmasını Nasıl Korumalı?

Anlaşma zor konularla ilgilenmiyor, aksine çözümleri erteliyor.

Yediler. Konuştular. Geçen yıl ilişkileri bozan ticaret savaşına geçici bir ara verdiler.

En önemlisi, Donald Trump ve Xi Jinping, ABD-Çin ilişkilerindeki hesaplaşma gününü üç aylığına erteledi.

Geçen cumartesi Buenos Aires’teki çok beklenen Trump-Xi yemeğinden çıkan bu sonuç, ABD’nin ve Trump yönetimindeki sertlik yanlılarının gelecekteki görüşmelerde talep ettiği yapısal değişikliklerin gerçekleşmesi için Çin’e çok kısıtlı bir zaman dilimi sunuyor.

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nden Çin uzmanı Scott Kennedy, “Eğer Xi’nin tarihini yargılarsak, sadece aynı şeyleri görürüz. Yapısal bir değişiklik yok.” yorumunda bulunuyor.

Kennedy, Çinli liderin “yeni dalga liberalleşmeyi devam ettirmede” bir gücünün olduğunu ama Çin’in ekonomik düzenini riske atan adımlardan kaçınabileceğini sözlerine ekliyor.

Yetkililer haftalardır Çinli yetkililerle sessizce görüşüyordu. Ama cumartesi günkü o akşam yemeğinden önce bile çoğu Beyaz Saray yetkilisi bu durumun nasıl süreceğini tam anlamıyla bilmiyordu. Bir hatanın, göreceli tartışmalı olmayan zirveyi gölgede bırakacağından endişe ettiler.

Akşam yemeğinden önce Politico’ya konuşan bir Beyaz Saray yetkilisi, Xi’yi “joker” olarak nitelendirdi. Aynı zamanda tahmin edilmesi zor birisi olduğunu ve Çinli yetkililerin ne düşündüğü hakkında açık bir düşünce elde etmenin zor olduğunu ekledi.

Amerikalı ve Çinli yetkililerin önlerinde çok iş var. Trump; Pekin’i devlet destekli firmalara sübvansiyon sağlamak, iş yapmak için Amerikalı firmaları teknolojik bilgi sağlamak ve entelektüel bilgi hırsızlığını hoş görmekle suçlayarak Haziran ayından itibaren Çin mallarına ek 250 milyar dolar gümrük vergisi getirdi.

Ateşkes anlaşmasının bu sorunlara işaret edeceğine dair Çin’den herhangi bir devlet garantisi gelmedi.

En azından Trump’ın kazancı, Çin’in ABD’den soya bezelyesi ve diğer tarım ürünlerini almaya devam etmesi oldu. Çin’in koyduğu 110 milyar dolarlık gümrük vergisi, Amerikalı çiftçileri zor durumda bırakmıştı.

Beyaz Saray sözcüsü Sarah Huckabee Sanders, Cumartesi gecesi varılan anlaşmaya göre “iki ülke arasındaki ticaret dengesizliğini azaltmak için Çin’in ABD’den önemli miktarda tarım, enerji, sanayi ve diğer ürünleri almayı kabul ettiğini” söyledi. “Çin, çiftçilerimizden önemli miktarda tarım ürünleri almayı onayladı.”

Halbuki diğer gözlemciler, yemekten çıkan sonucun iki ülkenin teneke tekmelemesiyle eş değer olduğunu söyledi. Çin’in resmî açıklamasında belirli ürünler ya da bu ürünleri satın almak için harcanacak paradan söz edilmedi.

Amerikan yönetimine Çin politikaları konusunda tavsiye veren ve Amerikan Girişimciler Enstitüsü’nde uzman olan Derek Scissors, “Şu çok açık, konvansiyonel ticari görüşmelerden hiçbir yere varamadık.” diyor.

Şimdilik tansiyonun tırmanması geciktirildi. ABD, 1 Ocak’ta yürürlüğe girmesi beklenen ve 200 milyar dolarlık Çin ürünlerine getirmeyi planladığı ek gümrük vergilerini ertelemeyi kabul etti.

Şu anki %10’dan %25’e çıkarma görevinden kaçmak için iki taraf da zor konuların ertelenmesi üzerine bir anlaşmaya vardı.

Trump, 50 milyar dolarlık Çin ürünlerine %25 ek vergiyi çoktan getirmişti ve sonunda tüm Çin ürünlerine ek vergi getirmekle tehdit etmişti. Bu hamlelerle ürünler, 2017’de 505 milyar dolara ulaştı.

