Beden Eğitimi
Kaynak: i.pinimg

I. Dünya Savaşı’na Doğru Osmanlı Devleti’nde Spor, Beden, Militarizasyon Döngüsü

 Giriş

19.yy Osmanlı modernleşmesi, orduda, eğitimde, toplumsal ve kültürel hayatta olduğu gibi sporda da yeni kapıların açılmasına aracı olmuştur. Batının çevik bedenlerinin aracı olan asri sporun Osmanlı’nın medenileşme çabasında önemli bir adım olacağı düşünülmüştür. Eğitim ve ordu gibi beden ve zihnin senkronize çalıştığı alanlarda maksimum verimi sağlayabilmenin ancak güçlendirilmiş bedenlerle olabileceğine dair kanı da beden eğitiminde modernleşmenin önünü açmıştır. Modernleşmeyle birlikte inşa edilen beden eğitimi politikaları I. Dünya Savaşı’na giden yolda militarizasyon projesinin ayakları olacaktır.

Anahtar Kavramlar: Beden Terbiyesi, Jimnastik, Spor, Militarizasyon

 

1. Tanzimat Dönemi Öncesinde Osmanlı’da Spor ve Beden Eğitimi

Osmanlı Devleti’nde çoğunlukla geleneksel spor faaliyetleri askeri talimlere hizmet edecek şekilde planlanmıştır. Bu nedenle spor eğitimi ancak askeri okullar, saraya bağlı eğitim merkezleri ve bazı vakıf ve tekkelerle sınırlı kalmıştır.[1] Tekkeler hem sportif hem de dini yapılanmaların birlikte olduğu alanlar olarak[2], şeyhlerce idare edilmiştir.[3] Tekkeler ve sporcular çoğunlukla, vakıfların aktardığı kaynaklarla veya devlet tarafından finanse edilmiştir.[4]

Osmanlı’da sporun tekkeleşmesi, spora ve onun askeri gelişime katkısına önem veren Sultan II. Mehmet dönemine denk gelir.[5] Yayılma döneminden itibaren sayıları artan “spor tekkeleri” kulüp olgusuna oldukça yakın ve aynı zamanda toplumsal güvenlikten sorumlu kurumlardır.[6] Spor kulüpleri gibi çalışan tekkelerde okçuluk, güreş, cirit, binicilik, gürz gibi branşlar uygulanır.[7] Bugün artık spor kategorisinde olmayan avcılık özellikle padişahlarca spor olarak uygulanmıştır. Bunlar dışında yüzmenin İstanbul ve İzmir gibi gelişmiş kıyı kentlerinde yaygınlaştığı bilinmektedir.

Tekkeler savaşa hazırlık araçları olarak askeri hiyerarşinin yeniden üretildiği alanlardır. Özellikle güreş tekkeleri birer spor okulu olarak faaliyet gösterir.[8] Tekkelerde ok atma becerisi de savaşların kaderini değiştiren bir beceri olarak fazlaca önemsenmiştir. Günümüzde İstanbul’da Okmeydanı olarak anılan yerleşim yeri Sultan II. Mehmet tarafından fetihten hemen sonra, gazilerin ve halkın ok atışı talimleri yapması için vakfedilmiş, bölge kısa süre içinde diğer branşların da uygulanma alanı olmuştur.[9]

Osmanlı spor teşkilatları 17. yüzyılda en gelişmiş noktasına ulaşmıştır.[10] En parlak dönemlerinde tekkeler sanattan sosyal yardımlaşmaya, sağlıktan ekonomiye hayatın hemen her alanında etkili olmuştur.[11] Sultan II. Mahmut’un Enderun’daki sporcuları saraydan çıkararak orduya almasıyla birlikte sarayın spora verdiği destek azalmıştır.[12] Yaklaşmakta olan Tanzimat Fermanı ise sporda yeni bir dönemin habercisi olacaktır.

 

2. Gelenekselden Moderne Geçiş: Tanzimat Dönemi

Tanzimat Fermanı ile birlikte devlet kurum ve kuruluşları, askeriye, maliye ve bu çalışmanın asıl ilgi alanı olan eğitim ve spor alanlarında Batıyı yakalama adına modernleşme çabası gözlemlenir. Tanzimat öncesinde eğitimden ziyade savaş talimiyle bağdaşan spora, modernleşme döneminde farklı görevler de yüklenmiş ve Batıdan modern branşlar ithal edilmiştir.

Tanzimat döneminde spor adına atılan en büyük adım Batıda popülerleşen jimnastiğin beden terbiyesinin mihenk taşı haline getirilmesidir. Eğitim ve spordaki yeniliklerde Fransız ekolünü takip eden Osmanlı Devleti, Fransız ve Alman ekollerini yansıtır nitelikte John-Amaros adını verdiği hibrit bir jimnastik sistemi uygulamıştır.[13] John-Amaros jimnastiği, askeri talim benzeri bedensel hareketliliği hedefleyen, kişiye disiplin ve itaat aşılayan bir jimnastik türüdür.[14] İlk kez 1863’te Mekteb-i Harbiye’de (Kara Harp Okulu) “Riyazat-ı Bedeniye” adıyla[15] verilen Avrupai tarzdaki jimnastik derslerinin ardından, Robert Koleji, Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi), Kuleli İdadisi, Mekteb-i Bahriye gibi nitelikli devlet insanı ve asker yetiştiren okulların müfredatına da jimnastik programları eklenmiştir.[16] Jimnastiğin okullar dışında yayılması içinse jimnastikhaneler açılmıştır.[17]

Herhangi bir kaynağı olmadan işlenen jimnastik dersleri Miralay Mustafa Hami Bey’in Fransızcadan tercüme ettiği “Jimnastik Talimnamesi” kitabıyla birlikte izlence kazanmıştır.[18] Dersler, bu dönemde paralel atışı, gülle, barfiks gibi çoğunlukla aletli jimnastik hareketlerini içerir. Özellikle askeri okul müfredatına eklenen jimnastik dersleri konusunda, jimnastiğin türü ve hitap ettiği kitle bakımından sporda askeri talim anlayışından uzaklaşılmadığı anlaşılmaktadır.

Jimnastik dersleri dışında gayrimüslim çevrelerde futbol, tenis, yelken gibi modern spor faaliyetleri gerçekleştirilmesine rağmen, II. Abdülhamit dönemi istibdat rejimi ve muhafazakâr toplum yapısı nedeniyle bu faaliyetler uzun zaman topluma yayılamamıştır.[19] Popülerleşen futbol faaliyetlerine rağmen yasaklar nedeniyle yalnızca gayrimüslimler ve yabancılar kulüp kurabilmiş, spor kulüplerinde yabancı sporcular görev alabilmiştir.[20]

Modernleşme sürecine bedenin yeniden inşasına verilen önem hem asrileşme hem de harbe hazır olma çabasından ileri gelmesine rağmen 93 Harbi’nin (1877-78) ağır sonuçları Osmanlı elitlerini beden terbiyesi üzerine yeniden düşünmeye sevk etmiş ve spor meselesi ciddiye alınmaya başlanmıştır. Tanzimat’ın ardından beden terbiyesinde önemli adımlar atılmış olmasına rağmen asıl kırılma “vatandaşlık” kavramının anlam kazanmaya başladığı II. Meşrutiyet Dönemi’dir.

 

3. Beden Terbiyesinde Yeni Bir Dönem: II. Meşrutiyet ve Sonrası

II. Meşrutiyetin ilanı ile birlikte “tebaadan” “yurttaşa” evrilme sürecinde, yurttaşın bedensel iyiliğinin en az hükümdarınki kadar önemli olduğu fikri güç kazanmıştır. Buna binaen siyasal elitler sağlıklı, güçlü ve rejime güven verebilecek yurttaşların eğitimi için bedene yeni anlamlar yüklemeye başlamıştır.[21] Monarşinin sönümlenmesiyle birlikte bir yandan da paralı askerlerin yerini vatandaş orduları alacaktır.[22] O halde vatandaşların bu duruma ruhen ve bedenen hazırlanması gerekmektedir.

Özgürleşen ülke atmosferinde yerli spor kulüpleri kurularak gençler ve sporcular teşvik edilmiş[23], spor ve jimnastik üzerine medya araçlarının kullanımı artmıştır. 1908 öncesinde Levantenler ve bürokratlar çevresinde şekillenen sportif faaliyetler meşrutiyetin ilanıyla birlikte geniş yayılma alanı bulmuştur. Avrupa’dan çağrılan eğitmenler ve kaynaklarla birlikte jimnastik eğitiminin verimliliği arttırılmaya çalışılmıştır. Askeri okullarda çok daha öncesinde başlayan ve I. Dünya Savaşı’na kadar jimnastik dersleri olarak işlenecek olan beden eğitimi dersleri, II. Meşrutiyetle birlikte sivil okullarda da yaygınlaşmıştır. Öte yandan bilinçsizce ve bedeni zorlayarak yapılan jimnastik eğitimlerinin sakatlanmalara ve hatta kimi zaman ölüme neden olması aletli jimnastiğe getirilen eleştirilerin yükselmesine neden olmuştur. Aletli Alman jimnastiği ve aletsiz İsveç jimnastiği tartışmaları sonucunda, en nihayetinde Selim Sırrı Tarcan’ın savunduğu aletsiz jimnastiğe geçilmiştir.[24]

Bir yanda İttihat ve Terakki’nin Osmanlı yurttaşının bedensel gelişimine verdiği önem öte yanda savaşların devam ediyor olması, eğitim kurumlarının hızla militarizme hizmet edecek şekilde revize edilmesini gerektirmiştir. Buna binaen sıbyan mektepleri ve ana okullarından başlanarak çocukların ruhsal ve fikri gelişimleri fiziksel aktivitelerle desteklenmiştir. Anaokulu müfredatında çocukların sevecekleri tarzda oyunlarla tüfek ve değnek tutmaya alıştırılması tembih edilmiştir.[25] Değneklerle başlayan atış talimleri, sınıf geçildikçe yerini gerçek silahlara bırakmıştır. Sayıları hızla artan spor kulüpleri de gençlerin bedenen ve ruhen savaşa hazırlanmasında önemli rol oynamıştır.

Görece uzun yıllardır süren jimnastik eğitimlerine ve sivil spor kulüplerinin 1912-13 Balkan Savaşları’nda yer almasına rağmen alınan ağır yenilgi siyasal elitleri beden eğitimi konusunda daha ciddi düzenlemelere yönlendirmiştir. Yenilgiyi sosyal Darwinizmle[26] yorumlayan siyasal elitler savaşın sonucunu Osmanlı erkeğinin güçsüzlüğüne, karşı tarafınsa çok daha kuvvetli olmasına bağlamıştır.[27] Böylece Osmanlı erkeğinin güçsüzlüğünü telafi etmek için beden terbiyesinin örgün öğretim içerisinde asker yetiştirir şekilde verilmesi planlanmıştır.[28] Artık dersler hem fiziksel hem de ideolojik olarak ordunun ihtiyacına göre şekillenecektir. Dönemin eğitimcilerinden Ethem Nejad durumu şu şekilde anlatmaktadır:

“Şimdi millet istemelidir ki, iptidai, rüşdi, idadi, darulmuallimin darulfünun, … özel, resmi her okulda ‘Terbiye-i Bedeniyye ve Askerîye’ talimi mecbur ve her dersten daha çok öneme sahip olsun. Güney Amerika’da bilmem ne devletinin dağlarını sayamayan bir çocuk sınıfı geçmeli, fakat terbiye-i bedeniyyeden altı numaradan aşağı not alan bir çocuk sınıfı geçmemelidir… Çocuklarımız daha okuldayken asker olmalı. Askere elverişli eğitilmeli. Kin ve intikam duygularıyla beslenmelidir. Bütün millet kin ve intikam duygularıyla yaşayan bir millet olmalıdır.”[29]

Beden terbiyesi ve militarizasyon sürecinde değinilmesi gereken bir diğer noktaysa izciliktir. İzcilik gençleri aktive etmek amacıyla ilk defa İngiltere’de uygulanmıştır. Kısa süre sonra her an savaşa hazır olma kaygısındaki Osmanlı Devleti’nde, Alman ekolü izcilik keffaşlık adıyla 1910’da liselerin, 1911’de idadilerin müfredatına girmiştir.[30] İlk etapta özellikle şehir merkezlerinde yaşayan çocuklara verilen eğitimlerde, çocuklara kötü alışkanlıklardan sıyrılmaları öğütlenirken her birinin vatansever birer asker olarak yetiştirilmesi planlanmıştır. Bu amaçla 1912’de Osmanlı’nın ilk izcilik teşkilatı olan Osmanlı Keşşaflar Cemiyeti kurulmuştur.[31]

Kurulan izci dernekleri 1913’te Türk Gücü Cemiyeti adı altında toplanmıştır. “Türkün gücü her şeye yeter” sloganıyla cemiyet, beden terbiyesi aracılığıyla sağlıklı nesiller yetiştirmeyi[32] ve gençleri ruhen savaşa hazırlamayı hedeflemiştir.[33] Derneğin amacı Türk Yurdu Dergisi’nde şöyle açıklanmıştır:

“…Evet Türk Gücü hususiyle bir cemiyet değildir. Bir jimnastik kulübü hiç! Türk Gücü ne Alman jimnastiğinin müdafii, ne İsveç, Müller usulünün dellalı, ne İngiliz sporunun iknasıdır. Türk Gücü bütün memleketi kavramak, memleketin bütün gençliğini, dinçliğini kucaklamak isteyen milli bir müessesedir. Jimnastik vasıtadır. Maksat değildir. Maksat pehlivanlık, cambazlık değildir… Maksat hatta milleti sade müsellah bir millet bile yapmak değildir. Maksat milleti silahşor bir millet haline koymak, maksat hatta daha büyük, daha büyük, daha büyüktür ki, yine ‘Türk’ün gücü her şeye yeter, Türk’ün gücü dünyayı büker!’ maksadı söyler. …”[34]

 

İttihatçıların izciliğin gelişmesi yönünde verdikleri çabaya rağmen beklentinin karşılanmaması üzerine 1914’te tüm öğrencilere üyeliğin zorunlu olduğu Osmanlı Güç Dernekleri kurulmuştur. Osmanlı Güç Dernekleri’nin askeri yapılanmasını revize etmesi amacıyla izcilik konusunda tecrübeli olan Belçika İzciler Birliği Başkanı M. Parfitte getirtilmiştir.[35] Eğitimlerde jimnastik, silah kullanma, topografya, harita eğitimi, vücut bakımı ve hijyen gibi konularda dersler verilmiştir.[36] Böylece öğrenciler hem doğayı tanımış hem de savaş koşullarda hayatta kalmaya dair ön izlenim edinmiştir. Yine aynı yıl İzci Büyük Ortası kurularak, İTC ve izcilik bağını pekiştirir şekilde, Harbiye nazırı Enver Paşa baş izci ve başbuğ seçilmiş.[37]

Güç Dernekleri’ndeki eğitimin her dönemden genci kapsaması amacıyla derneğin adı Goltz Paşa’nın önerisiyle 1916’da Osmanlı Genç Dernekleri olarak değiştirilmiştir.[38] 12-17 yaş aralığındaki gençler için Gürbüz Derneği, 17 yaşın üstündekiler içinse Dinç Derneği kurulmuştur.[39] Okula erişebilen öğrenci sayısının azlığı ve okullardaki beden terbiyesinin yeterli görülmemesi üzerine 1916’da kurulan Osmanlı Genç Dernekleri ile özellikle taşrada okula ulaşamayan gençlerin “talim ve terbiyesi” hedeflenmiştir.[40] Aynı yıl Selim Sırrı Tarcan öncülüğünde imparatorluğun doğusundaki aşiret mekteplerinde vücut sağlığı ve bedensel terbiyenin sağlanması amacıyla “ayak talimi” dersleri verilmeye başlanmıştır.[41] Gençlerin yaklaşık %80’inin okuldan mahrum olduğunu belirten von Hoff’un önerisiyle 1917’de vilayetlerde ve sancaklarda da genç dernekleri kurulmuştur.[42]

Almanya paramiliter örgütler kurmuş olan von Hoff’un önderliğinde Osmanlı Genç Dernekleri, paramiliter örgüt düzeninde yeniden inşa edilmiştir.[43] Neredeyse her yaştan çocuk ve genci kapsayan bu eğitimlere katılım zorunlu tutulmuştur. Böylece izcilik eğitimleri baştan sona gençleri orduya hazırlamak üzerine programlanmış, eğitilen çocuk ve gençler ihtiyaç halinde savaş cephelerine gönderilmiştir. Eğitimden spora, spordan militarizasyona evrilen bu döngü 1. Dünya Savaşı arifesinde Osmanlı Devleti’nde olduğu gibi Fransa, Almanya, İsviçre, Rusya’da da aynı amaçla kullanmıştır.[44]

 

Sonuç

Osmanlı Devletinde geleneksel spor kalıplarının aşılması ve modernleşme adına önemli adımların atılması Tanzimat Dönemi’ni bulmakla birlikte spor için asıl kırılma noktası, beraberinde birçok branşın ve özgürlüklerin yayıldığı, II. Meşrutiyettir. Öncesinde yalnızca askeri okullarda verilen jimnastik eğitimi II. Meşrutiyet’in ardından sivil okullarda da yaygınlaşmış, jimnastik eğitimi Osmanlı gençlerinin beden terbiyesinin asli unsuru haline gelmiştir. 93 Harbi’nin ardından Balkan Savaşları’nın da hüsranla sonuçlanması üzerine Osmanlı elitleri, beden terbiyesinin militarize edilerek “vatana hizmet” etmesi gerektiğine karar vermiştir. Okullarda ders olarak öğretilen izcilik, kısa zaman içinde derneklerin çalışmaları ve İTC kadrolarının ısrarıyla Osmanlı Devleti’nin militarize güç odağı haline gelmiştir. Sıbyan mekteplerinden okullara, izci derneklerinden militarize örgütlenmelere kadar çocuklar/gençler hem ideolojik hem de fiziksel olarak savaşa hazır hale getirilmiştir. Başta değnek tutmayı öğrenen çocuklar süreç içerisinde tüfek tutar hale gelmiş ve en nihayetinde cepheye gönderilmiştir. Osmanlı’da 1908’den itibaren kamusallaşan spor ve beden terbiyesi, savaşların etkisiyle 1915’e doğru militer bir ruha bürünmüş, cepheyi besleyen kaynak haline gelmiştir.

 


Kaynakça

Atabeyoğlu, C. “Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Spor”, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi, 6.Cilt, İstanbul: İletişim, s.1474-1518.

Belge, M. Militarist Modernleşme: Almanya, Japonya, Türkiye, 2.bs., İstanbul: İletişim, 2012.

Beşikçi, M. “Militarizm, Topyekûn Savaş ve Gençliğin Seferber Edilmesi: Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı İmparatorluğu’nda Paramiliter Dernekler”, Tarih ve Toplum Yeni Yaklaşımlar, Sayı 8, Bahar 2009, s.49-92.

Canşen, E. “Türkiye Cumhuriyetinin Spor Politikaları”, Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt 17, Sayı 1, Haziran 2015, s.33-48.

Çelik, V.O. ve N Bulgu “Geç Osmanlı Döneminde Batılılaşma Ekseninde Beden Eğitimi ve Spor”, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı 24, 2010, s.137-147.

Gölbaşı, H. “Osmanlı Devleti’nde Spor Tekkeleri”, Iğdır Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı 15, Temmuz 2018, s.41-53.

Günay, N. “Osmanlı Devleti’nde Kurulan Spor Cemiyetleri Ve Jimnastik Derslerinin Milliyetçilik Hareketlerindeki Rolü”, Belleten, Cilt 81, Sayı 292, 2017, s.917-946.

Güven, İ. “Osmanlı’dan Günümüze İzciliğin Gelişimi ve Türk Eğitim Tarihindeki Yeri”, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, Cilt 36, Sayı 12, 2010, s.65-73.

İmamoğlu, O. vd. “Osmanlı İmparatorluğunda Spor Tekkeleri ve Kulüpleşme”, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, Cilt 11, Sayı 58, Ağustos 2018, s.907-912.

Koçak, N., E. Bal Turan ve H. Şahan, “Erken Cumhuriyet Dönemi Beden Terbiyesi, Spor Ve Militarizm”, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, Cilt: 11, Sayı: 57, Haziran 2018, s.925-931.

Kolay, A. “Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminde İstanbul’da Kurulan Sporla İlgili Kulüp, Cemiyet Ve Dernekler”, MCBÜ Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt15, Sayı 3, Eylül 2017, s.147-168.

Özçakır, S. ve İ. Yıldıran, “II. Meşrutiyet Dönemi Beden Eğitiminde Çağdaş Dönüşümler (1908-1918)”, Ankara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dergisi, Cilt 14, Sayı 1, 2016, s. 15-28.

Soyer, F. “Osmanlı Devletinde (1839-1908 Tanzimat Dönemi) Beden Eğitimi ve Spor Alanındaki Kurumsal Yapılanmalar ve Okul Programlarındaki Yeri Konusunda Bir İnceleme”, Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt 24, Sayı 1, 2004, s.209-225.

Türkmen, M. Beden Terbiyesi: Erken Dönem Türk Spor Politikalarının Sosyo-Politik Temelleri, Ankara: Spor Yayınevi ve Kitabevi, 2018.

Toprak, Z. “II. Meşrutiyet Döneminde Paramiliter Gençlik Örgütleri”, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi, 2.Cilt, İstanbul: İletişim, s.531-536.

Dipnotlar

[1] Veli Onur Çelik, Nefise Bulgu, “Geç Osmanlı Döneminde Batılılaşma Ekseninde Beden Eğitimi ve Spor”, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı 24, 2010, s. 139.

[2] Osman İmamoğlu vd., “Osmanlı İmparatorluğunda Spor Tekkeleri ve Kulüpleşme”, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, Cilt 11, Sayı 58, Ağustos 2018, s.908.

[3] Haydar Gölbaşı, “Osmanlı Devleti’nde Spor Tekkeleri”, Iğdır Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı 15, Temmuz 2018, s.43.

[4] Fikret Soyer, “Osmanlı Devletinde (1839-1908 Tanzimat Dönemi) Beden Eğitimi ve Spor Alanındaki Kurumsal Yapılanmalar ve Okul Programlarındaki Yeri Konusunda Bir İnceleme”, Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt 24, Sayı 1, 2004, s.213.

[5] A.g.e., Haydar Gölbaşı, s. 45.

[6] A.g.e.,Veli Onur Çelik, Nefise Bulgu, s. 139-140.

[7] A.g.e., Fikret Soyer, s.212.

[8] A.g.e., Osman İmamoğlu vd., s.908.

[9] A.g.e., Haydar Gölbaşı, s.47-48.

[10] A.g.e., Osman İmamoğlu vd., s.907.

[11] A.g.e., Osman İmamoğlu vd., s.908.

[12] A.g.e., Veli Onur Çelik, Nefise Bulgu, s. 140.

[13] Sabri Özçakır, İbrahim Yıldıran, “II. Meşrutiyet Dönemi Beden Eğitiminde

Çağdaş Dönüşümler (1908-1918)”, Ankara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dergisi, Cilt 14, Sayı 1, 2016, s.16.

[14] A.g.e., Veli Onur Çelik, Nefise Bulgu, s. 141.

[15] Arif Kolay, “Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminde İstanbul’da Kurulan Sporla İlgili Kulüp, Cemiyet Ve Dernekler”, MCBÜ Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt 15, Sayı 3, Eylül 2017, s.153.

[16] A.g.e., Veli Onur Çelik, Nefise Bulgu, s. 141.

[17] A.g.e., Fikret Soyer, s.215.

[18] A.g.e., Fikret Soyer, s.219.

[19] A.g.e., Veli Onur Çelik, Nefise Bulgu, s. 141.

[20] A.g.e., Veli Onur Çelik, Nefise Bulgu, s. 141.

[21] A.g.e., Sabri Özçakır, İbrahim Yıldıran, s.16.

[22] Nazlıcan Koçak, Emine Bal Turan, Hasan Şahan, “Erken Cumhuriyet Dönemi Beden Terbiyesi, Spor Ve Militarizm”, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, Cilt 11, Sayı 57, Haziran 2018, s.927.

[23] A.g.e., Veli Onur Çelik, Nefise Bulgu, s. 143.

[24] Cem Atabeyoğlu, “Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Spor”, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi, 6.Cilt, İstanbul: İletişim, s.1507.

[25] A.g.e., Sabri Özçakır, İbrahim Yıldıran, s.19.

[26] Mehmet Beşikçi, “Militarizm, Topyekûn Savaş ve Gençliğin Seferber Edilmesi: Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı İmparatorluğu’nda Paramiliter Dernekler”, Tarih ve Toplum Yeni Yaklaşımlar, Sayı 8, Bahar 2009, s.55.

[27] A.g.e., Sabri Özçakır, İbrahim Yıldıran, s.18.

[28] Mutlu Türkmen, Beden Terbiyesi: Erken Dönem Türk Spor Politikalarının Sosyo-Politik Temelleri, Ankara: Spor Yayınevi ve Kitabevi, 2018,  s.128

[29] A.g.e., Mutlu Türkmen, s.129

[30] İsmail Güven, “Osmanlı’dan Günümüze İzciliğin Gelişimi ve Türk Eğitim Tarihindeki Yeri”, Ankara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, Cilt 36, Sayı12, 2010, s.67.

[31] Nejla Günay, “Osmanlı Devleti’nde Kurulan Spor Cemiyetleri Ve Jimnastik Derslerinin Milliyetçilik Hareketlerindeki Rolü”, Belleten, Cilt 81, Sayı 292, 2017, s.937.

[32] A.g.e., Mehmet Beşikçi, s.56.

[33] Zafer Toprak, “II. Meşrutiyet Döneminde Paramiliter Gençlik Örgütleri”, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi, 2.Cilt, İstanbul: İletişim, s.532.

[34] Murat Belge, Militarist Modernleşme: Almanya, Japonya, Türkiye, 2.bs., İstanbul: İletişim, 2012,  s.692.

[35] A.g.e., Zafer Toprak, s.533.

[36] A.g.e., Mutlu Türkmen, s.129.

[37] A.g.e., İsmail Güven, s.67.

[38] A.g.e., Nejla Günay, s.939.

[39] A.g.e., Mutlu Türkmen, s.127-128.

[40] A.g.e., Mehmet Beşikçi, s.63-64.

[41] Efkan Canşen, “Türkiye Cumhuriyetinin Spor Politikaları, Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi”, Cilt 17, Sayı 1, Haziran 2015, s.36.

[42] A.g.e., Zafer Toprak, s.536.

[43] A.g.e., Zafer Toprak, s.535.

[44] A.g.e., Nazlıcan Koçak, Emine Bal Turan, Hasan Şahan, s.927.