ABD Ticaret Temsilcisi Robert Lighthizer ve diğer sertlik yanlıları; Çin’in eylemlerinin, gelecek nesil yüksek teknoloji sektörlerini ele geçirmek için Amerikan buluşlarına varoluş tehdidi ve kasıtlı gasp yarattığına inanıyor. Korumacı eğilimlerinin yönetim içinde çatışmaya yol açtığı Beyaz Saray Ticaret Danışmanı Peter Navarro G-20 zirvesindeydi. Aynı zamanda Xi ve diğer Çinli yetkililerle beraber akşam yemeğindeydi.

Çoğu kişinin sorduğu ana soru, ek vergileri gerekçelendiren ABD’nin şikayetlerine karşın Çin’in yapısal bir değişiklik yapıp yapmayacağı.

Cato Enstitüsü’nde ticaret avukatı ve yardımcı uzman olan Scott Lincicome, “8 aydır bu çatışmanın içerisindeyiz. O zaman Çin hükümeti cumartesi günü yapmadıkları şeyi neden 90 gün içerisinde yapacaklar? O zaman ve şimdi arasındaki değişiklikler neler?” dedi.

Gerçi Trump yönetimi uzun müzakerelerden kaçınma eğilimi gösterdi ve Çin’le başarısız geçen müzakerelerin içine çekilmeye dair endişesini dile getirdi.

Trump’ın seçim kampanyasında ticaret danışmanlığı yapan Dan DiMicco, ABD’den daha güçlü bir cevap olmadıkça Çin’in “yapısal değişim” gerçekleştirme sözüne güvenmediğini söyledi.

Aynı zamanda ABD’nin en büyük çelik üreticilerinden Nucor’un CEO’su olan DiMicco, yazdığı e-postada “%25 ek vergileri koymalıydılar ve sonra müzakere etmeliydiler…ve bu durum 90 gün içerisinde olabilir. Eğer düşündüğüm gibi Çin bu durumu oyalamaya çalışırsa, o zaman 270 milyar dolarlık ek gümrük vergilerini de göreceğiz!” dedi.

Bir kaynak, üç faktörün (Mueller, ara seçimler ve piyasa)Trump’ı Çin’e tekrardan tarım ve enerji ihracatını başlatacak bir anlaşmaya zorladığını söyledi – yani Robert Mueller’ın Rusya soruşturması, ara seçimlerde Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu kaybetmesi ve ticaret savaşının yarattığı kaygılardan dolayı borsa düşüşlerinin olması.

Bu arada ABD-Çin İş Konseyi gibi büyük Amerikan iş grupları, 90 günlük ateşkesin Amerikan talepleri için olumlu bir sonuç yaratacağından çok umutlu.

Grubun başkanı Craig Allen, ek vergi artışının dondurulmasını alkışladı ama aynı zamanda tüm ülkelerin birbirine getirdiği tüm ek vergileri kaldıracak ve ABD’nin dile getirdiği konular üzerinden anlamlı bir ilerlemeyi gerçekleştirecek bir planın oluşturulması çağrısı yaptı.

Perakende satıcılar; Trump’ın yatak, kıyafet, kâğıt ürünleri ve mobilya gibi günlük ürünlerde fiyatları artıracak eylemlerini devam ettirmeyeceğinden çok mutlu oldu. Ek olarak Trump’ın tüm Çin ithal mallarına ek vergi getirme tehdidi başka bir üç ay için beklemede.

ABD Ticaret Komisyonu Uluslararası İlişkiler Başkanı Myron Brilliant, konuşmasında “İki tarafın da Amerikan şirketlerini kaygılandıran entelektüel bilgi hırsızlığı, mecburi teknoloji transferi ve piyasa erişimi gibi alanlarda anlamlı sonuçlara ulaşması için 90 günlük süreleri var.” dedi.

“Zor iş şimdi başlıyor.” diye de ekledi.

Bu makaleye atıf için: Ad soyad, Kurum Adı, Sayfa Adı ya da Başlığı, Yayın Tarihi , Web Adresi, ( Son Güncellenme Tarihi / Erişim Tarihi ) formatında belirtilmesi gerekmektedir.
Telif Hakları hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

Sinan Karaoğlu

Sinan Karaoğlu
TESAD Çeviri Birimi Yardımcı Direktörü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir